• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Malatya : 22 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 25 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Elazığ : 25 °C
  • Adıyaman : 30 °C
  • Trabzon : 24 °C

Ahhh Atatürk, Ankara’ya niye geldin?

28.12.2010 12:27
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

“Benim yaradılışımdaki en büyük özellik Türk olarak dünyaya gelmemdir” diyen Yüce Türk, Atatürk'ü unutturmanın yöntemleri geçmişte ince ince sergileniyordu, artık aleni sergilenmeye başladı.

Geçtiğimiz haftalarda feryatlar etmiştim de kimseden bir yorum almamıştım. Türk milletinin kurtuluşunu sağlayan, bugün bağımsız yaşayabiliyorsak bunun mimarı olan Atatürk’ümüzü unutturmak isteyen birtakım kıt zekalılar, “Ne var canım, Atattürk’ün duvarda büyük resmi olsa ne olur küçük resmi olsa ne olur” diyerek özürlerini sergiliyorlardı. Biliyorum ki böyle diyenler ve duvarlardan ve odalardan büstleri kaldıranlar da taltif üzerine taltif görüyorlar!
Atatürk’ü makam odasının duvarlarından silenlerden birisinin çok yakın zamanda ödüllendirdiğini biliyorum. Zaten bunun için de feryat etmiş, Atatürk düşmanlarının ödüllendilimesine isyan etmiştim.
Evet, şimdi konumuza dönelim ve bir yasağı dilimizin döndüğünce anlatmaya çalışalım.
27 Aralık, Türk’ün kara talihinin aklaştığı önemli bir tarih... Büyük Türk’ün, Atatürk’ün Keçiören sırtlarında geçen 127 karanlık günün hikayesini herkesin bilmesi gerekiyor. Ama maalesef sadece bugünün yönetenleri değil Cumhuriyet tarihinin bütün yönetenleri bizlere bunu unutturmak için elinden geleni yaptı, yapıyor! 
Keçiören’de bir özel hastanenin basın danışmanlığını yaptığım yıllardı. Karargahtepe adlı bir semt vardı. Nedir bu dedim, itiraf edeyim bilmiyordum. Sonrasında yaptığım araştırma bugünkü Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün olduğu yer bir devrin destansı karargahı… Ata’nın çok sevdiği köpeğinin bile düşmanlar tarafından kapısında zehirlendiği bir dönemin yakın tanığı. Burasının bir genel müdürlüğe üs değil Türkiye Cumhuriyeti’ne açık bir müze olması gerekmez mi? Benim önerim Garnizon koşusunun yaralarının bu mekanın Cumhuriyet Açık Müzesi haline getirilerek sarılmasıdır. 
Ankara Valisi’nin bu geleneksel etkinliğe neden izin vermediği yolundaki sorular karşısında suskunluğunu doğrusu ben anlayamadım.
Genelkurmayımızın konuyla ilgili açıklamasının ardından şok habere gelen yorumlar da A-KA-PE iktidarı ve ona kayıtsız destek verenlerin okuması gereken cinsten...
İşte bu mesajlardan bazıları:
“- Acele etmeyin, bu daha başlangıç. Okullardan andımız, duvarlardan resimleri, Ankara'da çiftliği, Hipodromda koşusu, vb hepsi kalkar. Sizler sustukça...”
“- Sadece askerlere mi izin verilmedi.. 78 yıldır bir geleneği yaşatan Ankara seymenlerine de kortejde yer verilmedi!” 
“- …Şimdi amaç halkımızı mı düşünmek yoksa; Aziz Atamızın,aziz hatırasını unutturmak mıdır? Ben halkımızı yani bizleri düşündüklerine inanmıyorum... Bu tutumlarını şiddetle kınıyorum... Gerçek mağdur olanların kimler olduğu orta da değil midir?”
“- Bu ülkenin altını her gün biraz daha oyuyorlar.”
“- Atatürk’e hiç tahammülleri yok. Korkuyorlar. Gözleri küçülüyor, şakakları daralıyor, sinirleniyor...”
“- Haklılar... Bazı insanların ölüsü dirisinden daha ağırdır. Ve onlar bu ağırlığın altında ezilip gidecekler.”
“- Obama gelince Havaalanından Çankaya’ya kadar yollar kapatılıyor. Uçan sinek kontrol ediliyor o zaman trafik vs sorun değil de şimdi mi sorun veya memleketin başkentinde güvenlik sağlayamayacak duruma mı düştük?”
“- …Asker-Sivil tüm Türk Gençliği, batmayan güneşleri Atatürk'ün ardından yürümekle/koşmakla asla yorulmayacaktır. Nefes almak için bir saniye bile durmayacaktır!
Bu AKP'nin gün geçtikçe foyası daha çok ortaya çıkıyor.” 
“- …Gölgelerinden korkar oldular. Bunu da her halde darbe teşebbüsü zannediyorlar. Yada artık Ankara’da da Atatürk yok demek istiyorlar..”
“- …Devletin valileri vardı, şimdi Tayyib’in valileri var…”
“- Atatürk'ü Türk milletinin yüreğinden kimse söküp atamaz..”
“- Bu yasaklar gidişin habercisi, göreceksiniz.”
Vefasızlıkları gördükçe kahrolurken son sözü, Şair Naim Yalnız söylesin:
27.Aralık.1919, 
Ankara'da bir güneş, parladı, biliyoruz; 
Dikmen ufuklarından, saçtı ışıklarını, 
Bulmuştu karşısında, özden âşıklarını. 
Kentli-köylü Ankara, bastı O'nu bağrına, 
Çünkü tam inanmıştı, kahraman olduğuna. 
Oğuz soylu Seymenler, 'Kızılca Gün' dediler, 
O gün karşılarında, kurtarıcı gördüler. 
Kös davullar çaldılar, oyunlar oynadılar, 
Ata'nın onuruna, gösteriler sundular. 
Bunu gören Atatürk, memnun oldu yürekten, 
Duydu Ankaralı'ya, kat kat güven yürekten. 
Kurdu karargâhını, Keçiören sırtına, 
Çalıştı gece-gündüz, yurt bağımsızlığına. 
Seçilen temsilciler, geldiler bütün yurttan, 
Kurdu Millet Meclisi, seçildi Başkomutan. 
İntizamlı bir ordu, hazırladı savaşa, 
Vatanı düşmanlardan, kurtardı baştan başa. 
Kurdu Cumhuriyeti, yaptı devrimlerini, 
Değiştirdi milletin, o kötü kaderini. 
Değişmez başkent yaptı, yurduna Ankara'yı, 
Çünkü hiç unutmadı, gördüğü o vefayı. 
Artık her yıl coşuyor, bugün bütün Ankara, 
Şerefini taşıyor, Türkiye'nin Ankara...  

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
dkapkiner
25 Aralık 2014 Perşembe 11:23
11:23
Hamaset,sen nesin?Nesin sen kardeşim söyler misin?Hamasetsiz bir şeyler yaz;ya da ben sadece ortaya bir laf atarım kaçarım,benim o kadar kafam basmaz bu işlere de...
Kadir
30 Aralık 2010 Perşembe 19:03
Hamaset
Bir taraf Osmanlici bir taraf ise Ataturkcu hamaset...
ne yazık ki
30 Aralık 2010 Perşembe 16:24
riya dolmuş her taraf
Ah Ramazan bey kardeşim ATATÜRK müş, CUMHURİYET miş kimin umrunda baksana bu kadar insan takip ediyor günceli kaç kişi okuyor bu tür yazıları sizce? takılmışlar hala mevcut vekilleri seçme derdindeler, hani tayyip bey de gerçekten önemsese bunları içim yanmayacak, toplum olarak boşa kürek çekmeye bayılıyoruz.. Bu topluma yalakalar, rüşvetçiler ,üç kağıtçılar, alınları secde görmeyen ama dinin arkasına saklanan insanlar yarıyor ve kimi nasıl çarparız, ihalelere nasıl fesat karıştırırız bunlarla uğraşıyorlar, onun için cumhuriyet elden gidiyormuş, humeyni rejimi gelecekmiş kimsenin umrunda değil, başların taşlara vuracaklar ama iş işten geçmiş olacak ne yazıkki.. saygılar
malatyalı
29 Aralık 2010 Çarşamba 16:15
türk olmak
Ben TÜRK olmakla ATATÜRK ÜN çocuğu olmakla gurur duyar övünürüm,bugünlere geldiysek o büyük insanın sayesinde geldik,Bu memleket tarihte TÜRK tü,bugün de TÜRK tür ve ebediyen de TÜRK olarak yaşayacaktır...kaleminize sağlık...
Ah-Vah
29 Aralık 2010 Çarşamba 00:36
AH Atatürk
Ah Atatürk ah... Bize emanet ettiğin Cumhuriyetin Bekçisi Kahraman Ordumuzu ne hale getirmişler. Kimi subayların peşine genç kızları takmış, kimi vatan evladı subayları uyuşturucuya alıştırmış, kimi onların müstehcen görüntülerini çekmiş, şantajla onlara vatana ihanet, casusluk yaptırmışlar. Kimi eli kanlı teröristleri kurtarmak için kafayı Heronlara takmış. Onları düşürmek istemiş. Kimi bu adamların omuzundaki yıldızları arttırarak onları terfi ettirmiş. Kimi camileri bombalamayı, kendi uçağımızı düşürmeyi planlamış. Kimi Peygamber Ef
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim