Ramazan Durmuş

Ramazan Durmuş

Ey Türk gençliği!

A+A-

Bir önceki yazımda Mehmetçiğimin dosta dost tavrından, düşmana da hak ettiği dersi vermedeki başarısından söz etmiştim. Büyük Türkçü, Yüce Önder Atatürk"ün YURTTA SULH CİHANDA SULH sözünü de aziz milletimin kendisine rehber ettiğini ifade etmiştim.

Evet, dosta “Dost olmak” Türk"ün en büyük özelliğidir. Düşmana, hak ettiği tokadı da urmak yiğit Türk"ün kudretidir.

Türk"ten başka iyiliksever ve yardımsever bir milleti asla bulamazsınız. Bunun örneğini de geçmiş bir yazımda dile getirmiştim. Şu anda TRT"de görev yapan değerli bir kardeşimiz; belgesel çekimi için yurt dışında bulunurken yemek saati gelir… Hazırda ne varsa yiyeceklerdir ama etrafta da bulundukları ülkenin insanları vardır. Azıklarını paylaşırlar.

Paylaşırlar paylaşmasına da yaşı 80"lerde olan bir ihtiyar hemen damgayı vurur:

“-Bunlar ekmeğini paylaşıyorsa mutlaka Türk"türler!”

Bunu söyleyen kim mi, ihtiyar bir Rus!

Böyle bir milletin mensubu olmak ne mutlu…

Yıllar geçmiş, çooook çamlar devrilmiş ama Türk"ün yardımsever olduğunu asla unutturamamışlar; ne mutlu…

Bunları niçin aktardım, biliyor musunuz?

Bu yazımda da sizlerle dertleşmek istiyorum.

Ankara"dayım; Türkiye Cumhuriyeti"nin başkentinde… Atatürk"ümün, Büyük Bozkurt"umun emaneti olan bozkır kentinde…

Burada haddini bilmezler var…

Burada Türk"e dil uzatanlar var…

Burada Türk"ün sabrını deneyenler var…

Burada Türk"e kefen biçenler var…

Burada Türk"ü Türk"e kırdırmak isteyenler var...

Burada mensubu olduğu millete ihanet içinde olanlar var…

Burada, küçük olsun benim olsun mantığıyla aziz milletimi unutanlar var…

Burada, güzelim demokrasiden faydalanıp, demokrasiye ihanet edenler var…

Yazık… Yazık… Yazık!

Türk; bu acıları hak etmiyor!

Türk, bu ihanetleri hak etmiyor!

Türk"e ihanet edenler kahrolsun!

Türk"ü sırtından hançerlemek isteyenler kahrolsun!

Evet; bu duygularımı sizlerle paylaşırken TBMM çatısı altında açık açık dilime, dinime, milletime, vatanıma ihanet içinde olanların varlığının da canımı acıttığını ifade edeyim.

Canım çekiliyor sanıyorum zaman zaman… Ne yapacağımı şaşırıyorum!

Ama yağma yok; daha bugün Türk milletinin aziz evlatlarından Galip Erdem Ağabeyin mezarı başındaydım. Sonra da Mehmet Akif"in Taceddin Dergahındaki evinde… Onlara söz verdim:

Türk milletini sırtından hançerleyenlere karşı Türk milletini uyanışa davet etme yolunda bir çakıl taşı görevini yapmaya devam edeceğim.

Türk"ün Türk"ten başka dostu yoktur diye bir kere daha haykırırken, küçük olsun benim olsun mantığıyla Türk milliyetçilerini bölenleri de aklıselime davet edeceğim.
Elbette Türk gençliğini de unutmadan… Aziz Atatürk"ün Türk Gençliğine Hitabesini herkesin ama herkesin iyi belleyip taaaa Ankara"ya kadar uzanan hainlere karşı uyanık olmaya davet edeceğim. Hainlerin papağan gibi tekrarladıkları karşısında da Mehmetçiğimin inen tokadıyla teselli bulacağım. Türk"e kefen biçenlerin, Türk"e ihanet edenlerin sonunun dünden farklı olmayacağını bilerek yaşayacağım.

Tanrı Türk"ü korusun.

Önceki ve Sonraki Yazılar