• BIST 90.383
  • Altın 144,813
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Malatya : 5 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İzmir : 15 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Elazığ : 8 °C
  • Adıyaman : 9 °C

Milli Eğitim’de neler oluyor?

29.09.2011 12:11
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

 

Sıcak gündeme yetişmek mi asla... Bilgisayarın başına oturduğumda yine canlar yanıyor, yine nice yiğitlerimiz toprağa düşüyor. Kaçırılan öğretmenlerimize her saat bir yenisi ekleniyor. Güneydoğu’da kontrol elden çıkmadan gerekli tedbirler acilen alınmak durumunda...

Terör sarmalı içinde ben bu gün Milli Eğitim’de neler oluyor; ona bakmak istiyorum.

Malumunuz yeni bir Bakanımız var!

İcraatları peşpeşe ve önemli...

Bir yandan Atatürk ilke ve inkilâplarının öğrenilmesine taş koyuyor. Bununla da kalmayıp Cumhuriyet ilkelerini de bertaraf ediyor.

Evet, yayınlanan bu genelge terör ve siyaset gündemi içinde görmezlikten geliniyor. Ancak bu ciddi konuyu hatırlatmakta fayda görüyorum.

Mevcut 3797 sayılı yasaya göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevleri şöyle idi:

Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletinin milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş vatandaş olarak yetiştirmek üzere, Bakanlığa bağlı her kademedeki öğretim kurumlarının öğretmen ve öğrencilerine ait bütün eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, programlamak, yürütmek, takip ve denetim altında bulundurmak...

Kime ne dokundu ki bu madde gitti, yerine şöyle garip bir ifade geldi:

Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek.

Bu değişiklikle Bakanlığın görevleri arasında yer alan “Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı öğrenci yetiştirme ve Cumhuriyetin niteliklerini benimsete” yasadan çıkarıldığına göre hangi ilkelere göre öğrenci yetiştirileceğinin muğlak ifadelerle geçiştirilmesi doğru değildir.

Bakın, kitaplardan Atatürk resmini kaldıranlar aşağıda örnek vereceğim tiplere cesaret veriyorlar...

Hem “Mazlum”ların Başkanı...

Hem “Avukat” ünvanlı bir hukukçu...

İşi gücü bırakmış Türk’ün Ata’sına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatıyor... Bununla da kalmıyor “Andımız”a takılıyor! Öyle ya Türk’üm, doğruyum, çalışkanım demek zoruna gidiyor!

Kim mi bu insan... Dedik ya hem “Mazlum” Başkanı, hem de bir avukat... Ölüsüne bile saygı göstermeyen bir fani… Adı Ömer Sinikan…

Şanlıurfa’da Mazlum- Der Şube Başkanı Avukat Ömer Sinikan, yaptığı açıklamada Atatürk için “Ölmüş gitmiş bir komutan” ifadesini kullanma cüretini gösterirken ölmüş bir insana bile açık açık saygı göstermiyor. Bu zat bununla da kalmayıp “Türküm, doğruyum, çalışkanım…” diye başlayan Andımız için, “Her sabah okullarda okutulan andın öğrencilere yönelik dayatma olduğunu” savunabiliyor.

Evet bu zat, Atatürk düşmanlığını alenen ifade etmekte beis görmüyor. Bu zehrini akıtırken yanında ise 3-5 arkadaşı ile sözde protesto gösterisi yapıyor.

O beyzade iyi bilsin; Türk çocuğu ilelebet Andını haykıracak Türklüğünü iftihar vesilesi olarak göğsünü gere gere söyleyecektir.

Şimdi toplumda böyle insanlar olduğu müddetçe Türk Milli Eğitim Teşkilatı’nın Atatürk ilkelerini de, Cumhuriyet’in ilkelerini de Türk insanına en iyi şekilde öğretme mecburiyeti orta yerde durmaktadır. Ortalığı tozduman ederek göreve başlayan ve kararname dayanmayan Bakan Beyin hatalarına dur denilmek zorunluluğu vardır. Ben yaptım oldu bitti mantığıyla devlet yöneteceğini sananların gerçekleri görmesi temennimizdir.

Yeniden Yüce Atatürk’e dil uzatan o zata son sözümü Yüce İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in (SAV) bir hadisi ile noktalıyorum:

“-Ölülerinize sövmeyiniz” (Buhari, Cenâiz 96)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa SARIKAYA
07 Ekim 2011 Cuma 13:46
ENGEL İSE
Ölülerle uğraşmak elbette bir müslümanın tabiatı olmamalı.
Milletimizi geride bırakacak eskimiş fikirler hâlâ kanunlarımızda, kararlarımızda,tüzüklerimizde, yönetmeliklerimizde ve zihinlerimizde mevcutsa tabiiki bunların yenileriyle "İNKILABI" gerekir, diye düşünüyorum. Saygılarımı sunarım.
tek parmak
30 Eylül 2011 Cuma 11:04
ölü ülkücülerin destanı
Onlar şehit düştü, kadehler kapitalizme kaldırılıyor.Bugün şehitlerimiz var,kaçırılan insanlarımız var,meclis başkanı onlara gidiyor.Daha fazla kaçırın daha fazla öldürün diye.Muhalefette sinmiş durumda. Ölünecekse hep beraber bir defa, yaşanacaksa hep beraber.Fransa fransızlarındır.Türkiye Türklerindir.Kürdüz diyenleri ayırıp bir başka milletin emirine sokmaya müsade etmeyeceğiz.Onları bir avuç satılmışların çirkin oyunlarına alet etmeyeceğiz.Çünkü onlar biziz.
Mustafa Badıllı
30 Eylül 2011 Cuma 10:52
Teşekkürler
Muba
Amerika 72,5 milleti İngilizce etrafında birleştiriyor, onlara Amerikalılık ruhu veriyor. Almanya eğer benim vatandaşım olacaksan Alman kültürüne uyacak, Almanca konuşacaksın diyor ve Almanca dışında eğitime izin vermiyor. Büyük Atatürkün dediği gibi "Bu vatanda yaşayan herkes Türktür" . Bu kimsenin kimliğini inkar değildir. Yukarda da örnekleri verildiği gibi, bütün modern devletlerin birliklerini korumak için yaptıkları uygulamadır. Sayın yazara çok teşekkür ediyorum.
Şahinbey
29 Eylül 2011 Perşembe 23:34
Ulus Devleti yok Etmek...!!!
Önce ulusal değerleri ortadan kaldırmak gerekir. Atatürk İlkeleri ve inkılapları, nerede ise Cumhuriyetle yaşıt Andımız, sırada İstiklal Marşı var, Bayrak peşinden gelecek. Ne öyle kan kırmızısı birilerinin gözüne batıyor...??? Sonra sınırlara sıra gelecek 780 bin km kare çok fazla. bir kısmını sattık, bir kısmını da birilerine versek ne çıkar. Dalga geçtiğimi sanmayın bunlar yaşanacak tarihi olaylar. Bir taraftan BOP haritası, diğer taraftan terör örgütü ile yapılan protokol uygulanırsa hayaldi gerçek oldu diyeceğiz. Çevremizde ayakta durabilecek hangi devlet kaldı. Sırada Türkiye ve İran var...Onlarda yakında halledilir. Böylece Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yaşamasına engel olduğu Osmanlı İmparatorluğu 2023 tarihinde yeniden kurulacak. Bakalım I. Padişahımız kim olacak...??? Kızmayın ama gidişat bu...
Cihan
29 Eylül 2011 Perşembe 12:55
Re
Sayin yazar,

Durdugunuz pozisyon o kadar irkcilikla kusatilmis ki, size hic bir soz, hic bir duygu ulasamaz. Cuhuriyetin 80 yillik hatalari birer birer duzeltilmeye calisliyor. Hem basta diyorsun ki yigitler topraga dusuyor, hemde bu savasin altina odun atan uygulamalari destekliyorsun.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim