Karaismailoğlu, yapacakları 198 milyar dolarlık yatırımın 2053’te gelire 5 kat üretime ise 10 kat olarak dönüş yapacağını söyledi

Karaismailoğlu, yapacakları 198 milyar dolarlık yatırımın 2053’te gelire 5 kat üretime ise 10 kat olarak dönüş yapacağını söyledi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı dahilinde 2053 yılına kadar yapılacak 198 milyar dolarlık yatırıma...

A+A-

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı dahilinde 2053 yılına kadar yapılacak 198 milyar dolarlık yatırıma ilişkin, "198 milyar dolarlık yaparak milli gelire 1 trilyon dolarlık katkı sağlayacağız. Yatırım miktarının 5 katını milli gelire sağlayacağız. Üretime de 2 trilyon dolara yakın etkisi olacak 198 milyar dolarlık yatırımın. Yani yaklaşık 10 katı şekilde üretime katkı sağlayacağız" diye konuştu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, alanı takip eden muhabirler ile iftarda bir araya geldi. Ajanslar, gazeteler ve televizyon kanalları

muhabirleri ile sohbet eden Karaismailoğlu, kendisine yöneltilen soruları cevapladı.

"Bizim 2053 yılına kadar yapacağımız 198 milyar dolarlık yatırımın bütün altlıkları bizde mevcut"

Bakan Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2053'e kadar Türkiye'de demiryolu, havayolu, denizyolu ve karayolunda atılacak adımları kapsayan Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı hakkında şu bilgileri verdi:

"Ana planlar bir ülkenin yönetimi için çok önemlidir. Önümüzdeki yılları planlamak zorundasınız ve bugünün sorunlarını iyi etüt edip iyi analiz etmek zorundasınız. Önümüzdeki yıllarda çıkacak sorunları bugünden hazırlıklı olup planlarınızı ona göre yapmalısınız. Bizim sorunlara bugünden hazır olmamız gerekiyor. Türkiye'nin ihracat hedefleri var. Bu ihracat hedeflerinde bölgelerde bölgesel kalkınma hamleleri var. Bunları da planlıyorsunuz bir taraftan. Bunlara ait bir ulaşım entegrasyonunu yapmak zorundasınız. Biz 2053'e kadar olan bütün yatırımlarımızı bugünden planladık. Bu bir vizyon projesidir. Altlıkları vardır. Onlarca uzman hocalarımızın, üniversitelerimizin, STK'larımızın çalıştığı çok önemli bir çalışmadır. Bu 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı. Bu doğrultuda biz bütün yatırımlarımızı biz planladık. Bizim 2053 yılına kadar yapacağımız 198 milyar dolarlık yatırımın bütün altlıkları bizde mevcut."

"198 milyar dolarlık yaparak milli gelire 1 trilyon dolarlık katkı sağlayacağız"

Söz konusu altlıkların içerisinde neler barındırdığını ele alan Bakan Karaismailoğlu, altlıkları şöyle sıraladı:

"Özellikle artık bundan sonra demiryolu ağırlıklı bir yatırım dönemine giriyoruz. Şu an mevcut bulunan 13 bin 22 kilometrelik demiryolu ağımızı 2053 yılına kadar 28 bin kilometreye çıkaracağız. Şu anda 19,5 milyon olan demiryolu ile taşınan yolculuk sayısını 270 milyona çıkaracağız. Bugün 38 milyon ton olan demiryolu ile taşınan yük miktarını 2053 yılında 440 milyon tona çıkaracağız. Bunu 2035'te de 270 milyon tona çıkarıyoruz. Planlarımızı bu şekilde yaptık. Özellikle haberleşmede 2053 vizyon planımızda önemli bir yer alıyor. Hem demiryolu ağırlık hem de haberleşme ağırlıklı bir yatırım programına girmiş bulunuyoruz. Her 5 yıl için bütün sektörlerde yapacağımız işler artık belli. Bunları takip edeceğiz. Şu an bulunan 28 bin 600 kilometrelik bölünmüş yol ağırlığımızı 38 bin kilometrenin üzerine çıkaracağız 2053 yılına kadar. Otoyol ağımızda 8 bin kilometrenin üzerine çıkarıyoruz bu planlarımız dahilinde. Bunları nerede, nasıl ve ne zaman yapacağımız kalem kalem bizim 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planımızın altlıklarında mevcuttur. Bu vizyon ve plan doğrultusunda yatırımlarımızı takip ederek yapacağız. 198 milyar dolarlık yaparak milli gelire 1 trilyon dolarlık katkı sağlayacağız. Yatırım miktarının 5 katını milli gelire sağlayacağız. Üretime de 2 trilyon dolara yakın etkisi olacak 198 milyar dolarlık yatırımın. Yani yaklaşık 10 katı şekilde üretime katkı sağlayacağız."

"Tahliye edilecek 90 mürettebatın bulunduğu bölgede bulunan tahıl, Ayçiçek yağı ve demir taşıyan oldukça fazla gemi var"

Rusya'nın 24 Şubat'ta Ukrayna'ya müdahale adı altında açtığı savaşın ilk günlerinden beri bölgeyi yakın takipte olduklarını belirten Bakan Karaismailoğlu, "Özellikle Milli Savunma Bakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda önemli gelişmeler oluyor. Rusya'nın kontrolünde olan Azak Denizi'nde olsun Kerç Boğazı'nda olsun oradaki bekleyen Türk gemileri, özellikle Ayçiçek yağı gemileri, onlar haftalar önce dönmüştü Türkiye'ye ama şu anda özellikle Ukrayna'nın Karadeniz'deki sahilinde bekleyen 22 tane gemimiz var. Bunlardan çoğu Türk sahipli ama Türk bayraklı olan da var içerisinde. Hatta bugün Ukrayna büyükelçisi de bizdeydi. Onun da istişarelerini yaptık ama sürekli gündemimizde bu gemilerin oradan alınması var. İlk başlarda 200'ün üzerinde mürettebat vardı. Onların bir kısmın tahliye ettik. Şimdi 90 tane daha mürettebat var ama onlar tahliye talebinde bulunmadılar. Gemiyi terk etmek istemiyorlar. Gemilerde oldukça yük var. Yani tahıldan tutun ayçiçek yağına ve demire kadar var gemide. Bu süre yaklaşık 50 güne ulaştı" diye konuştu.

"Yaklaşık 100 tane gemi var Azak Denizi ve Kerç Boğazı bölgesinde"

Gemi sahiplerinin de tedirgin olduğunu dile getiren Karaismailoğlu, Deniz Arama Kurtarma Merkezi'nden sürekli olarak mürettebatlar ile iletişim halinde olduklarını ifade etti. Karaismailoğlu, "Bir gelişme olacak diye ümitle bekliyoruz. Hem Rusya tarafı hem de Ukrayna tarafı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Tabii Türkiye'nin dışında başka ülkelerin de gemileri var. Yaklaşık 100 tane gemi var bu bölgede. Bir an önce bunların kurtarılması lazım" dedi.

"Bu savaş ortamı bütün sektörleri tedirgin ettiği gibi ulaştırma sektörünü de tedirgin ediyor"

Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açmasından havacılık sektörünün de etkilendiğini belirten Karaismailoğlu, "Şu anda Ukrayna'nın hava sahası kapalı olduğu için Ukrayna ile hiçbir şekilde hava ulaşımı yok. Bu savaş ortamı olmasaydı Ukrayna'dan da ciddi bir şekilde turist bekliyorduk ama yine Rusya tarafından da planlandığı kadar olmasa da önemli bir turistin gelmesi konusunda bakanlıklar nezdinde çalışmalar yapılıyor. Rusya tarafında bu bağlamda bir hareketlilik var ama eskisi kadar değil. Bu savaş ortamı bütün sektörleri tedirgin ettiği gibi ulaştırma sektörünü de tedirgin ediyor. Temennimiz bir an önce bu savaşın bitmesi" ifadelerini kullandı.

"Gürcistan'da binin üzerinde tırın beklediğini biliyorum ama bu yoğunluktan dolayı oluyor"

Gürcistan'da tırların sıraya girmesi hakkında bakanlığın aldığı önlemlerin sorulması üzerine Bakan Karaismailoğlu, "Özellikle denizyolundaki aksaklıklar, denizden taşınan yüklerin karayolu ile taşınması mümkün değil hiçbir şekilde. Çünkü bir gemi büyüklüğüne göre değişiyor ama 5 bin tane kamyonun taşıdığı yükü taşıyabiliyor. O yüzden az da olsa tabii ki denizdeki olmayan faaliyet karayoluna yansımış oldu. Bu yüzden oradaki talep fazla olunca orada da birikmeler başladı. Onu da sürekli Gürcistan tarafı ile görüşüyoruz. Hatta arkadaşlarımız yarın Gürcistan'a gidiyorlar. O tarafla da konuşup oradaki trafiği hızlandırma konusunda çabalarımız var. Ayriyeten bizim ihracattaki müthiş artıştan dolayı kapımızda yoğunluk vardı. Üstüne bu deniz ticareti aksadığı için bu da karayoluna tekrar bir yük bindi. Hepsini takip ediyoruz. Binin üzerinde tırın beklediğini biliyorum ama bu yoğunluktan dolayı oluyor. İşte bunu nasıl hızlandırabiliriz diye arkadaşlarımız yarın Gürcistan'a gidecek" diye konuştu.

"5G konusunda ortak altyapı şirketi, herkesin bir ortak hizmet aldığı bir şirket, olması planlanıyor"

Fiber altyapı ve ortak altyapı şirketlerinin kurulması konularının gündemlerinde iki önemli başlık olduğuna dikkati çeken Bakan Karaismailoğlu, "Özellikle Türk Telekom'daki hisse yapısının değişmesinden sonra bu daha da kolaylaştı. Amacımız ortak bir altyapı şirketi ve mobili birbirinden ayırıp bizim fiber altyapı ağımızı mümkün olduğu kadar genişletmek. 5G konusunda ciddi çalışmalarımız var. Yerli ve milli 5G çalışmalarımız yine hızlı bir şekilde devam ediyor. Siz de biliyorsunuz ki 5G dünya da hala tartışılmaya devam ediyor. O yüzden biz hem bir taraftan yerli ve milli 5G şebekesi kurmak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz hem de dünyadaki gelişmeleri takip ediyoruz. 5G bittiğinde belki aboneler bunu hissedemeyecek ama özellikle sanayide ve medikalde 5G'nin faydası olacaktır. Bu da ciddi bir altyapı gerektiriyor. Zamanı geldiğinde yerli ve milli 5G olarak önemli yatırımlara imza atacağız. Ortak altyapı şirketi, herkesin bir ortak hizmet aldığı bir şirket, olması planlanıyor" değerlendirmesini yaptı.

"O mayınların bu kadar kısa sürede İstanbul'un yakınlarına kadar gelmesi mümkün değil"

Karadeniz'deki mayınlar konusunu ele alan Bakan Karaismailoğlu, mayınlar hakkında hem Rusya'nın hem de Ukrayna'nın farklı şeyler söylediğini belirterek, "O mayınların bu kadar kısa sürede İstanbul'un yakınlarına kadar gelmesi mümkün değil. Çünkü Ukrayna'daki mayınların serbest bırakılması bize de biraz garip geliyor. O yüzden sürekli mayın tarama gemileri dolaşıyor. Hem havadan hem de kadar gözlüyoruz. Tabii bu da bir endişe oluşturuyor. O yüzden en riskli bölge olarak gözüküyor o taraflar. Sonuçta oradaki ticareti etkileyen bir faktör bu. Bu savaş ortamından dolayı bazı belirsizlikler var. İnşallah savaşın bitişi ile birlikte bunlar kısa sürede ortadan kalkacak" diye konuştu.

"Yap-işlet-devret ile yaptığımız projelerin hepsinin arkasındayız"

Konuşmalarında sık sık yer verdiği ve muhalefet partilerine mensup siyasetçiler tarafından da sıklıkla üzerinde durulan yap-işlet-devret modelini ele alan Karaismailoğlu, "Bugüne kadar 170 milyar dolarlık bir yatırım yapmıştık. Bunun 37,5 milyar doları yap-işlet-devlet olarak yani kamu özel iş birliği olarak yaptık. Bu da üç sektörde yapıldı. Karayolu, havayolu ve denizde. Yani 38 proje, 37,5 milyar dolarlık bir yatırım gücü. Bu da 37,5 milyar dolarlık bir ilave bir finans kaynağı oluşturulması demek. Genel bütçenin dışında 37,5 milyar dolarlık bir bütçe stokunu bu şekilde eritmiş olduk. Yaptığımız projelerin hepsinin arkasındayız. Maalesef böyle teknik konular kötü siyasete alet ediliyor ama biz proje proje, bu projelerin fayda ve maliyet analizlerini yapıp, etki analizlerini yaptığımızda bu projelerin her yönü ile gayet faydalı olduğunu görüyoruz" dedi.

"Demiryolu olmazsa olmazımız"

Demiryolu yatırımlarında gelinen nokta ve hayata geçirilecek projelerin detayının sorulması üzerine Bakan Karaismailoğlu, şunları söyledi:

"Biliyorsunuz Bakü-Tiflis-Kars hattının yapılması ve Marmaray'ın yapılması ile Pekin'den Londra'ya kadar kesintisiz akım sağlamıştık. Burada da Kuzey koridora alternatif bir ekonomik bir koridor ortaya çıktı. O yüzden buranın geliştirilmesi için çok önemli çalışmalarımız var. Özellikle bu savaş zamanı dışında yıllık 5 bin blok trenin oradan seyahat ettiğini biliyoruz. Biz o 5 bin blok trenden yüzde 30 pay almak için çalışmalar yürütüyoruz. Bir de bu savaş ortamından sonra orta koridorun önemi çok çok daha açığa çıktı. Orada da altyapı eksiklikleri var tabii ki. Ama mevcut hattımızı tam kapasite ile kullanmaya çalışıyoruz. O yüzden bizim Divriği-Kars arasında önemli bir kapasiteyi üç katına çıkaracak yeni bir ihale çalışmamız var. Onun yanı sıra 2053 vizyonunda bizim Kars'a kadar trenlerimiz gidecek. Oradaki o hattı da kullanacağız hem hızlı tren olarak hem de yük hattı olarak kullanacağız. Diğer taraftan Nahçivan üzerinden de ayrı bir koridor çalışmamız var. Orada yine Ermenistan-Azerbaycan arasındaki Zengüzar koridorundaki bu demiryolu ve otoyolu ile ilgili de onların görüşmeleri devam ediyor. Nahçivan üzerinden alternatif bir koridor sağlamış olacağız. Özellikle geçen yıla oranla yüzde 30'a yakın artmalar oldu. Ama bu savaş ortamından o artışın hızlıca devam edeceğini düşünüyoruz. Demiryolu olmazsa olmazımız. Tabii karayolu bir ihtiyaç ama demiryolu özellikle bu emisyon azalımları hem de yükteki artışlar sonucunda demiryolu ve denizyolu bir şekilde birleşiyor."

Bakan Karaismailoğlu, bu yıl sonu ya da 2023 başında Ankara-Sivas YHT hattını devreye alacakları bilgisini hatırlattı.

"İstanbul Boğazı'nın İstanbullulara ve Türkiye'ye kalması için bir çalışma yapılması gerekiyor"

Kanal İstanbul projesinin son durumu sorulması üzerine öncelikle neden gerekli olduğuna dair bilgilendirme yapan Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

"Biz eğer bir devletsek sonuçta önümüzdeki yıllarda hem bugünün sorunlarına ihtiyaç arayacağız hem de önümüzdeki yıllarda oluşabilecek sorunları da bugünden çözümler üretmemiz lazım. Bizim Ulaştırma ve Lojistik Ana Planımızın zaten amacı bu. O yüzden mesela 1970'lerde birinci boğaz köprüsü yapıldığında Türkiye'ye ve İstanbul'a yetiyordu. Ama ne oldu? Gelişen süre içerisinde o hareketliliğin ve ticaretin artması birinci boğaz köprüsü yetmemeye başladı. İkinci boğaz köprüsü yapıldı. Şu anda birinci boğaz köprüsünden iki yüz bin araç geçiyor. 220 bin araç da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçiyor. Onlar da yetmiyor Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Marmaray hepsi geldi. Bugün İstanbul Boğazı da aynı şekilde. Yıllık 40 bine yakın bir gemi trafiği var İstanbul Boğazı'ndan. Haftalarca Marmaray Denizi'nde bekleyen gemiler var. Bu ticaretin sağlanması, o bekleme sürelerinin azaltılması için alternatif suyolu üretmek gerekiyordu. Ayrıca bu trafikten dolayı İstanbul Boğazı'nda geçmişte yaşanmış çok önemli kazalar var. Bu risklerin ortadan kaldırılması ve oradaki trafiğin azaltılması, İstanbul Boğazı'nın İstanbullulara ve Türkiye'ye kalması için bir çalışma yapılması gerekiyor."

"Şu an günler bekleyen gemiler haftalar beklemek zorunda kalacak"

Kanal İstanbul'un tamamıyla ihtiyaçtan doğduğunu söyleyen Karaismailoğlu, "Bugün 40 bin gemi ama 2050'ye geldiğimizde 78 bin geminin bu İstanbul Boğazı'ndan geçmesi mümkün değil. O yüzden bu lojistik koridorlara yön verebilmek, bu lojistik ticareti hızlandırmak için Kanal İstanbul'u projelendirdik. Şu an günler bekleyen gemiler haftalar beklemek zorunda kalacak. Bu ay 12 milyar ton ticaret hacminin nasıl 25 milyar tona çıkması bekleniyorsa 2030'da, aynı şekilde 90 milyar tona çıkacak 2050 yılında. Siz bunu bugün yapmazsanız yarın yapacaksınız. Çünkü bu gemileri Marmara Denizi de taşıyamaz artık. Oradaki kirliliğin, oradaki geminin beklediği anda bile günde 100 litre yakıt yakarak egzoz emisyonunu artırıyor. Ayrıca bu lojistik maliyette bekleme süreleri de çok ciddi bir girdi. Bu maliyetleri vermemek için Kanal İstanbul'u kullanacaklar" dedi.

"Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde de 24 yıl çalıştım, en son bürokrat olarak da en üst seviyede birisi olarak ve İstanbul'un tamamını planlamış ve ulaşım altyapısını çok iyi bilen birisi olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı'yım."

Bakan Karaismailoğlu, 2024 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamına aday olup olmayacağı iddialarına ilişkin, "Ben şu anda Ulaştırma Bakanı'yım. Allah bize nasip etmiş böyle bir görevi. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde de 24 yıl çalıştım. En son bürokrat olarak da en üst seviyede birisi olarak ve İstanbul'un tamamını planlamış ve ulaşım altyapısını çok iyi bilen birisi olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında şimdi bütün Türkiye'ye hizmet etme görevi verildi. Onun kutsallığını ve onun fırsatını bulduğum için ülkemi hizmet etmek için canla başla çalışıyorum. İstanbul'da da çok ciddi işlerimiz var. İstanbul'daki işlerimizi bir an önce bitirmek ve İstanbulluların hizmetine sunmak için çok büyük çaba sarf ediyoruz" diye konuştu.

"Rize-Artvin Havalimanı'nı mayıs ayı içerisinde açmayı planlıyoruz"

Bakan Karaismailoğlu, son bir ay içerisinde Çanakkale Köprüsü, Tokat Havalimanı açarak Antalya Havalimanı'ndaki yap-işlet-devret projesinin 2 milyar 138 milyon avroluk gelirini hazine kazandırdıklarını hatırlatarak, "Peşinden Malatya'ya gittik çevreyolu açtık. Çok dinamik bir yapı var. Çok büyük gelişmeler var ülkemizde. Hepsi; büyük, güçlü Türkiye'nin ayak sesi. Rize-Artvin Havalimanı da çok önem verdiğimiz projelerden bir tanesi. Aslında üstyapı itibarıyla işler toparlandı. Artık ince işler yapılıyor. Yol bağlantıları yapılıyor. mayıs ayı içerisinde açmayı planlıyoruz" dedi.

"Muhalefet demek ülkesine, milletine yapılan yatırıma düşmanlık etmek değildir ama maalesef bu kötü siyasetlerini teknik konulara karıştırdıklarında böyle bir sonuç ortaya çıkıyor"

Bir muhabirin "Her konuşmanızda yap-işlet-devret modelinin hazineye ve bütçeye faydasından bahsediyorsunuz. Fakat, muhalefet partisi liderleri her fırsatta yap işlet devret modelinin yetersiz olduğunu dile getirerek hazine zarar verdiği konusunda iddialarda bulunuyor. Bu iddiaların sürekli dile gelmesindeki sebep nedir? Modellerin yeterince şeffaf olduğunu düşünüyor musunuz? Eğer şeffafsa bu iddialar neden ortaya atılıyor?" sorusu yöneltmesi üzerine Karaismailoğlu, şunları söyledi:

"Aslında muhalefet iktidar kadar önemli demokrasilerde ama maalesef bunlar iki tarafında ortak olarak yani ülkenin gelişmesi ve ülkeye hizmet yönünde katkı verseler biz de memnun olacağız. Çünkü muhalefet demek ülkesine, milletine yapılan yatırıma düşmanlık etmek değildir ama maalesef bu kötü siyasetlerini teknik konulara karıştırdıklarında böyle bir sonuç ortaya çıkıyor. Dikkat ederseniz onların yaptıkları bütün açıklamaların peşinden açıklamamızı da yapıyoruz. Detaylarını da veriyoruz. O yüzden burada gizli saklı hiçbir şey yok. Hatta bilmedikleri de var. Geçen Kemal Kılıçdaroğlu süre uzatımları ile alakalı Meclis'te bir konuşma yaptı. Proje proje neden süre uzatımı ve neden yapıldığını tek tek açıkladık. Ama sanki hiçbir ilave iş yapılmamış, hiçbir farklılık yok aynı sözleşme ile durup dururken biz adama ilave süre vermişiz gibi açıklamalar yapıyorlar. Halbuki onların hepsinin gerekçesi var. Hatta biz bilmediklerini de açıkladık. O yüzden yap-işlet-devret projeleri finansal model olarak çok hızlı biten ve özel sektörün de sorumluluğunu ve riskini aldığı çok kıymetli işler. O yüzden siz 8 milyar dolarlık bir Kuzey Marmara Otoyolu'nu kaç yılda bitirip, ülke bütçesinden buraya 8 milyar doları ne kadar zamanda ayıracaktınız? Mümkün olmadığı için bu kısa sürede bu projeleri bitirip ülkeye, ekonomiye, istihdama ve üretime bu projeleri kazandırıyorsunuz. Ayrıca bu projeler yapılmasının arından örnek vermek gerekirse İstanbul-İzmir Otoyolu'nda Osmangazi Köprüsü, yolu 100 kilometre kısaldı. Seyahat süresini 8 buçuk saatten 3 buçuk saate düşürüyorsunuz ve eski yol da oradaki trafik yoğunluğunun azalması ile cazibesini kazanıyor. Ama siz bu projeyi yapmasaydınız eski yoldaki 8 buçuk saatlik seyahat süresi 13-14 saate çıkacaktı. Bunların altını üstünü değerlendirmek lazım. Bir de bu kadar büyük bütçeli projeleri yaparken biz Anadolu'da yüzlerce projeyi aynı anda yapıyoruz. Sizin bütçeniz belli. Bu bütçe ile bu projelerden sadece bir tanesini yapabilirdiniz bir yılda. Ama öbür tarafta Anadolu'da adını sayamayacağım kadar proje var. 28 bin kilometrelik yolu nasıl yaptık? Tabii ki hem bir ana plan çerçevesinde yapıyorsunuz hem de bunları iki tarafta da bu kadar ağırlıklı projeleri bu kadar kısa sürede yapıp vatandaşın hizmetine sunuyorsunuz."

Bakan Karaismailoğlu, konuşmasının ve soruları cevaplamasının ardından alan muhabirleri ile toplu fotoğraf çektirdi. Ardından Bakan Karaismailoğlu, CNN Türk muhabiri Gülşen Coşkun'un doğum günü için sürpriz yaptı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT