Murat  Çelik

Murat Çelik

Düğmeye basıldı, gündem değişti

A+A-

Malatya son günlerde sürekli gündem değişiyor değişmesine de bu değişimler yaşanırken bazı güzellikler gölgeleniyor mu?

Gölgelenmek mi isteniyor?
Soruları kendi kendime sormadan edemedim.
Cevap bulmuşta değilim.
Son iki haftada neler oldu?
Kayısı çiçeklerini don afeti vurdu, resmi sonuç açıklanmamasına rağmen feryat figan koprtanın ardı arkası kesilmiyor.
Geçtiğimiz hafta kayısı çiçeklerinde yaşanan don olayından sonra kimler zarar göreceğini (Kayısıcı, tarım ilacı satanlar, Gurbetçi kayısı işçileri vs.vs)
Unuttuğumuz yada şimdiler suskunluklarını sürdüren birde gece alemi var kayısı çiçeğinde yaşanan don olayından etkilenenler. Birahaneci, pavyoncu, garson, komi, çiçekçi, müzisyenler ve burada çalışan konsomatrisleri dolaylı da olsa etkilenecek. Nitekim gece de 200 TL"den 1000 TL ve üzeri harcama yapan müşterilerin çoğunluğu da kayısı üreticisi, satıcısı ve kayısı üzerinden para kazananlardı.
Şimdi bu kesimde kara, kara düşünüyordur, eminim nitekim onlarda ekmek parasını bu tür işlerden sağlıyor.
Şimdi dönelim asıl meselemize…
Kayısı üreticisine Devlet destek verceğini açıkladı, üretici bir nebzede olsa rahatladı.
Fakat resmi makamlarca “don” afetinden zarar gören miktar henüz açıklanmadı ve şüpheci olmamdan kaynaklanan bazı sorulara cevap bulamadım, işte cevabını bulamadığım sorular:
1-Kayısı çiçeğinde ki “don afeti” gündeme geldiği kadar ciddi boyutta mı?
2-“Don” afeti kasıtlı olarak mı abartıldı?
3-Don afetinin abartılı şekilde gündem oluşturulması “bazı” kayısı tüccarlarının elinde ki malı pahalıya satarak, felaketi kara mı dönüştürdü?
4-Şuana kadar neden resmi makamlarca “don”dan yaşanan zarar açıklanmadı?
Tüm bunlar kayısı çiçeğinde yaşanan don olayı ile cevabını bulamadığım sorular.
Gelelim “Faili Meçhul Balık Ölümüne”
Malatya Belediyesi ve 1. Organize Sanayi Bölgesi Yetkilileri açıkladı: “Balık Ölümleri Bizim Suçumuz değil” diye.
Fakat balık ölümlerinin neden ve nerden kaynaklandığını açıklaması gereken denetimci pozisyonunda ki Kurum Yetkilileri neden konuşmuyor?
Konuşmalarını teyit edecek belgeleri olmadığı için mi susmayı tercih ediyorlar?
Kamuoyuna suçluları deklare etmekten mi çekiniyorlar?
Medya tarafından kendilerine yöneltilecek soruları cevapsız bırakmaktan mı korkuyorlar?
Sözlü değilse bile şimdi buradan yazacaklarıma yazılı olarak da cevap verebilirler:
1-Malatya 2. Organize Sanayi Bölgesinde yasak olduğu halde neden hayvan kesimine müsaade ediyorlar?
a) Kesimhaneler Organize Yönetmenliklerine göre bu bölgelerde hizmet veremezler.
b) Bu İşletmelere kim nasıl ruhsat verdi ve hala hizmet vermeye devam ediyor?
c) Bu işletmelerde sakatat ve hayvan kesiminden kaynaklanan kan nereye akıtılıyor?
d) Bu tür işletmelerin kendilerine ait arıtma tesisi olması gerekmiyor mu?
2- 1. Ve 2. Organize bölgelerinde kimyasal ve boyar maddelerle üretim yapan firmaların ön arıtma sistemleri mevcut mu? Olmayanlara karşı ne gibi işlemler yapıldı?
3-Balık ölümlerinin yaşandığı tespit edilen Boran Deresine, arıtma tesisinin yetersiz olduğu bilinen İnönü Üniversitesi "nden gelen atık su karışıyor mu? Karışıyorsa ne gibi işlem yapıldı?
Evet, bu sorulara Yetkilerden cevap bekliyoruz kamu vicdanını rahatlatmak için.

Hangi güzelliklerin gölgelenmek istediğini pek yakında Sizlerle paylaşacağım.

Saygılarımla

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

5 Yorum