• BIST 104.123
  • Altın 145,627
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Malatya : 26 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 21 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Elazığ : 25 °C
  • Adıyaman : 23 °C
  • Trabzon : 25 °C

Öğretmenler üzerinden oynanan oyunlar...

24.11.2011 00:55
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

 

Öğretmenler üzerinden oynanan oyunlar...

Bugün 24 Kasım...

Bir Öğretmenler Gününü daha kutluyorz...

Yine nutuklar atılıyor Türk öğretmeninin vefakarlığı, cefekarlığı üzerine…

il il, ilçe ilçe yılın öğretmenleri seçiliyor kuru birer plaketle ödüllendirilmek için...

ama bu 24 Kasım’ın bir başka acısı var...

Türkiye’nin başına musallat olan bebek katili terör örgütünün kaçırdığı öğretmenler yani güvenlik sorunu…

Ve, Erciş ve Van’daki 7.2’lik deprem acısında kurban verdiğimiz eli öpülesi öğretmenlerimiz...

Eğitim ve öğretimde hedefi tutturabilmek için öğretmene ihtiyacımız var ama yerden mantar biter gibi okul açıp diploma verdiğimiz öğretmenlerimiz işsiz geziyor.

İstatistikler ortada... İlköğretimde yüzde 100 okullaşmanın sağlanabilmesi için tam 150.000 öğretmene ihtiyacı var Türkiye’nin...

Yine istatistikler ortada…

Türkiye’nin okullaştırma hedeflerinin gerçekleştirilmemesi için de sokakta 220.000 yetişmiş öğretmen var...

Milliyetçi Hareket Partisi Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz’ın soru önergesine cevap veren Milli Eğitim Bakanı’nın açıklaması hayli ilginç!

“-... Bunun sistemik bir sorun olduğunun farkındayım!”

Hemen suçlu ilan ediliyor; sistem!

Sistemin mucitleri kimler; elbette siyasiler!

Seçim zamanı, ekonomik ve sosyal rüşvet adına açılan üniversiteler!

Tüm bu gerçekler ortada iken Bakan Bey, devam ediyor:

“…Bu sorun sadece bizim zamanımızda ortaya çıkmış durum değil. Türkiye’nin yıllardan beri yapamadığı insan kaynakları planlamasının neticesi olarak görmek gerekiyor!”

Bakan, bir gerçeği de açık açık anlatıyor:

“…150 bin öğretmene ihtiyacımız var!”

Yine rakamı ortaya dökelim; 220.000 yetişmiş öğretmen diplomalı gencimiz sokaklarda... Milli Eğitim Bakanımız ise paradan söz etmiyor, başka gerekçeler öne sürüyor.

Oysa gerçek apaçık ortada, 150.000 öğretmene verecek para nerede?

Bir 24 Kasım Öğretmenler Gününü daha hatırlarken tüm öğretmenlerin ellerinden öpüyorum. Bana emek veren ve vefat öğretmenlerime de Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları Cennet olsun...

Ve, Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 14 Ekim 1925’de İzmir Erkek Öğretmen Okulu’ndaki söylediği anlamlı bir mesajı ile güne nokta koyuyorum:

“-Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona basit bir kütle denir, millet denmez.”

Yazımı atanamayan bir öğretmenimizden gelen acı mesajla noktalıyorum. Buyurun tüm yetkililer, başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere hepimiz dikkatlice okuyalım:

“Öğretmenim özel kurumda ben ve benim gibi bir çok öğretmen zor şartlar altında çalışıyor. Haftada 50 saat derse girenimiz var. Bazı özel sektörde çalışan arkadaşlar asgari ücret alıyor. Hatta altında olanlar da var. Hiç olmazsa özel sektör düzenlenebilirdi bir şekilde.

Vasıfsız işçi sigortasıyla çalışıyoruz. Yinede şükür diyoruz! İşsiz bir çok arkadaşımız var. Utancından üniversite mezunuyum diyemeyen pek çok insan var! Hayallerimizi erteledik, hep umutlarımız yarınlara kaldı.

Türkiye’de refah seviyeniz sözde rakamlarla arttı ama sokaklarda huzur içinde yaşayacağınız bir ortam kalmadı. Eğitimsiz insanlar bir tarafta bir tarafta boşta kalan eğitimliler ve birilerinin çocukları gemicikler alıyor. Birinin çocuğu devlet ihalelerini alıyor! Birinin bilmem ne torpili var! Bizlerin ise bir Allah’ı var bir de bedelini kanla ödemeye hazır vatan sevgimiz!

Her meslekte doğru ve yanlış yapanlar var. Öğretmenlik mesleğinin çıktısı öğrenci olduğu için yapılacak yanlış ağır bedeller doğurur. Unutulmaması gereken şeylerden biride şudur. Bu ülkede bir donem lise mezunu, veteriner mezunu, mühendis vs 3 ay bile eğitim verilmeden okullara dolduruldu.

Öğretmenlik bilgi ve formasyon işi olduğu için bu yanlış politikanın bedeli ağır ödendi. Şimdi de eğitim fakültesi mezunlarını KPSS denen bir sınavla ölçmeye çalışıyorlar. Bence ölçme yapılması gerekir fakat her öğretmenin kendi branşı ve meslek formasyonuyla ilgili bir sıralanış olması gerekir.

Ücretli öğretmenlik adında devlet öğretmen çalıştırıyor. 600 TL ve yarım sigorta ile kim bu şekilde çalışmak ister. Peki torpille devlette memur olanları görünce de insan bir kere daha üzülüyor. Görevini hakkıyla yapan her meslek erbabı baş üstündedir. Sunuda hatırlatmak isterim. Bugün doğunun adı bilinmeyen köylerinde devletin askeri ile öğretmeni dışında kimse bulamazsınız. Bir çok arkadaşım doğuda soba yakıp derse başlıyor. Maaşlarının bir kısmı fikir öğrencilerine gidiyor bunları da takdir etmek gerekir. Saygılarımla...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şahinbey
29 Kasım 2011 Salı 21:01
Arap ve Dost...!!!
Türkler İslamiyeti ilk kabul ettikleri dönemde Mevali yani Köle olarak damga yemişti...I.Dünya Savaşı'nda Peygamber torunlarından Şerif Hüseyin ve Suud Hanedanından yediğimiz darbeyi unutacak kadar saf değiliz. Arap Cephesine giden ve sağlıklı dönen Türk var mı...??? Mutlaka her Türk ailesinde bu cephe mağduru birileri vardır. Bu ülkeyi bize emanet edenlere şaşı bakanlar ve İngilizlerden medet umanlar olduğu sürece daha çok Arap darbesi yeriz...
Yanılıyorsunuz
28 Kasım 2011 Pazartesi 13:39
Eminim
Köy Enstitülerinde atılan tohumlar zamanla semeresini vermiş,KOMÜNİZM yeşermiştir.İnkar politikalarının gırıla gittiği bir dönem kapanmıştı ama İNKARCILAR yetişmişti.Sizin dedeniz veya babanız İMALAT HATASI olabilir ama,ENSTİTÜ amacına ulaşmıştır.İstisnalar kaideyi bozmaz.Öğrenicilerine;HAYDİ ALLAH'TAN şeker İSTEYİN BAKAYIM verecek mi? diyen ÖĞRETİCİLER vardı.Kendisini İLAH gibi gören öğretici;Haydi çocuklar ŞEKERİ benden isteyiniz bakalım deyip,öğrencilerine şeker dağıtmıştı.DİN tacirleri sloganı ile DİNE saldırıların bu gün bile yaşandığı gerçeği esef vericidir.İSLAM BİRLİĞİNİN tesis edilmesi kaçınılmazdır.ARAP kardeşlerimiz ile kol-kola omuz-omuza gezersek KIYAMET kopar mı?Yıllarını bizim de HAYRANLIĞINI duyduğumuz BATILI EMPERYALİSTLERE heba etmiş ARAP DÜNYASININ *MÜTHİŞ UYANIŞINA* şahit oluyoruz.HİRİSTİYAN KULÜBÜNE tam üyeliğimiz askıdadır SAKATTIR.TÜRKİYE diğer İSLAM ÜLKELERİ ile ENTEGRE bir GÜÇ teşkil ederse BATI tırsar.Batı ürker.Batı KORKAR.İşte buna aklı yetmeyen insanlarımıza HAYRETLER ediyorum.Zaten BATI'nın endişesi korkusu bu BİRLEŞMEK gerçeğinin HAYATA GEÇİRİLMESİNDEN kaynaklıdır.Ya BİRLEŞİR DÜNYA GÜCÜ oluruz yada EMPERYALİZMİN peykleri pervaneleri olarak SÜLÜK gibi yaşamaya devam ederiz.Aydın geçinen TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİ,***İSLAM BİRLİĞİ*** niçin rahatsız eder?..
Şahinbey
27 Kasım 2011 Pazar 20:22
Köy Enstitüleri...!!!
Köy Enstitüsü ilk mezunu bir dedenin torunu ve Demokrat Partili bir babanın oğlu olarak dünyaya geldim. Dedem hem eski yazı hem de yeni yazı bilen bir eğitmenmiş...??? Bizim konağın bir bölümünü okul yaparak eğitime başlamış. Oğlu Demokrat partili olmuş. Yetiştirdiği öğrencileri içinde Sosyalist birini duymadım. Köy enstitüleri; Ağaların, Din tacirlerinin boy hedefi olmuş, 1947 de Öğretmen Okulu, 1954 de ise tamamen kapatılmıştı. Yeni bir sistemle öğretmen yetiştiren okul durumuna getirilmişti. Köy enstitülü öğretmenlerin öğrencileri 1960 yılında gençtiler. Bu öğretmenlerin yetiştirdikleri gençler; ORDU-MİLLET ELELE diye slogan atıyorlardı...??? Ordu hayranı hiç Komünist ve Sosyaliste daha rastlamadım. Türkiye Sosyalizm adını Köy Enstitüleri kapatıldıktan çok sonraları duymaya başladı. O zaman Köy enstitülerini kapatan zihniyet bugün Milli Eğitim politikasını temelden değiştiriyor. O zaman ağalar ve din tacirleri rahatsız olduğu için kapattılar. Bugün ise Gericiler ve bölücüler rahatsız olduğu için Milli Eğitim politikası değiştiriliyor. Öğretmenler artık Hür Vatandaş değil, uysal ve iteatkar vatandaş yetiştirecekler...Asıl hedef bu...Çünkü; Milli Eğitimin Temel Amaçlarından Atatürkçülüğü ve Milliyetçiliği çıkarırsanız ortaya bu sonuç çıkar. Yakın gelecekte Ortaçağı yaşayan Arap do st larımızla kol kola yarışmaya başlarsak şaşırmayın... Türk Milletinin geleceği açısından temenni etmiyorum, yanılmayı da çok istiyorum ama...
EĞİTİMDİR
24 Kasım 2011 Perşembe 23:12
ASLOLAN
İNKARCI EĞİTİM POLİTİKALARINA değinseniz diyoruz.Bizi onlarca yılımızı ziyan MAARİF politikasına kalem atsanız diyoruz.O yüzden buralarda dolaşıyoruz!..DİN AFYONDUR diye eğitim politikasını dayatanlardan dem vurunuz.KUR'ANI yasak eden İMANSIZLARDAN bahsediniz.Yüzeysel BASİT meselerden kim olsa bir şeyler yazar.ASLOLAN İMANLI ÖĞRETMEN yetiştirmektir.KÖY ENSTİTÜLERİ gibi İMANA saldıran İSLAMA saldıran sistemleri eleştirmenizi arzu ederdik!..
BEN
24 Kasım 2011 Perşembe 23:04
ÖNEMLİ DEĞİLİM
DİN AFYONDUR diyerek İSLAMA saldıran İMANI yok etmeye çalışan EĞİTİM SİSTEMİ kurmuşlardı!..O
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim