• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Malatya : 0 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İzmir : 7 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Elazığ : 2 °C
  • Adıyaman : 4 °C

8 Mart Erkek Kutlama Günleri

09.03.2013 07:07
Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

8 Mart “Dünya Kadınlar Günü”

Böyle bir güne ne lüzum var ki? Bilmem.

‘Kadınlara özel bir gün olmalı elbet’ diyorsanız öyleyse yılın “Kadınlar Gün”süz geçen diğer günlere ne dersiniz?

Kadınlar o günlerin neresinde?

Bu yıl da sözüm ona Kadınlar Günü’nde çeşitli etkinlikler gerçekleşti.

Kadınlar Gününe dair düzenlenen etkinliklerde erkeklerin ağırlıkta olması bilmem gözlerinizden kaçtı mı?

Yapılan etkinliklerde erkeklerin konuşmacı, etkinliklerin ev sahipliği, birer eylemci olarak aktif rol almaları insana“yahu zavallı kadıncağızların sene de bir günü var onu da bırakın gönüllerince değerlendirsinler” dedirtmiyor değil yani...

Gün, kadınların günü ise;

Konu şiddet ise,

Şiddeti uygulayanlar erkekler ise,

Problem, kadının toplum hayatında yeterince aktif rol al(a)madığı ise,

Kadının istihdam edilemediğinde ve kendi ayakları üzerinde duramadığından muzdarip olunuyor ise,

“Günah Keçisi” ilan edilen erkeklerin hiç olmazsa böyle bir günde “her işe maydanoz olmamaları” gerekmez mi?

Bırakalım kendilerince gününü kutlasınlar, konuşsunlar, dilek ve temennilerini ifade etsinler.

En aktif ve etkin olması gerekli bir günde dahi erkeklerin adeta “biz erkekler olmazsak bu saçı uzun aklı kısa, kaburga kemiğimizden yaratılmış nisa taifesinin yapabilecekleri bir şey yok” nevindeki düşüncelerini teyit ettirmek istercesine kadınları pasif durumda, edilgen bir vaziyette, programlarda arka fon, etkinliklerde dolgu olarak algılamaya sebebiyet verecek şekilde istihdam ettirilrmeleri günün anlam ve ruhuna uygun düşüyor mu sizce?

Bari bu gün de edilgen, pasif durumda olmasınlar.

Dinleyen, sömürülen, istismar edilen, üstünde reklamı yapılan olmasınlar…

Anlamıyorum kadınlar hiç olmazsa kendilerine has kılınan böyle özel bir günde, her şeyi kendilerine yontan ve sinekten yağ çıkarırcasına kendilerinden nemalanan erkek camiasının kendilerini sömürmelerine müsaade etmemi değimlidirler?

 Yoksa “kambersiz düğün olmaz” atasözüne sıdk ile iman edip “öğrenilmiş çaresizlikler” illetliyle müzmin bir derde düşmüşler de haberimiz mi yok?

Düşünüyorum da her ne kadar zamana zaman fahırlanarak, kimi zaman da gelmiş olduğumuz medeni bir toplumun göstergesi olarak “ata erkilden” “ana erkil” ve ondan da “çocuk erkil” bir topluma doğru bir evrim süreci geçirmiş olduğumuzu ifade etsek de “ya benimsin ya kara toprağın” virüsü genlerine işlemiş bir toplumun “Kadınlar Gününe” erkek elinin değmemesi hiç mümkün müdür?

Diyeceğim o ki her ne kadar 8 Mart Kadınlar Günü olsa da kutlamalarda aktif rol ve görev alan, kadınlar adına başrollerde oynayan erkekler olduğundan kanaat-i acizem tez elden bir yanlıştan dönülüp bu günün “8 Mart Dünya Kadınlar Gününü Kutlayan Erkekler Günü” olarak zikredilmesi önem ve aciliyet arzetmektedir.

Hay Allah, bu arada az daha önemli bir noktayı unutuyordum.

Nazarlarınızı çekmek istediğim konu o da şudur:

Bu yıl Dünya kadınlar Günü mübarek Cuma Gününe denk geldi.

Bir çok camide bu haftanın vaz ve hutbe konusu kadın taifesi ve b taifeye uygulanan şiddet felan feşmekân idi.

Hızını alamayan bazı hoca efendilerin günün anlam ve önemine dair sonradan görme nevinde vaz-u nasihatleri (her ne kadar hatun taifesi olmamakla birlikte yalnızca biz erkek taifesine münhasır kalmakla birlikte) yine de kayda değer(!) etkinlikler arasında zikredilebilir bence.

“Eee, ne güzel işte! Daha düne kadar zinhar!!! Bir hatun herifini en az üç adım geride takip etmesi gerektiğini, hatunun kestiğinin yenilemeyeceğine dair görüşlerin din olarak takdim edildiği, bir hatunun kocasından izinsiz dış kapıdan bir adım attığından üç talak ile bağlı olan nikahından bir talakın düştüğü, her herife dört kadın onun en doğal hakkıdır. Kimin haddine ki Zat-ı Zülcelalin vermiş olduğu hakkı engellesin. Dört kadın her erkeğe helal hoş olsun, kürek sapının kalınlığını geçmemek ve dahi onu yüzünde, başında kırmamak şart-u kaydıyla kadının sırtında sopayı, karnında sıpayı eksik etmeyeceksin… nevinde görüş, fetva veren Ayasofya’ya imam tayin edilen Bekri Mustafa’ların yerini;  modern dünyanın, hayatın merkezine doğru hızla yol alan görevlilerin almasın da daha güzel ne olabilir ki?” diyorsanız

İfrat ve tefrite düşmemek kaydıyla “siz de haklısınız efendim” demekle birlikte “aşırı hızın sebeb-i hasâret” olduğunu bilmenizi isterim ey okur!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İhsan KALENDER
10 Mart 2013 Pazar 13:19
KADINLAR OLMASA ........
ERKEKLERİ kim doğuracak?...demişti....Ömer ibn-i hattap...Öz kızını diri diri toprağa gömmeden önce akıl-mantık teatisi yapmıştı...Mümin olduktan sonra çok ağlamış gözyaşı dökmüştü...İslamda KADININ değeri hakkıyla hukukuyla belirtilmiştir...Dar-ül HARB gerekçemizdir...Kim neyi kutlarsa kutlasın... Dileyen DİLEDİĞİ günü saati seçsin...Hatta DİLEK GÜNÜ bile ihdas edilsin...SİSTEMLER müsait bence,,,...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim