• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Malatya : -1 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 11 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Elazığ : 0 °C
  • Adıyaman : 6 °C

Dilim başıma giydirir kilim

30.07.2010 19:10
Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Van"ın Saray ilçesinde yaşayan Sıdıka Platin kocası tarafından kulağının kesilmesi haberiyle tanındı geçen yıl.                                                                                                                                                  

30 yaşındaydı.20 sinde başlık parası karşılığı kocaya verilmişti.10 yıllık evliliğine 4 çocuk sığdırmıştı. Kocasından her gün dayak yiyordu.2 yıl önce bir evladını yitirdi. Eşi Faruk Platin Sıdıka ya uyguladığı şiddeti daha da artırmaya başladı. Geçen yıl eylül ayında öldüresiye dövdü, sonrada yüzünden bıçakladı ve kulağını kesti. Hastaneye kaldırılan Sıdıka Platin tedavisi tamamlandıktan sonra kadın sığınma evine yerleştirildi. Eşi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.45 gün kaldığı sığınma evinde. eşinin tehditlerine maruz kaldı. Daha fazla tehditlere dayanamayan Sıdıka, mahkemeye başvurarak evine tekrar dönmek zorunda kaldı.5 yıla kadar hapis cezası istenen koca, mahkemedeki iyi hali göz önünde bulundurularak 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı suçu 5 yıl içinde tekrarlama koşuluyla serbest bırakıldı. Bu arada eşini dövmeye devam etti.1 hafta önce eşini tekrar öldüresiye dövdü. Komşuları tarafından hastaneye kaldırıldı. Kadın dernekleri hastane önünde pankartlar açtı, protesto etti. Fakat Sıdıka kendinde olmadığı için bunlardan habersiz tedavi görüyordu.                                                                    

Kadın dernekleri o kadar tepkili ki, eğer Sıdıka kocasına verilmeseydi, devlet onu koruyabilseydi bunlar olmayacaktı şeklinde tepkilerini dile getirdiler.                                                                

Hiç de haksız değiller. Bu ülkede bunu yaşayan sadece Sıdıka değil ne yazık ki. Binlerce kadın aynı ya da buna benzer şeyler yaşıyor…                                                                                                             

Öncelikli olarak en büyük sorun anne baba eğitimsizliği. Başlık parasına küçücük kızların kocaya verilmesi. Ardından parasızlık. Doğurdukları çocuklara bakacak maddi imkânı yok birçok insanın. Buna rağmen doğurup doğurup ya ortaya atıyorlar ya başlık parasına satıyorlar ya da çocuk esirgeme kurumuna veriyorlar…                                                                                                                                   

Eşinden gördüğü şiddetten bunalan kadınlar ailelerinin sahip çıkmaması sonucu çareyi devlette arıyorlar. Ama ne çare ki devlet tekrar” hadi kızım git dayağını ye, otur “diyor. Güya sığınma evleri var, güya diyorum çünkü bu kadınlar buraya yerleştikten sonra onları koruyacak kimse yok. Yani o da çözüm değil. Eğer Sıdıka nın kocası hapse girmiş olsa idi Sıdıka bu gün bunları yaşamayacaktı. Sıdıka nın güvenip inandığı devlet onu kocasının tehditlerinden koruyabilseydi tekrar evine dönmeyecekti…                                                                                                                     

Ya da Sıdıka gibiler şu anda bu eziyetleri çekiyor olmayacaktı. O adam eğer bir kez olsun cezaevine girmiş olsaydı bu yaptıklarının bir caydırıcılığı olacaktı…                                                                  

Peki devlete sırtınızı dayayamayacaksanız ne yapacaksınız. Orası meçhul işte…                                                

Çaresizlik o kadar zor o kadar kötü bir şey ki… İnsanoğluna her şeyi yaptırır…                                               

Şimdi şunu düşünüyorum Tayyip Bey televizyonlara çıkıp ne anlatıyor bize. Anayasa değişikliğinden bahsediyor. Kadın hakları diyor. Bu hükümet hangi kadının hakkını ne şekilde savundu acaba. Kadınların tek sorunu türbanmı. Onlara göre öyle… Kadın haklarında iyileştirmeler yapacağız diyor. Onu da geçiyorum 3 çocuk yapın diyor. Bunu derken ne de komik oluyor. Nasılda fakiri fukarayı düşünmeden konuşuyor. Kendisimi bakacak 3 çocuk yapanlara acaba. Çocuk doğurmakta ne var ki. Peki ya gelecekleri… Böyle başlık parasına satılan kızlar, ya da eşkıya gibi yetişen erkekler. Acaba Tayyip Beyin kızının başına bunlar gelse ne yapardı. Böyle ahkâm kesmek ne de kolay onun için…                                                                                             

Sıdıka nın olayında ders alınacak o kadar çok şey var ki. Eğitimsizlik, parasızlık, işsizlik vs…                             

Hani bir halk deyişi vardır, “dilim, başıma giydirir kilim”.bu halk oylarıyla ne zaman Tayyip Beyin başına giydirecek kilimi merakla bekliyorum…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Uzaktan bir okuyucu
07 Ağustos 2010 Cumartesi 12:51
Ya bir şiir daha okursa!
Bir hata yapar da bir ŞİİR daha okursa o zaman VAY HALİNE! Yüce Divan mahkumu olur! ÜSTÜN HUKUKÇULAR canına okur TAYYİP beyin! Uyum YASALARI bile onu İDAMDAN koruyamaz! Kilim-milim hava kalır o zaman.DİLİM-DİLİM doğrarlar adamı!
Bektaş BALCI
04 Ağustos 2010 Çarşamba 15:05
AH ŞU SİSTEM YOK MU !!!
Tayyip efendilerden evvel çok efendiler geldi geçti bu ülkenin başına.SIDIKALAR artıkça arttı. Tayyip efendi, SIDIKALARIN çoğalmasını ister mi? Bence istemez. Bu karman-çorman sistemin acil operasyona ihtiyacı var. Bu operasyonun gerçekleşmesi,ameliyatın başarılı geçmesi için TAYYİP efendinin elindeki TORNAVİDA yetersiz kalır. Ama milletimizin elindeki NEŞTER, birazcıkta olsa SİSTEMİN içindeki ÇÜRÜK-ÇARIKLARI kesip koparıp atmaya kafi gelir. Ne dersiniz!!!
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim