• BIST 83.112
  • Altın 147,126
  • Dolar 3,7707
  • Euro 4,0455
  • Malatya : 4 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İzmir : 10 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Elazığ : 4 °C
  • Adıyaman : 9 °C

Nasıl bir toplum olduk?

24.08.2011 02:03
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Türkiye olağanüstü günler yaşıyor.

Bebek katili eli kanlı terör örgütünün artan eylemleri ne yazık ki vatan evlatlarını kara toprağa düşürüyor.

Birer birer ah çekerken şimdi toplu şehit haberleri gelmeye başlamıştı ki 2008’den bu yana unutulan Kandil ve diğer eşkıya inleri hatırlandı... Üst üstü bombardımanlar devam ediyor ki, bu bombardımanları kara harekatının takip etmesinin kaçınılmaz olduğunu anlatmaya bilmem gerek var mı?

Eli kanlı örgütün üyeleri, başta Kandil olmak üzere tüm üslerinde ikmal yolları kesilerek tecrit edilmelidir. Güzel ülkemizde istikrar ve kalkınmanın sağlanması için terör belasından kurtulmamız şarttır. İçinde bulunduğumuz günlerdeki kararlılık ve birlik de bunun için büyük fırsattır.

Ancak toplumda vurdumduymaz davranışlar analar ağlarken devam ediyor. Nitekim geçtiğimiz Cuma günü Yiğit Binbaşımızı uğurlarken Kocatepe Camii ve etrafında ay yıldızlı albayrağımı aradım etrafımda… Ve hayal kırıklığına görünce öfkelendim.

Beni duyan bir vatandaşımız “Bizim mahalleyi gör” demez mi? Gerçekten çok merak ettim mahallesini ve sordum. Oysa bu vatandaşımız da kendi mahallem olan Demetevler’den söz ediyormuş... Doğru bu mahallemizde bu günlerde bayraklar asılı. Ama nedeni Şehit Binbaşımızın da bu mahallenin bir evladı olması... Oysa çok iyi biliyorum ki diğer günlerde konutlarda bahçe katı dairemin camındaki ay yıldızdan başka şanlı bayrağımızı göremiyorum.

Neyse nasıl bir toplum olduğumuzu sorgulamaya devam edelim.

Kocatepe Camii’ndeki sohbetinde Hoca Efendi, Peygamberimiz döneminden bir olay aktarınca hayli düşüncelere daldım.

Önce anlatılanları nakledeyim.

Yüce dinimiz İslamiyet’in ilk dönemlerinde 70 Müslüman pusuya düşürülerek şehit edilince Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) bir ay boyunca öldürenlere beddua eder, katilleri lanetler.

Yüce İslam Peygamberi, bir ay boyunca geride bıraktığı şehitlerini unutmaz.

Gelin görün şu toplumun haline... Kişileri bırakın devletin radyo ve televizyonunda bile diziler, müzik eğlence programları sürüp gidiyor. Özel kanallarda da aynı terane... Analar ağlıyor, televizyonlarımız dalıyor müzik ve eğlenceye, acıları çok çabuk unutuluyor.

Bunu aktardıktan sonra Başbakanımızın Somali’ye birlikte götürdüğü sanatçılardan da söz etmeden geçemeyeceğim.

Türkiye’de anaların gözyaşları kururken bu geziye sanatçı götürülmesi şık olmamıştır!

Somali’ye giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sanatçıların da eşlik etmesinden gayet doğal bir şey olamaz. Ancak tekrarlayayım, zamanı şık olmamıştır, analar ağlarken oralarda dans edilip el çırpılmıştır!

Ne dersiniz haksız mıyım?

***

Şimdi de inancın, kararlılığın ne mucizeler yarattığına örnek bir konuya dikkatinizi çekeyim...

Sözlerim, inanıp geri dönmeyenlere...

Çinliler, bambu ağacını nasıl yetiştiriyor?

Bambu ağacını yetiştirirken önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda bir değişiklik olmaz. Tohum, yeniden sulanıp gübrelenir.

Bambu ağacı, ikinci yılda da filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda da durum farksızdır. Bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. İnatçı tohum filiz vermez.

Büyük bir sabırla beşinci yılda da su ve gübre verilir.

Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu ağacı yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede 27 metre boyuna ulaşır!

Evet, bir başarının şartları her zaman çok basittir. Bir süre için alışın, bir süre tahammül edin, her zaman inanın ve hiçbir zaman geri dönmeyin!
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şahinbey
27 Ağustos 2011 Cumartesi 16:10
Uyutma...2011
Çağımızda ABD ve müttefikleri Ortadoğu ve afrika ülkelerinde uyutma programı uyguluyor. Bakınız Arap Baharı ve Büyük Ortadoğu Projesine...Bütün aykırı liderler ayıklandı. Türkiye dahil herkes alkışladı. Ne değişti...??? Libya, Mısır, Tunus kaosta. Suriye ise Türkiye kışkırtılarak hizaya getirilmeye çalışılıyor. Irak; Barzani Kürt Devletini kurdu, PKK Kuzey Iraka yerleşti. Her gün sınırı aşarak evlatlarımızı şehit etmeye devam ediyor. İran Kandile girip terör yuvalarını dağıtırken, biz ABD den izin istiyoruz. Gidip boş arazileri bombalıyoruz. Terör örgütü karakolları basmaya ve askerlerimizi Şehit etmeye devam ediyor. İşte Türk Milletinin uyuması burada başlıyor. Eskiden şehit cenazeleri görkemli katılımla kaldırılırdı. ama şimdi hem katılım sayısı azaldı, hemde Türk Milletinde eski tepki yok. Baksanıza Malatyalı hemşerilerim Ahmet Özhan konserini dahi iptal etmediler, gerisini siz düşünün. Sayın hocam gittikçe eski günleri arar olduk. Mahallemizde bir komşu ölse bir hafta televizyonlar açılmazdı. Bugün TRT dahil bütün TV kanalları patlayıncaya kadar eğlence programlarına devam ediyor. Şehit ailelerinin acılarını paylaşacakları yerde acıları ile sanki alay ediyorlar. Korkunç bir anlayış. Ateş düştüğü yeri yakarmış...??? Sağolsun ABD ve müttefikleri bizide uyutmayı başardı. Halbuki biz bunları ta 1918 den beri tanıyoruz. 1918 de bize Medeniyet getirmek için gelmişlerdi. Ammaaa tesadüf; ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya... 93 yıl sonra aynı ülkeler Ortadoğu ve Afrikaya Demokrasi getirmek için geliyorlar. 1918 de bize kan ve gözyaşı getirmişlerdi. Bugünde Ortadoğu ve Afrikaya kan ve gözyaşı getiriyorlar. Irakta Türkmenlerin ve Müslümanların yaşadığı zulümü göremeyecek kadar da kör olduk...Irakta ölen insan sayısı bir milyonu geçmiş, saldırıya uğrayan kadın sayısı da dörtyüzbinlerle ifade ediliyor...??? Iraklı Nur kızımızın feryadına mualesef cevap veren olmadı. Halbuki mektup TBMM üyelerine gönderilmişti...
mastöb
27 Ağustos 2011 Cumartesi 11:24
büyük gece
ne güzel söz,her günün kadir her gördüğün hızır olsun gecen kutlu olsun.
izmirden bir okuyucu
26 Ağustos 2011 Cuma 19:50
yüreğimizi dağladn süleyman bey
öncelikleşimdiden iyi bayramlar diliyorum herkese.Süleyman beyin karakolda iken başından geçen bu olayı bizimle paylaşması beni çok duygulandırdı.Şuna inanıyorumki bu şekilde sayısız çocukların olduğunu ama bunların başı dik onurlu kişiler olduğundan içlerindeki burukluğu dışarıya yansıtmadıklarına inanıyorum.Ne mutlu Süleyman beyin böle b,ir günde bu kadar şehitlerimizin olduğu bir ortamda bizimle paylaşması beniçok hüzünlendirdi.Allah böle çocuklara analara babalara yardımcı olsun,dualarımız onlarla.Ne mutlu Türküm diyene.Sağlıcakla kalın
Hacıabdizade
25 Ağustos 2011 Perşembe 04:15
..
Yazıya katılmamak mümükn değil fakat halk biraz daha duyarlı olmaya başladı bu konuda..İnşallah eylemsizliğin sona ermesine neden olan ne ise ortadan kalkar ve artık böyle bir antlaşmaya varılmadan Türkiye' nin tek söz sahibi olduğu herkes tarafından bilinir.
süleyman turan
24 Ağustos 2011 Çarşamba 22:13
bayram gelirken
yıllar önce bir bayram sabahı görevliydim karakolda arkadaşlarla bayramlaşıp şakalaşırken bir çoçuk geldi karakola 12 13 yaşlarında elimizi öpüp bayramlaştı hepimizle ilk ziyaretçiydi o çoçuk bayram sabahı.şekerler kolanyalar ikram edilidi biryandanda bir arkadaşın evinden getirdiği baklava ikram edildi küçük misafirimize çoçuk elbisesini giyimiş kravatını takmış birz zayıf ince yapılı utangac mahcup ve terbiyeli bir hali vardı.bir arkadaş sordu babasını çoçuk babam gecen yıl istanbulda şehit oldu bu bizim ilk bayramımız anneme babamı sordum oğlum karakola git baban orda dedi bende geldim dedi demesinede bir anda karakolun soğuk taş duvarları üzerimize yıkıldı ortalık buz gibi sus pus kimseden ses cıkmıyor tatlı tabakları bırakılırken yaşca masanın üzerine yakılan sigaraların sayısı belli değil gönderdik kendi küçük gönlü büyük misafirimizi gitmesine gittide kimsenin ağzını bıcak acmıyor sinirler gergin yay gibi derken mutfaktan biri sazın bam teline dokundu ok yaydan cıktı geri dönüşü yok arkadaşlar herkes bir köşede artık kimse kimseden saklama gereği duymadan içindeki biriken zehiri kusmaya ağlamaya başladı .ünüformanın olanca ağırlığı çöktü üzerime taşınabilir değildi elimizden birşey gelmiyor o anki çaresizlik o anki o şehidimizin bize bıraktığı o küçük yavrumuzun masum bakışlarındaki babam nerde dercesine hesap sormasına verecek cevabı bulamamnın ezikliği o gün bayramdı işte böyle bir bayram sadece bir bayramına yüreğim dayanamadı bu yavrumuzun o muhterem analara sorun o çoçuklara sorun bayram nedir nasıl kutlanır nasıl gecer kim gelir kim gider.yılar gecsede unutamadığım tek bayramdır hala ezikliğni ağırlığını taşıdığım bir bayramdır bütün şehitlerimize allahtan rahmet dilerken bize bıraktıkları emanetlerinede sabırlar diliyorum bayramımız mubarek olsun saygılarımla.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim