• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Malatya : 3 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İzmir : 8 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Elazığ : 1 °C
  • Adıyaman : 5 °C

Açılımlar ve İnsan Faktörü

02.09.2009 16:25
Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Bir öğretmenimizden dinlemiştim.
Öğretmenliğin ilk yıllarına dair, 80"li yıllara dair bir anekdot…
Bizzat başından geçmiş…
Doğuda bir vilayete tayın olmuş…
Annesi babası biricik oğlunu Doğuya göndermek istemezler…
Ama bizim idealist öğretmen gitmede kararlı…
Ve anne babasını ikna eder.
Hafızam beni yanıltmıyorsa Ağrı"nın bir ilçesinin köyüne gider…
Şimdi hatırlayamıyorum zikrettiği ilçe ve köyü…
Köye varır…
Köyde kendisi gibi bir iki öğretmen arkadaş daha var…
Öğretmen arkadaşları hemen çevreyi kendilerine tanıttırırlar…
Bu insanlara güler yüzlü davranmak gelmez…
Araya mesafe koymak lazım…
Yüz versen astar isterler…
Bunlara güven olmaz…
Zaten hepsi terör sempatisi…
Belli bir saatten sonra dışarı çıkmamak lazım…
Vs… vs… öğretmenimize güzel bir ön bilgilendirmede bulunurlar tecrübeli meslektaşları…
Tedbir ve çözüm açık ve net…
“Yüz vermeyeceksin”, “gidip gelmeyeceksin”, “mesafeli davranacaksın…”
Ne de günümüzdeki bir takım demeç ve söylemlere, eylemlere uyuyor…
Derken bir gün köyde bir düğün olur…
Öğretmenler de davetli…
Öğretmenler de davete icabet ederler…
Tabiî ki halkın biraz dışında özel olarak kurulmuş olan içki masasına buyur edilirler…
Ve bizimkiler düğün de olsa devletlülere yakışır bir eda ile masadaki yerlerini alırlar…
Çiçeği burnundaki çömez öğretmenimiz içki içmez…
Kendine ısrarcı olan köylülere ise içkinin haram olduğunu, dinimizin yasaklamış olduğunu ve bundan dolayı da içki içmediğini söyler…
Köylüler şaşırırlar tabi…
Hem devlet memuru olacak, hem de içki içmeyecek olacak iş mi yani…
Hele hele namaz kıldığını öğrendiklerinden büsbütün şaşırırlar…
Köylerine ilk kez içki içmeyen, namaz kılan bir öğretmen gelmiş oluyordu…
Gün geçtikçe bizim öğretmene saygıda kusur etmezler…
İkramlar, gidip gelmeler, diyaloglar gelişir…
Haliyle samimiyet ve güven kendiliğinden doğuverir…
Bu hal bizim diğer hazretleri içten içe içerlendirir…
Haset, kıskançlık doğuruverir…
Ve derken arkadaşını şikayet ederler ilgili makama…
“Köye geldiğinden beri fitne fesat çıkardı…”
“Bölücü ve yıkıcı faaliyetlerde bulunuyor…”
“Zaten bölücü ve yıkıcı zihniyette olan köylülerle dirsek temasına geçmiş durumda…”
Derken bir gün bizim öğretmene bir yazı ulaşır…
Devletin beka ve güvenliği, huzur ve selameti, milletimizin birlik ve beraberliğinin sağlanması adına bir başka beldeye sürgün edilir…
Köylüler öğretmenin arkasındalar…
“Yok efendim göndermeyiz öğretmenimizi” derler…
Ama kim dinler köylüleri…
Devletin bekası ve güvenliğini sağlama, birlik ve beraberliğin sağlanması, üniter ve güçlü bir ülke olma adına verilen kararı kim bozabilir ki…
Hem aydın öğretmenlere mi inanılacak,
Yoksa sıradan, potansiyel tehlike olan, daha doğru dürüst Türkçe bilmeyen, terör sempatisi olan köylülere mi?
Kalem kırılmıştı bir kere…
Aysun Kayacı'nın ortaya attığı, 'Benim oyumla dağdaki çobanın oyu neden eşit oluyor' tezi, felsefesi ta o zamanda geçerli imiş meğer…
Bu günlerde başını alıp giden açılım tartışması bana bu anekdotu çağrıştırdı…
Açılımı yapacak olan insan olduğunu hatırlattırdı…
İnsanın bizatihi kendisine değer verilmeli gerektiğini düşündüm…
Bence açılıma bir de bu pencereden bakmak lazım…
İnsan faktöründen…
“Şeref-ül mekân bil mekîn” denmiştir. Yani mekânın şerefi mekîn (oturan) iledir...
Bir mekana, makama getirdiğimiz insanlar oturduğu yere, mevkiye, makama şeref mi veriyorlar yoksa o mekan ve makamdan nemalanıyor, şeref mi kazanıyorlar mu?
Bu meseleyi halledersek bana öyle geliyor ki açılım zaten kendiliğinden gerçekleşecektir…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
M.Emin YAĞMUR
02 Eylül 2009 Çarşamba 23:41
Açılım
Açılımları açmak güzel de açlımın neresinde olduğum önemli galiba ne zaman büyük düşüneceğiz.............
Allah aşkına bu insanlar İslam tarihini, Osmanlı tarihini okumuyorlar mı? Okusalar zaten adı üzerinde açılımın nerede bulunacaklarını görürler.Hocamızın yazısının anlatılanın yanında anlatmak istediğini anlamaya davet ediyor ,saygılarımla
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim