• BIST 108.659
  • Altın 272,297
  • Dolar 5,7411
  • Euro 6,3749
  • Malatya : 2 °C
  • Ankara : -5 °C
  • İzmir : 6 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Elazığ : 1 °C
  • Adıyaman : 7 °C
  • Trabzon : 8 °C

ÖLMEK İSTEMİYORUM!

26.08.2019 15:59
Pınar Holt / Yazar, Davranış Bilimci, Konuşma

Pınar Holt / Yazar, Davranış Bilimci, Konuşma

‘O gün komşu çocuktan dayak yemiş, kafam kırılmıştı, ağlayarak eve gelmiştim. Annemin yaramı sarmasını beklerken, o da bana vurmaya başladı, söylemedik laf bırakmadı. Elime bir taş vererek ‘Gidip öcünü almazsan seni eve almayacağım’ dedi. Bende gidip annemin verdiği taşla çocuğun kafasını kırdım. İlk dersimi böyle aldım.’

Bu satırlar, Sait Çamlıca’nın Aile, Medya ve Şiddet adlı kitabından alıntı olup ceza evinde terör suçlusu bir mahkumun çocukluğuna ait hatırasıdır. Neden bu hikayeyi paylaştım? Çünkü, bu hikaye aslında kulaklarımızdan uzunca süre silinmeyecek o annnenin ‘Ölmek İstemiyorum!’ ve kızının ‘Anne Lütfen Ölme!’ çığlıklarının başlangıç noktasıdır.

Eğer kalıtsal bir rahatsızlığımız yok ise hiç birimiz şiddet eğilimiyle doğmuyoruz Sevgili Dostlar. Şiddet, aile ortamında ortaya çıkan, okul yıllarında devam eden, bireyin iş ve sosyal yaşamına kadar yansıyan, kişiliğinin bir parçası haline geliyor. Yani bu kişileri kendi içimizde kendimiz yaratıyoruz.

Türkiye’de her gün yüzlerce kadın şiddete maruz kalıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun yayınladığı rapora göre 2019’un ilk yarısında 214 kadın cinayete kurban gitmiş. Bu, ülkemizde neredeyse her 20 satte bir kadın cinayeti olduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan Emine Bulut, cinayetini konunun uzmanları hukuksal açıdan, sosyo-ekonomik açıdan, dini açıdan, ideolojik açıdan ya da psikolojik açıdan değerlendirip mutlaka bir çok yoruma ulaşabilirler. Boğazım düğümlenerek ve zorlanarak yazdığım 3. köşe yazım bu. Ben sadece yıllardır tek başına bir kız çocuğu yetiştiren bir anne olarak bir kaç tane öneri sorusu sormak istiyorum sadece:

-       Biz kadınlar, şiddet eğilimi olan, ruhsal problemleri olan kişilerle hiç bir şekilde iletişim halinde olmasak, onların ruhsal durumunu tespit ettiğimiz an var olan iletişimimizi koparsak, evliliğe kadar götürmesek, bizim için daha güvenli olmaz mı?

-       Erkeğin gösterdiği kısıtlamaların sözel ya da fiziksel şiddetin bir sevgi gösterisi olmadığını kabul etsek, gerçek sevgive saygıyı tadmamıza vesile olmaz mı?

-       Bir diğer kanayan yaramız kadınlar üzerine kurulmuş toplumsal baskı. Değerli anneler, babalar, şiddet gören yavrularımızı ‘Elalem ne der?’ diye kaderlerine tek etmesek, sahip çıksak, sonradan daha büyük acılar çekmemizin önüne gçmez mi?

-       Çocuklarımızı yetiştirirken onlara özgüven, özsaygı değerlerini verebilsek, bu mutlu ve güvenli bir toplum oluşması için büyük bir adım olmaz mı?

-       Çevremizde şiddete maruz kaldığına şahit olduğumuz kadın ve çocuklar için her birimiz elini cep telefonu kaydı yerine, taşın altına koymaya çabalasak, şu günlerde yaşadığımız cehennem azabından çok daha güzel günler görmemize sebep olmaz mı?

-       Şiddeti daha çok tetikleyen dizi ve filmlerden kendimizi ve çocuklarımızı uzak tutsak, onun yerine bir sayfa kitap okumanın, öğrenmenin hazzını tatsak, hepimiz için daha yararlı olmaz mı?

-       Eline taş verip, ‘Git öcünü al!’ demek yerine, annesine, kardeşine, arkadaşlarına, yaratılmış her şeye karşı vicdanlı çocuklar yetiştirmeye çabalasak, bugün sokakta yürürken gölgemizden korkar duruma düşmemizin önüne geçmez mi?

-       Başta kendimiz ve ardından çocuklarımızın, insan davranışlarını anlayabilmemiz için temel psikoloji eğitimi almasını sağlasak, hepimizin geleceği için daha sağlıklı olmaz mı?

-       Şiddet eğilimi, ruhsal problem olan bireyle konuşarak, tartışarak ya da düzelir diye sessiz kalarak, o kişinin bir adım daha ileriye gitmesine imkan tanımasak, bir uzman yardımı alması için destek olsak, aslında sadece bir suçluyu ve bir mağduru değil bütün bir toplumun kurtulmasına vesile olmaz mı?

Bir annenin ve 10 yaşındaki yavrusunun çığlıkları, ülkemizde kanayan bu yaranın sesi oldu. Dileğim bu sesin unutulmaması, son olması ve en kısa süre içerisinde kalıcı yasal ve toplumsal düzenlemelerinin el birliğiyle hayata geçirilmesi.

Sevgilerimle.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:47
11:47
Mezarda ve hapiste noktalanan hayatlar,heba olmadan önce evlilik aşamasında olan insanlara İKİ kere düşünmeleri tavsiye edilse fena olmaz..
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:44
11:44
*Seni tanıdığım güne lanet olsun * demeden önce hazırlık aşamasına çok iyi hazırlanmak gerek.
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:41
11:41
Eğitim müfredatına *evlilik* dersleri konulmalı ve detayları izah edilmelidir..
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:40
11:40
Evlilik gerçekleştikten yıllaar sonra bireydeki arızalar ortaya çıkmaya başlayabilir..
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:38
11:38
Hele hele cicim aylarnda kişilik bozukluklarını saptamak kabil olmaz.
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:37
11:37
Kişideki negativ olguları tesbit etmek zor olur.Zamanla tebarüz eden bozukluklar şiddet eylemine dönüşebilir..
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:35
11:35
Evlilik konusu çok daha bir özen ister.Karekter yapısını incelemek ,kişiyi tanımak zaman alır.
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:33
11:33
Eğitim her zaman geçerli olmayabilir..Kalıtsal hastalıklar birden bire kendini belli etmez.Süreç içinde tebarüz edebilir.
İhsan KALENDER
12 Eylül 2019 Perşembe 11:31
11:31
Eğitim şart ,,Herkes için eğitim şart..Ama herkese psikolojojik ve sosyal eğitim vermek kabil olmaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 532 69 51 www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim