• BIST 90.118
  • Altın 146,473
  • Dolar 3,6280
  • Euro 3,9373
  • Malatya : 15 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 16 °C
  • İstanbul : 14 °C
  • Elazığ : 14 °C
  • Adıyaman : 17 °C

“Bir Türkiye milletinin önünde!..”

03.10.2011 00:00
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Milletin meclisi, yeni bir önemli bir yasama dönemine merhaba dedi...
Cumhurbaşkanı konuştu...
TBMM Başkanı konuştu...
Nihayet boykottan vazgeçip yemin etme yolunu seçen BDP’liler de konuştu...
Cumhurbaşkanı, “Kan ve şiddetle hak aramaya çalışanlar tarihi bir yanılgı içindedirler… Devletin bütünlüğüne dönük salıdırlar bir hak arayışı olarak sunulamaz” derken mesajın adresi çok uzaklarda değildi.
Bu yakın adresin sözcüsünün parlamentoya ilk görevini tevdi ederek “…barış tezkereleri”ni tartışmaktan söz etmesi de ayrı bir mesajdı.
Aynı zat “Parlamento her şey değildir, hiç birşey de değildir. Asıl çözümler sokağın sesiyle yükselir” derken yine bildik mesajlarını aktarıyordu TBMM’nin yeni yasama dönemine girişinde...
Karşılıklı mesajlar üzerine görüşümüzü bir başka yazıya bırakıp “olayların ismi” Leyla Zana’nın da yemin ettiği törene dönelim!
Oturum Başkanı TBMM Başkanı Cemil Çiçek... Anonslar yapılıyor tek tek çağırılıyor BDP’liler…
Tutukluların dışında 1 milletvekilinin boykota devam ettiğini beyan ettiği TBMM oturumunda yemin eden BDP’liler, önlerindeki metni okuyorlar:
“-Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakâttan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
Bu yemin edenler; vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünden söz ediyorlardı...
Türk Silahlı Kuvvetleri Komutanlarının yine dinlemediği bu isimler “Büyük Türk milleti” önünde hem namusları hem de şerefleri üzerine yemin ediyorlardı!
Büyük Türk milletine yaşatılanlar birer birer film şeridi gibi gözümün önünden gelip geçmeye başladı ki sırada 20 yıl sonra yeniden kürsüye gelen biri vardı...
Adı Türk basını olan malum mevkutenin “Zana, yemin törenine küçük bir hatayla imzasını attı” dediği Hanımefendi, 1991 yılında Meclis kürsüsünde yaşattığı rezilliğin ardından bu kez de Meclis Başkanının fark etmediği (!), üstelik teşekkür ettiği bir büyük yanlışa imza atıyordu.
Leyla Zana yeminini “Büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim” diye bitireceğine aynen şöyle diyordu:
“- Bir Türkiye milleti önünde...”
Komedi bitmemişti; Başkanlık kürsüsünden “Teşekkür” bile gelmişti...
Ya sonrasındaki açıklamaya ne demeli... Yemin görüntüleri çok iyi incelenmiş ve hata bulunmamıştı!
Gelen teşekkür doğru değildi... Yapılan açıklama hatalıydı… Çünkü o yemin geçersizdi... Tekrarlanması gerekiyordu... Ama görmezden(!) gelindi... Ama edilen bu yanlış yemin, büyük Türk milletinin canını bir kere daha acıttı...
Görüş beyan eden herkes “…Meclis Başkanının kürsüden fark edip yemini tekrarlatması gerekirdi” diyordu.
Sözde Türk basını da manşetini atıyordu:
“…Zana yeminini okuduktan sonra sorunsuz bir şekilde yerine döndü!”
Yazık... Yazık... Yazık...
Yaşadığımız çağa örnek bir hikaye ile yazımıza nokta koyalım:
Hükümdar İskender, felsefenin duayeni sayılan Aristo’ya bir mektup yazar. Fethettiği topraklardaki insanları tahakkümü altında tutabilmek için neler yapması gerektiği konusunda görüş beyan eder.
İskender, sorar:
1. Ülkenin ileri gelen insanlarını sürgüne mi göndereyim?
2. Ülkenin ileri gelen insanlarını hapse mi atayım?
3. Ülkenin ileri gelen insanlarını kılıçtan mı geçireyim?
Aristo, cevabını yazar:
1. Sürgünde toplanıp sana karşı başkaldırırlar.
2. Hapishaneler militan yuvası olur, kontrolden çıkarlar.
3. onlardan sonraki kuşak intikam hırsıyla büyür, tahtını sallar!
Çözüm; insanların arasına nifak tohumları ekeceksin! Birbirleriyle savaşınca hakem olarak kendini kabul ettireceksin! Ama barışa giden bütün yolları tıkayacaksın!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Kadir
05 Ekim 2011 Çarşamba 11:13
vatan millet isin perdesi
ya birakin ya. Irkcilarin arkasinda derin gucler vardi. Ondan sesleri gur cikiyordu. Yoksa akli basinda kim takilir bunlarin arkasina.
nerdesiniz
04 Ekim 2011 Salı 19:45
vatan millet diyenler
Benim,bayrağını,ülkesini,topraklarını seven mhp li arkadaşlarım...başörtüsü için sokaklara dökülüyordunuz,memleket elden gidiyor,hergün onlarca şehit veriyoruz neden sesiniz çıkmıyor,başörtüsü vatandan daha mı önemliydi?
kaybolmuş
04 Ekim 2011 Salı 19:40
millet aranıyor
Şahinbey ağzınıza sağlık,duygularımıza tercüman olmuşsunuz,o nedenle yazmaktan vazgeçtim..
Şahinbey
04 Ekim 2011 Salı 17:57
Ülke elden gitmiş...!!!
Kaçırılan er Aykut Çelik in söyledikleri tarihe geçecek nitelikte...Bölgede Devlet yoook. Bizim başbakan Suriyeye horozlanırken Türkiyenin bir bölümü elden gitmiş umrunda değil. Sayın başbakanı anladık, Obama ile gönül yaparken gaza gelmiş tutana aşkolsun, hiç mi çevresinde aklı-selim düşünen adam yok. Terör örgütü; askerleri, polisleri, öğretmenleri, memurları, sivil vatandaşları ya öldürüyor, yada kaçırıyor... Aylarca dağda Türkiye içindeki kamplarda tutuyor, ailelerine adeta işkence ediyor. Kaçırılanlar kadar aileleride her gün korkudan ölüyor... Ama ortada ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakan, ne de Meclis Başkanı var...Tabii en önemlisi bu yaşananlara karşı tepki gösteren muhalefete destek veren de yok. Yani ortada Türk Milleti yok... Kaybolmuş, yokolmuş. Teröre karşı bir Öğretmen Sendikası tepki yürüyüşleri düzenliyor katılanların sayısı çok gülünç...??? Üç-beş yüzü geçmiyor. Çevrede toplananlarda sırıta sırıta seyrediyorlar, hiç tepki yok. Yedi düvele başkaldıran ve ülkesini işgalden kurtaran dedelerin torunu bu millet olamaz...??? Allah Türk Milletine akıl-fikir versin. Söyleyecek sözümüz yok, herkes acısı ile başbaşa kalıyor, sahip çıkan yok. Reha Muhtar çok haklıymış...Ne Devlet var ne de Millet.
bu hale
04 Ekim 2011 Salı 13:51
nasıl geldik
Ne yazık ki toplum olarak tüm ulusal değerlerin harcandığı,çıkarlar uğruna Türkiye aleyhine sözlerin söyletilebildiği bir toplum olduk.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim