• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Malatya : 7 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 14 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Elazığ : 6 °C
  • Adıyaman : 6 °C

Ne İşe yarıyorlar?

27.03.2010 01:35
Murat  Çelik / Malatya Güncel

Murat Çelik / Malatya Güncel

Ne İşe yarıyorlar

Yazıma son yazacağım satırları başlık olarak yazmayı uygun gördüm.

Gündemimizi bir haftadır “kayısı” daha doğrusu kayısı ağaçlarında çiçek zamanında “don afeti”nin yaşanması doldurdu.

Hemen, hemen üstüne vazife olanda olmayanda konuştu konuşmaya da devam edecekler, bunu fırsat bilip bende bazı bildiklerimi yazarken bazılarını da düşünmeye ardından da üstüne vazife olanlardan iddialarıma cevap vermesini isteyeceğim.

“Don” bilimsel açıdan ya da bildiğimim kadarı ile doğal afet.

Don kış aylarında, tabiat gereği yaşanması normal bir olay. Bunu okuyan okumayan çiftçisinden okumuş bilim adamlarına göre de bu bir gerçek.

Kış aylarında yaşanması ihtimali de çok yüksek.

Hele, hele ilimizin coğrafik yapısına göre de her kış yaşanması gereken tabiat olayı.

Peki, Malatya"da ne zaman olur bu don olayları, kış mevsimi yaşanan kasım ayından mart sonuna hatta Nisan ayı ortalarına kadar. Bu da bilinen ve de yaşanan bir gerçek.

İstemem böyle bir olayın yaşanmasını, daha doğrusu Allah"ım hiçbir felaketi yaşatmasın, bu tür felaketler ardında her zaman derin iz bırakır.

Her ne kadar don olayından “Kayısı üreticisi” zarar görmüşçesine feryat figan edilse de, bu don olayından etkilen birçok sektör daha oldu.

Gübre satıcısı, tarımsal ilaç satıcısı, kayısı hasat zamanı çalışan mevsimlik işçi, Şıra Pazarı esnafı, hamalı, paketleme işçisi (fabrikaları), tüm umudunu kayısı hasat zamanına adamış kişiler bu “DON” afetinden etkilendi.

Elimize ulaşan bilgiler doğrultusunda, kayısı bahçesinde “don” olayını görüntüleyen bir okuyucumuz, oda sırf haberleri yayınladığımızda fotoğraf olmadığını fark ederek kendi çektiği resimleri bize ulaştırmasından dolayı fark edebildik.

Hal böyle iken kim feryat ediyor?

Peki, asıl mağdurlar neden sessiz, kim bunların sesi?

Herkes. Evet ağzı olan herkes, üretici hariç konuşuyor.

Peki, neden üretici değil de ağzı olan konuşuyor?

Umut, evet üretici umudunu seçtiğini sandığı kişilere bağlamışta o nedenle susuyor ve bekliyor seçtiği, muhtarı,  oda başkanı, bağlı bulunduğu belediye başkanı, sivil toplum örgüt temsilcileri, oda başkanları, borsa başkanı ve milletvekili hakkını savunsun diye susuyor onlarda yalnızca konuşuyor.

Peki onlar konuşuyor mu?

Evet, Onlar yalnızca konuşuyorlar.

Ciddi bir adım attıkları yok.

Yukarıda saydığımız Çiftçinin umudu olmuş herkes konuşuyor.

Sonuç alınabilinir mi?

Bence evet, bu yıl yaşanan afet için destek alırlar.

Peki ya önümüzde ki yıl yaşanması kuvvetle muhtemel afetler (don, dolu vb) afetler için ne yapmalı diye düşünen ve şimdiden önemlini almayı düşünen olacak mı?

HAYIR(!)

Sene yine konuşması gerekenlerin konuşması için konu lazım hele, hele 2011 yılı seçim yılı siyasilerimiz tüm sorunları bu yıl çözümlerse seçim öncesi nasıl ve neyi konuşacaklar.

Tek bu nedenle olsa dahi, konuşması gerekenler hiç kimse önümüzde ki yıllarda afetlere karşı ne gibi önlemler almalı mevzusunu gündeme getirmez ve getirmedikleri gibi pas geçerler.

TARSİM denen kuruluş bile bu konuda herhangi ciddi bir atılım gerçekleştirmez, onlarda bu konuşma furyasında mikrofon uzatıldıkça ya da mikrofon uzatılması için ortam yaratma gayretinde olurlar.

Şimdi diyeceksiniz ki bu suçlama niye?

Bu konuyu çok kısa yani bir cümle ile izah edersem yeterli olur: “TARSİM Genel Müdür yardımcısı Malatyalı” 2007 de AK Parti"den Milletvekili aday adayı idi, 2011 de aday adayı olacağı için elinde proje olması (sorun=çözüm) gerekir.

TARSİM"in il yapısına da bakarsanız bu çok daha net anlaşılır.

Gelelim kayısı üreticisinin sözcüsü savunucusu konusunda yaptırımı olması gerekirden yalnız ve yalnızca konuşanlara:

Ziraat Odası başkanı: Tabi afetlere karşı ne gibi önlemler aldı? (Basına yansımış sadece muhalif konuşmalar harici hiçbir şey.) Bilim Adamı yetiştiren İnönü Üniversitesinden ya da daha başka hangi kurumla istişareye girdi afetlere karşı önlem için, ben duymadım görmedim.

Ticaret Borsası: Kayısı satışından elde ettiği gelirlerle nasıl bir proje üretti tabi afetlerde üreticinin emrine amade edebilmek için. Kayısı satışından elde ettiği paralarla ne gibi bir görev yerine getirdi?

Yıllardır, kayısı ihracatından “kayısı tanıtımı için gümrüklerde kesilen binde 3"lük gelir kim tarafından alındı ve nerelerde kullanıldı? Bu tür bir glirin olduğunu bilen var mı bilmem ama bu tür paraların yıllardır kesildiğini ve ihracatçı birliklerde toplandığını biliyorum.

Akıbeti mi (?)

Meçhul.  Belki de kayısı tanıtımı için ihracatçıdan kesilen para fındık için beklide Antep Fıstığı tanıtımı için kullanıldı veya kullanılmak (!) üzere.

Evet, yazıma yaptığım başlığı yineliyorum: Kayısı üreticisini afetten korumak ve afet sonrası desteklemek için devletten bekleyenler ve kayısı üreticisi yanında gözükmek için çığırtkanlık yapanlar “Ne İşe yarıyorlar?”

Saygılarımla

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Salim Reis Mersin
29 Mart 2010 Pazartesi 15:02
Olmadık bir şey yokki
Evet Murat abi velhasıl hiçbir işe yaramıyorlar herkes kendi hayında günlerini gün edip sağa sola fiyaka atıp yaparız ederiz hallederiz kaysıda bizim meselemiz pançarda bizim meselemiz tütünde bizim meselemiz velhasıl miz miz miz amma hepsi aynen FISSS abi bu sahipsizlik biraz daha devam ederse inan kimse olmaz demesin kaysı dikim ve yetiştirmeye bir kota koyacaklar bekleyelim ve görelim olur olur bal gibi olur şarkısını söyleye söyleye gezer dururuz ondan sonrada bizlere sahip çıkmayanlara gider tekrar oyumuzu veririz neyse abi sağlıklı günler diler Mersinden selamlar
İhsan KALENDER
29 Mart 2010 Pazartesi 14:39
GÖREV BİLİNCİ
Gazetecilerin , yazarların , sivil örgütlerin , kısacası MALATYALI olan herkesin böylesine önemli bir konuyu gündemde tutup,çözüm önerileri araması elbette bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir.
caffer
28 Mart 2010 Pazar 22:28
kayısı konseyi ve fiatlar, ceza.
2-3 dolara satılan kayısının fiatının 20 dolar olacağını söyleyenler YALAN söylüyor. Bunlar oyalamadır. AHA BURAYA YAZIYORUM. FIS ÇIKACAK. Şeyha KIZILASLAN kardeş, Sayın Valimizmi oturup paketmi yapacak, işletmeliri düşman gibi gören bir zihniyetle yorum yazmışsın. Eğer 3-5 ihracatçı yabancı ile ortak iş yapıyorsa, bunu tespit etsinler, daha milli düşünen, ülkemize ve insanımıza kazandırmaya, kendi halkımızı zengin etmeye gayret eden küçük işletmelere destek olsunlar. Bunlar bunu yapmıyorlar. Küçük işletmeleri büyüktemek için kafasına vuruyorlar. Vay KÜKÜRT VAY KODEKS YAZ BABAM YAZ CEZAMI BİTER. AMA TAHSİL EDEMİYORLAR. ODA AYRI BİR OLAY. Böyle işmi olur, yazdığın gibi TAHSİL ET, ama GÜÇLERİ YETMİYOR galiba.. Kayısı ile gizli bir el oynuyor. Cenabı Allah verdiğim nimetlere sahip çıkmazsanız buda size ders olsun dedi. Allah hayırlısını versin. AVRUPA EMREDİYOR, BUNLAR BASIYOR KAYISIYA CEZAYI.ALLAH'TA KAYISIYA SAHİP ÇIKMAYANLARA DERS VERDİ. Murat abinin NE İŞE YARIYORLAR? Sorusunun cevabı işte burda İlgililer hiç bir işe yaramıyor. Ağzı olan konuşuyor.....!!!
HASAN
28 Mart 2010 Pazar 21:51
KAYISI CEZALARI GERÇEKTEN DOĞRUYMUŞ.
Don olayı Cenabı Allah'ın takdiridir. Tabiki tedbir alınabilirmi? Yağmurlama sulama, ısı artırma vs. vs. AMA ASIL KAYISIYA KÜKÜRT SEBEBİNDEN DOLAYI CEZA YAZANLARA NE DİYELİM. Allah onları ıslah etsin. ABD'de 3000 Serbetse, bizde niye 2001 yasakkkk.işte ÇÖZÜM ÖNERİSİ gibi geçen haberlerdeki YORUM :
bu konuyu dile getirenler, haksızlığın olduğunu anlatmaya çalışıyor. kulağını tıkayanlar anlayamaz bunu. üretici PİYASAYA güvenmediği için fiat istikrarsızlığından dolayı, istediğim fiatı bulamazsam kayısımı bekletirim düşüncesiyle STANDART DIŞINDA kükürt veriyor. ondan sonrada satmaya çıkartıyor. İşletmelerde bu kükürtü düşüremiyor, ceza yiyor. Bu da haksızlıklara sebep oluyor. kükürtü veren başkası cezayı yiyen başkası. Bunun devlet tarafından düzenlenmesi kayısımızın geleceği açısından iyi olur. BİLGİLERİNİZE. KAMUOYU BUNU BİLMELİ. Haa köylümüz istese 1000 ppm kayısı bile üretebilir. KÖYLÜMÜZ BU İŞİN USTASI, AMA ORTADA BİR GÜVENSİZLİK VAR. KÖYLÜMÜZ HAKLI AMA SONUCU HAKSIZLIK. ŞİMDİ BURDA FAZLA TEFERRUATA GİRMEDEN AÇIKLAYAYIM. İŞLETMELER CEZADAN KAÇMAK İÇİN BAŞKA KİMYASAL İŞLEM YAPIYORLAR Kİ, BU DA ÇOK DAHA TEHLİKELİ BİR DURUM. HİÇ KİMSENIN KAYISIMIZ İLE OYNAMAYA HAKKI YOKTUR. İŞLETMELER, KÖYLÜMÜZ YÜZÜNDEN, VATANDAŞLARIMIZDA İŞLETMELER YÜZÜNDEN ZARAR GÖRMESİN. YAZIKTIR, HEPİMİZ HEVES EDİP AĞAÇ DİKİYORUZ. DEVLET YETKİLİLERİNİ BU NOKTADA GÖREVE DAVET EDİYORUM. LÜTFEEEEEEEEENNNNNNNNNNN. KİMSE KİMSEYİ SUÇLAMASIN, OLAN KAYISIMIZA OLUYOR. BİZİN İNSANIMIZA OLUYOR. BU KONUDA BİR HABER YAPILIP MALATYANIN BİLGİLENDİRİLMESİ LAZIM. HERKES HAKLI SONUÇU HAKSIZ....
N...C
27 Mart 2010 Cumartesi 23:45
HARİKASINIZ
Her olaya o kadar sağlıklı bir bakış açınız var ki hayran kalıyorum size,istiyorum ki her hafta yazınız yayınlansın sayın çelik,yüreğinize sağlık....
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim