• BIST 82.368
  • Altın 147,517
  • Dolar 3,8222
  • Euro 4,0629
  • Malatya : 6 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İzmir : 10 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Elazığ : 6 °C
  • Adıyaman : 10 °C

Kerbela Ve Hüseyni Duruş

27.12.2009 15:58
Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Muharrem ayı…

Saygı duyulan, kutsanan, haram kılınan dört aydan biri…

Kuran-ı Kerimde bu aylara saygı duyulması emredilir…

Neden acaba?

Hikmeti nedir?

Neden bu ayda, saldırıya uğrayanların kendini savunmaları hariç, savaşmak haram…

İnsanoğlunun üzerinde düşünmesi lazım…

Zaman her şeyin ilacıdır…

Bazı çözülmez gibi görünen problemler zamanla kendiliğinden çözülüverir…

Kinin, öfkenin, nefretin, husumetin dindirilmesi adına en önemli iksirlerden biri zamandır…

Cenab-ı Hak bu iksirin farkındalığını hissetmemiz için mi acaba bu zaman dilimlerini haram kılmış…

Öfkenin olduğu yerde akıl durmaz…

Öfkenin kovulup aklın hâkim kılınması çoğu kere zamanın eliyle olur…

Onun içindir ki yaratıcı insanların aklıselim düşünmesi ve öfkenin, nefretin, husumetin kişiden ve toplumdan uzaklaştırılması için zamanı kutsal kılmış olabilir, diye düşünürüm hep…

On muharrem…

Sadece sami dinlerinden değil cahiliye döneminde dahi mukaddes kılınan bir gün…

O gün oruçlar tutulurdu…

Hz. Âdem (a.s)"a kadar uzanan hikâyesi olan bir gün…

Hz. Âdem (a.s) tövbesinin kabul edildiği gün…

Hz. Nuh"un gemisinin Cudi Dağına oturduğu gün…

Hz. Yunus"un balığın karnında kurtulduğu gün…

Hz. Musa ve İsrailoğulları"nın firavunun elinden kurtulduğu gün…

Hz. İsa"nın göğe yükseldiği gün…

Hz. Davud"un tövbesinin kabul edildiği gün…

Hz. Süleyman"a mülkün verildiği gün…

Hz. Peygamberin gelmiş geçmiş tüm günahlarının bağışlandığın müjdesinin verildiği gün…

Bütün bunlar muharremin onuncu günü “aşure günü”nde gerçekleşen güzellikler, müjdeler…

Elbette bunca güzelliğin yaşandığı bir gün önemsenir, kutsanır…

Ancak bu gün de geçekleşen bir nahoş olay var…

Muharrem deyince işte o gün gelir hep bizim aklımıza…

İslam tarihindeki “o kara leke” bu günde gerçekleşmiş olan bütün diğer güzelliklerin üzerini “kara ve kalın bir örtü” gibi örter…

Kerbelâ faciası, vahşeti…

Bu faciadan dolayı yaşarmayan bir göz, acaba hakikate tam açılmış olur mu?

Bu gün karşısından burkulmayan, hüzünlenmeyen bir gönüle acaba iman girmiş olur mu?

Efendiler Efendisinin omzuna aldığı, sevdiği, kokladığı, cennet gençlerin efendisi dediği Hz. Hüseyin (r.a) ve aile efradında olan 72 kişinin şehit edilmesi İslam tarihinden kara bir lekedir…

O Hüseyin ki, ismini bizzat Efendiler Efendisi koymuştu…

Harun Aleyhissselamın oğullarının ismini vermişti onlara…

O Hüseyin ki Efendiler Efendisi “onlar benim dünyada kokladığım iki reyhandır” dediği reyhanlarından biriydi… Efendiler Efendisi “Allah"ım ben bunları seviyorum; sen de sev” diye dua etmişti kendisi için…

“Hasan Hüseyni seven beni sevmiş, onlara kin tutan bana kin tutmuş olur” demişti Efendiler Efendisi bir başka kere…

Hasan ile Hüseyin güreşe tutulduğu zaman Cebrail"in Hüseyni desteklemesi karşısında Efendiler Efendisi de “Ha gayret Hasan"ım, göreyim seni, yakala Hüseyni” demişti…

İşte Efendiler Efendisinin torunu, Hz. Ali ile Hz. Fatma"nın ciğerparesi Hz. Hüseyin on muharremde şehid olmasıyla bu günün kaderi, anlamı, manası değişmiş oldu…

Kim O"nu niçin şehit etti?

Siyaset, saltanat, makam, asabiyet, cahiliye duyguları ağır basan Yezit ve onun yanında gözü dönmüş avareleri O"nu şehit etmişti…

“Hak bir davanın hakkaniyetini haykırma ve koruma adına” zalimin zulmünü durdurma, Kuran ve dedesinin sünnetinde inhiraf edenleri yola getirme adına Hz. Hüseyin yola çıkmıştı…

Hz. Hüseyin"in kıyamı kuru bir salatan ve siyaset için değildi…

O Hakkı tutup âli kılmak, zalimin zulmüne dur demek için yola koyulmuştu…

Ve o gün şehit olacağını biliyordu ama yine de hak bildiği yoldan geri durmadı…

O Şehit edileceği gün dahi ok yağmurlarının altında öğlen namazına durdu…

Kıyamını uzun tuttu… Rabbiyle buluşmayı seviyordu çünkü…

Hz. Hüseyin"in kıyamını iyi okumak lazım…

Hüseyni bir duruş, ancak Kuran ahlakıyla ahlaklanmayla, , sünneti seniye"ye tabi olmakla, ibadet ve kullukta bulunmakla, zulme karşı dik durmayla ancak olacağını bilmemiz lazım…

Yoksa Hüseyni bir duruş ve ahlaktan yoksun, Kuran ve sünnete muhalif bir tavır içinde bu gün kuru bir tarafgirlik ve intikam olarak algılanırsa hiç farkına varmadan, siyasi emelleri uğruna hareket eden Yezidin safında yer almış oluruz…

Öyleyse niyette, ibadette, ahlakta, amelde, Hüseyni bir duruş bizler için birer turnusol kâğıdıdır.

Aksi takdirdeki bir duruş egomuzu tatmin etmekten öteye geçmeyecektir…

On muharrem bizler matemdir…

Siyasetin, menfaatin, tarafgirliğin, hizipçiliğin asabiyetin, insanı nasıl da kör ettiğinin, baştan çıkardığının, zalimleştirdiğinin bir fotoğrafı…

Yezidi virüsleri taşıyanlar her zaman toplum, insanlık için potansiyel tehlikedirler…

Zaman değişse de, asırlar geçse de maalesef yezidler hep var olacaktırlar…

Dikkatli olmak lazım…

Aklıselim insanlar “şer gibi görünen olaylarda da bir hayr vardır” demişler…

Negatifleri pozitiflere çevirmeyi bilmişlerdir hep...

Onun içindir ki bu günleri yassı matem ilan etmişler…

Bazı olayları, günleri yıkma, yakma, hakaret, isyan, zülüm olarak eşleştirenlere karşı; Ehl-i Beyt sevenlerinin bu vahşeti faciayı yassı matem orucuna dönüştürmesi de manidardır bence…

Kinin, nefretin, tarafgirliğin, aç gözlülüğün, makam – mansıp sevdasının, hizipçilin, zulmün, ego"nun kol gezdiği dünyada,

Kuran ve sünnete ittiba edilmediği bir dünyada,

Yaşatmak için, yaşamaktan vazgeçilmediği bir dünyada,

Ehl-i Beyt sevgisi ile kalplerin coşmadı,

Gözlerin yaşarmadığı bir dünyada

Maalesef dünyamız her gün yeni kerbelalara mahkûmdur…

Dünya her zaman Hüseyni duruşa muhtaçtır…

Ve Kerbela dünyamızın muhtaç olduğu duruşun bir sembolü, modeli olmuştur hep…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Gökhan Özhan
29 Aralık 2009 Salı 18:27
...
Gerek alevi gerekse de sünni Türkler iyi bilmelidirler ki Kerbela Olayı ilk önce Arapların bir iç kavgasıdır.Bir otorite mücadelesidir.Tarihi olarak bunun böyle olduğu artık bir gerçektir.Olayın inanç boyutu ise bunun dışında bir konudur.

Hiç bir zaman bir devlet geleneği olmayan Arap toplumunun çeşitli kabileler adı altında birbirlerine karşı verdiği mücadelelerin bir başkası da Kerbelada olmuş ve bu diğerlerinden feci bir hal almıştır.Bizde bir haksızlık sembolu olarak hep anılagelmiştir.Türkler olarak bu olaylardan daha feci olarak can veren kendi kahramanlarımızı da anmak ve onları da kutlulamak zorundayız.Bu sadece bir inanç değil bir milli görev olmalıdır.

Eğer Çin Seddinde can veren Kür Şadı hatırlamıyorsak bile,Kazak kahraman Osman Batur için susuyorsak, bu aleviliğe de yakışmaz sünniliğe de yakışmaz.Daha aklıma gelmeyen nice Türk kahramanının da ölümü en az Hasan ve Hüseyin kadar feci olmuştur.
İhsan KALENDER
27 Aralık 2009 Pazar 23:29
TEBRİKLER HAKKI HOCAMIZ
Benim gibi ALEVİ geçinen biçarelere, KERBELAYI ve MUHARREM ayının ulvi teferruatını, DOYURUCU bir içerikle kaleme almışsınız.TEBRİKLER GARDAŞIM.
ADNAN ER
27 Aralık 2009 Pazar 22:28
aşure günü
allahın rahmeti bereketi tüm islam aleminin üzerinde olsun.nebiler nebisi bizi şefaatinden mahrum bırakmasın...amin
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim