• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Malatya : 22 °C
  • Ankara : 24 °C
  • İzmir : 27 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Elazığ : 24 °C
  • Adıyaman : 30 °C
  • Trabzon : 22 °C

Bayramlık günlerin özlemiyle...

08.08.2013 00:25
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Bayram günlerindeyiz... Mübarek Ramazanın nihayetinde Türk ve İslâm Dünyası bir bayramı daha yaşıyor.

Gönül ne ister; doğudan batıya, kuzeyden güneye güzel vatanımızda gönül huzuruyla geçen bir bayram... Sevdiklerinle ve sevenlerinle olmak kadar daha güzel bir şey var mı; elbette hayır.

Böylesine kutlayacağımız bayram günlerinin özlemiyle Türk ve İslâm coğrafyasında yine hüzün var. Yine gözyaşı ve ayrılıklar var. Doğu Türkistan, Kerkük, Tebriz, Afrika’dan Pakistan’a İslâm coğrafyası doğan her günü bombayla, ölümle, saldırılarla ve vahşetle karşı karşıya.

Barışı, huzuru ve kardeşliği öylesine özledik ki... Bu hüzünlü bayramların sona ermesi yeniden dirilişin ve toparlanışın yaşandığı bayram günlerini Yüce Allah’ımın özlettirmemesini temenni ediyorum.

3 liralık çikolata ile mi yoksa 50 liralık çikolata ile mi bayramlık ağzınızı tatlandırdınız diye sorayım ve Türkiye gerçeklerine dönelim!

Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli Bey, arefe gününde Ergenekon Davası kapsamında verdiği kararlarla birlikte, ağırlaşan iç ve dış meseleler hakkındaki düşüncelerini kamuoyuyla paylaştı.

Devlet Bey’in şu görüşü çok yerinde... Evet, “Ergenekon Davası’na konu olan iddialar ne kadar önemli ve ciddiye alınması gerekli ise de, adaletin üzerine düşen siyaset gölgesi, geçmişle hesaplaşma ve rövanş alma hedefleri söz konusu davanın sulanmasına ve yıpranmasına” hizmet etti. Doğru ve yanlış birbirine girdi ve aralarındaki ayrım oldukça inceldi.

‘Parmaksız Zeki’ kod isimli bebek katili teröristin görüşleri bile önemli ve kayda değer bulundu da, Türk Silahlı Kuvvetleri bu şekilde zan ve töhmet altında bırakıldı.

PKK militanları, Ergenekon Davası muhteviyatında sunulan fırsat ve imkânları boş çevirmedi, dağda yapamadıklarını duruşma salonlarında, karanlık odalarda iftiralarıyla yerine getirdi.. Yine Devlet Bey’in ifadesiyle ‘Adaletin ilke ve esasları hiç gözetilmedi, hiç umursanmadı.”

Kısaca MHP’nin Lideri Devlet Bey’in düşüncelerini yandaşların sizlere duyurmayacağını düşünerek paylaşmak istiyorum. Devlet Bey’in satırbaşları ile önemli bulduğum tespitleri şöyle:

“- Silivri adeta Türk ordusunun yargılandığı ve silindir gibi üzerinden geçildiği zulümhaneye dönmüştür.”

“- TSK’nın terör örgütüyle eşdeğer görülmesi, şerefli isminin terörizmle bir anılması ve bu Peygamber Ocağı’na terörist yetiştiren çete muamelesi yapılması en nazik ifadeyle müfterilik olarak damgalanacaktır.”

“- Şüphesiz AKP hükümeti ve tüm hücrelerine kadar zehirlediği adalet müessesesi tescilli ve kanlı asıl teröristbaşını aklama derdine düşerken, Genelkurmay Başkanlığı yapan saygın isimlere terör örgütü çamuru sıçratması ve örgüt yöneticiliği iftirasını reva görmesi ahlaksızlıktır.”

“- Tarafsızlığı kalmamış, objektifliği tarumar olmuş bir hukuk anlayışına saygı duymak ve kararlarını vicdanlarda onaylamak hiç şüphesiz akla ve mantığa aykırıdır.”

Kamuoyuna baktığımızda, Devlet Bey’in de ifade ettiği gibi söz konusu davada varılan sonuçlardan, aşırı ve ölçüsüz cezalardan malum bir azınlık dışında kimse memnun kalmadı. Yandaşlar ise verilen uçuk ve kaçık cezalara sevindi ve neredeyse bayram etti. AKP hükümetinin ise bir tek havalara uçmadığı, şenlik düzenlemediği kaldı.

Hesaplaşma naraları atılıyor ama hesabı görülenin Türkiye, Türk milleti, Türk Silahlı Kuvvetleri olduğu gerçeği unutuluyor.

Sonucu yine MHP’nin Lideri Devlet Bahçeli Bey’in ifadesiyle noktalayalım:

“- AKP hükümeti küresel ve bölgesel projeler gereğince Türk Silahlı Kuvvetleri’ne operasyon yapmış, hukuku baltalamış ve Türkiye’nin kanına girmiştir.”

Başbuğ Paşa’nın cezasıyla ilgili Devlet Bey’in soruları da gerçekten çok önemlidir. Kendi atadığı Genelkurmay Başkanı’nın cezası ne derece doğrudur? Başbuğ Paşa’ya Başbakan ve Cumhurbaşkanı 2 yıl boyunca nasıl dayanabilmişlerdir? Müebbet cezalar Başbuğ Paşa ve onun gibilerini demir parmaklıklar ardında ölüme mahkûm etmek değil midir?

Hayırlı bayramlar...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şahinbey
11 Ağustos 2013 Pazar 23:45
Amaçlarına ulaştılar...!!!
Türk Ordusunu devre dışı bırakanlar amaçlarına ulaştılar. Kato Dağında meşalelerle kutlama var, Yeni Türk Ordusu seyrediyor. Terör örgütü talimat üstüne talimat veriyor bizim milli irade sözcülerinden ses yok. Aman ha çözüm sürecine halel gelmesin diye adeta sus pus olmuşlar. Beslediğimiz Suriyeli katiller her yerde Müslüman kanı döküyor hem de Bayram-Ramazan demeden. Üçbin kaçakçı Türk Ordusuna saldırıyor,18 askerimiz yaralı, Suriye den atılar mermiler vatandaşlarımızı öldürüyor. Sayın Davutoğlu meydan da yok. Ne desin beslediğimiz katiller içeride ve dışarıda kan döküyor. Barzani abileri Kürt konferansı topluyor, bizimkiler adeta sinmiş, ses yok. İstanbul 1920 de işgal edildiği dönem de İstanbul hükümeti adabı muaşeret kuralları uygulamakla meşguldü.Bizim başbakanda rakı ile meşgul...
Mantık
10 Ağustos 2013 Cumartesi 13:45
Bu nasıl
Darbeye teşebbüs etmek,milli iradeye kast etmek,lav silahına boru parçası demek,yazılı belgelere kağıt parçası demek.. MHP'ye oy isterken aziz milletimizin hassasiyetlerini gözardı edip yanılırsınız. Bunların hepsine masumdur derseniz millete ihanet etmiş olursunuz. Kendinizi de inkar etmiş olursunuz. Gerçekçi olunuz biraz.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim