Turan Güzel

Turan Güzel

MALATYA TSO VE ŞAKLABANLIK 1

A+A-

Bir evvelki yazımız da Malatya TSO’nun akla zarar zırvalamasını piyasaya icraat kabilinden yutturma kurnazlığını irdelemiş ve bu akla zarar zırvalamanın aslında ne anlama geldiğini ifade ettiğimiz bir yazı kaleme almıştık.

Yazımızın yayına girmesinin hemen ardısıra sayısız insanların bir şekilde telefon numarama ve mail adresime ulaşması ve akabinde bir dokun bir ah işit kabilinden ardı ardına sıraladıkları duaları, birinci yazımızda ki haklılık ve doğruluğumuzu ve bu ikinci yazıyı da kaleme almamız noktasında görevli kılmıştır beni.

Esnafın, sanayicinin ve üyesi olduklarını izah ettikleri bir çok yatırımcının, yazımıza dair gösterdikleri teveccüh, bahsini yapıp tiye aldığımız kurumun salt makamsal show yapmanın bir tık ötesine taşan anlamlı bir icraat içerisine girmek bir kenara, tevessül dahi etmediklerini göstermiştir.

Makamın verdiği saltanat ve buradan devrişilen şatafat ile milletin seviyesine inilmeyeceği, binbir çeşit çıkmazın kucağında inim inim inleyen esnaf, sanayici, yatırımcı ve üreticinin ilgi alanlarına dahi girmediği bir yönetim, bir an evvel bu makamı terk etmelidir.

Hele hele de TSO gibi son derece stratejik ve konjönktürel bir güce, önem ve değere haiz bir kuruluşun pişmemiş, çiğ kişilerin elinde berhava edilmesine terk ediliyor olması evvela Malatya ve sonra da bütün Malatya’lılar için telafisi mümkün olmayan bir kayıptır, zarardır ve ziyandır.

Seçim kampanyalarını bir muhalefet iddiası üzerine bina edip o günkü kırgın, kızgın ve küskün yatırımcı, sanayici ve esnafın bütün duygularını istismar ederek oylarını alan yönetim, seçimi kazanmasının hemen arafesinde mevcut yapılanmanın stepnesi konumuna düşmesi, bütün üyelerinin senkronize bir şekilde dile getirdikleri çarpıcı bir savrulmadır.

Öyle ki, aldığım istibarat ve intibalar göstermektedir ki, aday olunup seçim sathı mahaline girildiği süreçte yanlarında yer alan zümrenin çok büyük bir çoğunluğunun kerhen devam ettiği ve ilk seçimle birlikte farklı bir teşekkülün içerisinde yer alacakları da ayrı bir çarpıcı sonuçtur.

Kendi içerisinde ki anlam, önem, birliktelik, dirlik ve direnci dahi hepten tüketmiş, adeta ne oldum delisine dönüşmüş, benden ötesi yalan diyen bir egonun kurumu hepten teslim almış olması, üye ve yetkin nice kişilerin canına ve tahammül noktalarına tak etmiştir.

Bütün bunlarla birlikte gerek iktidar ve gerekse TSO’ya ciddi meblağlarda vergi, ssk prim, aidat ve üyelik adı altında türlü ödemeler yapan esnaf, sanayici ve üreticinin, üç aylık dahi desteklenmemiş olması, esnaf için ne kabulü ne de affı mümkün işlerden değildir.

Esnafın, sanayicinin, üretici ve yatırımcının, yani toplumun asıl derdini ve yükünü çeken reel ekonominin başat aktörlerini kendileri yerine zaten ezgin ve yoksun halkın kısıt imkanlarına havale etmek evvela izansızlık, akılsızlık ve şark kurnazlığıdır.

Böyle bir davranışı kurnazlık zanneden akıl fukaralarının akibetinin ne ve nasıl olacağını şimdiden ve üstelikte çok net ve de keskin cümleler ile belirtmekte hiç bir zorluk çekmeyeceğimin de altını çizmek isterim.

Sonlarının nasıl olacağını ben ve üyelerinin gayet iyi bildiği kuşku götürür bir akibet değildir de, milletin tüm duygu, düşünce ve planlarını istismar edenlerin, değer semirip sömürenlerin, makamın gücü ve getirisi ile sarhoş olup sorumlu oldukları kitle ile aralarına mesafeler koyanların akıbeti elbette abad olmaz ve olmasında.

Zaman ve özellikle de tekrar seçimlerin yapılacağı zaman gelecektir ve o süreç içerisinde sanayiciye, esnafa ve üyelerin tamamına bu günleri ve bu günlerde kendilerine duyarsız, umarsız ve ilgisiz kalanların hatırlatmasını sıkça yapmakla beraber daha bir sürü materyali gözlerinin önlerine de serdedeceğim.

Zaman ola hayrola...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT