• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Malatya : 8 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İzmir : 8 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Elazığ : 6 °C
  • Adıyaman : 9 °C

Çakalların eli tetikten düşmüyor

07.09.2011 00:28
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Başkent Ankara’da yine yaptılar yapacaklarını...
Düzenledikleri kongrede PKK'ya saygı duruşunda bulundular, sloganlar attılar, eli kanlı örgütün sözde marşını okudular.
Özgürlük, barış ve devrim mücadelesinde (!) şehit düşenler anısına saygı duruşunda bulundular. Ayağa kalkmayan gazetecilere “Yuh, basına yuh” diyerek tepki gösterdiler.
Yani özetle; BDP bebek katili, eli kanlı terör örgütü PKK’dan beslenmeye devam ediyor.
Başkentte bu hainlikler sergilenirken Munzur Çayı’ndan yine feryatlar yükseliyor...
Çakalların eli tetikten düşmüyor!
Saat gecenin 21.40’ı…
Üzeri kapalı halı sahada futbol oynayan polislere, üzerlerinde asker kıyafeti olan çakallar uzun namlulu silahlar doğrultuluyor!
27 yaşındaki Komiser Cem Kerman; öğretmen eşi Dilay Turan Kerman ile birlikte şehit düşüyor... Edirne'deki baba evine ateş düşüyor bir kere daha...
Daha bir yıl olmamıştı Cem ile Dilay’ın düğünü olalı...
Cem, akademiyi bitirmiş ve Sakarya’da göreve başlamıştı bile... Sonra biricik aşkı Dilay’ın iş meselesine sıra gelmişti... Öğretmendi Dilay, kolay değildi devlet kapısında görev almak... KPSS boyunduruğunda buldu kendisini ve sonra da iş kaygısıyla kendisine mezar olacak Tunceli’yi seçti kara yazgısına... Cem de eşiyle birlikte koştu Munzur’un kıyısına…
Vicdanlar karardı, çakallar sahne aldı, tetikten düşmeyen elleriyle yine kan döktüler haince...
İşsizlik endişesinin bile ayıramadığı Cem ile Dilay’ı çakallar ayırdı... Şimdi Komiser Cem, serhat şehri Edirne’de, Dilay Öğretmen de Ankara’da kara toprağa düştü...
Şehit babasının acı veren cümlesiyle yazıya nokta koyalım:
“-Bu terörü bitirmeyenler utansın!”
Ve, diyorum ki bayram geçti ve eli kanlı bebek katillerinin üzerine çullanmanın tam zamanıdır artık... Kara harekatı acilen başlatılmalıdır artık…
Başlarına yığılan bombaların ardından Mehmedimin nefesini de artık hissetmeli hainler...
***
Gelin biraz da CHP cephesinde neler oluyor, ona bakalım!
Öncelikle başlığımızı atalım; Kılıçdaroğlu karavana yedi, Tanrıkulu karavana attı!
Evet, Ana muhalefet partisine bir haller oldu...
Parti içi savaşı unutan lider tabakası, Somali’den ses verdi. Ardından bayram sürprizi olarak Aktütün’de soluk aldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sınır bölgesindeki askeri birliği ziyareti ve Mehmetçikle karavanaya kaşık sallaması gerçekten güzeldi, yerinde idi...
Kılıçdaroğlu’nun Aktütün 5. Hudut Tabur Komutanlığı'nda askerlerle bayramlaşması ve birlikte öğle yemeği yemesine kimse bir şey diyemez.
Ancak, Kılıçdaroğlu Van-Hakkari hattında Mehmetçiğe moral verirken lideriyle birlikte Van’a gelen CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun ilk durağının teröriste destek verenlerin düzenlediği “canlı kalkan” eyleminde ölen BDP’li için kurulan taziye evi olması ilginçti... Tanrıkulu, partisi adına dostlarına başsağlığı dilerken bugüne kadar nakarata dönen demeci de patlattı:
“…Artık hiç kimsenin Türkiye'de burnunun dahi kanamaması lazım. Türkiye de barış, güvenlik politikalarıyla oluşmaz, oluşturulamaz. 30 yıldır Türkiye toplumu bu ölümlerden büyük acı duydu. Hiçbir insanımızın ölümüne kimsenin tahammülü kalmadı.”
Bu görüntüyle CHP’de çok başlılığın son örneğini de böylece yaşamış olduk. Kılıçdaroğlu karavana yerken, yardımcısı Tanrıkulu karavana attı!
Ve noktayı George Jacques Danton’un günün sözü ile koyalım:

“- Eğer vatan tehlikede ise, her şey vatana aittir.”
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
tek parmak
09 Eylül 2011 Cuma 12:10
devlet
gerçekten bu bir avuç teröristle ve onun şehir içi uzantılarıyla siyasi tetikçileriyle başa çıkamayan bir devletin bayrağı altında yaşamak bize acı vermeye başladı. nasrettin hocanını boncuk arayış tarzında devlet yönetilmez. sancılar ayak parmaklarımıza kadar indi. millet iktidarın başındanda muhalefetlerin başındanda gerçekten kurtulmak istiyor.bu böyle biline. böyle gitmemeli, gitmez de.
Şahinbey
08 Eylül 2011 Perşembe 12:26
Barış çok zor...
Doğru çakalların eli tetikten düşmüyor, kimlerden destek alıp şımardıkları ortada. Esip coşan hükümetimiz ortada yok. Mesut ağabeyleri ve Celal amcaları kem küm ediyor. Müttefik ABD yanınızdayız diyor ama... İran kandili yerle bir ediyor, terör örgütü aman diliyor. Bizimkiler davul-zurna eşliğinde kara harekatı türküleri söylüyor...Ama her gün sayısız şehit cenazeleri geliyor. Derken hükümetimiz ortaya çıkıyor; bedelli müjdesi veriyor. Dağda terörle mücadele eden Mehmetciklerimiz moral kazanıyor...??? Moral verme anlayışı da değişmiş haberimiz yok. Halbu ki önceki Genel Kurmay Başkanları bedelliye karşı çıkıyorlardı. Zamanı da düşündürücü. Terörün tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Askerden kaçabilirsiniz dercesine...??? Sezgin Tanrıkulunu tanırım bir başsağlığı ziyaretini büyütmemek gerek, ne de olsa seçilmiş bir yönetici. Eylem hoşumuza gitmesede barışçı olanlara tahammül gösterilmeli kanaatindeyim...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim