Murat  Çelik

Murat Çelik

Sindiremeyen Soda İçsin

A+A-

Varsın sindiremesinler

8 Mart 2010 gecesi, hemen her gece olduğu gibi sabah karşı yattım. Yatmakla uyanmam arasında geçen süre 3 saati geçmedi.

Elimi yüzümü yıkamadan önce her gün olduğu gibi laptopumun start düğmesine basıp, elimi yüzümü yıkayıp döndüm. Ajanslardan ilk geçen haber “Elazığ"da deprem” oldu.

Bu haberi abonesi olduğumuz ajanslardan alıp www.malatyaguncel.com okuyucuları ile paylaştım.

Okunma oranı dakikalar ilerledikçe arttıkça Ajanslardan bize ulaşan haberlerde de ÖLÜ sayısı artarak devam etti.

Birlikte çalıştığımız arkadaşım büroya geçtikten sonra kendisine programlarımın olduğunu akabinde büroya geleceğimi söyledim. Aradan geçen süre içinde 2 kez telefonla “Malatya"da da deprem oluyor, büroda sallantı var” deyince hemen büroya geçtim.

Gidene kadar birkaç kez daha sallandığımızı söyledi ve ben oturduktan sonra uzunca daha doğrusu 20 saniye kadar bir sallantı daha yaşadık.  Belki yayınladığımız haberlerin etkisinde olacağımızı düşünmeme zaman kalmadan tavan lambasının sallandığını görünce, 6. Katta ki büroyu terk etmeyi kararlaştırdık. Ve birlikte çıktık.

Ben evde devam edecektim haber akışını Okuyucularımıza ulaştırmaya…

Telefon faturamı yatırmak için Soykan Parkı civarında bulunan iş yerine ulaştığımda gördüğüm manzaradan çok duyduğum Davul sesi ilgimi çekti.

Biliyordum, kadınlar günü nedeni ile bazı gurupların basın açıklaması yapmak istediğini.

Kadınlar günü nedeni ile oluşan kalabalığa doğru ilerledim, kutlama ya da anma günü nedeni bir araya gelenlere baktım birde göz ucu ile etrafa.

Etraf üniformalı ve üniformasız güvenlik güçleri çok daha fazla kalabalıktı.

İzlemek için kalabalığa karıştım, işimiz gereği tanıdıklarımız vardı selamlaştık.

Aylar önce “Ön Yargılar Giremez” platformundan tanıdığım bayan arkadaşla ayaküstü sohbet etme fırsatım oldu.

Sitemkârdı “Küçük Millet Meclisi” toplantılarına değer vermediğimden dolayı. İzah ettim "nedenlerini, niçinlerini" ikna oldu.

Kadınlar Günü nedeni ile oluşan topluluk basın açıklamalarını yaptı yaparken topluluktan zılgıtlar atıldı, sloganlar haykırıldı, normaldi. Nitekim Protesto amaçlı bir toplantıydı.

Tüm bunların ardından toplantı alanının kenarında olan Davul ve Zurna kalabalığın arasına girdi ve tempolu bir şekilde zurna çalmaya, davul tokmaklanmaya başladı. Küçük bir gurup halaya başladı, gittikçe büyüyen halka izleyenlere kadar ulaştı.

Ve Davullu-Zurnalı Kadınlar günü kutlaması bitti.

Kutlama alanından ayrılırken az önce “Küçük Millet Meclisine "neden" yeterince destek vermediğimi söyleyen Bayan arkadaşa doğru ilerledim “İşte tüm bu nedenlerden dolayı Sizlerin etkinliğine yeterince destek vermiyorum, 100 Kilometre ilerde onlarca insan Can verdi Siz burada Davullu Zurnalı Eğleniyorsunuz”  ve Haklısın dercesine kafa salladı.

Haberimin başlığı uygun olmalıydı yolda düşünerek ev geldim ve haberimin başlığına karar vermiştim "YAZIKLAR OLSUN"

Evet, bir kez daha "YAZIKLAR OLSUN"

Sindiremeyende Soda içsin.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

6 Yorum