• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Malatya : 8 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İzmir : 11 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Elazığ : 7 °C
  • Adıyaman : 15 °C
  • Trabzon : 16 °C

Aha yazdım gardaş!

31.01.2010 22:29
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Biri “Balyoz” diyor!
Diğeri “Bomba!”
“Âdil” olmaktan söz edenlerin adaletsizlikleri gün yüzüne çıkınca hemen sarıldıkları şey; “rejim” endişesi... Darbeler, plânlar, krokiler, vs… vs...
İktidar mensuplarının adaletsizliklerini yüzlerine çarptığım için bir okurum; “Camilerin bombalanması, uçağımızın düşürülmesi konusunda fikrinizi öğrenmek isterdim” diye yakınıyor!
Bir diğeri, “…sizi bizi beşe ona katlayacak olan aynı zamanda şair ve edebiyatçı olan eski MEB ve Turizm Bakanı"nın karşısında dayanamazsınız. Lütfen gündemle ilgili yazılar yazın. Şimdi ben ne düşünüyorum biliyor musunuz? Büyük camilerde huşu içinde cemaatle vakit ve cuma namazlarını kılmaktan korkuyorum...”
Yazılarıma destek veren okurum, ise bu iddiaya şöyle cevap veriyor:
“...İcranın başı hükümet ise uygulamaları eleştirilmeyecek diye bir yasa mı var? Çelik karşısında dayanamazsınız iddiası çok komik. Değerli hemşehrim, ben camime huşu içinde gidiyorum, ben evimin camında şerefle ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırıyorum. Kader diye birşey olduğuna imanımız tam... Hatırlatmak istedim...”
Ve, bir diğeri de şöyle diyor:
“…sayın Durmuş gibi şehrimin karanlık beyinlerine ışık tutanlara minnettarım. İyi ki varlar.”
Şimdi, “...Niye yazmıyorsun” diyenlere sözüm şudur:
Ahh gardaş, ben savcı mıyım?
Ah gardaş, ben hakim miyim?
Bu memleket, iş yapmayıp sadece konuşanlardan neler çekti bilmez misiniz?
Bu memlekette her türlü sorun katlana katlana büyüyor ama sizin derdiniz; “adalet” deyip adaletsizlik saçanlara, “kalkınma” deyip fukaralığa yelken açanlara payandalık yapmak!
Yok öyle şey!
Türkiye"de “mahalle baskıları”ndan söz edenlerin şimdi çok büyük “kamplaşma”lar yaşandığını, bunun da sorumlusunun bu iktidar olduğunu nasıl inkar edebilirler?
Görüyorsunuz, Başbakanınız bile hem savcı, hem hakim olup kendilerine gaz verenlerden şikayetçi olmadı mı?
Ne demişti, Başbakan; birlikte okuyalım:
“...Bazı köşe yazarları da kusura bakmasınlar bize gaz vermeye çalışıyor. Bize gaz vermeyin. Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Biz bu yola çıkarken bütün bunların planlarını yaparak çıktık...
...Köşe yazarları hukuk devleti içinde bu işlerin nasıl yürütüleceğini iyi bilsinler.
Önce hukuku öğrenin, biz öyle öfkeyle hareket edenlerden olmayacağız...”
Evet, bu sözler hem savcı, hem hakim olup gündem kirliliği yaratanlara değil mi?
Ben ki, Türkmen ovası Malatya"nın Polat"ından savruldum Yüce Önder Atatürk"ün bozkırdan Başkent yaptığı Ankara"ya.
Hem de dik duranın ezildiği, gaz verenlerin ve yanar dönerlerin köşeler döndüğü bir mesleğin, gazeteciliğin içine!
Neymiş efendim, gazeteciymişim! Neymiş efendim, yazarmışım!
Ne yazık ki bu kutsal mesleği dik duranlar değil, gaz verenler yapıyor!
Cumhuriyeti ötekileştirme gayretinde olanlar, 9 kişilik kadroya 5 tane kendi etrafını yerleştiren belediye başkanları mı suçlu, yoksa haksızlık karşısında susanları dilsiz şeytan olarak nitelendiren Yüce İslam Peygamberinin dediklerini kendine düstur eden bizler mi?
“Balyoz” diyenler, “bomba” diyenler lütfen Türk yargısına güvenmek adına; sussun ve verilecek kararı beklesinler!
Şimdi bir kere daha soruyorum; adalet yerine adaletsiz uygulamalar yapanların partisi mi olur be gardaş?
* * *
Bakın, beni sanal gündeme götürdünüz gerçek gündemi unutturdunuz! Ama yoook, Türkiye"nin gerçek gündemini takibe devam…
Daha geniş bir yazı ile size sesleneceğim ama Yüce Önder, Türk"ün Atası Atatürk"e “Mıstık” diye Anıtkabir Özel Defterine mesaj yazanların sorumlusu kimler dersiniz?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
etem körükmez
12 Aralık 2010 Pazar 23:49
he gardaş
senden isteneni yap fazla ileri gitme sen nasıl konuşursun öyle ERGENEKON falan bak seninde DEMOKRASİ içinde haddini bildirirler git önce amarika, fıransa ,israil,ingilizlerde izin al öyle konuş yoksa senide silivriye gönderirler .aklını başına al (YAZILARIN İÇİN SİZE TEŞEKÜR EDERİM KEŞKE BU VATANI SEVEN HERKES SİZİN GİBİ OLSAİDİ) saygılarımla
Salim Reis Mersin
02 Şubat 2010 Salı 17:00
Gardaşlar bir ve diri olmalı
Vallahi kardaşım ben bunların hiç birisine inanmıyorum bu benim şahsi düşüncem PKK hainlerinin bir tezgahı olarak görüyorum maksat Türk Silahlı Kuvvetlerini milletin nazarında rençide etmek ve milleti askerden soğutmaktır darbe darbe diyorlar ne yapılmış kim darbe yapmış ortada bir şey yok velhasıl bunlar bana komik geliyor.Gardaşça yorum yazanlara gardaşça cevap yazdımsa ne mutlu bana Allah C.C.korusun
Atilla ÖZDEMİR
02 Şubat 2010 Salı 17:00
Her Türk asker doğar
Yazarımızın düşüncelerine katılıyorum.
Suni gündem yaratmak için özellikle bir merkezden servis edilen ,bu haberlere bizlerde inanıyoruz. sonucunu hep beraber göreceğiz.İbrahim bey samimi duyguları ile yamış ama TSK hepimizin lütfen BU ORDU bu bayrağın inmemesi ezanın susmaması için mücadele etti bundan sonrada edecek.
Arasından bir kısım yanlış yönlendirilmiş insanlar çıkabilir,ama darbe devri çoktan geçti.
Ramazan bey elinize sağlık.
İbrahim
02 Şubat 2010 Salı 10:25
Salim Reis Gardaşıma
Gardaş... ! Sen de ne hakime, ne savcıya hacet bırakmışsın. Adamları pürü-paka çıkartmışsın maşaallah. Anlı-şanlı ordumuzun böyle işlerle, ihanet planlarıyla, kendi vatandaşına tuzak kurmayla işi olmaz. Bunları yapanlar anlı-şanlı ordumuzun içine çöreklenmiş vatan-millet sevgisinden mahrum olan insanlardır.Senin oltana takılmayan mühimmatlar ve silahlar bugün savcıların elinde. İhanet planları, cinayet planları savcıların elinde. Aha ben de bunları yazdım Gardaş... AKP beni ilgilendirmiyor. AKP'den bana ne Gardaş.. Ama bu memleket, millet beni ilgilendiriyor. Bu millete tuzak kurmaya kalkan hainler kim olursa olsun, güçlerini nerden alırlarsa alsınlar karşılarında yiğit vatan evlatlarını görmelidir. Gardaş... AKP'ye yarar diye gerçeği yazamıyorsan diyecek bir sözüm var. Eğer bu belgeler, ihanet planları, cinayet planları, denizden ve topraktan fışkıran silahlar bir AKP'li siyasinin evinde veya iş yerinde bulunsaydı veya bu ihanet planlarının altında bir AKP'linin veya başka bir partilinin imzası olsaydı yine böyle mi yazardın Gardaş... Yine böyle mi konuşurdun Gardaş... Gardaş, milliyetçiliğin ve vatanseverliğin konusunda bir şüphem yoktur. Kahraman ordumuzu canımızdan çok sevmemiz elbette ortak özelliğimiz olacaktır. Ama tüm bunlar içerideki hainleri, vatanperver görünüp ihanet hançerini bu milletinin ve kahraman ordumuzun bağrına saplayanları görmemize engel mi? "Bu silahlar benim oltama neden takılmıyor" deyip meseleyi basite almamak ve sulandırmamak gerekir. Senin oltana takılmayanlar milletin bağrına hançer gibi saplanan ihanet okları be Gardaş... Bu yazıyı Gardaşça bir yazı olarak göresin Allah'a emanet olasın....
İhsan KALENDER
01 Şubat 2010 Pazartesi 23:15
AHA İŞDE BU
Ben evvelen İBO GARDAŞIMI tebrik ederim.Okumuş yorumlamış. Yorumcuya HACET bırakmamış.
Ayşem Orhun
01 Şubat 2010 Pazartesi 20:41
Acelecilik mi?
Ortalıkta çok fazla bilgi kirliliği var. Ben de yazar gibi düşünüyorum. Bırakın savrulan iddaları Türk savcısı, Türk hakimi sonuçlandırsın. Herkesin adalete güvenmesi temennisiyle...
Salim Reis Mersin
01 Şubat 2010 Pazartesi 20:21
Milletin güvencesi Türk Silahlı Kuvvetleri
Ramazan abi ağzına sağlık hani o akepenin borazanlığını yapan katrancılara bu yazın kapak olsun .İbrahim kardaş yorumunu okudum eyvallah güzel cümleler var fakat bir şeye değinmemişsin bak kardaş ben Mersinde 25 senedirli balık avlarım oltama hiç mermi,bomba,silah vs takılmadı bu Ergenekon meselesi çıktıktan sonra haberlerde görüyoruz bir çok il,de bunların içinde Malatya ve Mersinde var denizde,derede,gölde velhasıl heryerde mühimmatlar bulundu ve halende bulunuyor haberlerde görüldüğü kadarı ile mühimmatlar cıncık gibi ne pas ne çizik hiçbirşey yok bu duruma neden bir cümle yazmamışsın hangi kurumda olursa olsun suçlu var ise yargılanır suçluysa cezasını çeker suçu yoksa beraat eder işine güçüne bakar ben bütün bu olan bitenin Türk Askerinin şevkini kırmak milletin gözünde tırı vırı yapmak olduğu kanaatindeyim ama havalarını alırlar milli devlet güçlü iktidar sloganı ile Ordu Millet elele vererek bu şer odaklarının heveslerini kursaklarında bırakabiliriz
İbrahim
01 Şubat 2010 Pazartesi 02:16
Ramazan Durmuş Gardaşıma
Öncelikle, "Gardaş" hitabın başla göz üstüne...
Elbette hakim değilsin, savcı değilsin. Vatanperversin,Polat diyarının yiğit bir evladısın. Haksızlık karşısında susmanın "dilsiz şeytanlık" olduğunu bilecek kadar aklıselim bir insansın. Anlı-şanlı ordumuza kimsenin bir dediği yok.Diyemez de. AKP'nin ülkeyi iyi yönetemediğini, AKP'de akçeli işlerin memleket meselelerinin önüne geçtiğini hepimiz biliyoruz. Açılım denen ne idiğü belirsiz bir politikayla teröristleri muhatap aldıklarını da biliyoruz. Ama bunları bilmemiz bu milleti hedef alan ihanet planlarını görmememize engel mi? Tamam... Kararı verecek olan yargı... Ama bir gazeteci, köşe yazarı bu ihanet belgeleri için görmedim-duymadım-bilmiyorum diyebilir mi? Allah aşkına Gardaş...! Hangi vatan evladı, bu ihanete sessiz kalır? Bu ihanetleri görmezden gelir? Bunun partisi, pırtısı olur mu? Anlı-şanlı Ordumuza çöreklenmiş bu insanların hedefi Anadolu evlatları değil mi? Polat'ın yiğit evladı Ramazan Gardaş... Ben savcı değilim, ben hakim değilim deyip susmak olmaz. Hakimlik yapma, savcılık yapma, kimseyi yargılama; ama hiç değilse şunu söyle "Eğer bu yazılanlar, çizilenler, haberler doğruysa bunu yapanlar vatana ihanetten yargılanmalı" Unutma Gardaş... Hedefteki insanlar Anadolu insanı... Yani sen, yani ben. Kahraman ordumuza çöreklenmiş çürük elmalar karşısında dik durmak,gerekeni yazmak aslında anlı- şanlı ordumuza sahip çıkmak değil midir? İhanet belgeleri hakkında yazmak, konuşmak istemeyenler AKP'ye yarar diye bunu yapıyorlar. Böyle bir mantık olur mu Gardaş... AKP kime ne? AKP'den bana ne... Gardaş ! Bu memleket konuşması gereken insanların konuşmamasından çok çekti. Haksızlık ve zulmü gören insanların şuna yarar, buna yarar diye konuşmamasından çok çekti. Yazmamasından çok çekti. Adalet yerine adaletsiz uygulamalar yapanların partisi olmaz. Şaibeli sınavlarla hak edenlerin hakkını yiyenlerin partisi olmaz. Haksızlık karşısında susanın da partisi olmaz... Şu belgeler bir AKP'li siyasinin evinde veya işyerinde ele geçirilseydi veya altında bir AKP'li siyasinin veya milletvekilinin imzası olsaydı yine böyle mi yazardın Gardaş... Polat diyarının yigit Gardaşı... Bu yazıyı İbrahim Gardaşı'nın Gardaşça bir yazısı olarak göresin... Allah'a emanet olasın...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim