• BIST 107.896
  • Altın 151,227
  • Dolar 3,6568
  • Euro 4,3252
  • Malatya : 20 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İzmir : 25 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Elazığ : 20 °C
  • Adıyaman : 24 °C
  • Trabzon : 19 °C

"İrfan ordusu" hem eğitti hem de savaştı

04.03.2015 11:13
İrfan ordusu hem eğitti hem de savaştı
Çanakkale Cephesi'ne gönüllü giden ya da askere çağrılan öğretmenler, vatan savunmasında mücadele ederken geride kalan meslektaşları okulların kapanmaması, eğitimin sürmesi için çalıştı

ÇANAKKALE (AA) - MEHMET BAYER - Çanakkale Savaşları'nda, gönüllü olarak cepheye giden veya askere çağrılan öğretmenler vatan savunması için işgal güçleriyle göğüs göğüse çarpışırken ateş hattının uzağındaki meslektaşları ise çocukların eğitiminden geri kalmaması için mücadele verdi.

Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk Uygun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Birinci Dünya Savaşı'nda en önemli cephelerden biri olan Çanakkale'nin, askeri ve siyasi yönden olduğu kadar eğitim boyutunda da araştırılmaya değer olduğunu söyledi.

Çanakkale Cephesi'nin stratejik hayati önemi bulunduğunu gören pek çok öğretmen adayı ve öğretmenin, Gelibolu Yarımadası'ndaki vatan mücadelesine gönüllü katıldığını belirten Uygun, "Cephe gerisinde milli duygularla yetişmiş bir gençliğin göstereceği başarı, savaş meydanlarında gösterilen başarı kadar hatta ondan daha önemlidir. Onun için askere alınan öğretmen ve öğretmen adaylarının sayısı azdır. Cephede öğretmen sayısının az olması biraz da o yıllarda yetişmiş ve yetişmekte olan öğretmen sayısının azlığındandır" dedi.

Uygun, Çanakkale'nin milli ve vatanseverlik duygularını artıran bir cephe olduğuna işaret ederek, öğretmenlerin, cephede gösterilen kahramanlıkların yanı sıra ister cephe ister cephe gerisinde olsun, birçoğunun vatanseverlik duygularının genç nesillere aktarılmasında önemli rol oynadığını anlattı.

Vatan savunmasının hayatiyet taşıdığı cephelerin milli onur ve haysiyeti coşturucu özelliği bulunduğunu, bu ruhun Çanakkale Cephesi'nde canlandığını dile getiren Uygun, şöyle konuştu: 

"Balkan Savaşları'nın tesiriyle hem devlet adamı ve aydınlar hem de eğitimin değerini kavrayan kimseler, özellikle ilkokulların açık kalmasını sağlamaya çalıştı. Çanakkale'de savaş bölgesinde kalan okullar, top güllerinin ulaşamayacağı çevre köylere ve başka okullara taşındı. Cephe gerisinde kalan öğretmenler, zor şartlarda eğitim ve öğretimi sürdürmeye çalıştı. Onların en önemli işi, okulda ve halk içinde toplumun maneviyatını ayakta tutmak, savaşın sıkıntı ve acılarına fedakarca katlanmaya özendirmekti. Bunun yanında cephe gerisinde kalan öğretmenler askeri hastane, Kızılay gibi kuruluşlarda görev aldı. İstanbul'daki bazı öğretmenler hem okullarındaki derslerini aksatmamaya çalıştı hem de gerektiğinde orduda görev almak amacıyla ihtiyat zabiti (yedek subay) olabilmek için kışlalardaki eğitimlere katıldı."

- Şehit öğretmenin mektubu

Uygun, savaş yıllarında yazdıkları mektup ve yaşanmışlıklarıyla vatanseverlik, bağımsızlık, Türklük, milli bilinç gibi duyuşsal değerlerin kazanımında öğretmenlerin güçlü taşıyıcılar olduğunu ifade etti.

Çanakkale şehitlerinden öğretmen İbrahim Ethem'in mektubunun bu konuda örnek teşkil ettiğini belirten Uygun, şu bilgileri verdi:

"Asıl adı İbrahim Ethem olan muallim Hasan Ethem, annesinden gelen mektubu üzerine ona gönderdiği mektupta, edebi bir üslubun yanı sıra dönemin milli değerleri de yansıtmıştır. Ethem, mektubunda, 'Böyle mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğuma sevindim' sözleriyle vatan savunmasının kutsiyetine işaret ederken, 'maneviyat' ve 'Türklüğü' yücelten şu satırları dönemin siyasi düşüncesini de yansıtır niteliktedir:

O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu. Ey Allah'ım, bu ovada onun sesi ne kadar güzeldi. Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi, dere bile sesini çıkarmıyordu. Herkes, her şey, bütün mevcudat onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti. O dereden ben de bir abdest aldım. Cemaatle namazı kıldık. O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm. Ellerimi kaldırdım, gözümü yukarı diktim, ağzımı açtım ve dedim ki ey Türklerin ulu Tanrı'sı, ey şu öten kuşun, şu gezen ve meleyen koyunun, şu secde eden yeşil ekin ve otların, şu heybetli dağların haliki. Sen bütün bunları Türklere verdin, yine Türklerde bırak çünkü böyle güzel yerler, seni takdis eden ve seni ulu tanıyan Türklere mahsustur..."

Selçuk Uygun, Çanakkale Savaşları'nın sonucunda eğitimin siyasi misyonun önüne geçtiğini, bunun en önemli taşıyıcılarının öğretmenler olduğunu kaydetti.

- Çanakkale Savaşları'ndaki kahramanlık ve yaşanmışlıklar

Savaşların şiddeti ve insan kaybının artması neticesinde bazı öğretmen ve adaylarının cepheye gidip şehit ve gazi olduğunu aktaran Uygun, bu yüzden birçok okulun öğretmensizlikten kapanma tehlikesi geçirdiğini, kapandığını, açık kalabilen okulların da nitelikçe zayıf düştüğünü bildirdi.

Uygun, savaşlar ve stratejik önemine binaen Çanakkale Cephesi'nin öğretmenlerin siyasi misyonunu öne çıkardığına değinerek, "Çanakkale Cephesi, toplumda milli bilinç ve vatanseverlik gibi duyguların gelişimi için uygun bir ortam hazırlamış ve bu ortamın en önemli aktörlerinden biri öğretmenler olarak görülmüştür. Öğretmenler bir yandan cepheye gitmesi için gençleri motive ederken diğer yandan cephe gerisinde okulda ve halk için toplumun moral değerini yüksek tutmaya çalışmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

Çanakkale Savaşları'nın eğitim ve öğretime yansımalarının genelde olumsuz, özelde Çanakkale cephesinin olumlu sayılabilecek sonuçları bulunduğunu dile getiren Uygun, şöyle konuştu:

"Çanakkale Savaşları'nda gösterilen kahramanlık ve yaşanmışlıklar, öğretmenler aracılığıyla aktarılarak toplumun moral ve manevi dinamikleri güçlendirilmeye çalışılmıştır. Savaş nedeniyle toplumda yükselen değerlerin yeni kuşaklara aktarımında öğretmenlere siyasi roller yüklendiğinden öğretmenlik mesleğinin değeri daha iyi anlaşılmıştır. Cephe ve cephe gerisinde bizzat öğretmenler tarafından yaşanmışlıklar, yazılmış mektuplar, hatıratlar ve öğretmenlerin okul içinde ve dışındaki faaliyetleri maneviyat, vatanseverlik, cihat, bağımsızlık, millet, Türklük ve milli kavramlar üzerinden duyuşsal değerleri güçlendirmiştir. Özellikle Çanakkale Savaşları'ndan sonra içinde İslam'ın da ağırlık taşıdığı Türklük siyasetinin gelişmesinde öğretmenler güçlü taşıyıcı rol üstlenmiştir."

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim