• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Malatya : 5 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İzmir : 12 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Elazığ : 5 °C
  • Adıyaman : 12 °C

Türk Kıbrıs öksüz kaldı

14.01.2012 22:33
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Bu yazımda, 19 Mayıs’a yasak zinciri getiren zihniyete cevap verecektim.

Bu yazımda, Cumhuriyet’in bir kulesi daha yıkıldı diye başlık atıp zil çalanlara meydan okuyacaktım.

Soğuk mayıs aylarından yakınan zevata kürkünü giy diyecektim.

Kimseye bir şey demiyorum. Art niyetli tüm zevatı vicdanıyla baş başa bırakıp Bozkurt Denktaş Beğ’in ardından gözyaşı dökenler kervanında aziz Türk milletine ve Türk Kıbrıs’a başsağlığı diliyorum.

Evet, Bozkurt Rauf Denktaş Beğ, Hakkın rahmetine kavuştu. Bu yalan alemi bırakıp hakikatler diyarına uçtu. Ruhu şad olsun.

88 yıllık bir ömrü Türk’ün Kıbrıs’taki davasına adayan bu ulu çınar artık aramızda yok…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı olan Rauf Denktaş, 2005 yılında görevini devrettiği tarihe kadar neredeyse 30 yıl boyunca Türk tarafının liderliğini yaptı.

27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs’ın Baf bölgesinde doğan Bozkurt Rauf Denktaş Beğ, 27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde bir diğer Mücahit Dr. Fazıl Küçük ile beraber sahneye çıktı ve bir daha da Türk Kıbrıs’ın haklarını hayatının en büyük onuru bildi.

Türk Cemaatının iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasında arabulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi olan Denktaş Beğ, savcı iken bu görevini bırakıp Türk Kıbrıs’ın meselelerine kendisini adadı.

1955’te terörist bir hüviyete bürünen Enosisle mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön veren Denktaş Beğ, arkadaşlarıyla 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurdu. Ve Kıbrıs’ta mücahitlerin önderi oldu.

Bozkurt Denktaş Beğ, bir sandalla geçtiği Kıbrıs’ta Türk direnişini örgütlemeye başladı.

Makarios, O’nu istenmeyen adam ilan edildi.

O’nun vatanına Yeşilada’ya girmesi yasaklandı. Ama o, gizlice Erenköy’e çıkarak savaşa katıldı. 1967’de adaya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye’ye geri verildi. 1968’de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs’a döndü. 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı’na seçildi. 28 Şubat 1973’e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi.

Türk Kıbrıs’ın ayrı bir devlet olarak ilanıyla birlikte uzun bir yöneticilik dönemi başladı. Taaa ki, 17 Nisan 2005’e kadar… Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayan Bozkurt Denktaş Beğ, 24 Nisan’da görevi Mehmet Ali Talat’a devretti. Ama görevi devretse de boş oturmadı. Sürekli olarak yaşanan gelişmelerle ilgili düşüncelerini köşe yazılarıyla değerlendirdi, yol gösterdi; ışık oldu.

O’nun bir özelliğini çok iyi biliyorum. O, Kıbrıs’a burun kıvırarak bakıp Kıbrıs ya da KKTC denmesine hiç hoş bakmazdı. O’nun gözünde Yeşilada Türk Kıbrıs’tı. Mekanı Cennet olsun. Dünya Türklüğünün başı sağolsun.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şahinbey
16 Ocak 2012 Pazartesi 22:31
Milli Bayramlar...!!!
Kıbrıs; çok şansız bir ada...??? 1878 de hesapta yokken İngilizlere hediye edilmişti.Savaşmadan...??? İngilizler yıllarca burada yaşayan Türk nüfusu azalttı. Tabi Rumlarda gittikçe çoğaldı. Rahmetli Fazlı Küçük ve Rauf Denktaş'ın öncülük ettiği mücadeleler sonunda Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Fakat İngiliz ve Yunan destekli Rumlar binlerce Türkü katletti. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı Kıbrısa barışı getirdi. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Yaşıyor... Dileğimiz Denktaş'ın Türk Milletine emanet ettiği Kıbrıs Türk Devletini yaşatmak. Ancak O zaman son nefesine kadar hayatını adadığı Kıbrıs Türk Devleti yaşatılırsa Denktaş'ın ruhu şadolur. Korkum...!!! 1878 Berlin Antlaşması gibi bir oyuna Kıbrıs'ın alet edilmemesi...
1960 lı yıllarda ilkokula devam ettiğim dönemde, her Milli Bayram öncesinde mutlaka kutlama programı hazırlanırdı. Köy Enstitülü iki öğretmen ve 72 öğrenci ile günlerce akşam saat 24 lere kadar çalışarak piyesler hazırlardık. İlkokul 4. sınıfta Atak Ali( Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan bir mücadeleyi anlatıyor), 5. Sınıfta ise Kara Mehmet(Yine Kurtuluş savaşına giden bir gencin öyküsü)... O çocuk yaşımızda ne biz ne de ailelerimiz bu müsamere hazırlığını yük olarak görmemişti. Hatta bizi yüreklendirmişlerdi. Kara Mehmet piyesinde 30 civarında öğrenci görev almıştı, büyük çoğunluğu kızlardan oluşuyordu. Oyunu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında sergiledik. Sadece kendi köylülerimize değil, akşam üzeri davet edilen komşu köylüler içinde oynadık. Yıllar sonra İstanbul da bir düğünde karşılaştığım komşu köyden biri ile sohbet ederken, ağabey ne zaman İstanbula geldin diye sorduğumda verdiği cevap sizin köylü çocukların Kara Mehmeti oynadığı yıl diye başladı. Yaklaşık iki saate yakın sohbetimiz oynanan piyes oldu.
1970 li yıllarda 19 Mayıs Atatürkü Anma, Gençlik Spor Bayramı kutlamalarında tüm Malatya Akçadağ Öğretmen Okulunu bekliyordu. Yaklaşık iki ay çalışma ile hazırlanmış program özlemle bekleniyordu. Hiçbir öğretmen ve öğrenci o kızgın sıcakta hazırlanmayı yük olarak görmüyordu. Aksine Malatya Şehir Stadındaki gösteride Milli Duyguları canlandırmak için tüm becerilerini ortaya koyuyorlardı. Stadyum tıklım tıklım dolup taşıyordu. Şimdi bakıyorum; hangi aile çocuğunu böyle bir müsamere hazırlığı için gönderir...??? Askere gitmemek için bahaneler uyduran 460 bin asker kaçağının olduğu bir ülkede Milli Savunma Bakanının açıkladığı rakam bu, hemde bu sayı 30 yaş üzeri grupta. 30 yaş altı ne kadar kaçak var meçhul...
Askerlik Vatan Borcu olmaktan çıktı. Sıra Milli Bayramları yok etmeye geldi. Epey de taraftarı var.
Mehmetçik
15 Ocak 2012 Pazar 17:06
Sayın Yazar !
Anlaşılan Sayın yazar AKP'nin iktidarını kabul edemeyen, kabullenemeyen bir insan... icraatlar üzerinden iktidarı eleştirmeye çalışıyor.. zira hep AKP'yi eleştiriyor... Milliyetçi ve ülkücü olduğunu söyleyen sayın yazar... AKP'ye söylediklerinin onda birini Türkiye'nin başına bela olan delilli, ispatlı, belgeli ihanet planları için söyleyemiyor.. yazamıyor çizemiyor.. o konuları es geçmeyi tercih ediyor.. böyle milliyetçilik ve ülkücülük olur mu? Muhsin Başkanın helekopterinin tepesinde uçan uçaklar için bir düşünceniz yok mu ? Yüzlerce teröristti çoban sananlara bir diyeceğiniz yok mu? Dağlıca ve Aktütün baskınlarını canlı olarak izleyip de teröristlere saatlerce müdahale etmeyenlere bir diyeceğiniz yok mu ? Sayın yazar... Herkes milliyetçi ve ülkücü olamaz... saygılarımla
ölümsüzlük yoktur
15 Ocak 2012 Pazar 17:02
bozkurtlar da ölür
yav az kalsın ergenekondan adamı tutuklayacaktık. adamı dinazor yaptık. statikocu yaptık. görüşmeleri tıkayan adam dedik. küstük. devre dışına çıkarttık. hasta ettik. zamanın mücahit denktaşını paçavraya çevirdik. şimdi günah çıkarıp timsah gözyaşları döküyoruz. ne enteresan bir toplum ya. medyatik hafızasına hiç güvenilmez bir toplum. bozkurt,toros,mücahit. o bunlardan hiç biri değildi. sadece işini iyi yaptı ve gitti.rahmetli usta müzakereciliğin formatlarını çizmiştir.
süleyman turan
15 Ocak 2012 Pazar 15:48
bozkurtlar ölmez
sayın bozkurt denktaş hakkın rahmetine kavuştu allah rahmet eylesin ancak dünya varoldukca her zaman türk miliyetcilerinin gönlünde yaşayacak kıbrıs türklerininde unutulmaz lideri olacaktır türk milletinin başı sağolsun.
İhsan KALENDER
15 Ocak 2012 Pazar 13:58
KARDEŞİM KADAR SEVERİM
BAHATTİN GARDAŞIMA CECAP ARZIMDIR:Sevgili RAMAZAN DURMUŞ kardeşimi GERÇEKTEN severim.Yaşam kaynaklarımız örf adetlerimiz MİLLİ DUYGULARIMIZ itibariyle severim.İNANÇLARIMIZ ve ONA BAĞLI ortak paydalarımız İTİBARİYLE SEVERİM.Ancak;benim herkeslerden çok farklı bir yanım daha vardır.SİYASİ OLMA-MAK-LIĞIM.Vakta ki;GENEL SEÇİMLER gelip çatmış herkes siyasi kimliğini ibraz etmişti.Ben her partiye eşit uzaklıkta olmayı yeğlerdim.Ama gelinen noktada zaman zaman MHP yi ve VEKİLLERİNİ eleştirmek gibi bir zaruretin içinde buldum kendimi.BAHÇELİYİ de eleştirmek hakkımızı istimal ettim.Ve gerekirse AK partiyi ve GENEL BAŞKANLARINI da eleştirdim.DARBECİLERİ ve DARBE ÇIĞIRTKANLARINI da eleştirdim.İşte o noktalarda SİYASİ GÖRÜŞ ayrılıklarımız zuhur etmişti.Bunlardan mütevvellit fikir ve görüş ayrrılığımız aramıza bir nebze de olsa soğukluk getirdi.İşin aslı nesli budur.ELEŞTİRİ haklarımızı kullanırken ABİ-KARDEŞ hukuğumuzu da çiğnememeye azami gayret gösterdim.RAMAZAN DURMUŞ tercübeli KUVVETLİ bir KALEMDİR.Belliki ömrünü TÜRK MİLLİYETÇİĞİNE vakfetmiştir.Zaman içinde bunun ÇİLESİNİ MEŞAKKETİNİ EZİYETİNİ çekmiştir.(Pek çok ÜLKÜCÜ gibi)..Ama her yazılanı onaylamak gibi bir LÜKSÜMÜZ DE yoktur.Sırf SİYASETEN AK partiyi zemmetmek işe yaramaz.İcraatlarını beğendiğimiz hizmetlerini yeğlediğimiz çok şeyleri vardır.Daha daha önemlisi KOKUŞMUŞ SİSTEMİN ANAYASASINI değiştirmek gibi bir DEVRİME imza atmak durumundadır.19 mayıs ihdas edilmiş ama BAYRAMDAN başka her şeye benzer hale gelmiştir.Sözde GENÇLİK ve SPOR bayramıdır.Amma EROTİK ŞOV şölenlerine dönüşmüştür.Hökümet isabeten kısıtlama getirmişse çok da eyi etmiştir.RİO KARNAVALINDA olmadığımızı hatırlarsak fena olmaz.BAHATTİNgardaşıma da selamlar olsun.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim