• BIST 97.454
  • Altın 222,737
  • Dolar 5,6250
  • Euro 6,4525
  • Malatya : 17 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İzmir : 21 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Elazığ : 17 °C
  • Adıyaman : 19 °C
  • Trabzon : 20 °C

Öldürücü virüs

18.11.2016 16:04
Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Efendiler Efendisi Hz. Muhammed (sav)’in yanında bulunanlar onun boyasıyla boyanırlardı.

Ona hizmete etmek en büyük bir şeref idi.

Gök ehli ona hizmet etmek için,

Melekler ona kol kanat germek için,

Bulutlar ona gölgelik etmek için,

Mağaradaki güvercin, örümcek onu korumak için yarışırken

Onun yeryüzündeki ashabının, dostlarının, ümmetinin ona karşı lakayt kalmaları düşünülebilir mi?

Ona hizmet en büyük pâye idi onlar için.

İşte onlardan biri Ebu Firas Rebia İbni Kabel- Estemi.

Ehl-i Suffe’den…

Efendiler Efendisi (sav)’in odasının kapısının yanında uzanır.

Gece Efendisinin hizmetini görmek için.

Misvakını, abdest suyunu hazırlamak için.

Rabbiyle buluşup konuşurken onun nurlu ağzında dökülen kelamı duymak için.

Rebia’nın bu hali Efendiler Efendisinin gözünden kaçar mı hiç?

Her sahabesiyle ayrı ayrı ilgilenen birince derecede onların dertleriyle dertlenen Efendiler efendisi Rebia’nın bu hizmet aşkını göz ardı eder mi hiç?

Bir gün,

“Ey Rebia dile benden dile ne istersen?” der.

Bu Rebia için ne büyük bir bahtiyarlık… Ne büyük bir talih… Ne kaçınılmaz bir fırsat idi.

Ama dilenciler sultanlardan ne isteyebilir ki?

Sultana sultanlık gedaya da gedalık yakışır.

Rebia haddini bilen bir sahabi…

İşin şuurunda, idrakında…

Dünya isteklerine öncelik veren Ben-i İsrailoğulları, bizler gibi ev, binek, bol rızık isteyenlerden değil…

Ümmeti Muhammed’e yakışır bir edeb ile,

Nazarlarını dünyadan çevirip ukbaya çevirir,

Bir muallim edasıyla kendinden sonra gelen ümmete edep dersi verecek şekilde:

“Cennette seninle beraber olmak isterim” der.

Mecnun Leyla’dan gayri ne ister ki?

Bülbül gülden başka ne ister ki…

Efendiler Efendisi (sav)’in rızasını kazanmış olmak, aşığın maşuğa kavuşması değil mi?

Onunla beraber olmaktan daha güzel ne olabilir ki?

Onun rızasını kazanmak, rabbinin rızasına ermek değil mi zaten?

Onunla beraber olmak, Cenab-ı Hakla hem dem olmak değil mi?

Bir mümin için en büyük gaye Hakkın rızasına vasıl olmak değil mi zaten?

Asırlar sonra gelen Yunus bu gerçeği

“Cennet cennet dedikleri

Birkaç köşk birkaç huri

İsteyen ver onları

Bana seni gerek seni” diye ifade etmiyor mu?

“Başka bir şey istemez misin?” diyen Efendiler Efendisine Rebia:

“Benim dileğim bundan ibadet” der.

Haddini bilir sahabi...

Onlar her konu da olduğu gibi edep timsali insanlardır.

Manevi bir talep adına dahi olsa,

“Bal tutan parmağını yalar”

“Tekkeyi bekleyen çorbayı içer” felsefesinden fersah fersah uzak idiler.

Bunun üzerine Efendiler Efendisi (sav),

“Öyleyse çok namaz kılıp secde ederek, kendin için banma yardımcı ol” der.

Efendiler efendisi verdiği cevapla ashabını eğitmekte…

Cennetin ucuz olmadığını, beleşten geçinmenin, kısa yoldan köşe kapmanın makbul olmadığını göstermekte…

Nimetin, mükâfatın, sorumluluğun bilincinde olmayı ve kişiye sorumluluk duygusunu öğretmekte… Sahabe de olsa, peygamber de olsa hiçbir şeyin bedava, zahmetsiz kazanılmadığını göstermekte…

Cemiyetler, toplumlar için öldürücü virüsün “beleşçilik” olmadığını kim inkar edebilir ki? 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim