• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Malatya : -4 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 6 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Elazığ : 2 °C
  • Adıyaman : 5 °C

Sorumlu ve vicdanlı hareket etmek

06.06.2013 03:26
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Türkiye ateş çemberinde...

Kriz üretenler işbaşında...

Cepheleşme imalatçıları devrede...

Bizden-sizden ayrımcıları cirit atmada...

Yüzde 50’yle avunup koca memleketi kucaklama becerisini gösteremeyenler iş başında...

Bir kaşık suda boğucular koltuk sevdasında...

Başbakan ayak diremekte, yardımcıları özür dilemekte...

Öyle bir Başbakan ki, kriz simsarları yurdu boydan boya sararken Afrikalarda kral kapıları yüzüne açılmasa da bildik mesajlar vermekte...

Bu günleri hiç hak etmiyoruz, bu günler, yüce Türk milletinin kaderi olamaz, olmamalı...

Gerilimin tavan yaptığı bu günlerde Türkiye allak bullak...

Peki ya Başbakanımız?

Milliyetçi Hareket’in Lideri Devlet Bahçeli Bey, ne güzel de tarif ediyor Usta (!)nın halini...

Her alanda birliktelik sabote edilmekte...

“Ben yaptım oldu” hodbinliğiyle sabırlar zorlanmakta...

Her sözü olay olmakta...

Her beyanı toplum huzurunu baltalamakta...

Her icraatı memnuniyetsizler bloğunu tahkim etmekte...

Kimseyi dikkate almamakta...

Eleştirilere kulak asmamakta...

İkazlara dikkat etmemekte...

Başına buyrukluk ve ölçüsüzlük dizboyunda..

Kibir, kin, kabalık ve keskinlik moda...

Varsa yoksa kendisi ve zihniyeti...

Diğerleriyle ilişkinin adı ihtilaf!

Allah aşkına bu mu millete hizmetkârlığın adı?

İnsaf, merhamet ve hoşgörü nerede?

Nerede dilinden düşürmediği Şeyh Edebali’nin nasihatleri?

Ne kadar acı; Başbakan ve hükümeti tarif edilirken, husumetin, hıncın ve hizbin adresi olarak gösteriliyor.

Gerçekten de son vakalar bir bakıma, 10,5 yıllık AKP iktidarının kenarda ve dışarıda bıraktığı toplum kesimlerinin; dikkate almadığı, umursamadığı istek ve beklentilerin taşması ve taşkınlık göstermesinden başka bir şey değil...

Birlik, kardeşlik, huzur ve istikrar ifadeleri yine kendisi tarafından anlamsızlığa mahkûm edilmiştir.

Devlet Bey, Usta(!)yı “Başbakan için bir tek makbul ve meşru olan kendisi ve yandaşlarıdır. Bunun dışındaki herkes terbiye edilmesi, ayar verilmesi ve hizaya getirilmesi gereken kalabalıklardır” diye tarif ediyor; doğru da söylüyor..

Sokaklar karışık... Şehirler kaynıyor... Taksim’de çatlayan fay hattı aziz ülkemizi baştanbaşa sarıyor ama tüm bunların üzerine benzinle gidiliyor.

Yaşananlar gerçekten alarm verici.

Ancak, Taksim’in hayat hakkına sahip çıkan herkes her türlü övgüyü ve alkışı hak ediyor ki,ben onları candan alkışlıyorum. Ama, AKP’yi rüyadan uyandıran o yiğitleri; kendilerini istismar eden bebek katillerine, bölücü eşkıyanın dümen suyundaki marjinal sol örgütlerin militanlara karşı uyarmadan geçemeyeceğim.

Yeri gelmişken ifade edeyim; Milliyetçi Hareket ve Ülkücü Hareketi sokaklara çekemeyenlerin iftiraları beyhudedir. Türk milliyetçilerinin bölücü ve yıkıcı oluşumlarla yan yana gelmesini isteyenler hayal dünyasındadır.

Yine Devlet Bey’in ifade ettiği gibi Türk milliyetçileri ve Ülkücüler dibi görünmeyen kuyulardan su içmez. Türk milliyetçileri net, tutarlı, özgüven içinde ve sapsağlam şekilde ilkeleri ve ülküleri neyi gerektiriyorsa onun peşinde. Gelişmelerin seyrinden de kaygılı.

Çünkü Türk milliyetçileri ve Ülkücüler; Türkiye sevdalısı, aziz milletinin aşığı...

Türkiye sevdalılarını; Türk milletini üzmek için her türlü tertip, tezgah ve komplonun safında yer alacaklarını sananlar boşuna heveslenmesin.

Sokakların sisinden ve kontrolsüzlüğünden sonuç çıkmayacağını, çıksa da kimsenin hayrına olmayacağını ve yanına kâr kalmayacağını aklıselim olan herkes anlamalıdır.

Görünen odur ki; Başbakan Erdoğan’ın politikaları iflas ederken AKP’ye oy veren insanlarımız Başbakan’ın bütün konuşmalarından da rahatsızlık duymaktadır. Başbakan’ın yapacağı tek şey açtığı gedik büyümeden, akbabalar daha fazla meseleyi başka yerlere çekmeden sorumlu, vicdanlı ve faziletli hareket etmek olmalıdır.

Yazıma Cennetmekan Başbuğ Alparslan Türkeş’in kulaklara küpe olacak bir sözüyle nokta koyuyorum:

“- En büyük siyasi cinayet; milletin devlet sevgisini öldürmektir!”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
dkapkiner
08 Haziran 2013 Cumartesi 14:10
Kader deği...
Basit sokak olayı olarak kabul ederseniz o zaman desteklemeyeceksiniz.Bu arada şu soru akla geliyor.Başbakan her şeyi mecliste halledelim diyor.Dün"Oraya AVM ve Topçu kışlasını çapulcuya ve Kılıçdaroğluna mı soracaktım."dedi.Bugün "Parlementoda temsilcileriniz yok mu?" diyor.Neden,çünkü parlemento onun tek sığınağı.Orada tek ve orada muhalefet hiç bir istediğini yapamz biliyor.Nerden çıktı bu %50 bilmiyorum ama hadi öyle olsun geri kalan hakkını nasıl alacak.BANA BİR DEVLET DAİRESİNDE AKP Lİ OLMAYAN BİR BEKÇİ GÖSTERİN!..Buyrun,iddia ediyorum gösterin.Hep mecliste halledelimle oldu.Netice olarak bu çeşit (Vandal kelimesi iğrenç bir kelimedir)saldırıya kaçmayan eylemler aklı selim sahibi iktidarları uyarma olur.Ama aklı selim sahibi olacaksınız!..Saygı ve sevgi sizin olsun.
dkapkiner
08 Haziran 2013 Cumartesi 14:03
Kader değil...
Sevgili ve saygılı yazar kardeşim tabi ki Türk Milletinin kaderi değil bu ama biraz hak ediyoruz galiba.Biraz önce yazan arkadaşın dediği gibi Milli İrade o.Daha doğrusu "Ben böyle anlıyorum Milli İradeyi,değiştirmeye gücünüz var mı?"diyor.Yani beğensek de beğenmesekde sonuç bu.Amaaa;evet burada bir ama var...Bir olaya destek vereceksiniz,haklılığını bağıra bağıra yazacaksınız ve siz de bu konuda müşteki olacaksınız ama SİZ ORADA OLMAYACAKSINIZ,NASIL İŞ BU?Gerçi olay Devlet beyin dediği gibi değil o meydanlarda Ülkücü arkadaşlarımız vardı.Hem de başından beri vardı.Burada radikal gruplar vardır ve bu tür olaylarda olurlarda.Siz bunu önlemeye çalışırsınız.Devlet bey bunlardan mı çekindide Ülkücü gençliği çekti.Bu olayı bidik anlamda bir sokağa çıkma olarak kabul edemezsiniz.
dkapkiner
08 Haziran 2013 Cumartesi 13:51
yanılmıyoruz...
Yanılmıyoruz arkadaşım.Hatta siz de bizi destekliyorsunuz.Bu yazının neresinde kibir var.Ne güzel yazmışsınız"Milleti temsil yetkisini icraat yetkisini Milli İradeden alır.".Bu tam böyle değil ama kabul edelim ki böyle.Sn.Başbakan elli kere %50 demedi mi?Dedi.Demek ki milleti temsil etmediğini kendisi de biliyor.Zaten temsil etseydi bunlar olmazdı.Bakın siz de Milleti temsil etmiyorsunuz ve sizin gibi düşünmeyenlere "Çapulcu"diyorsunuz.O meydanlarda toplananların hiç birinde silah yoktu ama Rize olayında genç kıza saldıran gencin belinde bıçak vardı.Bu düşünce bizi bir başka bölünmeye götürür.Bunu göze alıyor musunuz.Bir başka diyorum çünkü birinci bölünme tamamlandı.O meydanlarda toplananlarda hiç "Barış Süreci"denilen "Bölünme Süreci aleyhinde bir slogan gördünüz veya duydunuz mu?
yanılıyorsunuz
07 Haziran 2013 Cuma 17:09
gerçekten
Devlet adamlığı vakarı ile,sıradan bir insanın kibrini karıştırıyorsunuz.Milleti temsil yetkisini,icraat yetkisini milli iradeden alan bir başbakan,çapulcuların etkisinde kalamaz.İcraat yetkisini kullanır.Tolstoy'un sözü İslamdan alınmadır.
TC çapulcusu
06 Haziran 2013 Perşembe 22:02
Çapulcu
Kibir ve inat; Bir kişinin kendini önce mükemmel görmesini sonrada sonunu oluştururmuş.. TOLSTOY
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim