• BIST 107.359
  • Altın 151,681
  • Dolar 3,6702
  • Euro 4,3105
  • Malatya : 21 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 27 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Elazığ : 20 °C
  • Adıyaman : 23 °C
  • Trabzon : 18 °C

İftar davetleri...

25.08.2010 03:06
Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Ramazan ayının gelmesiyle meşhur iftar yemekleri de başlamış oldu. Bu güzel ayda açın halinden anlıyor, nefsimizi köreltmeyi öğreniyoruz…
Bu mübarek ay öyle huzur veren bir ay ki, tabi vicdan sahibi ve Allah sevgisini, korkusunu içinde barındırabilenlere…
Ramazan ayında beni rahatsız eden tek şey, gösteriş amaçlı düzenlenen iftar yemekleri. Ramazan ayının gelmesiyle bazıları başlıyor liste yapmaya. Şu arkadaşı alalım yemeğe, bu akrabayı alalım yemeğe. Statülerine göre kimini evlerinde ağırlama kararı alıyorlar, kimini de lüks restoranlarda. Sonra o ağırladıkları misafirler altta kalırmı. Kalmaz tabi. Bu sefer onlar davet ediyor. Başlıyor kısır döngü. O bizi yemeğe aldı, bizimde almamız lazım mantığıyla geçip gidiyor ramazan bir kısım zengine…
İnsanların birbirlerine gidip gelmesi, eşin dostun bir arada olması, evine gelen misafiri en iyi şekilde ağırlamak çok güzel şeyler. Fakat her şey yerinde ve zamanında güzel. O sabahtan başlayan sınırsız çeşitteki yemek hazırlıkları bana içler acısı geliyor…
Her insanın yiyebilme sınırı vardır. Masada bulunan fazlalıklar sadece süs gibi kalıyor ve dökülüyor. Sırf ne becerikli kadınmış desinler diye ya da sofrası ne güzeldi, ne çok şey vardı desinler diye hummalı bir çalışma var bazılarının evinde… Bu şekilde açın halinden nasıl anlar insan. Kuru ekmekle, bir tas çorbayla orucunu açan bir sürü ev var. Niye bunu anlamakta güçlük çekiyoruz bilmiyorum. Tok açın halinden ne anlar diye çok güzel bir laf var. İşte bu insanlarda birbirlerini ağırlamaktan dünyadan bir haberler… Dediğim gibi eşin dostun bir araya gelmesi çok güzel şeyler fakat o evinde ekmeği zorla bulan, karnı doymadan sofradan kalkan milyonları da unutmadan yapmak lazım bazı şeyleri. Anlatmak istediğim zenginde fakir gibi yaşasın değil. Sadece fakirin halini anlasın. Onlara yardım eli uzatsın. Elindekinin kıymetini bilip, paylaşmayı bilene Allah her zaman da ha çok verir ve her şey paylaştıkça çoğalır. En azından bu ay gösteriş sevdasından vaz geçse de bazılarımız, aç olan açıkta olanlara ne yapabilirim diye düşünseler…
Oruç tutmayı bile gösteriş haline dönüştürebilme yeteneğine sahip olanlar var bir de. Onlar komik olmaktan öte sinir bozucu varlıklar. Oruç olmadıkları halde, orucum diyenler var ya. Hani şu millet için, o ne der bu ne der için yaşayanlar var ya. Bu lafım onlara. Allah ın bildiğini kuldan saklamaya çalışan kendini bilmezlere. Herkesin dini kendine, oruç tutsan bana ne fayda, tutmasan ne fayda. Ne yazık ki aramızda bir de böyle bir grup var.
Uzun lafın kısası ramazan ayının içinde barındırdığı, bütün güzel duyguları doyasıya yaşamaya çalışalım. Unutmayalım fakiri, fakirin halini. Keşke sadece ramazanda değil,
her zaman onların neler yaşadığını düşünerek şükretmeyi, yardım etmeyi, paylaşmayı unutmadan yaşayabilsek…
Herkese hayırlı ramazanlar diliyorum…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
süleyman turan
04 Eylül 2010 Cumartesi 14:44
afiyet olsun
yıllar önce yerel bir tv iftar cadırı önünden canlı yayında soruyor boyacı çoçuğa bugün ne var menüde abla tavuk var diyor ufak yaramaz soruyor sunucu kızımız tavuğu çokmu seviyorsun evet abla hemde çok nesini seviyorsun ençok tavuğun diyor filim bitiyor kızcağız canlı yayın laf ebeliği yapayım diyor hatırlatıyor ufaklığa yani tavuğun kızrtmasınımı haşlamasınımı ızgarasınımı dönerinimi nesi butunumu göğsünümü derken çocuk ABLA BEN HİÇ TAVUK YEMEDİMKİ nerden bileyim diyor kızcağız kamera karşıında bizlerde ekran başında sus pus yönetmen akıllı allahtan yayını kesiyor yoksa kızcağız birkelime bile edemiyor ekran karşısında araya bir ilahi koyuyor durumu geçiştirsede yıllar oldu ben hala bu manzarayı unutamadım her ramazan gelişinde dün gibi hatırlarım bu olayı hepimize afiyet olsun yeyip yada yemediklerimiz yiyemeyenlerese bayramı beklesinler belki birileri acır acınacak halimize.
Nefis
01 Eylül 2010 Çarşamba 16:02
Nefis
Sumru hanım son bir kaç senedir ,ülkemizde dinine bağlı görüntüsü veren ancak dinimizde yeri olmayan yaşam stili içinde olan insanların nefissiz ve umarsız yaşamlarını seyir ediyoruz. iftarların bile artık zenginlik sembolü anlamına geldiği ramazanlar, bayramlar yaşıyoruz. Bir ülkenin Başbakanının eşi , kızı milyarlık alışverişler için mağazalar kapatrken onları örnek alan halkı ne yapsın?? Hz. Peygamberimiz oturduğun masadan bile aç kalkacaksın demiş...
Ama artık insanlığın nefisinde bile dolacak yer kalmamış... Değindiğiniz konu için sizi bu Aziz günlerde tebrik ederim.
vatandaş
27 Ağustos 2010 Cuma 12:22
gerçek inanan fakir doyurur
Sumru kızım çok yerinde bir konuyu kaleme almışsın eline sağlık.Evet gerçekten dinimizi tam anlamı ile yaşayan kaç kişi var acaba,herşeyimiz göstermelik,herşeyimiz yalan riya,körler sağırlar birbirini ağırlar hesabı etrafıma bakıyorum da zengin zengini yemeğe davet ediyor,sorun bakalım birbirine ziyafet verenler acaba gerçekten bir tane olsun muhtaç bir insan doyurmuşlar mı?protokol birbirini ağırlar devletin kesesinden,zengin de dediğin gibi lüks restaurantlarda ziyafet verir,eee o zaman ne anlamı kaldı ramazanın..
Bektaş BALCI
25 Ağustos 2010 Çarşamba 15:05
HEP BAŞKALARI MI ..!...
ORUÇ İBADETİNİ tarif etmeye kapasitem kifayet eder mi bilemem! Ama, RUH NEFİS ve BEDEN EĞİTİMİ TERBİYESİ adına KOMPLE bir İBADET olduğunu biliyorum. Ne yazık bana ki; BİR ADET DÜZGÜN bir ORUÇ tuttuğumu bile sanmıyorum! Zaten başkaların KUSURUNU AYIBINI GÜNAHINI görmekten KENDİME sıra gelmiyor ki..!..YAZIK BANA VAH BANA!
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim