• BIST 75.433
  • Altın 129,786
  • Dolar 3,4396
  • Euro 3,6861
  • Malatya : -6 °C
  • Ankara : -5 °C
  • İzmir : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Elazığ : -5 °C
  • Adıyaman : 1 °C

Soba zehirlenmeleri ve hava kirliliğine dikkat

24.11.2016 11:25
Soba zehirlenmeleri ve hava kirliliğine dikkat
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Kumbur, bilinçsiz, yoğun ve niteliksiz yakıt tüketimi nedeniyle Mersin ve Tarsus kent merkezlerinde özellikle kış aylarında havada yoğun ve bunaltıcı sis katmanlarının oluştuğunu, oluşan bu kirli havanın çevre ve insan sağlığını tehdit ettiğini söyledi.

Hava kirliliği ve soba zehirlenmeleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Kumbur, ülkemizde her yıl özellikle kış aylarında soba ve kaloriferlerde düşük maliyetli kalitesiz yakıtların kullanılması, soba ve kalorifer yakma tekniklerinin iyi bilinmemesi, baca temizliğinin iyi yapılmaması gibi nedenlerin, hem hava kirliliğinin hem de soba zehirlenmeleri ve ısınma maliyetlerinin artmasına sebep olduğunu belirtti.

Isınma amaçlı kullanılan düşük kalorili ve kükürt oranı yüksek kömür tüketimi ve yanlış yakma tekniklerinin uygulanması, motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları ve sanayi kuruluşlarının bacalarından atılan çeşitli maddelerin hava kirliliğine neden olduğunu ve yeryüzündeki canlı hayatını olumsuz yönde etkilediğini vurgulayan Kumbur, "Yetişkin bir insan günde ortalama 20 metreküp hava solurken, çocuklar yetişkinlere göre yüzde 50 daha fazla hava solumakta ve ağızdan soludukları için de kirli hava direk akciğerlere gittiğinden daha çok etkilenmektedir. Bebeklerin istirahat halinde soludukları hava, yetişkin bir insanın iki katıdır. Kirli havaya maruz kalan insanlarda, özellikle çocuklarda solunum yolu hastalıklarının arttığı görülmektedir" dedi.

Kumbur, bilinçsiz, yoğun ve niteliksiz yakıt tüketimi nedeniyle Mersin ve Tarsus kent merkezlerinde de özellikle kış aylarında havada yoğun ve bunaltıcı sis katmanlarının oluştuğunu belirterek, "Oluşan bu kirli hava, çevre ve insan sağlığını tehdit etmektedir" ifadelerini kullandı.

Soba ve kaloriferde ısınma amaçlı kullanılan ve yapılarında "karbon" bulunan odun, odun kömürü, LPG veya doğal gaz gibi yakıtların yetersiz yanmaları sonucu açığa çıkan karbon monoksit gazının solunum yoluyla vücuda alındığında zehirlenmelerin ortaya çıktığını kaydeden Kumbur, zehirlenmelerin yaklaşık yüzde 63'ünün soba, yüzde 30'unun şofben ve yüzde 7'sinin ise doğalgazdan kaynaklandığını dile getirdi. Kumbur, ayrıca kömür, odun, fuel gibi fosil yakıtların ısınma ve sanayide yoğun kullanımı sonucunda açığa çıkan CO2 gazının, atmosfere karışarak sera etkisi oluşturduğunu söyledi.

Alınması gereken önlemler

Prof. Dr. Halil Kumbur, soba zehirlenmeleri ve hava kirliliği yaşanmaması için dikkat edilmesi gereken hususları ise şöyle sıraladı; "Soba yakma tekniklerine uyulması, evlerde ve işyerlerinde pencere, kapı ve çatıların hava izolasyonlarının iyi yapılması, bina yakıt tesisatlarının standartlara uygun olması, ısıtmada yüksek kalorili-kaliteli yakıt kullanılması, bacaların, soba borularının ve bağlantı elemanlarının her yıl düzenli olarak temizlenmesi, kullanılan sobaların TSE belgeli olması, gaz sızdırmazlığının kontrol edilmesi sağlanmalıdır."

Sobada kömür yakılırken can kaybını önlemek için üç hususa dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Kumbur, bu hususları kaliteli yakıt, sobanın üstten yakılması ve sobanın hava alıcı kapaklarının kapatılmaması olarak sıraladı. Kumbur, "Eğer ısınma amaçlı kömürü yakıt olarak kullanıyorsak can kaybını önlemek, enerji tasarrufu sağlamak ve çevreyi kirletmemek için doğru yakma teknikleri uygulamalıyız. Çünkü, ölümler düşük kaliteli kömürden olmamakta, sobalarda kömürün kurallarına uygun yakılmamasından meydana gelmektedir. Kurallarına uygun yakılmayan sobada kaliteli veya kalitesiz hangi kömür yakılırsa yakılsın zehirlenme olabilir" diye konuştu.

Baca ve borularla ilgili alınması gereken önlemleri de açıklayan Kumbur, şöyle devam etti; "Soba boruları mümkün olduğunca kısa ve düşey doğrultuda olmalıdır. Yatay borular bacaya hafif bir eğimle döşenmelidir. Baca yılda en az iki kez temizlenmelidir. Fazla dirsek ve borudan kaçınılmalıdır. Böylece tıkanma ve sızma olasılığı azalır. Boru ucunun bacaya fazla sokulup tıkanması önlenmelidir. Baca rüzgardan fazla etkilenmeyecek şekilde iyi çekişli olmalıdır. Soba ve kaloriferlerin nefes boruları olan bacaların belirli aralıklarla, soba borularının da iki ayda bir kez temizlenmesi gerekir. Baca yangının sebebi, bacaların temizlenmemesi, çatlak ve sıvasız olmasıdır. Şiddetli fırtınalarda soba yakılmalıdır."

Zehirlenmelerde acil tedavi uygulamalarına da dikkat çeken Kumbur, zehirlenme olduğu zaman hemen bir sağlık kurumuna gitmek gerektiğini belirterek, "Zehirlenme olduğu zaman kişiye yoğurt, sarımsak gibi yiyecekler verilmesi çok yanlıştır. Çünkü zehirlenme midede değil, solumun yolu ile ilgilidir. Zehirlenen kişi açık havaya çıkartılmalı ve acilen oksijen verilmelidir. En kısa zamanda teşekküllü bir sağlık kuruluşuna baş vurulmalıdır" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim