Seyran Park
Doğa Veteriner Kliniği
SON DAKİKA
23 Nisan
Siyaset 24 Temmuz 2014 - 19:40 Yorum: 0

Halkın başkanı, halkın, işçinin, emekçinin yanında olmalıdır

Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Halkın başkanı, halkın yanında, işçinin emekçinin yanında olmalıdır" dedi.

Halkın başkanı, halkın, işçinin, emekçinin yanında olmalıdır

Demirtaş, Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesindeki Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde etkinlik işaret eden bir ilaç fabrikasının önünde, işten çıkarıldıkları gerekçesiyle fiil yapan 8 işçiyi ve eylemcilere destek sağlayan sendikalıları ziyaret etti.

Demirtaş ziyarette, çok oldukça çok işçi ve emekçi direnişini ziyaret ettiğini lakin bugün cumhurbaşkanı adayı bu gibi bir sıfatı bulunduğunu söyledi.

Türkiye yeni cumhurbaşkanını seçtiğini lakin neyi, niçin seçtiğini toplumun iyi algılaması ve anlaması gerektiğini belirten Demirtaş, şöyle konuştu: 

'Halk başkanını seçiyoruz. Devletin yeterince temsilcisi var. Devleti temsil eden, devletin menfaatlerini koruyan yeterince temsilci var ama halkın başkanı şekilde halkın menfaatlerini koruyacak bir temsilci bulunmamakta devlette. Cumhurbaşkanı demek odur işte, halkın başkanı demek. Halk emekçidir, ezilendir, fakir olandır, üretendir. Tarlada, fabrikada, atölyede olandır. Alnının teriyle, emeğiyle, namusuyla çalışıp bu ülkeyi kalkındırandır fakat onun başkanı yoktur. Başbakan vardır, hükümetin başı.'

 İşçinin, emekçinin yanında olmalı

 Demirtaş, uluslararası bir firmanın ilaç fabrikasında, kendi emeğini, hakkını korumak için alın terinin karşılığını almak için sendikaya aza olmak dileyen işçilerin, bir sürü alavere, dalavereyle işten çıkarıldığını anlatım etti.

Kenan Evren bu gibi darbeci bulunduğu mahkeme kararıyla tescillenen bir insanın yaptığı anayasa ve kanunlara göre işçilerin önünde iki baraj olduğunu dile getiren Demirtaş, şöyle devam etti:

'Birincisi, Türkiye genelinde en azından yüzde 1 örgütlü olmaları lazım kendi sektörlerinde. İkincisi kendi iş yerlerinde, çalıştıkları fabrikada yüzde 50 örgütlü olmaları, o sendikaya aza olmaları lazım ki toplu görüşme, toplu sözleşme yapabilsinler fakat bu arkadaşlarımız fabrikada o orana ulaşmalarına rağmen, fabrika, Türkiye'nin her yerinde çalışan mümessilleriyle üretim bandında, üretim aşamasında gösterdiği için bir çeşit o barajı aşamıyorlar. Neden, sendikalı olmasınlar, haklarını aramasınlar diye. Sendikalı olduklarında alın terinin karşılığını aramak için örgütlenmiş olacaklar.'

 'Milliyetçilik, kuru slogan atmak mı' 

Demirtaş, işçilerin her birinin alın teriyle ülkeyi kalkındırdığını ve günlerdir direnişte olduklarını lakin halkın başkanı, hükümetin başkanı ve devletin başının onların yanında olmadığını savundu.

'Onların yeri, patronların yanı. Onların sorunu patronların kasasının biraz daha dolması. Halkın başkanı, halkın yanında, işçinin, emekçinin yanında olmalıdır' diyen Demirtaş, cumhurbaşkanının bugüne kadar emek karşıtı taşeronlaşmayı, işçinin sendika hakkını elinden sektör hangi yasayı veto ettiğini sordu.

Cumhurbaşkanının ILO ve uluslararası sözleşmeleri göstererek bu yasaları veto edebileceğini dile getiren Demirtaş, şöyle devam etti:

'Halkın başkanı olsa, bunları yapması lazım. Bir tarafta evinde nakit koyacak oda bulamayanlar olacak, bir tarafta 3 kuruş daha hakkını aramak, iş güvencesiyle iş güvenliği sağlanmış koşullarda çalışmak istediği için işçiler burada kapının önüne konulacak. Ben bilhassa kendine 'milliyetçiyim' diyip göğsünü gere gere dolaşanlara sesleniyorum. Bak burada Türk işçiler yabancı bir kuruluş daha varlıklı olsun diye kapının önündeler. Nerede sizin milliyetçiliğiniz, utanmıyor musunuz. 

Milliyetçilik kuru slogan atmak mı, budur işte. Siz halkınızı, ülkenizi, milletinizi seviyorsanız kolunda 700 bin dolarlık kol saati olanı değil emekçiyi seveceksiniz. Millet odur, halk odur. Onun yanında olacaksınız ki, gerçekten de ülkeniz birbiriyle barışık emekten yana Kürdü, Türkü,  Alevisi, Sünnisi,  Arabı, Çerkezi, Pomağı, Boşnağıyla birbirini daha çok sevsin.'

'İşçinin emekçinin kıymetini bileceksiniz'

Demirtaş, emekçinin yanında olunduğunda ülkenin barışa kavuşabileceğini, eşit ve adil bir kardeşlik olabileceğini belirterek, 'Biz yeni yaşamı inşa edeceksek halktan yani ezilenlerden yana yeni bir yaşamı inşa etmek zorundayız' diye konuştu.

Memleketin yüzde 80 emekçinin omuzunda yükseldiğini, yüzde 80'in emeğiyle geçindiğini lakin halkın yönetiminin bugüne kadar Türkiye'de iktidara gelmediğini ileri süren Demirtaş, azami halkçı ve azami 'halktan yanayım' taklidi yapanların iktidara geldiğini savundu.

Demirtaş, Tekirdağ'daki 8 işçinin direnişinin memleketi sarsmıyor olabildiği lakin herkezin düşünmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

'Çukurova'daki ırgat düşünülmeli, onun durumu da budur. Hakkari'deki Kürt emekçisi düşünmeli, Karadeniz'deki Laz emekçi işçi, Gürcü düşünmeli. İstanbul'daki, Kocaeli'ndeki, Bursa'daki düşünülmeli. Buradaki 8 işçinin direnişi gerçekte hepsi adına yapılan bir direniş, tüm emekçiler adına yapılan bir direniştir. Burada yalnızca cumhurbaşkanı adayı şekilde değilim. Bütün ezilen emekçiler adına buradayım. Sadece 8 işçi değil, Türkiye'nin yüzde 80'i buradadır. Bu pervazsızlık, bu densizlikten vazgeçmeniz lazım. Bu yurt patronların babasının malı değildir. Kendi emeği ile üreten işçilerin, emekçilerin halkın omuzlarında yükselmiş bir ülkedir. İşçinin de emekçinin de kıymetini bileceksiniz.'

Muhabir: Yavuz Karaduman

Haber Kaynağı: MALATYA GÜNCEL
Malatya Haber
Malatya Haber
Malatya Güncel Haber