• BIST 83.282
  • Altın 85,978
  • Dolar 2,2180
  • Euro 2,7565
  • Malatya : 8 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İzmir : 8 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Elazığ : 5 °C
  • Adıyaman : 7 °C

Bütçeyi Cuma günü Meclis’e göndereceğiz

07.10.2013 15:43
Bütçeyi Cuma günü Meclis’e göndereceğiz
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin çalışmaların bitmek üzere olduğunu, yakın bir zamanda açıklanacağını belirterek, "Bütçeyi de Cuma günü Meclis'e göndereceğiz" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin çalışmaların bitmek üzere olduğunu, yakın bir zamanda açıklanacağını belirterek, "Bütçeyi de Cuma günü Meclis'e göndereceğiz" dedi.

Bakan Şimşek, CNN Türk canlı yayınında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Uluslararası Para Fonunun (IMF) Türkiye ekonomisine yönelik açıklamalarını değerlendiren Şimşek, dışarından yapılan eleştirileri yapıcı ve yol göstericiyse dikkate aldıklarını söyledi.

IMF'nin 2013 yılı 4. madde görüşmeleri sonrasında Türkiye'ye dönük değerlendirmelerinde kısmen haklı noktalar bulunduğunu dile getiren Şimşek, bunun yanında IMF'nin geleneksel şablonlarına dayalı önerilerde de bulunulduğunu ifade etti. Türkiye'de cari açık sorunu bulunduğuna ve bunun yapısal bir sorun olduğuna dikkati çeken Şimşek, bunun kısa vadeli, günübirlik politikalarla çözülemeyeceğini vurguladı.

Şimşek, yapısal reformlar kapsamında enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına, Ar-Ge ve inovasyonun geliştirilmesine, insan kaynağının kalitesinin artırılmasına ve yatırımların artması için alt yapı projelerine ağırlık verildiğini, Türkiye'nin 25 alanda çabalarını sürdürdüğünü anlattı.

Türkiye'nin son yıllarda öngörmediği şoklarla karşı karşıya kaldığına işaret eden Şimşek, "Türkiye 3 şokla karşı karşıya kaldı. Avro Bölgesi'ndeki kriz, Orta Doğu'daki çalkantılar ve bu çalkantıların enerji fiyatlarına yansıması. Tüm bunlar Türkiye'nin cari açığını ve finansman ihtiyacını artıran faktörler. IMF'nin bu yöndeki değerlendirmesini kısa vadeli bir yaklaşım olarak görüyoruz. 'Sorununuz var hemen şunu yapın' şeklinde bir yaklaşım" diye konuştu.

Maliye Bakanı olarak para politikası konusunda değerlendirme yapmasının doğru olmayacağını vurgulayan Şimşek, para politikasında sınırlandırma deyince akla hemen faiz artırmanın geldiğini, bunun çok geleneksel bir yöntem olduğunu söyledi. Bu konuda alternatif yöntemler bulunduğunu belirten Şimşek, makro ihtiyati tedbirlerle kredi piyasasının biraz sıkılaştırılabileceğini, yani seçici olarak KOBİ'lere, sanayiye, girişimciye, krediler ve teşvik verilebileceğini ama tüketici kredilerine de çok ciddi sınırlamalar getirilebileceğini kaydetti.

Türkiye'nin bu seçenekleri de değerlendirdiğini anlatan Şimşek, "IMF'nin sunduğu yaklaşım, çerçeve tek bir çerçeve değil" dedi.

IMF'nin kamu harcamalarının kısılması yönündeki talebinin haklı olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:

"Doğru talebe doğru demek lazım ama bütçede de göreceksiniz özellikle cari harcamalara yönelik olarak çok ciddi inisiyatifler aldık. Yakında bütçeyi açıklayacağız. Özellikle  son yıllarda çok büyük genişleme kaydeden kamu personel alımı noktasında belki farklı bir yaklaşım içerisine gireceğiz. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu personeli alacağız ama geçtiğimiz yılda hakikaten çok çok, yani bütün dünya kamuda küçülmeye giderken biz bayağı büyümeye gittik. 2007'den bu yana kamuda taşeron, hizmet alımı da dahil neredeyse 700 bin civarında ilave kamu personelinde gelişme var. Bu çok ciddi bir rakam. Bütün dünyada ise tam tersine bir gidişat vardı. Bu şunu gösteriyor, Türkiye'nin makro dengeleri, bütçe dengeleri iyi olduğu için Türkiye'nin ihtiyacı olan birçok alanda personeli aldık ama ilanihaye bu devam etmez. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu alanlarda genişleme makul ama ihtiyaç duymadığı alanlarda artık bizim disiplini oturtmamız lazım, ben onu kastettim."    

Şimşek, cari açık ve kırılganlık kaynağının farkında olduklarını ve gerekeni yaptıklarını, para politikasında alternatif yaklaşımları değerlendirdikleri, maliye politikasında da cari harcamaları azaltacak, kamunun genişlemesini makul düzeye çekecek bir yaklaşım içinde olacaklarını belirtti.

Türkiye'nin yapısal reform ihtiyacının ortada olduğunu ifade eden Şimşek, hükümet olarak, çok geniş bir yapısal reform gündemleri olduğunu, bu gündemi daha da derinleştirilmeyi amaçladıklarını belirtti. 

Türkiye ekonomisinde büyümede 4'te 3 oranında özel tüketimin yani iç talebin etkili olduğunun altını çizen Şimşek, ancak kriz zamanlarında ya da "çok ağır şekilde frene basıldığında" ihracat kanalıyla büyümenin gerçekleştiğini, bunu değiştirmek gerektiğini ifade etti. Bunun da eğitimden, yargı reformuna kadar bir çok unsuru içerdiğini anlatan Şimşek, "BM İnsani Gelişmişlik Endeksi'nden bizi aşağı çeken önemli faktör eğitimdir. Şu anda 25 yaş üstü nüfusumuzun okulda geçirdiği süre ortalama 6,5 yıldır. 25 yaş üstü nüfus ortaokul terk bir nüfustur, bu nüfusla dünyada en büyük 16. ekonomi konumuna gelmişiz. Bu çok büyük bir başarıdır. Bundan daha büyük bir sıçrama yapabilmemiz eğitimdeki sıçramaya bağlıdır" diye konuştu.

Kamu harcamalarıyla büyümenin sürdürülebilir bir büyüme olmadığını belirten Şimşek, en büyük hatanın seçim öncesi popülizm tuzağına düşmek olacağını söyledi. AK Parti döneminde en az 7 tane referandum, yerel ve genel seçim yapıldığını hatırlatan Şimşek, hiç bir zaman böyle bir yaklaşım içerisine girmediklerini vurguladı. Seçim bütçesi yapmadıklarını ve böyle bir uygulama içerisinde olmayacaklarını ifade eden Şimşek, bütçede de böyle bir yaklaşım içerisinde olmadıklarının açıkça görüleceğini kaydetti.

"OVP çalışmaları bitmek üzere, muhtemelen yarın açıklanır"

Bakan Şimşek, Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin çalışmaların bitmek üzere olduğunu yakın bir zamanda, belki yarın açıklanabileceğini bildirdi.  Bütçeyi de Cuma günü Meclis'e göndereceklerini belirten Şimşek, "Anayasa gereği son gün 17'sinde ama biz  bayramda kimseyi çalıştırmak, yormak istemiyoruz, onun için planımızı, programımızı Cuma  günü teslim edecek şekilde yaptık" dedi. 2014 bütçesinin, mali disiplini ciddi bir şekilde gözeten, aynı zamanda Türkiye'nin dört bir yanındaki alt yapı ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir bütçe olduğunu anlatan Şimşek, bu bütçede de klasik hale geldiği gibi açığı en düşük düzeyde tutmayı amaçladıklarını söyledi.

Gelecek yıl için şu an itibarıyla kararlaştırılan yeni bir vergi artışının olmadığını ifade eden Şimşek, "Şu an itibarıyla kararlaştırdığımız, üzerinde çalıştığımız nihai hale  getirdiğimiz bir tedbir yok. Duruma bakacağız. Bütçe dengeleri ve mali disiplini önemsiyoruz. Gerektiği zaman gerekli tedbiri almaktan imtina etmeyiz, ama şu aşamada acilen alınması gereken bir tedbir seti söz konusu değil" diye konuştu.

Büyüme hedeflerine ilişkin eleştirileri de değerlendiren Şimşek,  şöyle konuştu:

"Biz de gönül ister ki çok daha büyük büyüme hedefleri koyalım ve başaralım ama gerçekçi olalım dünyadan son 60 yılın en büyük krizinin yaşandığı bir dönemdeyiz ve bu dönemin sonuna da gelmedik. Bizden en büyük mal alan AB perişan, Orta Doğu'daki gelişmeler ortada. Biz bu sene için yüzde 4 büyüme öngörmüştük. IMF'nin AB için öngörüleri doğru çıksaydı biz bu hedefi büyük ihtimalle tutturacaktık."

Şimşek, Türkiye'ye giren sıcak paraya ilişkin olarak, Fed Başkanı Ben Bernanke'nin yaptığı açıklamanın ardından piyasaların rahatsız olduğunu, parasal genişlemenin sonuna gelindiğine ilişkin tereddütlerin ortaya çıktığını söyledi.

Bu durumun gelişmekte olan ülkelere para girişini tersine çevirdiğini kaydeden Şimşek, "Temelleri sağlam olan ülkelere para her zaman akmaya devam edecek. Para aslında hala dünyada bol. Türkiye'nin bir cari açık problemi var, onun dışında ülkemizin temelleri, karşılaştırılabilir birçok gelişmekte olan ülkeye göre daha iyi. Bankaların sağlıklı bir yapıya sahip olması anlamında Türkiye en güçlü ekonomilerden biri, dolayısıyla aslında Türkiye'nin temelleri sağlam" değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği'nin büyük bir kriz, dış ticaret fazlası verdiği Orta Doğu ülkelerinde çalkantılar olduğunu anımsatarak, "Fed bilançosunu neredeyse 4'e katladı. Buradan ne zaman çıkacağını gündeme getirdiği zaman piyasaları rahatsız ediyor. Bütün bunlara rağmen Türkiye'den para çıkışı son derece sınırlı oldu, eylül ayından itibaren de ülkeye net bazda para girişi başladı. Mayıs ile ağustos arasında bir çıkış oldu ancak, bu çıkış zirvede bile 4 milyar dolar civarındaydı. Şu bir gerçek ki bütün olay algı üzerine, Financial Times'ı okuduğunuzda Türkiye'nin bütçe açığına ilişkin yorum görüyorsunuz, halbuki bizim bütçe açığımız yüzde 1'ler civarında ama yine de hala Türkiye'yi dışarıda kategorize etme çabaları var" ifadelerini kullandı.

Brezilya, Güney Afrika ve Hindistan gibi ülkelerin bu süreçte Türkiye'den daha fazla etkilendiğini belirten Şimşek, siyasi istikrarın bu noktadaki önemine dikkati çekti. Şimşek, Avrupa'nın son yıllardaki en büyük sorununun güçlü bir siyasi liderlik sorunu olduğunu vurgulayarak, "Avrupa'da hakikaten bir siyasi istikrar sorunu vardı. Almanya'da Merkel'in güçlü bir şekilde seçilmiş olmasıyla Avrupa'daki bu sorunlar aşılabilir" diye konuştu.

"ABD 3. dünya ülkesi gibi davranıyor"

Şimşek, küresel ekonominin tam toparlanma sürecine girmişken ABD'de bir siyasi kriz oluştuğuna işaret ederek, "ABD sıradan bir ülke değil ama şu anda 3. dünya ülkesi gibi davranıyor. Bu ABD'nin imajını olumsuz etkiliyor. Obama'nın Asya seyahatini ertelemesi tuhaf bir şey" dedi.

Söz konusu gelişmenin Türkiye'ye yansımalarına da değinen Şimşek, şöyle konuştu:

"ABD'de işlerin iyiye gitmesi Fed'in para basma sürecini sona erdirmesini beraberinde getirir, kötüye gitmesi ise bunun ertelenmesi anlamına gelebilir. Bu Türkiye için olumsuz değil. ABD'de işlerin iyiye gitmemesi petrol fiyatlarını da aşağı çeker, yine belki doların değerini olumsuz etkileyebilir. Bunlar kesin şeyler değil. Bunlar aslında kısa vadede Türkiye açısından olumsuz gelişmeler değil. Ama ABD'deki bu durumun dünya ekonomisindeki toparlanmayı rayından çıkarma riski de var. Dolayısıyla kısa vadede bize doğrudan olumsuz bir yansıması görülmüyor. ABD gibi bir ülkenin teknik bir iflasa gitmesi çok makul bir senaryo değil."

"Benim tahminim vatandaşımızın yastık altındaki dövizi sisteme sokmasıyla kaynaklandı"

Bakan Şimşek, 4,8 milyar dolarlık sıcak para girişi hakkında yapılan spekülasyonlara değinerek, bu durumun adı üzerinde bir "net hata ve noksan" olduğunu dile getirdi. Bazen turizm gelirlerinin çok iyi hesaplanamadığını bu durumun bundan kaynaklanabileceğini ifade eden Şimşek, "Bir diğer önemli kaynak şu olabilir bizim vatandaş her zaman yastık altında döviz bulundurur ve şartlar ağırlaşınca o döviz piyasaya gelir. Yastık altından da para girdiğinde sisteme para girmiş olur illa Suriye'den gelmiş olması gerekmiyor. Suriye'den de gelebilir bilemiyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, söz konusu paranın Varlık Barışı'ndan bankalar yoluyla gelmesi durumunda da kaynağının belli olacağını belirterek, "Benim gözlemleyebildiğim kadarıyla o anlamda da çok büyük bir para girişi henüz yok. Ekonomist olarak benim tahminim vatandaşımızın yastık altındaki dövizi, altını piyasa getirip, sisteme sokmasıyla kaynaklandı" dedi.

"Merkez Bankamız başarılı"

Şimşek, Merkez Bankası'nın kredibilitesinin önemine de değinerek, son yıllarda merkez bankalarından çok şeyler beklenmeye başladığının altını çizdi. Batıda merkez bankalarının süper kahraman rolüne zorlandığını kaydeden Şimşek, "Bugün bütün yük Fed'in üzerinde çünkü öbür ayaklar iyi çalışmıyor. Biz Türkiye'de uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Dünyada olup bitenleri dikkate alırsak iyi iş çıkardıkları kanısındayım, Merkez Bankamız o açıdan başarılı. Eleştirip yerden yere vurmak yanlış, bunu hak etmiyorlar, zor bir dönemden geçiyoruz ve onlardan çok şey bekliyoruz. Dünya ekonomisini ve petrol fiyatlarını biz şekillendirmiyoruz. Fed'in kararlarına bizim etkimiz yok ama bunlar bizi etkiliyor" ifadelerini kullandı.

Esnafların parasızlık nedeniyle yeni POS cihazlarını alamadığına ilişkin iddialarına ve ek süre taleplerine de cevap veren Şimşek, kendilerinin POS cihazları konusunda rekabet şartları oluşması amacıyla daha önce öteleme yaptıklarını ve bugün o şartların sağlandığını söyledi.

Mevcutların sisteme geçişi için bir iki yıl olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Yeni bir erteleme gündemde değil. Kayıtdışılıkla mücadele bu ülkede en az terörle mücadele kadar önemli bir husus. Çünkü olay sadece vergi kaybı değil, olay Türkiye değil. Türkiye'nin rekabet gücü ve verimlik, Türkiye'de ölçek büyütmektir. Kayıtdışılık 76 milyondan da adeta çarpma gibi bir şeydir. Son yıllarda bu alanda ilerleme sağladık. Kayıtdışılık da AB ortalaması yüzde 18,5, hedefimiz 3-5 yılda AB hedefine doğru gitmek, sonra da Avrupa'nın en iyileri arasında yer almak" diye konuştu.

Yeni nesil POS cihazına neden gerek duyulduğunu da açıklayan Şimşek, "Eskiden bir restorana yada herhangi bir yere giderdiniz. Kredi kartıyla ödeme yapardınız, normalde onun hemen kayda geçmesi gerekiyordu ama fiş kesilmediği için geçmiyordu. Sonra da Maliye oturup POS cihazlarının çıktılarını incelerdi. Şimdi ise kredi kartı ile ödeyecekseniz POS cihazından fiş de çıkacak. Kredi kartıyla ödediğiniz ürüne zaten KDV dahil ama esnaf kardeşimiz fiş kesmediği zaman cebine atıyor. Fişi kesecek ki 76 milyona eğitim, sağlık olarak dönsün. Kayıtdışılıkla Mücadele Eylem planında öngörülen uygulamalarda hiç geri adım atmayacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Akaryakıt kaçakçılığıyla çipli mücadele

Şu anda üzerinde çalıştıkları konular hakkında da bilgi veren Şimşek şöyle konuştu:

"Üzerinde çalıştığımız bir sürü konu var. Kayıtdışılıkla mücadele kapsamında akaryakıt kaçakçılığını önlemek için araçlara çip takmaktan tutun, elektronik fatura uygulamaya geçti, elektronik arşiv uygulamasına, müşteri cari hesap dediğimiz yani tüm mükellefler için biz, uluslararası derecelendirme kuruluşu gibi reyting yapacağız. Yani reytingi yoğun olanlara KDV iadesinde kolaylık sağlayacağız, iyi olmayanları da takibe alacağız denetleyeceğiz. Dolayısıyla mükellef, eğer yükümlülüklerini iyi yerine getiriyorsa başımız gözümüz üstünde yeri var, ödüllendireceğiz. Ama öbürlerini de tabiki ödüllendirmeyeceğiz."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine bir talimatları olduğunu ve bu konuda çalıştıklarını dile getiren Şimşek, "Gittiğimiz her yerde fırça yiyoruz. 'Niye bu KDV iadeleri  bu kadar zaman alıyor?' diye. 'Milletin parasını iade edeceğiz, inceleme yapmamız lazım. Onları hızlandır' diyor. Şu anda KDV iadelerini nasıl hızlandırırız, özellikle ihracatçımıza nasıl daha çok yardımcı oluruz, bunlar üzerinde çalışıyoruz. Çalıştığımız çok konu var. Vergi denetiminde elektronik denetim sistemleri üzerine çalışıyoruz. Bunlar ufak, aşağıdan, derinlemesine yaptığımız mikro düzeydeki çalışmalar" diye konuştu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0422. 323 45 00 (PBX) Mobil 0534. 213 44 44 | Faks : 0422 . 323 95 00 | Haber Yazılımı: CM Bilişim