• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Malatya : 1 °C
  • Ankara : -3 °C
  • İzmir : 15 °C
  • İstanbul : 14 °C
  • Elazığ : 2 °C
  • Adıyaman : 6 °C
  • Trabzon : 11 °C

Gazeteci ve Akademisyen

31.07.2009 13:44
Murat  Çelik / Malatya Güncel

Murat Çelik / Malatya Güncel

Geçtiğimiz günlerde bir dostuma elektronik posta ile gelen iletiyi bana yönlendirmiş, aslında komik buldum ve hatta gazeteci olmasaydım kahkaha atarak gülecektim ama maalesef gönderilen iletiden bende payıma düşeni almıştım.

 

Sizler paylaşmadan edemeyeceğim, buyurun…

 

 

Kriz yüzünden işten çıkarılan bir akademisyen ile bir
gazeteci yurt dışına çıkmışlar. Bir süre yiyip-içip eğlenmişler. Doğal olarak paraları çabucak tükenmiş.
İş aramışlar ve bir çiftlikte hayvan pisliklerini ahırdan kürekle kazıyıp çöp römorkuna atma işi bulmuşlar.
Bir süre çalışmışlar, başarılı olmuşlar, çiftlik kahyası da onları sevmiş ve hallerine acıyarak "Size daha kolay bir iş vereceğim" diyerek onları yumurta paketleme işinde görevlendirmiş.
"Bunların irilerini ve iyilerini bu taraftaki kutulara, küçük ve kötülerini bu taraftaki kutuya koyacaksınız" demiş.
Fakat bizimkiler çok yavaş çıkmışlar, "Bu iyidir, değildir, küçüktür, büyüktür" tartışmaları ile işleri aksatmışlar.
Onları gözleyen kahya yanlarına gelmiş, "Siz Türkiye'de ne iş yapıyordunuz?" diye sormuş.
Bizimkiler "Gazeteci" ve "Akademisyen" diye cevaplamışlar. Kahya, "Belli belli, sizin Türk aydını olduğunuz belli" demiş. "Çok iyi bok atıyorsunuz ama iyi ve kötüyü ayırt etmeyi bir türlü beceremiyorsunuz!.."

 

Payıma düşeni aldım dedim almakla kalmayıp  yaklaşık 12 yıllık gazetecilik mazimi değerlendirme gereğini duydum, acaba yapmış olduğum haberlerde ben de .ok atmış mıydım?, iyiyi kötüyü ayırt edebilmiş miydim? Yapmış olduğum muhasebe sonunda çıkmış bir sonuç olmamakla beraber, vicdanen rahat olduğumu, akşamları yastığa başımı koyduğumda uykumu kaçıran ve keşke kelimesini kullanmamı gerektiren konu yaptığım iş ile ilgili olmadı, olmuyor.

 

Peki, bu durumda üstüne alması gereken “Aydın-Gazeteci yok mu?” çok hem de çoook var bildiğim.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
OSMAN
04 Aralık 2009 Cuma 15:36
HAKLI SÖZ
BEN YAŞADIĞIM BİR OLAYI ANLATAYIM YILLAR ESKİDİ AMA ESKİMEYEN BİZLERİZ ARŞİVİNİ TUTDUĞUM VE SEVDİĞİM BİR GAZETE SAHİBİNİN YAPTIĞI BASİT BİR OLAY ANLATMAK İSTEDİĞİM HAFTALAR BOYU BİR BÜYÜĞÜMÜZÜ ATTI DEĞERLİ GAZETECİ ABİMİZ YERİ GELİNCE 20 KÜSÜR YILLIK GAZETECİYİM DİYE DE ÖVÜNÜR ALLAH SELAMET VERSİN AMA
MİLLETVEKİLİYDİ SANIRIM ATIP TUTDUĞU İCRAAT YAPMADIĞI İÇİN AMA BİR KAÇ HAFTA SORA ADAM ÇOK İCRAAT YAPAN BİR VEKİL OLDU NERDEYSE MALATYAYI O KURTARDI SORDUM DAYANAMADIM FAKS MAKİNESİ GÖNDERDİĞİNİ SÖYLEDİ DALGA GEÇEREK ARAŞTIRDIM EN İYİ FAKS MAKİNESİ 120 MİLYONDU VAY BE GAZETECİ BUNU YAPARSA DEDİM ADAMLAR HAKLI İYİYİ KÖTÜYÜ AYIRT ETMİYOR BİZİM GAZTECİLER SADECE AFEDERSİNİZ B. O. K ATIYOR İŞTE NEYSE SEVGİ BİZDEN
444
04 Ağustos 2009 Salı 12:22
güzel insan
murat çelik sen hoş adamsın diyorum ya boşuna demiyorum valla,insanın bazı şeylerden kendisine pay çıkarması kadar ve bunu kabul etmesi kadar bir erdemlilik olamaz,daha öncede demiştim ya senden bir kaç tane klonlamak mümkün olsa da klonlansan..
CEVAP: inanın çok mutlu olduğum gibi bu tür yorumlarınız beni çok daha fazla çalışmaya itiyor. Ama rahatsız değilim sağolun. Murat Çelik
İZZET ÇELEBİ
02 Ağustos 2009 Pazar 09:30
RENK DEĞÜŞTİRENLER .........................:
SAYIN ÇELİK .Ben gazeteci değilim sıradan vatandaşım ama son 40 yılda şahit olduğum şeyler benide çok etkiledi .çok iyi hatırlıyorum 12 eylül öncesi o anlı şanlı kalemlerin yazılarına baktığımda ibretlik mutlak yandaşlık varken .12 eylül sonrası aynı kalemlerin yeni kralım çok yaşa dercesine saf değiştirdiğini ne acıdırki gördük .her iktidar döneminde ortama oyarak anında rek değiştirdiklerine şahit olduk .kıraldan kıralcı kesilip iktidarların veya yandaşı olduklarının mutlak bir savunucusu oldular .taki yeni bir kıral veya iktidar kapısı buluncaya kadar .asla özeleştiri yapmadılar zatı muhteremler her konuda akademisyendiler sonuçta olanların cezasını hep biz sıradan vatandaşlar çektik .bu ülkedeki olumsuzluklardanda gazetecilerin çok büyük payı var .destek oldukları fikirlerini paylaştıklarının hatalarını yanlışlarını ikaz etme cesaretini güsteremediler . şahit olduğumuz bazı olayların nasıl çarpıtılarak yazıldığına çok şahit olduk .belkide ekonumik bağımlılıktan kaynaklanıyordur .Sayın çelik ben iki ay oldu ekran aracılığıyla sizi tanıyalı iki özeleştirinize şahit oldum ya bu bana yeter .keşke hepimiz bu erdemi gösterebilseydik o zaman daha iyi olurdu .Hani bazı insanlar vardır sadece eleştirir ama eleştirilmeye tehamülü olmaz .hep alttan alınmayı bekler .oysa insanın çevresi . eleştirileri bakış açıları . her yaştaki insan için aynadır gerçek yüzünü görme imkanı bulur. Açık oturumlarda izliyoruz katılanlar eğer aynı yanda değillerse medeni şekilde oturumun devam etmesi imkansızdır .yada aynı yayın gurubundalarsa sadece tartışma olsun diye konuları paslaşarak ama yandaşlar oldukları iktidar veya muhalefetin veya holdingin savunması bakış açısı çerçevesinde yaparlar .halkı kandırdıklarını zanederler .Fakat yapyıkları anket sonuçları halkın kanmadığını ispalıyor .saygılarımla
realite
01 Ağustos 2009 Cumartesi 18:59
değerler ve gerçekçilik
Evet ülkenin gerçeği bu. Öyle bir gerçek ki; bilime, bilgiye saygının olmadığı, hakkın yerini dayısı olanların aldığı, her değerin piyasalaştığı bir gerçek.
Ayrıca akedimseyen rumuzu ile yazan arkadaşta, gerçekten hukuk adına ibretlik (!) bir yazı yazmış. Hukuk'un en önemli karinesi, somut, gerçekçi delillerdir .Eğer yazılı kağıt okuma mantığıyla yargı işleyecekse vay insanımızın haline.
Şevket Başıbüyük
01 Ağustos 2009 Cumartesi 12:08
Murat Çelik iyi bir gazeteci
Bu ince espride ben de payıma düşeni aldım. Aslında her okuyucu -kendince- bir şeyler aldı/alması gerekir. Bir yazıda murad edilen de bu değil midir?
Bir de yazıya yapılan yorumları dikkatle okudum. Onlar da hoş... Lakin bir eksiği (bana göre bir eksiği) tamamlamak istedim...Malatya'da 20 yıldır (yerel ve ulusal) çapta gazetcilikle uğraşıyorum... Lakin Murat Çelik'le daha bu yıl tanıştım. Sayın Çelik sırf kalemiyle değil realitede de böyle şeffaf ve delikanlıdır. Lakin ben Sayın Çelik'i -tabiri caizse- "geç buldum tez kaybettim" Zira bundan bir kaç ay önce "Malatya Güncel Ailesi" ne ben de katılmıştım. (Hala kendimi aynı ailenin bir ferdi olarak görüyorum o başka...) lakin -maalesef-şimdi aynı sofrada/köşede kalem kullanamıyorum. Ne demek istedim? Demek istediğim o ki; yeri geldikçe kendi kendini eleiştiren bir gazeteci İYİ BİR GAZETECİ dir. Murat Çelik iyi bir gazeteci...
Halis Tütüncü
01 Ağustos 2009 Cumartesi 00:20
Harika düşünceler
Murat Bey, Tebrikler. Yorum yazan "Akademisyen2 okuyucunuz da adeta yazınızı tamamlamış. Sağolsun. Bu konuda benim de aklıma birşeyler geliyor. Hakikaten akademisyenlerimiz günlük işlerle uğraşmak yerine kendi ilmi alanları ile ilgilenirlerse memlekete daha yararlı hizmet etmiş olurlar.
engin can
31 Temmuz 2009 Cuma 21:35
tebrikler
murat bey yazınızı çok beğendim severek okuyorum sizi. başarılarınızın devamını dilerim..

saygılarımla
şehriyar
31 Temmuz 2009 Cuma 20:45
Tam isabet
Sevgili Murat Ağabey durumu o kadar çarpıcı bir örnekle anlatmışsınız ki,başka hiçbirşey yapılmaz ve eklenmez, ancak şapka çıkarılır...
Akademisyen
31 Temmuz 2009 Cuma 19:27
Akademisyenlerimizin Hali
Murat Bey, Gazeteci kısmını bir vicdan muhasebesiyle siz cevaplandırmışsınız. Akademisyen kısmını da ben bir akademisyen olarak cevaplandırayım. Hakikaten Türkiyede akademisyenlerin durumunu izah edecek dünyada bir örnek yok. (yanlışlıkla örnek yerine ördek yamışım düzelttim). Önlerine hangi konuyu getirirseniz getirin muhakkak kendi bakış açılarıyla farklı bir yorum getireceklerdir. Son günlerde TV'lerde bol bol yorum dinliyorum. Tabi son günlerde hukuk ve hukukçu konuları revaçta olduğu için bu konular tartışılıyor. Hukuk malum mevcut yasaların noter gibi uygulayıcıları tarafından icraata konulmasıdır. Yani bir Noter eldeki belgelerle ne yaparsa Hakim de onu yapmak durumundadır. Bunun sağa sola eğilecek bükülecek bir yanı yok. Hukuk bir şablondur olayların üzerine tutulur ve şablona uymayan eylemler yasalarla kendilerine biçilmiş cezaları çekmek durumundadırlar. Ayaküstü bir dil sınavına girersiniz ve test usulu doldurduğunuz cevap anahtarını bir kağıdın altına kopyalar ve doğru cevaplarınızı sayıp aldığınız puanı size bir çırpıda söylerler. İşte hukuk böyle bir cedvel gibi eğilip bükülmeyen bir sistemdir. Adam resmen Parlamentoyu, Hükümeti silahlı eylemle lağvetmek istiyor ve lav silahları ile birlikte yakalanıyor. Hukukçu şu şu kanunlara muhalefet ettin gel ve çek cezanı demeye kalmadan akademisyen 40 dereden sular getirerek aslında ... deyip söze başlıyor ve ortalığı kan gölüne çevirmek isteyen illegal terör örgütlerinin aslında o silahları taşırken yakalandıklarını, polisin telefon dinlemekle özel hayata girdiğini... vs.. vs izah edip adamları ak sutten çıkmış kaşığa çevirirken suç üstü yakalıyorsunuz. Halimiz meydanda. Bizi aleme rezil edip askerimizin polisimizin ve hukukçumuzun aklını karıştıranlar akademisyenlerdir. TV'de Cemal Madanoğlunu dinemiştim. 1960 darbesi yapılmış Başbakan Adnan Menderes yakalanıp hapse atılmış ve yeni bir hükümet kurmak için şaşkın şaşkın düşünüyorlüar. Birisi diyor ki Üniversitelerimiz ne güne var onlardan yardım alalım yararlanalım. Teklif uygun görülüyor ve aralarında sonra anayasalar hazırlamış olan Prof.larla bir toplantı düzenliyorlar. Prof.lar diyorlar ki önce maklub hükümetin yüca divana yani mahkemeye sevkedilmesi lazım. Önce onları yargılayın ondan sonra bizden kabine kurulması konusunda yardım isteyin. Hakikaten özel bir mahkeme kuruluyor. Başına da Salim Başol (Allah amelince yargılasın) isimli bir Hakim atanıyor ve Başbakan Menderes ile 2 Bakan (Dışişleri vei Maliye Bakanları) tek celsede idam ediyor. Ülkede korkudan çıt yok. Gördünüz mü akademisyenlerimizin marifetlerini. Şimdi de aynı mantıkla TV lerde konuşuyorlar. Bir Prof.Süheyl Batum veya Prof. (Eski Kültür Müsteşarı Keçisakallı) dinleyin aynı kanaatın gerçekleşmesini istediklerine şahit olursunuz.
YERELLİ
31 Temmuz 2009 Cuma 19:26
HEPİMİİİİZ!
Sayın M.ÇELİK, bu güzel öz eleştiri için sizi kutlarım. Umarım birilerine örnek olmuştur. Güzel Ülkemde, aydınım ve akademisyenim diyen vb. zevat, bugüne kadar toplumun hangi ihtiyacına cevap verebilmiştir? 40'lı yaşlardayım. Birkaç darbe,10 yıl boyunca sağ ve sol kavgaları, yıllarca kırat-bozkurt-altı ok ile milli görüşçüler ve olmayanların kısır döngüsü, Kimin işine yaradığı hala bilinmeyen başörtüsü, kendi öz vatandaşına sen bu okla giremesin ve burada okuyamasın yasağı! Susurluk, hizbul-terör, Fadime ile Müslüm, doğu be güneydoğu – pkk kongragel terörü, Ergenekon vs.vs. vs. süreçlerinde binlerce faili meçhul katliamlar! Yakılıp yıkılan araçlar, binalar ve evler ile boşa geçirilen onlarca yıl ve çarçur edilen milli kaynaklar! Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar ve onlara destek veren çıkarcılar, çeteler mafya vb. hüküm sürerken, Soğuktan uyuşmuş yılan güneşe çıkarılırken, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu senden medet beklerken, Dünya değişimi, gelişimi ve iletişimi tüm gücü ile yaşarken ve bir gün o güzel cemalin toprak olurken, BEN AYDINIM, BEN AKADEMİSYENİM DİYENLER YANİ İŞİ İLMİNCE BİLELENLER NE YAPTI? CAHİL TOPLUMUN ÖNÜNDE BİR İŞİK GİBİ NEDEN HAKİKİ MÜRŞİT OLAMADILAR? Bugün düşünüp de kendime soruyorum acaba kim kaybetti? Tabii ki bendeki tek cevap HEPİMİİİİİİİİZ!
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim