• BIST 1.127
  • Altın 497,509
  • Dolar 8,2591
  • Euro 9,6937
  • Malatya : 20 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 19 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Elazığ : 16 °C
  • Adıyaman : 20 °C
  • Trabzon : 19 °C
  • Otomotivde ÖTV değişikliği
  • Japonya Başbakanı Abe istifa etti
  • İskenderun'da cenazeler karıştı
  • Otomotivde ÖTV değişikliği
  • Japonya Başbakanı Abe istifa etti
  • İskenderun'da cenazeler karıştı

MALATYA’NIN KISIR SİYASETİ

26.05.2020 09:09
Turan Güzel / Yazar

Turan Güzel / Yazar

Malatya, he zaman için zengin bir yazar, çizer, düşünür aydınlar ve entellektüeller şehri olarak anılmış ve böyle tanınmıştır.

El hak !

Bu tanınmışlığın sağlıklı, doğru ve dolgun gerekçeleri vardır. Birbirinden güzide yazarı, düşünürü, kanaat önderi, gazetecisi, akademisyen ve dolayısıyla entelektüel bütünlüğü bünyesinde barındıran Malatya, Türkiye’nin belli başlı değer üreten şehirleri arasındadır.

Böylesi büyük, değerli ve anlamlı bir hacme sahip Malatya, son yıllarda hiç olmadığı kadar kısır, sığ, verimsiz, tatsız, tuzsuz ve lezzetsiz bir görüntü sergilemiş ve dolayısıyla beklentilerin son derece altında kalmıştır.

Her türlü düşüncenin, farklı ama çarpıcı fikirlerin medeni şekilde hayat bulduğu bu havza, adeta ölü toprağının üzerine serpildiği ve o güzide bakiyesinden yana hiçbir eserin kalmadığı donuk bir hale doğru hızla evrilmiştir.

Her türlü düşüncenin, ideolojinin, siyasetin ve fikrin mutlaka alternatifini üreten ve bütün bu ürettiklerini en medeni şekilde tartışmasını bilen, sahaya, sadece on bir değil en az otuz üç aydın ( üç tane on bir ) ve farklı fikir ve düşünce süren Malatya, bu özelliğini hunharca harcayan ölü bir şehre dönüştürülmüş durumdadır.

Son derece sağlam ve sağlıklı bakiyesi olan ve dolayısıyla bu denli dinamik olan bir şehrin ve yine bu denli renksiz, mat, soluk ve cansız hala dönüştürülmüş olması üzerine ciddi ve ivedi bir araştırma yapılması gerekmektedir.

 Elbette şahsımın yaptığı sosyolojik, hukuki ve siyasi saptama, tespit, analiz ve önermelerim mevcuttur. Bütün bunları sütunlar yer verdiği sürece maddeler halinde saptayacak ve hemen arkasında neden sonuç ilişkisine bağlayacağım.

Evvela acı ve biraz da utanç barındıran bir saptama ile işe başlamak istiyorum.

Malatya ve Malatyalı aydın, münevver, düşünür ve kanaat önderinde ki bu suskunluk, içe dönmüşlük ve içe çökmüşlük, bir diğer taraftan psikolojinin de konusuna giriyor olmasının yanı sıra sosyolojik ve siyasi bir analiz gerektirmektedir.

Sorunun siyasi boyutu, sosyolojinin de kodlarını derinde ve iz bırakır şekilde etkilemiş olması dolayısıyla radikal bir yaklaşım, analiz ve eleştiriye siyasi bağlamdan yana başlamakta önem görmekteyim.

Geldiğimiz noktada hâkim siyaset, farklı düşünceye, düşünene, yaklaşım tarzına soluk alır bir alan bırakmayınca, tek renkli ( renksiz- mat) bir siyaset anlayışı hüküm sürmektedir. Farklı ve ses getirecek birkaç etkili yazan, çizen, düşünen kişilerin de bahsini yaptığımız kurgunun çizgileri içine dâhil edilmiş olması, verimsiz ve renksiz alanın doğmasına sebep olmaktadır.

Kimilerinin kimi alanlara amir, yönetici, başkan gibi çeşitli payeler ile oyuna entegre edilmeleri dolayısıyla seslerinin kısılması ve kimilerinin de yalnız ve sahipsiz kalmış olması, tatsızlığın acıya çalmasında önemli bir etken olmuştur.

Cesaretli, ilkeli ve ahlaklı birkaç kişinin cılız sesleri duyulmamış ya da duyulmasına imkân verecek kimi mecraların kapılarının kapalı olması ve kapalı tutulması, tek sesli ve tatsız hegemonyanın ağırlığı altında kalmış bir Malatya ortaya çıkarmıştır.

Yerel basınında ki kifayetsizlik, ehliyet ve liyakatten yana fakirlik de, bahsini yaptığımız acı tablonun bütün bir şehrin üzerine çökmesinde çok ciddi bir vebal üstlenmiştir. Bu alanda da yine birkaç ahlak sahibi basın mensubu yalnız bırakılmış ve zayıf güçleri dolayısıyla özlemini duyduğumuz farklı fikirlerin hayat bulmasına takat getirememiştir.

Okuyan, araştıran ve düşünen, aynı zaman da  bir çok aydın ve münevvere beşiklik yapmış dinamik bir şehrin tek sesli ve aynı ton ve tını da düşünüp konuşması evvela siyasetin, sonra sosyoloji ve elbette psikolojinin ana kodları ile çelişen bir durumdur.

Tefekkür ve tedebbürün ibadet olduğu, düşünmenin, aklın zekâtı olduğu inancının en canlı şekilde yaşandığı bir şehrin bu denli kısır, verimsiz ve hatta kendisine ihanet eden bir kimliğe ( kimliksizlik ) bürünmüş olması yürek burkan bir dönüşümdür.

Bağrında büyüdüğüm ve dolayısıyla her şeyine hâkim olduğum bu şehrin geldiği bu nokta, ileriki yıllarda uzun, detaylı ama hepsinden ötesi yaralayıcı birçok araştırmalara konu olacağına zerre şüphe duymamaktayım.

Malatya’nın izzeti olan aydınları !

Düşünürleri !

Kanaat önderleri !

Yazar ve çizerleri !

Şehrin içerisinde bulunduğu bu adaleti, bu akameti, bu verimsizliği bertaraf edecek, gerçek kimlik ve hüviyetine kavuşturacak olan yine sizlerin aydın, münevver ve kanaat önderi olmaktan kaynaklı fikir namusunuzdur.

EY NAMUSLULAR…!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Has malatyalı
26 Mayıs 2020 Salı 13:14
13:14
Çevre yolu yapılıyor diye diye, yıllardır avutulan malatyalı halkım bir ders vermek gerekmiyor mu sizce, kayısı üzerine hiçbir çalışma yapılmayan malatyalı çiftçim artık uyanmadınız mı,
Malatyalı
26 Mayıs 2020 Salı 13:00
13:00
Vagon onarım yıllardır alet ediliyor. İstihdam sözleri ile kandırılıyoruz.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 532 69 51 İhlas haber Ajansı Bahis Siteleri | Marsbahis | Casino Siteleri | Betwinner | Haber Yazılımı: CM Bilişim