Turan Güzel

Turan Güzel

MALATYA’NIN KİMYASI

A+A-

Malatya’nın Baronları isimli bir yazı kaleme aldım ve adete bir dokun bir ah işit kabilinden sayısız tebrik, teşekkür, alkış ve dualar ile ödüllendirildim. Elbette göz ve gönül okşayan bu yaklaşımlar son derece kıymetlidir, anlamlı ve önemlidir.

Ancak, dua ve teşekkürlerin sahiplerine ifade ettiğim sözlerimi bir de buradan yazmak ve bugün ki yazımda değişen, değiştirilen ve özellikle de bozulan ve bozdurulan fizik ve duygu dünyamıza zum yapmak istiyorum.

Malatya okuyan, araştıran, soran, sorgulayan, yeren, yerleştiren, eleştiren insanların varlığı ile bilinen, tanınan ve bu anlamda esaslı ve anlamlı bir yere konumlandırılmış mümtaz şehirlerin başında gelmek/teydi.

Malatyaya konferan ve ya benzeri bir amaçla gelen her yazar, çizer, akademisyen ve entellektüel kişilerin özenle hazırlandığı, son derece dikkat kesildiği, aksi takdirde önemli ve anlamlı reddiye ve eleştirilerin odağına konulacağını bilen ve bu sebepledir ki Malatya’ya ve Malatyalıya ayrı bir dikkat ve özen gösterilen bir şehir/di

Hep, dili geçmiş zaman kullandığımın farkında olmakla birlikte kullanmak için özen ve hassasiyet gösterdiğimden yana sizleri de uyarmak istiyorum. Zira böylesi özel, değerli ve sıradışı kabiliyetini yitirmiş, mümtaz yerini terk etmiş durumdadır Malatya’lılar.

Bir çok şekil, form ve metotlar yoluyla sindirilmiş, korkutulmuş ve kandırılmış Malatyalı, bahsini yaptığımız münevver kimliğine ihanet etmiş ve adeta kendi kendisini inkar ederek başka bir özelliğe bürünmüş durumdadır. 

Sesini çıkarmayan, yutkunan, sinik, kimliksiz, akletme ve düşünme yeteneklerinden yana fukara, red ve itiraz etme erdeminden yana uzaklara savrulmuş, eleştiri ve uyarının bir ibadet olduğu şuurunu arkasına atmış, tarihi ve sorumluluk kodlarına ihanet etmiş durumdadır.

Bir şehrin ve sakinlerinin bu denli kendisine ihanet eden, kendisiyle arasına bu kadar uzak mesafeler koyan, kendisini var eden ve bu değerler ve özellikleri dolayısıylşa her zaman kendisiyle gurur duyan Malatya, üç beş kalitesiz kişinin maskarası durumuna düşmüştür.

Etkisiz, yetkisiz, silik, bütün değerleri iğfal edilmiş bir şehrin sakinlerini mi kınayayım ? Yoksa, böylesi bir şehri bu hale getirenleri mi kınayıp / kutlayayım ? Doğrusu karar veremiyorum. Elbette her iki tarafın da vebali azımsanır derece de değildir.

Ancak, Malatya ve Malatyalının vebal  ve gühanı asla yenilir ve yutulur derece de değildir. Sözüm ona bir kaç kanaat önderinin, sözüm ona birkaç yazar ve çizerin önüne culuş bahşişi kabilinden konulmuş gizli rüşvetlerin kara propagandası altında eziliyor oluşunu, entellektüel ve münevver kimliği ile tutarlı bir davranış olarak görmüyorum.

Gerektiğinde kendi aydınını, kanaat önderini, cemia ve cemaatini de masaya yatırıp ameliyat yapabilecek cüret, cesaret ve birikim sahibi olan bu şehrin, bu denli hissiyatsız, vicdansız, duyarsız, tepkisiz ve hareketsiz oluşunu, hem kendisi ve hem de ülkenin geleceği açısından büyük bir felaket olarak görüyorum.

Üstelik bir de böylesi bir şehri ve sakinlerini teslim alanların, susturup üzerinde tepinenlerin ilim, bilim, bilgi, donanım, birikim, kültür, seviye ve şahsiyet sahibi olmaktan yana fakir ötesi oluşları da ayrıca yakıp kavurmaktadır beni.

Bir tekinin değil ! tamamı ile girişilecek anlamlı ve önemli bir tartışmanın tamamıyla bir kayıp olacağını bildiğim bu baronların bu kadar etkili, yetkili ve de freni patlamış kamyon misali koca şehri ezip geçiyor oluşları, yiyip bitirmektedir beni.

Ey Malatyalı !!

Allah rızası için kendine gel artık !

Allah rızası için üzerinde ki bu uyuşturucu ve öldürücü toprağı silkinip at !

Bak, seninle birlikte koca ülkeyi iç ve hiç ediyorlarken, böylesi tepkisizlik, hissizlik, duyarsızlık sana yakışıyor mu ey Malatya!?

Saygı duyacağın, anlam ve önem yükleyeceğin, seçip göndereceğin tipler bunlar mı olacaktı ey Malatya!?

Ey Malatya !

Vaktinde son demlerindeyiz artık. Bu meymenet ve şuur yoksunlkarına insani, ahlaki ve hukuki haklarınızdan kaynaklı tepkiler koyarak hadlerini bildirme, yalan, talan ve istismarlarına son vermelerine gerekçe olacak onur ve gururunu üstlenme ve gereğini yapma vaktinin de son demlerindeyiz.

Bir sonra ki safhada dizlerinizi dövme, ahlar ve vahlar çekmenin hem inandırıcı bir tarafı olmayak ve hem de hayra değecek, çözüm üretecek bir etkisi kalmayacaktır.

Kovun artık yanınızdan, yamacınızdan, görünmesinler ve aldatmaya bir daha cesaret dahi bulamasınlar.

E hadi Malatya...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum