Ramazan Durmuş

Ramazan Durmuş

“Her iki seçmenden biri...”

A+A-

Benim gibi herkes de, genel seçimlerin ardından hemfikir...

Başbakan’ın karizması da birleşince AKP, Türkiye genelinde oylarını artırarak yüzde 50 gibi rekor bir oyla iktidarını devam ettirdi.

İnşallah Türk milletinin verdiği karar, ülkemizin geleceği için hayırlı sonuçlara vesile olur. Ancak bundan sonraki sürecin Türkiye için zor olacağı konusunda da herkes hemfikir... Gelecekle ilgili önemli kararlar alınacağı beklentisi kadar AKP’nin milletten aldığı bu gücü hangi yönde kullanacağı konusu da merak ediliyor.

Yandaşlar ikidebir yüzdelerle ahkâm kesip keskin mesajlarını gönderedursun Türkiye’nin yeni döneminin aziz Türk milletinin hayal kırıklığı olmamasını canı gönülden diliyorum.

Yapılacak çok işimiz var. Türkiye’nin duracak vakti yok!

T.B.M.M.’ne giren siyasi partilerin el ele vererek birlik, beraberlik içinde bu yapılması gereken çalışmaları hayata geçirmeleri başta Başbakan olmak üzere herkesin arzusu.

T.B.M.M.’nin yeni yüzleri seçim bölgelerinden mazbatalarını alıp lacivertleri çekerek Ankara yoluna düşerken 61. hükümet için denklemler başladı bile... Kabinenin çatısı belli; kim gelecek kim gidecek orası muamma...

Herkesi bir telaş sararken Ankara da “Bizi desteklemek; Sayın Öcalan’ı desteklemektir. Bizi desteklemek; dağdaki yoldaşımızı desteklemektir” diyen vekillerini karşılayacak olmanın sıkıntısında...

* * *

Böylesine bir beklentiyi aktardıktan sonra balkondan Türkiye’ye dağılan mesajların üzerinde de biraz durmak istiyorum.

“Edepsiz”, “Ahlâksız”, “Namert” gibi sözcüklerden nihayet sıyrılan Başbakan’ın “helalleşme” mesajı kadar konuşmasındaki “Türk kardeşim, Kürt kardeşim….” diye başlayan bölümü de düşündürücü...

Malum, benim kişisel olarak AKP kurmaylarının ağızlarından çıkacak “Türk” ifadesini çok önemserim ki, Başbakan da konuşmasının tam 16. dakikasında ilk ve son kez ifade etti!

Görünen o ki Başbakan “helalleşme” diliyor ama kafasında kurguladığı 36 etnitiseyi hiç bırakmıyor... Oysa Anayasamızın 66. maddesinde ifade bulduğu üzere; “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”

Bu sebeple diyorum ki, ben de “Ne mutlu Türk’üm” diyen tüm vatandaşlarımız da Türkiye’nin asıl unsurudur, asla etnik bir parça değildir!

Balkondan Türkiye’ye yansıyan mesajlara devam edelim!

Başbakan Erdoğan, “Türkiye’de her iki kişiden birinin oyunu aldık” demekle ne kadar gururluysa gerideki “iki kişiden biri”nin varlığını unutmaması gerektiği de ortada…

“74 milyonun Başbakanı olacağız” derken bundan önceki hayal kırıklıklarını aklımıza getirmek elbetteki hepimizin de hakkı olsa gerek.

Bana göre, Başbakan’ın en önemli vaadi de “74 milyonun her bireyinin yaşam tarzı bize bir emanettir. Bize oy veren vermeyen herkesin yaşam biçimini, inanç biçimini namusumuz üzerimize koruyacağımıza kimsenin şüphesi olmasın” sözüdür.

Bu söz hemen her gün komplo teorilerinin havalarda uçuştuğu, kaset siyasetlerinin ve özel hayatının yerlerde süründüğü bir dönemde gelmişse daha da anlamlıdır.

Kalbini kırdıklarından şahsı ve arkadaşları adına “helallik” dileyen Başbakan’ın balkondan Türkiye’ye yansıyan konuşmasındaki farklılıktan biri de tüm Ortadoğu ve İslam coğrafyasına seslenmesi ve mesaj vermesi oldu ki gerçekten ilginçti!

Son sözümüzü de diyelim e güne nokta koyalım!

Türk Milleti’nin sigortası Milliyetçi Hareket, yine bir ateş çemberinden geçerek az hasarla varlığını korumuşsa da, bu tatmin edici değildir. Bu seçim unutulmayacak olayları Milliyetçi Hareket’e dönük alçakça saldırılar, tahrikler ve tertiplerdir ki, bu da “demokrasimizin beyaz sayfasına kara bir leke olarak geçmiştir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar