• BIST 83.059
  • Altın 146,576
  • Dolar 3,7547
  • Euro 4,0354
  • Malatya : -1 °C
  • Ankara : -7 °C
  • İzmir : 6 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Elazığ : -3 °C
  • Adıyaman : 5 °C

Ey Cemaat Sayın Kahya'yı Nasıl Bilirdiniz?

20.01.2010 12:38
Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

EY CEMAAT SAYIN ALİ OSMAN KAHYA"YI NASIL BİLİRSİNİZ?

Nasrettin hoca bir gün cemaatine:

“ Ey cemaat! Ben ölürsen size soracaklar.

"Ey cemaat hocayı nasıl bilirdiniz?" diye.

Siz o zaman ne dersiniz arkamdan…”

Cemaat:

“O nasıl söz hocam…  Allah geçinden versin, ağzınızda yel alsın…”

Hoca, “yahu cemaat elbette bir gün öleceğiz… Siz ne diyeceğinizi bana söyleyin…” der.

Cemaat, “elbette rahmetliyi iyi bilirdik, kendisini seviyorduk, kendisinden razı idik” diyeceğiz.

Bunun üzerine hoca “Öyleyse be mübarekler! Ben hayatta iken şöyle hayırla bir beni yad etseniz de, ben de şu kulaklarımla duysan ne olur yani…” der.

Aşağıda okuyacağınız her şey “hikmetinden sula edilmez hocanın bu nüktesinden” ilham alınarak yazılmıştır…

            *                                 *                                             *

Ali Osman Kahya…

Malatya Emniyet Müdürü…

Bundan dört yıl önce Şırnak"tan Malatya"ya ataması olunca bende “acaba?...” önyargıları oluştu…

Şırnak"a göre büyük, karışık ve bir o kadar da önemli bir ile, bu atama uygun mudur?

Daha tecrübeli ve büyük şehirlerden birinden atama olsaydı daha iyi olmaz mıydı? soruları zihnimi kurcaladı…

Aradan yıllar geçti…

Ve geçtiğimiz günlerde “17 İlin Emniyet Müdürü Değişti” haberi gözüme ilişince “inşallah Malatya"mızın Emniyet Müdürü değişmemiştir” diye heyecanla haberin devamını okudum.

Değişen Emniyet Müdürleri arasında Sayın Müdürümüzü görmeyince rahatladım.

Nerden nereye…

Ne derler, “insanlar elbiseleriyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanırmış…”

Bu tür atamalarda atananın “ geldiği yer, yaptıkları görev vs… ihtiva eden özgeçmişi” toplumda bir kanaat oluşturur…

Ancak değerlendirmek için uğurlamaya kadar görev başındaki performansını izlemek lazım…

 “Endişeli bir karşılamadan”, “inşallah değişmemiştir” düşüncesine sahip oluyorum…

Bu kanaatimiz elbette kendiliğinden durup dururken oluşuvermedi…

Sayın Müdürümüzün Malatya"mıza kazandırdığı artılardan,

Toplumda bıraktığı güzel imajdan kaynaklanıyor…

Değerlendirmelerde sokağa kulak vermek lazım…

Çünkü riya ve menfaat, konumuna ve makamına göre konuşma ve demeçlerden uzaktır sokak…

Acı da olsa kamuoyunun vicdanından, gönlünden geçen dillendirilir orada…

 “Emniyet Müdürümüzden memnunuz…” “Allah kendilerinden razı olsun… İşi gücü rast gelsin” sözlerini çoğu kez duymuşumdur sokakta…

Bu elbette Sayın Kahya için bir gurur ve sevinç kaynağı olsa da, Malatya"mız içinde bir şans, bir bahtiyarlıktır.

“Mütevazı”, “halkın içinde”, “çalışkan”, “sokak çocukların polis amcası”, “kimsesizlerin kirvesi…” olması elbette ilimiz için bir övünç kaynağıdır…

Sayın Müdürümüzün Malatya"mıza kazandırdığı en önemli hizmetlerden biri genelde, MOBESE sistemi görünür…

Elbette MOBESE sistemi ilimiz için çok önemlidir…

Ve bunun Sayın Kahya döneminde yapılması kendilerinin bir başarısıdır.

Ancak bana göre Sayın Kahya"nın en önemli hizmeti sosyal alanda yapmış olduğu projelerdir…

Hatta MOBESE sistemi Sayın Kahya"nın bu sosyal projelerine gölge düşürdüğü inancındayım…

Artık günümüzde en büyük hizmet; yola, sokağa, kuruma, binaya teknolojiye… yapılan yatırımlar değil; insana yapılan hizmetlerdir…

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesinde hareket devletleri, milletleri toplumları güçlü, mutlu kılar.

Sayın müdürümüzün sosyal projelerinin hedefi doğrudan insan…

Hem de sıradan insanlara ve günü birlik mülahazalarla, reklâm düşüncesiyle yapılan popüler hizmetler değil…

Ciddi ve önemli hizmetler…

Geleceğimizle alakalı hizmetler…

Sivrisineklerle değil, bataklığı ıslaha yönelik hizmetler…

Sokak çocukları ile ilgili projesi, çalışmaları başlı başına örnek projelerdir…

Öyle ki yarın toplum için birer canlı bomba olacak, toplumun huzurunu bozacak riskler taşıyan bireyleri şimdiden topluma kazandırmak gibi önemli bir hizmeti ifa ediyor…

Sağlıktaki koruyucu hekimliği, kendi alanında gerçekleştiriyor…

Marifet hasta olan bünyeyi eski haline getirmek değil; bünyenin hastalanmamasını sağlamaktır…

Bu projelerin MOBESE"den daha önemli hizmet olduğuna inanıyorum…

Sayın Kahya"nın diğer önemli bir özelliği ise “ kendi personeline değer vermesidir…”

Bu kanaate bizzat müşahede ettiğim somut bazı bulgulardan yola çıkarak söylüyorum…

Her insanda bilhassa idarecilerde olması gereken; ancak sadece kendini aşmış insanlarda görülen bir erdemliktir…

Makama şeref veren değil de, makamla şereflenmenin revaçta olduğu günümüzde bu erdem bizim yitiğimizdir…

Birçok fitne ve fesat, çekememezlik, huzursuzluk maalesef bu yitiğimizden yoksun oluşumuzdan kaynaklanıyor…

Geçtiğimiz günlerde bir vesile ile Polis evindeki yenilikleri görme imkânım oldu…

Malatya"mıza özel sektörle yarışacak bir hizmet kazandırılmış…

Dışarıdan gelen birçok özel misafirimizi çok nezih bir ortamda ağırlayacak mekân oluşturmuş…

Sadece emniyet mensuplarına hizmet vermiyor, herkese hizmet veriyor…

Birçok vatandaşımızın bundan haberi olmadığını düşünüyorum…

Hem temiz, nezih, hem de ekonomik…

Bir zamanlar Sıtma pınarındaki bu mekânın önünde geçerken duvarlarla çevrilmiş, kapıda silahlı polislerin nöbet beklediği, dönüp bakmaktan çekindiğiniz o polis evi maziye karışmış…

Cafeteryasıyle, restoranıyla, oteliyle özel sektörü aratmayacak herkese hizmet veren polis evi olmuş…

Görülmeye değer…

Görülünce Sayın Kahya"nın ne kadar da güzel hizmetler gerçekleştiğini göreceksiniz…

Sayın Kahya Malatya"mız için bir şans…

Bence Sayın Kahya gerçekleştirdiği sosyal projelerini daha çok anlatmalı…

Zat-ı âlileri “bizim işimiz hizmet etmek, kendimiz anlatmak, pazarlamak değil” diye düşünse de bu güzellikleri görenler, gerekli yerlerde bu güzellikleri anlatmalı ve gerekli makamları güzelliklerden haberdar etmelidirler…

Zira marifet iltifata tabidir…

Ve güzellikler anlatıldıkça, paylaşıldıkça çoğalır…

Sayın Kahya"dan Sokak memnun, halk memnun, Malatya memnun…

Ancak halk ve yetkililer yerinde ve zamanında bu memnuniyetlerini ifade etseler daha güzel olmaz mı?

Yani iyilikleri ve güzellikleri takdir etmek için illa da musalla taşını veyahut tayinini beklemek mi lazım…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
erken beye cevap
12 Temmuz 2010 Pazartesi 18:10
Trafik işaretleri
trafik işaretleri şehir içinde belediyelerin şehirlerarası yollarda karayollarına aittir. bilgilerinize emniyet müdürümüzüz seviyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
erkan
27 Ocak 2010 Çarşamba 11:00
yerinde bir tebrik
hakkı bey yazınızda çok önemli bir noktaya dikkat çekmişsiniz tebrik ediyorum. Malesef iyilerin tebrik edilmesi hep öldükten sonraya veyahut dediğiniz gibi o ilden ayrıldıktan sonraya kalıyor. Halbuki sayın emniyet müdürmüz gibi takdiri hak edenler ödüllenmeli ki başkalarına teşvik olsun...
böyle bir konuyu dile getirdiğinizden dolayı teşekkürler
Ama emniyet müdürümüz şu malatya da süs için konulan işlevi olmayan trafik işaretleriyle ilgilense daha iyi olacak
yusuf utku
22 Ocak 2010 Cuma 21:42
hakkı bey
yazınız güzel ama şu cümle dikkatiimi çekti şırnaktan buraya atama olunca acaba dedim demişssiniz...... iyi düşünmeliyiz ki küçük yerden büyük yere atama olmuşssa bu şu demektir o kişi çalışkan ve iş ehlidir ona şaşmamalısınız... sayın müdürümüze başarılar
ALİ ER
22 Ocak 2010 Cuma 01:04
MALATYA
HAKKI BEY ÇOK GÜZEL YAZMIŞSINIZ SİZE YAZARLIK ÇOK YAKIŞIYOR,ALLAH yardımcınız olsun.
vATANDAŞ
21 Ocak 2010 Perşembe 16:55
BALYOZ HAREKATININ HATIRLATTIKLARI
Tam 33 yıl önce idi.Hamido bomba ile paramparça edilmiş sırada diğer olaylar sahneleniyordu. O gün öğle namazını Söğütlü Camiinde kılıyorduk. Namazın tam ortasında dışardam şiddetli bir bomba patladı. İmam sabırla namazı tamamlayıp selam verince kapılarda provokatör olduklarını 33 yıl sonra anladığım görevliler tarafından Allahu Ekber nidalarıyla cemaat hızla kapılara yöneldi. İstikamet Cezmi Kartay Caddesindeki TÖB DER diyordu kitleleri harekete geçirenler. karşıdan da bir kalabalık bu tarafa geliyordu. O anda cemselerden askerler inmeye başladı, her iki taraf da askerleri görünce alkışlamaya başladı. Düşünüyorum da ölümü gösterip hastalığa şükrettirmek neymiş şimdi anlıyorum. Akşam Balyoz Harekatını TV'lerde dinleyince aklıma 12 Eylül Darbe öncesi olaylar sahnelendi. Demek Maraş'ta Sivas'ta, Çorum ve Taksimde meydana gelen olaylar aynı mihraklar tarafından aynı mantıkla yapılıvermiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim