• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • Malatya : 4 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İzmir : 10 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Elazığ : 4 °C
  • Adıyaman : 9 °C

Türban, türban dediler

23.11.2010 22:23
Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

En son yazımda demokrasiden, düşünce özgürlüğünden vs. bahsetmiştim. Bir okuyucumuz yazıma bir yorum göndermişti, esasında gönderme yapmıştı bana. Bu kadar keskin madem kaleminiz özgürlük özgürlük diyorsunuz; başörtüsüyle ilgili neden yazmıyorsunuz diye…                             

Evet, kelemim keskin, haksızlıkların hepsine karşı kalemim keskin. Korkacağım ya da pohpohlayacağım kimse yok. Sadece haklıdan yana tarafım…                                                                           

Başörtüsü senelerdir ülkemizin reytingi düşmeyen oy malzemesi. Peki; başörtüsüne karşımıyım? Hayır…                                                                                                                                              

Her konuda olduğu gibi cılkı çıkarılmadığı sürece her konuda özgürlükten yanayım. Sınırlar çerçevesinde olması kaydı ile. Bu her ne olursa olsun, bir şeyleri uçlarda yaşamak bana ters olan sadece…                                                                                                                                                       Mesela benim babaannemin de başörtüsü var, inancı gereği. Hemen hemen hepimizin bir yakınının başörtüsü vardır mutlaka. Benim babaannem inancı gereği ve kendi isteğiyle örtmüş başını. Eş ya da anne, baba baskısı ile değil…                                                                                                       

Etrafıma bakıyorum kimi inancı gereği, kimi annesi babası istedi diye, kimi eşi istedi diye örtünüyor. İşte benim başörtüsü ile ilgili karşı olduğum tek konu budur. Herkes buna içinden gelerek, sadece inancı doğrultusunda karar vermeli. Küçücük kızlar görüyorum; başları yüzleri kapalı sadece gözleri görünüyor.8 yaşında 10 yaşında. Bu çocukların kendi kararı olamaz. Bu konuyla ilgili savunduğum tek bir şey var ki. Mahalle baskısı dediğimiz muhabbete dur denmeli ve 18 yaşına gelen herkes buna hür iradesiyle karar vermeli. Üniversitelere isteyen açık isteyen kapalı girebilmeli. Ama kendi kararı olmalı. Sonra başörtüsü inanç gereği takılıyor ise dikkat çekmemektir amacı; ama öyle gençler görüyorum ki, açık olsalar bu kadar dikkat çekmezler. Çok dar kotlar, dar badiler had safhada bir makyaj ama baş kapalı. Bu da bana ters. O zaman çok da saygı duyasım gelmiyor o örtüye. Ama o örtüye uygun kılık kıyafeti taşıyan, inancıdan ötürü kendi hür iradesiyle kapanmış ve ona göre yaşayan insanlara saygım sonsuz. Nasıl ki üniversitelere açık olup yakışıksız kıyafetlerle gidenlere, kimse ses çıkarmıyor ise başörtüsüyle girmek isteyende kimse laf etmemeli…                                                                                                  

Zaten bana göre bu konunun bu kadar sakız olması utanç verici. Bir tarafta açık olup utanç abidesi olan kendini taşımayı bilmeyen bir sürü genç kız var ken ve bunlara kimse ses çıkaramıyorken, rahat rahat her yere girme hakkına sahiplerken, başını kapattı diye dışlanan insanlar çok büyük bir tezat oluşturuyor bu ülkede. Diyorum ya her şeyin dozunda olanı güzel…                                                                                                                                                                

Bu oy malzemesi edilen, yem haline gelen mevzuyu da ha ne kadar yiyecez onu da merak ediyorum. Tek başına iktidar olan AKP bu konuyu isteseydi eğer çözüme ulaştıramaz mıydı sizce. Her dediğini allem edip kulem edip kabullendiren AKP, referandumda bu konuyla ilgilide bir madde oylatamaz mıydı acaba. Hepimizde biliyoruz ki eğer isteselerdi ne yapar eder bu konuyu çözerlerdi. Ama işlerine gelmiyor. Hiç bir partinin işine gelmiyor, çünkü kullanacak yeni malzeme lazım. Senelerdir seçim zamanı bu konu gündemden hiç düşmüyor tavan yapıyor. Sözler veriliyor, tartışmalar çıkıyor. Seçim bitiyor. Bir müddet üstü kapanıyor. Sonra tekrar aynı muhabbet. Anlıyoruz ki seçim yakın. Aslında anlamıyoruz, yutuyoruz. Ama artık hazmı zor oluyor bana. Ve benim gibi düşünen binlrceye…                                                                                 

Bu ülkeye başbakan olmuş bir insanın eşi eğer türbanla köşkte oturabiliyor ise demek ki bu sorun çoktan çözülebilirdi, eğer istenilseydi…                                                                                                     

Ülkemizde açığı, kapalıyı, aleviyi, sünniyi, türkü, kürdü birbirine kırdırarak, sanal gündem yaratıp oy peşinde koşan zihniyetlere, siyasilere bu muhabbetlerden faydalanarak prim yapmalarına bir son vermenin, dur demenin zamanı gelmedi mi artık…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
44malatya07
18 Aralık 2010 Cumartesi 22:39
inanc...
sevgili yazar yazınızı çok beğendim ben antalyada yaşayan sol cenaha yakın bir vatandaş olarak elinde inanç ölçer varmış gibi kendinden başka kimsenin müslüman olduğunu kabullenemeyen akıl fukarası bazı insanlar burada da neyazık ki var:( bu mesele kim daha fazla müslüma meselesindn çok inanca saygı meselesi siz de buna değinmişsiniz..yaşımdan ötürü bilirim özellikle din konusunda başkasını yargılarken kendilerine islamda olmayn papalık görevini yafta edenler hep çıkmıştır bundan sonra da çıkacaktır sz gençler olarak bunlara kulak asmayıp yolunuzda devam edin.. ALLAH açığın içindekinide kapalının içindekinide çok ii bilir bunu malzeme yapıp istismar edenide ii bilir kelime oyunlarıyla kndini diğerinden daha fazla müslüman göstermeye çalışanlar ancak erdemimliliğin yanında kapasitsizce dans edip kendilerince haz duyarlar.. kandırdık.. kandırıldık.. kandırıldınız... diyenlerin davasıdır bu mesele
HIDIR
14 Aralık 2010 Salı 14:27
NEYZEN44 ' E
Neyzen rumuzlu vatandaş şu ağzı bozuk olan neyzen e mi özenip bu rumuzu koydun.Benim yazıma bu tepkin neden.Özgürlükler senidemi rahatsız ediyor.Sana neyzen tevfikten hediye gönderiyorum oku:neyse vazgeçtim.kendin aç oku.....=neyzen tevfik sözleri=
Hakan Hekimhanlı
13 Aralık 2010 Pazartesi 12:36
Çelişkiler dünyası
"Mesela benim babaannemin de başörtüsü var, inancı gereği." ile başlayan onca köşe yazısına bir tane de siz eklemişsiniz. Merak ediyorum bu tarz köşe yazıları kaleme alan açık bayanlar kendilerine inançsızız mı demek istiyorlar? Bu ne yaman çelişkidir. Yada babanneleri daha çok inançlı biz daha az inançlıyız mı demek istiyorlar. Ayrıca neden hep babanneler örnek verilir. Yani benim kardeşim de tesettürlü, bak şu yazarda, şu iş kadını da tesettürlü neden denmez de hep babanneler örnek gösterilir. Sanki İslam babanneler, annelere, teyzelere kapanın demiş. Ayrıca demişsiniz ki "Etrafıma bakıyorum kimi inancı gereği, kimi annesi babası istedi diye, kimi eşi istedi diye örtünüyor". Siz ve sizin gibi düşünenlerin elinde herhalde bir niyet ölçer cihazı var her tuttuğunuz tesettürlünün kapanmasındaki niyeti ölçüyor. Niyet ölçümlerinizin sonucunda da insanların örtünmelerini kategorize ediyor ve bunu da mahalle baskısı diye sıfatlandırıyorsunuz. İnsanlar sizin neden kot giydiğinizi, neden dekolte giydiğinizi, neden dar giydiğinizi hiç soruyor mu? Siz hiç dar giyen kadınlar daha şehvetlidir diyen duydunuz mu? Yada dekolte giyen kadınların tecavüzü istediğini? Göründüğü kadarı ile hiç bilmediğiniz bir konu olan İslam'da tesettür konusunda pervasızca kaleme alınan onca köşe yazısına bir eklemede bulunarak "bende tesettüre karşı değilim" demiş olmanız bence çok komik! Ayrıca bir bayan olarak yıllardır büyük bir kadın topluluğuna uygulanan bu zulmü ve işkenceyide bir "oy meselesi"ne endeksleyerek AKP'ye yüklenmenizde gündemden bi haber olduğunuzu gösteriyor. "411 el kaosa kalktı" yazan bir gazeteyi de hiç okumamışsınız herhalde! Türkiye'de yer yerinden oynarken siz nerdeydiniz? Unutmayın ki sizin gibi düşünmeyenlerde var! Özgürlük onlarında hakkı! Siz makyajınızı yapıp, istediğiniz gibi jeansınızı altınıza çekebiliyor, üstüne de istediğiniz kıyafeti giyoyorsanız, diğer bir taraftada aynı şekilde insanların tesettürünü rahatça giyiyor olması gerekiyor. Sadece sokaklarda değil, üniversitede, kamuda...
faruk önalan
02 Aralık 2010 Perşembe 19:04
söz hakkımız yok...
tam tersinden bakın olaya, başı açık çocuklar baskıyla mı açıyorlar başını, herkesin bir hayat tarzı bir yaşantısı var. peygamber efendimiz açıkça belirtilmiştir ki" "Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, sonra onu terbiye eden ana-baba, Yahudi iseler Yahudi ahlakıyla; Hıristiyan iseler Hıristiyanlıkla, ateşperest iseler Mecusilikle ahlaklandırır." (BUHARİ)
ak partiye gelince, ak parti 2008 yılnda bu sorunu çözmek için teklifi verdi meclise, 411 oyla geçen tasarı chp'nin anayasa mahkemesine müracaat ederek iptal edildi. onun içindir ki "ak parti isteseydi" diye olayı geçiştiremezsiniz burada eleştirilecek bişey varsa ak partiye kapatma davası açıldığında başörtüsü tasarısına destek veren mhp'nin imzasının arkasında durmamasıdır. ak partinin bu konuyla alakalı ilgisizliği olduğunu zannetmiyorum. saygılar
VATANDAŞ
27 Kasım 2010 Cumartesi 23:36
RANT VE İNANÇ
Sumru hanım başı açık biri olarak inançları gereği başını örtenlerle,baş örtüsünü istismar edenleri,başı açık olup uygunsuz giyinenleri dile getip demokrat bir tutum sergilediğiniz için tebrikler.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim