Yasin Tanır

Yasin Tanır

AH LE MALATYA!

A+A-

Bazen yazmak için bir çok sebep ararız. Bunlardan bir tanesi de genelde dostlarımızın, takipçilerimizin isteği üzerine olur. Sözü uzatmadan bugün ki yazıma geçmek istiyorum. Bugün siz değerli güzide okuyucularıma şehrim insanının güzelliğini,

naçizane dilim döndüğünce anlatmak istiyorum.

Malatya'lı olmak ayrıcalıktır!

Nasıl bir ayrıcalıktır? dediğinizi duyar gibiyim. Gelin şöyle hep birlikte bir Malatya yolculuğuna çıkalım. Malatya ilk girişte 44'lük plakası ile sizleri karşılar. Bu aziz şehir dört dörtlük insanları bağrında barındıran en ender şehirlerden biri olması hasebiyle çok sevilir. En akıllımızın Cumhurbaşkanı olduğu en delimizin papayı dize getirdiği ilimiz farklı zamanlarda ülkemizde hem "Başbakan ( İsmet İnönü) hemde Cumburbaşkanı ( Turgut Özal)" çıkarmış tek ildir. 13 ilçesi, kaysısı, kirazı, armudu, cevizi, yemekleri, türküleri, suyu, temiz havası ve doğası ile dünyada eşi benzeri olmayan tek şehirdir. Gelenin hayran olduğu, fahri hemşehrilik beraatı almak için uğraştığı dünya başkenti desem abartmış olmam sanırım.

Komşu ilimiz olan Elazığ bizi ne kadar çekemiyor olsada bizi en iyi aslında onlar tanır. Dostluğumuz tom ve jeri gibi çekişmeli olsa da bir şekilde yine anlaşıyor ve orta yolu buluyoruz. Bizi geriden takip etmelerini aslında iyi anlıyoruz. Lakin yapacak bir şey yok. Elazığ diki ile halaya düşmeyip birazda şehirleri için çalışsalardı diyiyorum. İşin espirisi bir yanı kalsın biz Elazığ şehrini ve halkını da çok seviyoruz.

Birinin Malatya'lı olduğunu nasıl anlarsın, sorusu sorulunca; alnına bakmayın, tipini incelemeyin derim. Bir soru sorduğunuz da yahut bir şey istediğinizde "he, yoğ, tınne" diyorsa kesin Malatya'lıdır. Bizler sözleri pek uzatmayı sevmeyiz. ( Gelim, gidim, yapim, edim) vs. kelimelerini kullarak Türkçemizi fazla yormayız. Yaz mevsimi gelince öyle muhabbetlere şahit olursunuz ki tebessüm etmemek elde değildir. Yoldan geçen sıcaktan bunalan bir Malatya'lıya kaysı bu sene nasıl sorusu sorun. Hemen vereceği cevap; "Heç sorma gardaş valla bu sene keyfim de yoğ, kaysıda yoğ. Havalarda o kadar sıcağ, edim ki bayılam. Gerçekten kaysının olmadığını sanırsınız gelin görün ki en çok o kişinin kaysısı tutmuştur. Anlarsınız ki o kişi kesin Malatya insanıdır.

Yeşilin en güzel tonunu barındıran kaysı bahçeleri arasında gezinirken özenle toplanan kaysının güzelliğine bakarak Malatya'nın ne kadar güzel olduğunu anlayabilirsiniz.

Merkeze yolu düşenler muhakkak yaşlı bir amcamızın sohbetinden de ayrıca nasiplenir. Android telefonlarının genç kesime uğradığı bu bölgede sizi durduran yaşlı amcalarımız; oğlum, kızım şu kişiyi ara derlerse anlayın ki o kişi kesin ve kesin Malatya'lıdır.

Bunun yanında şehrimin bütün ilçelerinin ayrı bir adlandırılması ve güzelliği vardır. Bir kaçından bahsedecek olursam:

Yeşilyurt İlçesi: (Aspuzu, Çırmıhtı ve Şeytan Deresi) olarak adlandırılır. Kirazı, vişnesi ile meşhur olan ilçemize "Şeytan Deresi" derken yöre halkı şeytanlığı ile değil; uyanıklığı ile ön plana çıkmaktadır.

Akçadağ İlçesi: Şorikli plavı ve kömbesi ile her ne kadar meşhur ise taş atmak ile de bir o kadar meşhurdur.

Kale İlçesi: ( İzollu) olarak bilinen ilçelerimizdendir.

Çileği ve vitamin durakları ile meşhur olsa da yöre halkı ticari zeka ve kabiliyeti ile bir o kadar ilgi çeker.

Arapgir: Eski ismi (Daskuzu) ile ön plana çıkan ilçemiz reyhan, üzüm, tandır kebabı ile bilinmektedir. Sıcak yaz mevsiminde "Kozluk Çayı" ile suyu bedava kullanan tek ilçemizdir.

Pütürge: ( Şiro, İmran) ismi ile bilinen ilçemizin ilk girişinde Kubbe dağı misafirlerini karşılar. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen ilçemiz; Deprem fay hattında yer alması sebebi ile Malatya'mızın beşik gibi sallanmasında önemli bir yere sahiptir.

Darende: ( Timelkia, Tiranda, Tiryandafil, Derindere) eski isimleri ile ön plana çıktığı kadar;

"Somuncu Baba, Kudret Havuzu, Gürpınar şelalesi ile de doğa severler için gezip görülmesi gereken en güzel ilçemizden biridir." Darende'ye yolu düşenlerin Somuncu Baba Türbesini ziyaret etmesi, çıkışta türbenin yanında bulunan müzeye uğraması bir nostalji yolculuğu yaşatacaktır.

Battalgazi: ( Eski Malatya) Anadolu'yu Anayurt yapan destan şehri olarak bilinen ilçemiz tarihi eserleri, camileri, kervansarayı ile dünyada ismi bilenen tek ilçemizdir. Sekiz köşe kasketi, yumurta topuklu ayakkabı, şalvar ve beyaz gömlekli, çay ocağı önünde oturan yaşlı amcaları ile adeta meşhurdur. Eski Malatya kısaca Malatya'nın özetidir.

Yani anlayacağınız dostlar Malatya velisi ve meczupu ( Mercedes Kadir, Şorikli Yaşar, Mustafa Dayı, Azzet Bacı, İbalı, Leblebici, Onyedili, Haceli, İzzo'yu, Gız Mahmut, Faro, Deli Yaşar'ı, Abdullah Fahri Baba, Boranlı Mustafa Baba, Seyyid Osman Hulusi Efendi, Fazıl Baba Hazretleri, İrfanı Abdullah Darendevi, Keşşaf Hoca) ile sabaha kadar anlatsam bitiremeyeceğim bir şehirdir.

Kısaca Evliya Celebinin değişi ile Malatya suyu, havası, insanı ile gayet latif olan bir şehirdir.

Malatya'lı olmak kimseye kolay kolay nasip olmaz. Malatya kardeşliktir, bize gidelim, bizde yiyelimdir. Denizi, boğazı olmasa da sebepsiz seversin bu şehri. Anadolu'da hamurunu kaybetmeyen şehrin adıdır Malatyam.

Ah le Malatya vah le Malatya!

Şen olası şen olası Malatya!

Kayısı diyarından herkese selam olsun...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT