• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Malatya : 18 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 22 °C
  • İstanbul : 11 °C
  • Elazığ : 18 °C
  • Adıyaman : 17 °C

Polat, bir Mersin olabilir miydi?

07.07.2010 11:05
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Polat; Cumhuriyet tarihinde kurulan ilk beş kasabadan biri...

Bir büyük istiklal mücadelesinden çıkış, Cumhuriyetin ilanı ve yeni bir Türk Cumhuriyeti"nin temelleri atılırken gelen ödül… Kim nasıl kafa yoruyorsa yorsun, bunun mutlaka bir izahı olmalı! Cumhuriyet ilan edilecek ve 3 yıl sonra Polat"ın önünü açacak(!) belediyelik ödülü gelecek. Evet, lütfen bunun nedenlerini hep birlikte araştıralım.

Evet, yıl 1926… Polat Kasabası tüm ihtişamı ile Cumhuriyet yıllarını yaşıyor. Bölgenin önemli stratejik üslerinden biri…

Bir Türkmen kenti olan Polat"ın, önünün açılması için belediye teşkilatı kurulmasına karar veriliyor. Ankara"dan gelen emir böyle!

Ve, Polat, şaşırmayın Mersin ile birlikte belediye teşkilatı kurulan ilk 5 kasabadan biri oluyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, Mersin nere Polat nere!

Haklısınız; Mersin nere, Polat nere!

Aman ben de diyeceğim ki “Eller gider Mersin"e biz gideriz tersine!”

Mersin, Mersin olduysa elbetteki başta deniz olmak üzere tabii avantajlarını süsleyen yöneticilerini unutmamak lazım.

Ya Polat? Önce Doğanşehir"in tarihine doğru küçük bir gezinti yapalım. 1946 yılında Akçadağ"dan ayrılış ve ilçe oluş! Ve, ilk belediyelik aynı yılda… Polat"ta ise Belediye Başkanları 1930"lu yılların başından beri makamda!

Şimdi de Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Polat"ın durumuna gelin şöyle bir göz atalım:

“Polat Köyü çevresindeki yerleşim yerlerine göre merkez konumda. Polat Köyünün belediye olabilmesi için 1924 yıllarında yapılan çalışmalar 1925 yılında meyvesini verdi ve Polat kasaba oldu. Cumhuriyetin ilk kasabalarından biri de Polat.

Kasaba halkından Ahmet Coşkun ilk belediye başkanı olarak atanır. 1 Ocak 1930"da belediyeliği yasallaşır ve ilerleyen günlerde belediye meclisi üyeleri seçilir. 1935 yılında belediye binası alınır ve hizmete sokulur.

Kasaba 1935 yılında 1150 haneye sahip olup 3226 nüfusa sahiptir.

Kasaba 1948 yılında iki mahalleye ayrılır ve muhtarlıklar belirlenir. Kasabaya 1 hamam, 150 metrelik bir kanal ve 2 umumi hela yapılır. 1950 yılında Doğanşehir ilçesinde alınan bir kararla dört belediyenin ortak olduğu su türbünü ile üretilen santrallerden elektrik enerjisi üretilip kasabaya elektrik verilmesi sağlanır.
20.000"i aşkın Polatlı başta Adana olmak üzere Mersin, İstanbul, İzmir, Ankara ve memleketimizin bir çok yerinde yaşamaktadır. Yine çok sayıda Polat"lının yurt dışında yaşadığı bilinmektedir.

Polat 1946 yılına kadar Malatya ilinin Akçadağ ilçesine bağlı bulunmaktaydı. Polat eğer coğrafi konumu müsait olsaydı göç vermeyecekti ve nüfusuyla ilçe olmaya aday olacaktı. Ama Polat"ın bağlı olduğu Doğanşehir ilçe olur. Böylelikle Polat Akçadağ"dan ayrılarak Doğanşehir"e bağlanır.”

Böylesine bir avantaj vardı da Polat neden bugün bu halde? Polat"ın özellikleri ve yönetenleri nasıldı? Neler yapmışlardır, neler yapmamışlardır; bir bakalım!

Polat en başta tarihine sahip çıkamadı! Birileri soyunu araştırdı; güzel bir eser ortaya çıkardı ama aklı kıtlar bu güzel araştırmayı koca kasabanın tarihi ile eşdeğerde tutunca asırların bir tarih kenti, 240 yıllık tarihe sıkıştırıldı. Ama yağma yok, artık tarih için söylenecek çok söz kalmadı. Yaptığım araştırmalar, bana gelen kaynaklar Polat"ın tarihinin M.Ö."ye dayandığını ortaya koyuyor. (Merak edenler www.polatovasi.com"a bakabilir)

Ufku kapalı, siyasetin sen-beni arasında zikzak çizen yönetenlerimiz hal ve gidişte sınıfta kalırken hemen yanı başımızda Doğanşehir, namı diğer Viranşehir stratejik her imkanı kendi lehine çevirince Polat, adı üzerinde ovaya sıkışıp kalıyor.  

Demiryollarını illa da Polat"tan geçireceğiz diye ısrar eden yetkililere Polat"ın o dönemdeki ileri gelenleri “Hayır topraklarımızı bölmeyin” diye ağlıyor ve bugünlere geliyoruz!

Anlatılacak daha çok şey var. Atatürk Cumhuriyeti"ne başkaldıran isyancıbaşıların anıldığı bu süreçte sizlere bundan sonra daha sıklıkla yerel dertlerimizi anlatacağım. Türkiye"nin kurtuluşunun nerede olduğunu, nasıl yapılması gerektiğini bilenlerdeniz ama bu dönemde elimizden “ Uyanış” için duadan başka bir şey gelmiyor!

***

Değerli Süleyman Turan Kardeşim; bu moral bozukluğu içinde bir kötü haber de acı tütünden veriyor. “…Kışın soğuğu tütün aklıma gelince şimdiden üşütüyor içimi. Polat"lının işi zor bu kış. Tütünler hasta moraller bozuk. Polat"lının bu kış işi çok zor.”

Yazımızı Yaşar Aksoy"un güzel bir şiiriyle noktalıyorum:

Büyüyor mu Tepecikte tütünler,

Ne alemde Uzunokta ekinler,

Devrende iner mi suya keklikler,

Acıpınar hala çırılçıplak mı?

Sarmı, Uluyokuş, Fatıkkayası,

Çebişin düşeği yoktur yazısı,

Tarihe gömüldü Adatepesi,

Çılgın doruklardan size selamlar,

Acıpınar Damlataşda dağlarım,

Çırılçıplak yıllar yılı ağlarım,

Kilitli taş olmuş Polat yollarım,

Dağlarımız taşa döndü elem var.

Kayısı, kiraz, elma, üzüm cenneti,

Beydağından, Malatya"dan selamlar,

Doğanşehir, elma, çilek cenneti,

Yaşar Aksoy Pamukluktan selamlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mesut demiralp
21 Temmuz 2010 Çarşamba 14:24
polat bu kafayla asla gelişmez
ramazan bey sizinde dediginizgibi poladın işi gerçekten zor neden dersen polatlı adam kıymeti bilmiyor on senede bir polata git daha hoş beş etmeden ilk söylenen söz niye geldin dir sonrageçmişe bakarsak rahmetli başkanlarımızdan mustafa demiralp ve mevlüt demiralp zamanında o beton yolları şimdi gölgesinde oturdukları belediyenin önündeki parkı ve o sögüt agaları tamamen jandarmanın başında nöbet tutmsıyla yani o zorlukla yapıldı mesela yolun beton olmasını istemeyen köylünün mazereti şöyle kışın köyün sıgırları dondan dolayıyı ayagı kayıp düşermiş oparktaki agaçlar belki on sefer sökülmüştür bu hizmetler hep silah zoruyla yapıldı böyle bir anlayışın oldugu yerde ismet bşakan ne yapsın alla geride kalanlara sabır versin mekanı cennet olsun
Salim Reis Mersin
13 Temmuz 2010 Salı 12:34
Özümüz daha iyi
Ramazan abi aman Mersin gibi olmasın inan Polat kendi özünde kimliğini kaybetmemiş bir yer olarak kalsın ama buralar öyle değil terör yandaşları her gün belli mahallelerde esnafa kepenk kapattırıyor münibüs hatlarını çalıştırmıyor yani anlıyacağın karma karışık televizyonlarda Hakkariyi, Tunceliyi her gün gösteriyor inan ki buranında geri kalır tarafı yok onun için Polat burası gibi olacaksa varsın olmasın Polat gibi kalsın saygılar.
süleyman turan
12 Temmuz 2010 Pazartesi 16:59
tütün yanar içler yanar
sayın durmuş bu yaz adanadan izmirden istanbuldan ankaradan daha başka yerlerden geldiler baba ocaklarına hem üçbeşkuruş katkı olur bütcelerine hem babaocağı tüter busene diye binbir ümitle geldikleri ovamız tütün ektiler benim gibi bir elimizde kürek bir elimizde ilaç pompası nerden geldiği belli değil mozaiyk virüsü denilen hastalığın okadar emek okadar masraf birgecede gecip gidiyor ucup gidiyor hayaller çaresini bilen yok belki komik fakat kimi süt atıyor tütüne kimi rakı çare arıyor caresizliğine bu gidişle yazın sıcağı kışıda ısıtmaz polatlının yüreğini zor kış olur zor allah yardımcımız olsun saygılar.
İhsan KALENDER
12 Temmuz 2010 Pazartesi 01:07
VATAN AŞKI gi,bi..!..
Ben bu POLAT aşkının, ateşini körükleyen değerli yazarımızı kutluyorum. POLAT'tan kendilerine destek veren hemşehrilerini de tebrik ediyorum. Gelişmeleride merakla bekliyor ve takip ediyorum. Ayağım MALATYA'ya değerde sılama erersem, bir günlüğüne POLAT'a yerli TURİST olarak gitmeye karar verdim. Varsın bizi tanıyan çıkmasın..!..
İhsan KALENDER
08 Temmuz 2010 Perşembe 10:03
POLAT AŞKI BU !
Değerli yazar, POLAT AŞKI ile ortalığı efin-tefin edip, araştırıyor ve karıştırıyorsun.Kaldı ki; sizin ANKARA'da yaşadığınız bilgilerimiz dahilinde. Anlaşılan o ki; POLAT AŞKI ser'den çıkmaz. Geçen zaman içinde DEMİRYOLU'nu bile istemeyecek kadar ileri görüşlü olmayanlar varmış..!.. Koskoca fırsatı tepmiş ve DOĞANŞEHİR'e kaptırmışlar. Geçen yazımınızda ÇALLOBALI BAYİDİN o samimi sıcak deyişleriyle POLAT'I ve POLATLILARI dizelerine konuk etmişti. Bu yazımınızı da sanırım GURBETÇİ bir POLATLININ ENFES BİR ŞİİRİYLE SÜSLEMİŞİNİZ. YAŞAR AKSOY kardeşimizde her nerede yaşıyor ise ona da İSTANBUL'dan selam ve saygı sunuyoruz. Umarım ki POLAT TÜTÜNÜ sanıldığından daha sağlıklı çıkar üreticisine kazandırır.Bizim birkaç haftalık tatil sürecimizde yazımlarınızı yorumlamakta geciktiğimizi mazaret olarak arz etmek isderim. Selam ve saygı ile.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim