• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Malatya : 0 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İzmir : 7 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Elazığ : 2 °C
  • Adıyaman : 4 °C

Alevilik ve Samimi Açılım

04.12.2011 22:59
Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

ALEVİLİK VE SAMİMİ AÇILIM

Muharrem ayının ilk on günü, değerlendirilmesi gereken zaman dilimlerdendir…

Maalesef günümüzde birçok şeyin özü, ruhu kaybolduğu gibi bu zaman dilimleri de özünde uzak, sembolik, içi boşaltılmış folklara dönüştürülmektedir.

Elbette bu zaman dilimlerin bize özgü, kendine has kültürel boyutunun oluşması güzeldir.

Neden muharrem, ramazan, kandil gecelerine özgü edebiyat, sanat, müzik gelişmesin ki?

Kendi dünyamıza ait değerler çerçevesinde gelişecek olan sanatla medeniyetimiz doğar.

Ancak bu durum, bu günlerin ibadet boyutunun, kulluk boyutunun göz ardı edilmesi anlamına gelmemelidir.

Muharrem ayı sadece bir aşure ve matem ayı değildir.

Bu ay; kulluk, ibadet, arınma, af olunma, hakkın kapısında rıza talep etme ayıdır.

Bu ay, insanı insan yapan değerlerin farkında olma, Allah’tan ve İslam’dan uzaklaştıkça bozulan kimyamızın şuurunda olma, dünyevi hırs ve temanın, siyasi emelin, makam ve mevkilerin nasıl da kardeşi kardeşe öldürdüğünün, düşman ettirdiğinin farkında olma ayıdır.

Maalesef bu ayda yapılan birçok etkinlik folklordan öteye girmiyor.

Bazıları için de bu ay, boy gösterme ve reklâmını yapma ayına dönüşmüş durumdadır.

Eğri oturup doğru konuşmak gerekir…

Alevisi de Sünnisi de Muharremi, Kerbelâyı, Ramazanı da bilmiyor…

Meseleye kaynaklardan haberdar olma yerine, popüler ve magazinsel, kulaktan duyma bilgilerle hareket ediyorlar.

İşin üzücü tarafı doğru bilgilendirme yönünde atılması gereken atımlar da atılmıyor…

Mesele Diyanet, Prof. Dr. Osman Eğri Bey’in öncülüğünde Alevi-Bektaşi klasiklerini yayınladı.

Basılan bu kitapların kalitesi ve estetiği tartışılmaz güzellikte…

Ancak fiyatları pahalı…

Bu kitaplar basıldı ancak ulaşması gereken hedef kitleye ulaştırıl(a)madı.

Ne olur yani diyanet camilere, cem evlerine; din görevlerine, Din kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerine, Kur’an Kursu Öğreticilerine, Alevi dedelerine, bu kitapları ücretsiz verse…

Bence diyanetin yapacağı böyle bir hizmet Alevi açılımlarından, yapılan çalıştaylardan daha faydalı olur.

Çünkü birçok alevi, dede, din görevlisi, Öğretmen bu değerli kaynaklardan habersiz…

Mesela saydığım bu sınıftaki insanların çoğu Hacı Bektaşi Veli’nin Makâlâtını, Fatiha Şerhini, Besmelenin Şerhini bir kez olsun okumamışlardır.

Okumak şöyle dursun haberdar değillerdir.

Geçtiğimiz günlerde bir dost meclisinde bu konu üzerinde konuşurken bir alevi öğretmen arkadaşa ve din kültürü-ahlak bilgisi öğretmeni arkadaşa “dört kapı neydi?” diye sorduğumda bilemediklerini ifade ettiler.

Dört kapıyı bilmeyen, kırk makamdan habersiz bir Alevilik bize ne kazandırır acaba?

Alevi- Bektaşi Klasiklerine ait saydığım bu temel eserlerden bir haber olan bir din görevlisi, bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni, topluma, cemaate, öğrencilere ne anlatabilir ki?

Bu günlerde herkes “Alevilik” diye kendi görüşünü, ideolojisini anlatıp durmakta…

Alevilik, bazıları için kendi pisliklerini ve kusurlarını altına silip süpürdükleri bir halı, paspastan öteye gitmiyor…

Her türlü hata ve kusurunu, inançsızlığını ve itikatsızlığını, ibadetsizliğini, ideolojisini Alevilik kisvesi altında örtmeye çalışmaktalar…

Yazıktır, günahtır, ayıptır…

Böyle istismarcılara da fırsat vermemek lazım…

Bir an önce sözlü kaynaklardan beslenme yerine yazılı kaynaklardan beslenmeye yönelmemiz elzemdir.

Yazılı kaynaklara dayanmayan hakikât dahi olsa, zamanla ya ideolojilere veyahut da batıl inanca yenik düşüyor

Samimi olmak lazım…

Şayet kalıcı ve hüsnü kabul bir açılım isteniliyorsa Alevi de, Sünni de, Kürt de, Türk de işe doğru bilgi edinme yoluna koyulmakla başlamalı…

Kendi temel kaynaklarına yönelmelidirler.

Dostlar pazarda görsünler veya herkes benim bulunduğum çizgiye gelsin diye siyasi veya entelektüel boyutta bir araya gelmelerle, çalıştaylarla iş halledilmez…

Fertlerin zihin ve gönül dünyalarına hitap edecek adımlar atılmalıdır.

Halkça kabul edilmeyen hiçbir açılım problemi çözmez…

Bence Diyanet, yayımlamış olduğu değerli Alevi Bektaşi Klasiklerini hiç olmazsa tez elden ilgili kurum ve kuruluşlara, kişilere ulaştırarak samimiyetini göstermelidir.

Mazeretlerin arkasına sığınmamalıdır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mustafa yildirim
17 Aralık 2011 Cumartesi 02:38
cevap
bekdas gil beyefedi ibadetin sekli olmaz ibadetler allah hz muhammet ehli beyt icin aleviler cem evlerinde ibadet yapar cem evleri ibadet kultur dayanisma paylasim yeridir
bekdaş-gil
16 Aralık 2011 Cuma 12:18
nasıl bir ibadet?
musdafa beğ, alevilerin özgürce yapacakları ibadet hangi ibadettir? kıstlanan ibadet nedir? cem evleri kültür merkezleridir ibadethane değildir.
mustafa yildirim
15 Aralık 2011 Perşembe 21:41
cem evlerin yasalasmasi
hakki yigit alevililik ve samimi acilimi icin tek sey cem evlerinin kurulmasi ozgurce ibatedini yapmasi topluma kendini ifade etmesi saglanmasi gerekir ulkemizde camiler yasal kiliseler yasal cem evleri niye yasal deyil konusma zamani deyil icrat zamani o zaman soylenen fikirler gerceklesi insanlari birbirlerine bakis acilari cok deyisir
mustafa yildirim
10 Aralık 2011 Cumartesi 03:01
alevilikve samimi acilim
hakki yigit yapmis oldugunuz yorumlar cok guzel istenlikle katiliyorum ortada bir sorun var yasakci ve baskici zihniyet kalkmadigi surece insanlarinbakis acilari duzelmez bu yasakci baskici zihniyet kalkmasi gerekir diye dusunuyorum
İhsan KALENDER
07 Aralık 2011 Çarşamba 12:17
HAKİKAT VAKTİDİR
TARİKAT devri değil,HAKİKAT çağındayız.İnkarla Küfürle CİHAT kapısındayız.Dört kapı,herbirisinde ON'ar makam,MAKAMLARIN herbirinde onar pencere dönemi kapandı.Şeriat ZATEN MERİYETTE DEĞİL,MARİFET önemli.Kimseleri asırlar öncesinin KISTASLARIYLA sınava tabi tutamayız.HAKİKAT KAPISINDA MARİFETULLAHI bulursunuz.GERÇEK ALEVİLER HAKİKAT KAPISINDAN içeri girenlerdir.ALLAH'I bilmeyen ŞERİATI bilemez.MARİFETİ anlayamaz,TARİKATI da zaten gereksiz bulur.HACI BEKTAŞİ VELİ şimdi dirilip dergaha gelse,ALEVİ geçinenlerin kaç tanesi ona talebe olmayı başarır dersiniz?..KAĞNI arabası dönemi çoktan bitti.UÇAK SEYAHATİ meriyyettedir.HAKKI HOCAMIZ,sözün özü HAKİKATTIR.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim