Turan Güzel

Turan Güzel

MALATYANIN BARONLARI

A+A-

Bakmayın siz baron diyerek üç kuruşluklara beş liralık paye biçiyormuş gibi yazdığıma.Teki değil, tamamı üç kuruş etmez baronlar bir karabasan gibi koca şehrin üzerine çökmüş altını üstünü, sağını solunu, dününü, bugününü ve hatta yarınlarına bile çökmüşlerdir.

Yaklaşık 15 yıldır bu kuruş etmez baronlar güruhu bütün Malatyanın ve tüm değerlerinin üzerinde servet, şöhret ve şehvet tepinişlerini en utanmaz şekilde atmaktan haya etmek bir kenara, bu hayasızlıktan sadist bir zevk duyan parazit zümredir aynı zamanda.

Şehrin en güzel, en özel, en kıymetli ve geleceğe dair değer vaadeden bir karış yeri ve toprağı olmasın ki, altı eşelendiğinde bu parazit baron zümresi çıkmıyor olsun. Yedi değil yetmiş göbeği garanti altına almış olan bu parazit baronlar, insani tamahkarlığın hayvani tamahkarlığa nasıl dönüştüğünün de en canlı ve irrite nüveleridirler aynı zamanda.

Kendi sülblerine dair yediden yetmişi garanti altına almış olan bu vampir zümre, hayvani tamahkarlığa doğru evrimleşmeyi en sağlıklı (!) şekilde tamamlamış olmaları dolayısıyla, şimdide gelecek Malatyanın ve Malatyanın geleceğini dizayn etme küstahlığına girişmişlerdir.

Gözleri dönmüş, dur durak bilmeyen, korku ve endişeden yana kendilerini azade kılmış, layüsel, sorumsuz ve yerel tanrıyı oynayan bu şebekler, hesap vermeyi yada hesap sorulabilme ihtimalini bile akıllarına getirmemeleri dolayısıyla pervasızca hareket edebilmektedirler.

Bu şebek parazitler, özgüven patlaması yaşıyor olmaları sebebiyle, seçimlere yaklaşık üç yıl olmasına rağmen kimlerin nereye başkan, amir, müdür ve vekil olacağını tayin etme edepsizliğini üstlenmekten yana hiçbir beis görmemekteler.

Önleri bu kadar boş, engel ve sütreden yana tertemiz, önüne çıkabilecek olanlarıda sinek gibi ezecebileceklerine olan inançları, yukarıdan beri ifade etmeye çalıştığım tanrısallığın izah ve tanımını net, çarpıcı ve yalın şekilde ortaya koyuyor diye düşünüyorum.

Gözleri dönmüş ve kararmış bu zümre, koca bir şehrin kaderine hükmetme etkisinin, yetki ve kudretinin kendilerinde olduğu inancına iman etmiş zümredir diğer taraftan. Kendilerine, içerisinde bulundukları ayrıcalıklı duruma, güç ve kudretlerine olan imanları dolayısıyla Malatya’ya ve Malatya’lıya sorma ve danışma gereği dahi duymamışlardır.

Biz bu şehrin anaları, babaları ve baronları olarak ‘’Ne dersek o’’ hükmünü adeta Malatya’nın taşına toprağına mühür kabilinden vurmakla birlikte, şu yada bu sebeple tüm Malatya’lının zihnine de nakşetmekle birlikte dikte ve kabul ettirmeyi başarmışlardır.

Bir gram dahi sevilmediklerini yakınen bildiğim ve binlerce kez tanık olduğum bu irrite zümre, Malatya ve Malatya’lının makus talihiymiş gibi hüküm sürmektedirler.

Ancak !!! 

Sağ ve sağlıklı olduğum sürece ve sahip olduğum bütün imkan ve platformlarda bu zümrenin ne menem şey olduğunu, Malatya ve Malatyalı için ne denli büyük bir sorun, bela ve kurtulunması gereken zümre olduğunu yazmaya, çizmeye ve konuşmaya devam edeceğim.

Bir sonraki Malatya’nın etkilisinin ve yetkilisinin kim olacağını ve olması gerektiğini ancak ve sadece Malatya halkının tayin edeceğini ve bu hakkın sadece Malatyalıya ait olduğunu yine her platformda yazacak ve konuşacağım.

Yazın bir kenara !

Bir devrin sonu...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum