• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Malatya : 14 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 20 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Elazığ : 16 °C
  • Adıyaman : 18 °C
  • Trabzon : 22 °C

"Medyada kadın yanlış yansıtılıyor"

07.03.2015 11:18
Medyada kadın yanlış yansıtılıyor
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnceoğlu:

EDİRNE (AA) - CİHAN DEMİRCİ - Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, medyada, kadın cinayetlerine ilişkin olayları haberleştirme sürecinde kadının zaman zaman, yanlış, eksik ve çarpıtılmış bir şekilde temsil edildiğini söyledi.

İnceoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, medyanın kadın cinayetlerine yönelik haberlerinde çok masum olmadığını belirtti.

Kadınların birçok sorunu bulunduğunu, karar verme süreçlerinde ve karar mekanizmalarında kadınların sayısının az olduğunu ifade eden İnceoğlu, şöyle konuştu:

"Medyaya baktığımızda, sahada çok sayıda kadın muhabir var ancak kadın genel yayın yönetmeni yok denecek kadar az. Erkek egemen gazetelerde çalışanların haberleri yansıtması da aynı doğrultuda. Kadın cinayetlerine ilişkin olayları haberleştirme sürecinde ne yazık ki medyada zaman zaman kadının yanlış, eksik ve çarpıtılmış bir şekilde temsil edildiğine tanıklık ediyoruz. Kadınları üçüncü sayfa haberlerinde veya arka sayfa kapak güzeli olarak görüyoruz."

İnceoğlu, medyadaki kadının yanlış yansıtılma problemi üzerine araştırma yaptıklarını, bu konuda parlamentodaki araştırma komisyonuna da destek vermeye çalıştıklarını dile getirdi.

İnceoğlu, ana akım medyada hoşgörüsüz, ötekileştiren, olumsuz ve zaman zaman etiketleyen bir haber dili kullanıldığını vurguladı.

 

-"Kadının yaşadığı toplumsal bir sorundur"

 

İnceoğlu, kadınların medyada "cinsiyetçi ve maço" bir dille ele alındığını, medyada kadınlara yönelik zaman zaman nefret suçu da işlendiğini söyledi.

Sadece kimliğinden dolayı birçok kadının öldürüldüğünü belirten İnceoğlu, şöyle devam etti:

"Günde ortalama 5 kadın öldürülüyor. Son araştırmalarda İnsan Hakları Derneğinin 2014 rakamlarına göre, 296 kadınımız erkek eliyle öldürülmüş. Ne yazık ki bunların çoğu ya kadınların boşanmış oldukları eski kocaları ya sevgilisi ya ağabeyi ya babası tarafından gerçekleştirilmiş. Kadının başına bu iş aileden ya da bağlantısı olan bir erkekten geliyor. 38 intihar, 776 da yaralama var. Medya bunu haberleştirirken 'namus cinayeti' diye bir haber jargonu kullanıyordu, artık onu kırmaya başladık. Bu kapsamda yerel gazetecilik seminerleri çok önemlidir. Zannetmeyin ki ulusal basın da çok bilinçli ama yerel basını bilinçlendirmek lazım. "

İnceoğlu, cinayet haberlerine atılan , "aşk cinayeti", "kıskançlık cinayeti" ya da "cinnet" gibi başlıkların, olayları yumuşattığını vurguladı.

Töre cinayeti haberlerinin de benzer şekilde değerlendirilebileceğini ifade eden İnceoğlu, şunları anlattı:

"Mesela 'suçlu çocuk' deniyor, aslında suça itilmiş çocuk. Burada söylem çok önemlidir. Medya bu bağlamdan kopuk bir iş yapmaktadır. Sanki cinayet ya da bu şiddet olayları toplumsal bir sorun değil gibi bakılıyor. Bir adli vaka bir münferit olay gibi yansıtılıyor. Kadının talihsizliği gibi haberin kurgulanması çok tehlikelidir."

İnceoğlu, medyanın toplumsal anlamın inşasında ideolojik bir görev üstlendiğini, işlenen cinayetlere kişisel değil toplumsal açıdan yaklaşılması gerektiğini kaydetti. 

 

-"Kadın cinayetleri insan hakları sorudur"

 

İnceoğlu, toplumsal bir sorun olan kadın cinayetlerinin arka planının irdelenmesi gerektiğini söyledi.

Habercilerin kadın odaklı haber yaparken insanlık odaklı haber yapmasını isteyen İnceoğlu, şöyle konuştu:

"Kadın cinayetleri insan hakları sorunudur. Suçu ya da suçluyu meşrulaştırıcı, haklılaştırıcı türden hatta mağdur kadını neredeyse 'Sen suçluydun bunu hak ettin' tarzda haber kurgulanmamalıdır. Manşetlere bakıyorsunuz 'yasak ilişki yaşıyordu', 'bakire çıkmadı, kızını öldürdü', 'aile meclisi kararı'. Bir gazete böyle bir başlık atarsa, 'bunu hak etti' sonucu çıkar. Bunlar Türkiye'deki gazetelerin gerçekliğidir. Bazı erkek gazetecilere sorduğunuz zaman yadırgamıyor 'Evet, ben de böyle düşünüyorum' diyor. Dolayısıyla bu olaylar haberleştirilirken  aynı zamanda normalleştiriliyor, sıradanlaştırılıyor ve duyarsızlaşma sürecine tetikçilik ediliyor."

İnceoğlu, medyanın her cinayet ve kadına yönelik şiddet olayına, toplumsal bir sorun olarak yaklaşması ve haberleri böyle yansıtması gerektiğini kaydetti. 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim