• BIST 89.371
  • Altın 146,677
  • Dolar 3,6426
  • Euro 3,9175
  • Malatya : 18 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 21 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Elazığ : 18 °C
  • Adıyaman : 18 °C

Kelle avcısı müsteşar!

15.07.2014 16:27
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Anlatacaklarım bir senaryo değil... Ayniyle vaki...

Yaşanan ülke “Böylük Usta” Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiyesi...

Hani şu 77 milyonu kucaklayan zat!

İnşallah maşallah diyerek Türkiye’nin altını üstüne getiren AKP iktidarında daha ne günler göreceğiz bakalım...

Bir müsteşar...

Bir genel müdür...

Bir genel müdür yardımcısı...

Ve bir ülkücü yiğit...

Neresi diye sormayın; hangi kurumda yaşanmıyor ki...

Bir Ramazan iftarını açtıktan sonra çıktığı kürsüde vebal verdi; yaşadıkları için... Elbette bu vabalin gereğini yapmak gerekiyordu ki, işte böyle dillendirdim!

Başlayalım aktarmaya...

İktidar saltanatının nimetlerine doymayan ve doyamayan AKP, Türk milliyetçilerine yapmadığını bırakmıyor.

Hemen her gün yaşanan ve yaşatılanlar, günümüzde Türk milliyetçilerinin çetin bir süreçten geçtiğinin açık göstergesi...

İktidar saltanatında kendinden olmayanlara özellikle de Türk milliyetçilerine adeta yaşam hakkı tanınmıyor AKP’nin zulümkarları...

Kamu kurumlarında sendikal baskılar yüzünden memurların tozu dumanı atılıyor. Varlıklarını AKP iktidarına borçlu olduklarının açık ara farkında olan yandaş sendikalar, kendinden olmayanları da avlamada sınır tanımıyorlar! Her şey, iktidarın payandalığında diğer sendikalara karşı güç gösterisi için... 200 lira ek ödeme için kendini bu yandaşlara peşkeş çekenleri duydukça Türkiye’nin gittiği uçurumun farkında olamayanlara hayıflanıyorum.

AKP iktidarının destekçisi olan sendika üyeliğinin üç beş kuruşluk cazibesine kapılıp kendini inkar edenler, elbette pişmanlık duyacakları günleri de düşünüyorlardır!

Kamu kurumlarında sendikal baskılar sürüp giderken başka şeyler de oluyor.

Mübarek Ramazan iftarlarında anlatılan bir canlı örnek, haksızlık karşısında susanın dilsiz şeytan olduğu gerçeğiyle beni bu feryadı kaleme almaya mecbur etti.

Bir kamu kurumu... Halim selim insanların yıllarca dirsek çürüttüğü bu kurum, spor yazarlığı yıllarımın favorileri kulüplerinden biriydi...

Bir ülkücü yiğidim, hasbelkader bu kurumun spor kulübünün başkanlığına seçilir!

Aman Allah! Hem de Türk milliyetçiliğini ayaklar altında almaktan utanmayanların iktidar tahakkümü altında... Olacak şey mi?

Olmaz elbette!..

Seçilen genç kardeşimiz; “Türklük bedenim, İslamiyet ruhumdur” diyen bir pırlanta... Atılgan ve enerjik... Güvenilir ve sağduyulu... O bir ülkücü!

Olmaz, olamaz; bir kamu kurumunun spor kulübünün başkanı nasıl olabilir? Öyle ya o bir AKP şakşakçısı değil ki!

Nitekim beklenen akıbet için düğmeye basılır. İlk sorgu genel müdürden gelir... Sevdiği bu gencimizin kulüp başkanlığına nasıl seçildiğini sorgular, sorgulatır... Evraklar tarumar edilir. Alnının akıyla da olsa o iş öyle kolay değil, o koltuktan kellesi uçurulmalıdır! Neden mi, emir yüksek katlardan!

Yukarılarda ısrar devam eder! Kelle mutlaka alınacaktır!

Nihayet iktidara kul olmuş yüce makamdan (!) bu kamu kurumunun başındakilere son emir gelir!

O çocuk hala spor kulübünün başında mı?

Öyleyse ya istifasını sağlayın ya da siz istifa mektubunuzu gönderin!

Emir kulu yönetici, yeniden karşısına alır bu yiğit Türk gencini… Yiğit kardeşim, üst düzey yöneticinin haline dayanamaz. Tanımaktan onur duyduğum bu Türklük sevdalısı kardeşim hak ettiği görevden ayrılma konusunda kararını verir. İstifasını bir dilekçeyle emir kulu yöneticiye teslim eder ve alnının akıyla seçildiği o görevini bırakır.

Anlattıklarımda hiç abartı yok saygıdeğer okurlarım... İşte Türkiye’nin içinde bulunduğu korkunç manzara... Kendinden olmayana yaşama hakkı tanımıyorlar ne yazık ki... İşte bu, hak ve hukuk bülbüllerinin yaptıkları...

Böyük böyük baş yöneticilerimizin uğraştıkları şeylere bakınız! Bir spor kulübünün başında nasıl bir ülkü eri durabilir. Olamaz! Öyleyse kellesi vurula! Öyle de olur.

12 yılın sonunda AKP iktidarının çoğunluk şımarıklığının getirdiği manzara işte bu...

Yazık... Yazık...

Son sözüm o yiğidime... Selam olsun afşin beylerine... Selam olsun Türkiye sevdalılarına... Lanet olsun üç kuruş menfaat için davasını satanlara...

* * *

Ve Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başladı. Türkiye’nin tüm imkanlarını kullanan bir adaya karşı ırkının adayı olduğunu ilan eden bir değer olan Ekmeleddin İhsanoğlu Bey… Türkiye’nin bıktığı kavgaya artık son vermenin tam zamanı işte... Kamplaştıranların, bölük bölük bölenlerin Türk milletinin geleceği ile oynadığını fark edenler için işte fırsat...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
zafer
19 Temmuz 2014 Cumartesi 13:23
13:23
Siz söylediklerinize inanıyormusunuz? Ekmeleddin İhsanoğlu bulunduğu İslam birliğini biraraya getirmekten aciz iken nasıl olurda Türkiye'de yaşayan çok farklı kültürleri bir arada tutsun!!!
Milliyetçilik ve CB seçimi
16 Temmuz 2014 Çarşamba 00:54
00:54
Sayın Durmuş tepkiler için çok geç kalındı ancak zararın neresinden dönülürse kardır diye bir atasözümüz vardır, RTE bir süre önce ne demişti hatırlayalım" biz Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldık" işte o zaman bazı şeylerin bitmiş olması gerekirdi, sözün bittiği yerdi ama nedense önemsiz gibi üzerinde durulmadı, şimdi çok iyi düşünmeli çünkü tam da birleşme zamanıdır...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim