• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Malatya : 7 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 13 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Elazığ : 8 °C
  • Adıyaman : 13 °C
  • Trabzon : 13 °C

Mustafa Kemal’den, Türk subayına sesleniş!

02.08.2011 03:08
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Kimileri “istifa”, birileri “emeklilik” dese de Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini herkes kabul ediyor. Tıpkı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, “olağanüstü” süreçten normale dönüş sinyalini verdiği gibi...
Genelkurmay Başkanımız ve 3 Kuvvet Komutanı’nın istifasını diline dolayan yandaşlar; demediğini bırakmıyor. Yazılı ve görsel medyada, AKP yandaşlarının dediklerine bakarsak, bu istifalar birer şov... Yine yandaş medyada ısmarlama haberler serisi devam ededursun Türkiye’ye ve Türk milletine yakışmayan olaylar cereyan ediyor. Birileri ekranda demediğini bırakmıyor, bir diğeri 4 Komutanın yarım asra varan emeklerini bir çırpıda siliveriyor. Türkiye’mizin geçtiği bu zor süreçte yandaşların zafer sarhoşluğunu anlamak mümkün değil. Çünkü bu Türkiye bizim, hepimizin...
Bakın Deniz Kuvvetleri Komutanımız Eşref Uğur Yiğit’in istifasının ardından veda mesajına...
Şanlı tarihimiz içinde Kıbrıs Barış Harekatı’nda Kocatepe’nin batışı, 54 denizcimizin şehit oluşu hepimizi derinden sarsmıştı. Marmara Depremi gibi bir felakette milletçe üzüntüye boğulduğumuz gibi...
Yiğit Komutan, bu olaylar kadar birlikte yaşadığımız son gelişmelerin de, sonuçları itibariyle kalplerimizde ve ruhlarımızda aynı derecede üzüntü yaratışına dikkat çekiyor. Yiğit Komutan’ın dikkat çektiği bir başka husus daha var ki bence çok önemsenmeli…
Bakınız, Yiğit Komutan daha neler diyor:
“…Deniz Kuvvetlerimiz’in; devletimizin stratejik menfaatlerine katkıları nedeniyle sürekli hedef alınarak yıpratılmasının bir tesadüf olmadığını, bu anlamda yaşadığımız sürecin iyi tahlil edilmesi gerektiğini değerlendirmekteyim.”
Yaşanan gelişmeleri, atılan manşetleri, söylenen büyük lokmaların sorumluluğunun siyasi iktidarda olduğunu ifade ediyor Mustafa Kemal’in Türk subayına seslenişine herkesin dikkatini çekmek istiyorum. Bakınız, Büyük Önderimiz ne diyor!
Tarihler 31 Temmuz 1920’yi göstermektedir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde subaylara hitaben yaptığı konuşmadan bazı bölümler şöyle:
“-…Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler. İşte subayların yüce olan vazifesi budur.
Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.
...Hiç kimse kimseye, hiçbir millet diğer millete, hürriyet ve bağımsızlık vermez. Milletlerin tabiatında en yaratılıştan mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvede, mücadele ile mahfuz bulundurulur. Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp olunur.
Dünyada hayat için, insanca yaşamak için, bağımsızlık lâzımdır. Bağımsızlık sahibi olmak için, kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder. Kuvvet ordudur.
Ordunun hayat ve saadet kaynağı, bağımsızlığı takdir eden milletin, kuvvetin lüzumuna olan vicdanı imanıdır.
İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütareke şartlarının tatbikatı ile silahlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler.
…Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır.
Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta, engeller ve müşkülat kalmaz.
…Şahsi ve özel hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıfının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler. Çünkü düşmanlarımız herkesten evvel onları öldürür. Onları aşağılar ve hor görürler.
Kaynak: Atatürk’ün Bütün Eserleri, c.9, Kaynak Yayınları, İstanbul. Ekim 2002, s. 112-113
* * *
Bir çift söz de Türkiye’nin ana muhalefet partisine edelim... Durumu, mühim görüp tatilini keserek Ankara’ya dönenler 3-4 gün sonra görüş bildirebildiler. Açıklamalar hep sözcülerden geldi.
Ana muhalefetimiz bir de gerekçe bekliyor. İşte ilk yazımda Işık Koşaner Paşa’nın bu yazımda da Eşref Uğur Yiğit Paşa’nın gerekçeleri… Zaten bunları da kamuoyu ile paylaştılar. CHP daha neyi bekliyor, anlamak imkansız...
Türkiye, dikensiz gül bahçesine dönüştürülüyor ki durum ciddi demektir!
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Alparslan DEMİREL
04 Ağustos 2011 Perşembe 15:55
Egemenlik Bila Kaydu Şart Milletindir.
Sayın Ramazan Bey. Bu internet haber sitesindeki haber ve yazılar yoruma açık olduğuna göre ben de bu yazınıza bir yorum yapmak istiyorum. Ben fikirlerinize katılmıyorum. Kimse Orduyu aşağılamıyor. Ordu aşağılanıyor gibi bir görüntü verilmek isteniyor sadece. Kahraman Ordumuzun inançlı evlatlarından başkası bu milleti düşünmez. Benim milletimin ordusu, milletimi aşağılamaz. Benim milletimin ordusu, milletimin subay ve astsubaylarını ordudan tasfiye etmez. Benim milletimin ordusu, manevi değerlerine sahip çıkar. Hatta bu değerlerin yılmaz bekçisidirler. Benim milletimin ordusu halkını kendine düşman ilan etmez. Benim milletimin ordusu, halkını tehdit unsuru olarak görmez. Bunları yapanlar benim milletimin ordusu olamaz. Bunları yapanlar bellidir. Ortaya çıkmıştır ki; bunları yapanlar çok büyük bir ihanetin içerisindedirler. Kimse bu milletin kafasını bulandırmasın artık. Gerçekler ortada. Ben Kahraman Ordumuzun bu süreçten, asli ve olması gerekli görevlerine dönüp güçlenerek çıkacağına inanıyorum. Kurtuluş Savaşını Ordu-Millet beraber kazandık. Lider elbette önemli. Fakat Ordumuz bu milletin bir parçasıdır. Ordumuz Büyük Önder'in de dediği gibi "Milletimizin çelikleşmiş ifadesidir." Ben milletiyle barışık, Milletimizle içiçe, milletin değerlerine sahip, tam donanımlı, her tür tehdide karşı koyabilecek imkan ve kabiliyete sahip fakat Cumhuriyet ve Demokrasiyi içine sindirebilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanı ve Hükümeti ile tam uyumlu ordumuzun subaylarının Yeniçerilerin Osmanlı'nın son zamanlarında yaptığı gibi ikide bir kazan kaldırmasını istemiyorum. Ordumuzu bu mecralara sürüklemek isteyenlerin de akıllarını başlarına almalarını tavsiye ediyorum.
Vefalı
03 Ağustos 2011 Çarşamba 17:21
Halk düşünülünce
CHP bu işe burnunu sokarsa oy oranının artıp artmayacağını düşünüp duruyor. Bakıyor ki bu posttan bir şey çıkmaz ilgilenmemeyi tercih ediyor. MHP ilk gün beklemeksizin balıklama daldı da itibar mı kazandı, milletin nazarında iyiden iyiye inişe geçti.
Emin
03 Ağustos 2011 Çarşamba 09:12
Sayın Yanlış Yazar
Ne O Rmazan Bey Türk subayını darbeye mi çağırıyorsun kendince... Bu Zihniyet bitti can çekişiyor Türkiye artık ileriye bakıyor, Güçleniyor "Köstek olma destek ol" Bu Millet neyin doğru neyin yanlış olduğunu artık biliyor yazınıza ve özelliklede başlığınıza sadece acıyarak gülmek geldi içimden. Atatürk cumhuriyeti getirdi bu Ülkeye Bu Millette Cumhuriyet kuralları çerçevesinde demokratikçe seçimini yaptı şimdi seçtiği kişiler tarafından yönetiliyor. Cumhuriyet giden bir generalin yerine istediğini bırakması değildir. Atatürk bırakıp giden subaylara değil gelip sahip çıkan subaylara seslenmiştir. Sayın yanlış yazar; senin bu görüşlerin ülkenin karıştırıldığı 12 eylüllerin, 28 Şubatların görüşü biz o karanlıkları geride bıraktık sende gel bize yetiş...
süleyman turan
02 Ağustos 2011 Salı 19:38
sayın durmuş
sayın durmuş önceki yazınızı tamamlar nitelikte güzel bir yazı yazmışsınız.sanırım sorun türkte yani atatürkün türkünde keşke birde gençliğe hitabeyi yazsaydınız belki bu günlere çuk otururdu.erbakandan bahsediliyor iyide bugünkü akp liler o zaman yokmuydu ayrıca 28 şubatın baş aktörü çevik bir paşa hiç adını duyan varmı büyükanıt paşanın hiçbiryerde adı geçiyormu birde mnuhteşem emekli makam arabası alınıyor neden izahı varmı.darbeden önçelikle ülküçüler ve solcular zarar gördü idam edildi yıllarca hapis yattılar işlerinden evlerinden sağlıklarından oldular ey akp liler veya siz geçmişinizide inkar ediyorsunuzya ey müçahitler siz kimi dar ağaclarında sallandırdınız kaçınız mapus yattı kaçınız işkence gördü şimide eskimiş ülküçüler diye neyidği belirsiz kaypaklar peydah oldu cevap verirler nede olsa meydan geniş ha size derimki akkurtlarıda yanınıza alın bakın özeriklik ilan edildi gidin başbakanın deyimiyle sivasın ötesine bir gezi yapın yürüyüş yapın diyarbakırın surlarına gidinde türk bayrağı dikin millet görsün yiğitleri.askeri yönetim istemek ihtilali alkışlamak ona zemin hazırlamak ayrı şey askerin ordunun yıpratılması küçük düşürülmesi yok sayılması ayrı şey bir general yetiştirmek 50 60 yılını alır bir ülkenin bilmem ne dairesine müdür atamıyosun o olmassa şu olur bakın amerika ırakta yapmadığını bırakmadı şimdi suriyede bayrama kalmaz obamayla beraber şamda bayram namazını kılarsınız istikamet türkiye allah kerim demokrasimi memokrasimi belli olur az kaldı NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
Hakan
02 Ağustos 2011 Salı 18:13
kutluyorum
Ramazan bey,
sizi kutluyoruz.
Hakan
02 Ağustos 2011 Salı 15:59
Ramazan Bey'e
Müslüman Türk Milletinden Türk Subayına...
"Peygamber Ocağı dediğimiz, canımızdan aziz bildiğimiz, gözbebeğimiz TSK içerisinde Ergenekoncu, darbeci, kaos plancısı, darbe isteklisi,Heron ihanetçisi... subaylar istemiyoruz. Genç ve vatansever subaylar olarak Ergenekoncu zihniyetten rahatsızız...." Sayın yazar fikirlerini istediği gibi yazabilir. Kimse kendisine sipariş yazı yazdıramaz. Ancak sayın yazar kendisini ülkücü ve milliyetçi olarak tanıttığına göre, Heron ihanetleri konusunda sipariş yazı yazmam, fikir belirtmem diyemez... Çünkü bu ihanetlere kimse sessiz kalamaz. Eğer sayın yazar ben bunları görmedim, duymadım, konuşmadım diyorsa, ona da diyecek sözüz yok. O zaman milliyetçilik ve ülkücülük nedir konusu tartışmaya açılır. Saygı ve sevgilerimle...
Bahattin YILDIRIM
02 Ağustos 2011 Salı 13:55
demokrasi ?
sevgili hemşerim size demokrasiyi anlatmam haddimi aşmam manasına gelir fakat fikrimi belirtmek istiyorum. demokraside halkın irade ve tercihiyle parlemento tecelli eder, parlementoda devlet organlarının çalışma, yapılanma,atama ve hedeflerini belirler. türkiyemizdede şu an bu süreç demokrasinin gereği olarak işlemektedir. kısacası demokratik sürecte hiçbir sıkıntı yok. aksine iyileşme var askerin görev ve yetkileri yeni yeni tanımlanıyor. hatırlarsanız millet refah partisine oy verdi başbakanını seçti memnun kalmazsa bir sonraki dönemde yine halk demokrasinin gereği refah hükümetini gönderirdi ama ordudan bir o kuvvet komutanı öksürdü, bir şu kuvvet komutanı pıskırdı aman noluyoruz darbe ha şu ha bu ha derken milletin kararına bile gerek kalmadan yağlı darbe ile ordu halkın iradesi dışında süreci belirledi. süreci belirleme ordunun görevimiydi? şu an sizin yazılarınızdada cidi bir sıkıntı ve kavus senaryosu çizmekte ısrarcı olmuşsunuz. ama demokrasiye inanıyorsanız faacia senaryosuna gerek yok. devletin memuru olan komutanların hizmet akdini yine devlet belirlemiştir. yoook hayır komutan devletin memuru değil üstüdür devlet karışamaz diyorsanız milletin iradesini hiçe sayıp demokrasi karşıtı olduğunuzu kabullenmek zorundasınız. çünki gelişmelerde demokrasiye aykırı hiçbir durum bulunmamaktadır. sevgi ve muhabbetle kalın.
Kenan
02 Ağustos 2011 Salı 08:49
Ön yargı
Ramazan bey biz sizin zaten ön yargılı olduğunuzu anlamıştık. Emekliliğini isteyip, istifa ettim diyen şeker hocadada gerçeği araştırmadan hemen zihniyetinizi ortaya koymuştunuz. Şimdide kapalı kapılar arkasında ne olduğunu bilmeden karambole sallamışsınız kendinden sonraki genelkurmay başkanınını hükümet seçer cumhurbaşkanı onaylar burası demokrasiyle yönetiliyor babadan oğula veya kendi istediği kişiye makam bırakılmaz. Hem gelende bu Milletin bir Komutanı yabancı ülkeden gelmedi ya.
Ali
02 Ağustos 2011 Salı 08:41
Aynı Zihniyet
Sayın Durmuş bu millet sivil irade tarafından yönetilmek istediği için demokratikçe AKP dedi. Şimdi size ne oluyorda 3 dönem seçimle gelmiş bir yönetimi adeta "Vatan elden gidiyor" nidalarıyla eleştiriyorsunuz. Bu milletin her biri bir Asker bir Subaydır ve Asker Vatanını cephede korur. Şimdi Millet kendi seçtiği bir yönetimi düşman ilan edip ayaklansın mı? istiyorsunuz Asker yine başımızın tacı her birimiz bu vatanın bir askeriyiz ama askerinde amiri Millet tir Millet de yönetimde AKP demiştir bizi bizim seçtiklerimiz yönetecek biz memnun olduğumuz için 3 dönem seçimimizi aynı yönde yaptık. Seçimini yapan Millet kararına saygı göster Astını Üstünü tanımayan gider tanıyan gelir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim