Turan Güzel

Turan Güzel

TOKİ TÖRENİ AKP ZULMÜ

A+A-

24 Ocak 2020 tarihinde  merkez üssü Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen   6.8 büyüklüğündeki deprem ile ben de evi ağır hasar alıp yıkıma tabi tutulan mağdurlar arasındaydım.

Geçen süreç içerisinde  Akp Milletvekillerince çok çeşitli sözler ve tarihler verilmiş olmasına rağmen bir tekine dahi uyulmamış, gerçekleştirilmemiş ve deprem mağdurlarıyla birlikte kentsel dönüşüm adı altında çok daha büyük bir mağdur kitlesi yaratılmıştır.

Aradan geçen yaklaşık 2 yıllık süreç sonrası deprem mağdurlarına ilk etabı teslim edilmek üzere Malatya Battalgazi Belediyesi bahçesinde TOKİ, AFAD ve AKP Milletvekillerinin ortaklaşa düzenlediği konut teslim ve kura törenine katıldım.

Yazımıza başlık olarak da seçtiğim gibi tören, AKP Milletvekillerinin haksız, hakkaniyetsiz ve gerçeklerden tamamen kopuk konuşma, iddia edilen harcama rakamları ve diğer beyanatlarıyla ucuz show ve zulme dönüşmüştür.

Törenin başlama aşamasında AKP Milletvekilleri, yöneticileri ve yerel bürokrasinin tören alanına gelişleri ve onlara gösterilen izzet, ikram ve ihtiram, onların bizatihi amiri ve asili olan millete zulüm, baskı ve sindirim törenine dönüştürüldü.

Malatya il sınırını geçtikten sonra hiçbir kıymet-i harbiyeleri olmayanların kendilerine gösterilen doğa üstü izzet, ikram ve ihtiram dolayısıyla ederi olmayan egolarına tavan yaptırıp yer çekimine meydan okutan absürt ve tabii ki izlerken utanç duyduğum sahneleri doğuruyordu.

Oysa ben hepsini ve tamamını ve tabii ki sahip oldukları (!) tüm kapasitelerine varıncaya kadar çok iyibildiğim ve tanıdığım kişiler olması, mevcut tabloya daha bir iğretiyle bakmama yeter sebep ve gerekçe durumundaydı.

Kapasiteleri ve sahip oldukları nitelikleri, vasatın çok altında kalan bu zümre için önemli sayıda polisin, memurların, zabıtaların ve asil milletin saatlerce el pençe divan durdurulup ve yine çok çeşitli izzet ve ikrama tabii tutulmuş olmaları, mikro ve makro saltanatın kısa bir gösterisi niteliğini taşıyordu.

Gerçeklerden uzak, abartının ve mübalağanın yeniden yazılıp tanımlandığı show gösterisi, orada bulunan binlerce kişinin mecburiyetten kaynaklı katılımın dışında zerre kadar umut, heyecan, memnuniyet ve müteşekkir bir duygu ve tezahürata taşımaktan yana takatsiz kalıyordu.

Mübalağa ve abartının gırla gittiği her konuşma ve konuşmacı, bir avuç partilinin cılız alkışlamasıyla neye tekabül ettiğini açıkça gösteriyordu. 

Osman Güder, Selahattin Gürkan, Hakan Kahtalı, Ahmet Çalık, Öznur Çalık, Bülent Tüfenkçi ve Aydın Baruş'un sırayla yaptıkları konuşmaların tamamının ses kaydını almış olmamdan kaynaklı güven dolu iddiayı yine utanç duyarak ifade etmek istiyorum.

Şöyle ki; sözüm ona Malatya'nın en etkili, yetkili, seçkin ve dolayısıyla entelektüel zümresini teşkil eden bu kişilerin bir tekinin dahi devriksiz, anlatım bozukluğu içermeyen ve kurallı tek cümle dahi kuramamış olmaları bir Malatyalı olarak utanç duymama yetip artan sızılar arasındaydı. 

Problem kavramını 'poroblem' diye telaffuz edenleri 9 yaşında ki kızımın gözünden kaçırmayıp ''baba bu amca ne diyor? Doğrusu problem değil mi?'' diye sorunca; ''kızım, daha utancı bunlar ülkeyi yönetiyorlar.'' demem sonrası ikimizin de kol ve kanadının kırılışını buraya lanse edebilmem ne mümkün?

Hele konuşmacılar arasında bir Selahattin Gürkan fırtınası var ki başlıbaşına bir vakıa, efsane ve destanın başat aktörü durumunda. Garibim, mevcutlardan farklı ve özgün biriyim ve buna paralel farklı bir konuşma yaptım izlenimi vermek için kendisini çıldırasıya paralaması yok mu? Ve bunun sonucunda kendisini her defasında daha bir utanç verici hale düşürmüş olması, (Selahattin Gürkan için ayrıca birkaç yazımız yakında yayına girecek) birilerinin kendisini uyarmasının vaktinin geçtiğini gösteren ibret vesikasıdır.

Tören, saydığım ve sayamadığım birçok kişi, neden ve gerekçeler dolayısıyla tam bir zulme dönüşmüş, hele hele de Malatyaya yatırım amaçlı yapıldığı iddia edilen devasa rakamların gerçeklikle alakasının olmadığı orada bulunan toplumun davranış kalıpları ve yüz ifadelerine çok net şekilde yansıyordu.

Şevkle, inanç, güven ve umutla alkışlanmış tek bir cümle ve tek kişinin dahi olmaması, Malatya halkı için mevcut  kişileri neye ve kaça tekabul ettiklerini gösteren yalansız, abartısız ve en gerçekçi bilgi ve belge niteliğindeydi.

İnancını, güven ve umudunu tamamen yitirmiş Malatya halkı, ismini verdiğim kişilerin absürt ve gerçek dışı iddia ve konuşmalarının bir an önce bitmesi ve çıkıp gitmeleri için birbirleriyle yaptıkları alani ve yüksek tonlu konuşmaların kendi kulaklarına kadar gittiğine kuşku duymamaktayım.

Bunca debdebe, şatafat ve gösteriyi, bilmeyen birileri; sanki, mağdur milletin her birine bir villa ve üstelik ücretsiz verildiği hissiyatına kapılması içten bile değildi. Her zaman ve her konuda istismar edilmiş, aldatılmış ve kandırılmış halk, mevcut tiyatronun son perdesinin oynandığını, sahnedeki tüm figüranların gözlerine sokuyordu.

 

Hülasa! 

Mevcut isimleri ve sayıları bir de kendileriyle çarpsanız bile, gerçek Malatya ve Malatyalıyı temsil edecek bir kişinin 1/4'ine dahi denk düşmeyeceği bir başka burun sızlatan durum olması hasebiyle; yeni bir Malatya kuruluyor ve Malatya kendini temizliyor...

 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum