• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Malatya : 13 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İzmir : 23 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Elazığ : 16 °C
  • Adıyaman : 20 °C

Türk olmak!

02.09.2009 15:31
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Üstad Muhsin İdikut Kadıoğlu; son yazılarından birinde Türk olmanın bedelini hatırlatıyor. Ben de, son zamanlarda Türk'e yapılan saldırılar karşısında “Türk'üm” diyenlere bu iddialarını ne kadar yerine getirdiklerini bir kere daha hatırlatmak adına okurlarımın dikkatlerine sunuyorum:

“Türklük bilgisi ve Türk olmak” neymiş gelin bir kere daha gözden geçirelim:

Türk olmak; dünle övünürken bugünü değerlendirmek, yarınlara hazırlanmak demektir. Orhun Yazıtları'nda Göktürk; Kültigin Anıtı'nda Bilge Kağan; Bilge Kağan Anıtı'nda kendini bulmak demektir.

Türk olmak; tarihiyle gurur duymak demektir. Türk olmak; Ata'sını tanımak, Türk'ün ve Türklüğün atasına saygıda kusur etmemek demektir...

Türk olmak; Bozkurt sesiyle Ergenekon'dan çıkmak, Kürşad'ın narasıyla Tanrı Dağları'ndan inmek, Atilla'nın kılıcıyla azgınları dize getirmek, Sultan Mehmed'in taşıdığı fetih ruhuna sahip olmak, Sultan Süleyman'ın kanunnamelerinin ruhunu kavramak demektir…

Türk olmak; Alp Er Tunga'nın öcünü almaktır.

Türk olmak; surlarda Ulubatlı Hasan, cenk meydanında Malkoçoğlu, fetihte Sultan Mehmed olmak demektir. Mete Han'dan, Timur'dan, Babür'den, Osman Bey'den, Yıldırım Beyazıt'tan, Fatih'ten, Yavuz'dan, Kanuni'den, Atatürk'ten haberdar olmak; onlardan ilham almak demektir...

Türk olmak; haksızlığın karşısında demir pençe, mazlumun yanında şefkat eli olmak demektir. Türk olmak; kavgada bile mertlik demektir. Türk olmak namertle savaşta bile mert olmak, zalime dert olmak demektir.

Türk olmak; her şart altında korkusuzca savaşmak, Alparslan'ın kefenini sürekli sırtında taşımak demektir…

Türk olmak; yaylaya aşık olmak, Tanrı'ya yakın olmaktır.

Türk olmak; kah kam, kah baksı, kah ozan, kah şaman olmaktır. Süleymaniye'de nice bin dalgalı 'tekbir'le tek bir ses olmak, Selimiye'de rahmet kapılarını duayla açmak, Kabe'de Hak aşkıyla tavaf etmektir.

Türk olmak; Yavuz misali peygamberinin emanetine türbedar olmak, Fatih gibi 'öteki'lerin atalarının hayal dahi edemediklerine sahip olmaktır.

Türk olmak; dost olmaktır, dostuna sadık olmaktır. Dostluktan zevk almaktır. Dostunu pareler korkusuyla, bir fiskeden dahi uzak durmaktır.

Türk olmak; Pir Sultan Abdal gibi “Bir dost bulamadım, gün akşam oldu” diyenlere ses olmaktır.

Türk olmak; sevgi demek, şefkat demek, iyilik demek, güzellik demektir.

Türk olmak, 'yaratandan ötürü' yaradılanı sevmek demektir. 

Türk olmak; Nesimi gibi her güzellikte Türk'ü görmektir.

Türk olmak, küçüklerine sevgi, büyüklerine saygı göstermek demektir.

Türk olmak; centilmen olmak demektir…

Türk olmak; gazisine, engellisine, yaşlısına, kadınına, kızına yer vermek, “lütfen önden buyrun” diyebilmektir…

Türk olmak; bozkırda çılgınca at koşturmak, yeşiline vurgun olmak, trafikte 'sağ' şeritte olmak demektir…

Türk olmak; gönül yapmaktır. İşi kolay kılmaktır. Tanış olmaktır.

Türk olmak, “Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil..” diyebilmektir. Sümmani'nin “Bir gönül yapması  yüz bin hac olur” deyişine gönülden inanmaktır.

Türk olmak; komşusu açken tok yatmamaktır.

Türk olmak; “açları doyurmak, çıplakları giydirmek” demektir.

Türk olmak; işyerini “bismillah”la açmak, müşterisini siftah yapmayan komşusuna göndermektir.

Türk olmak; misafire “baş üstünde yer” vermek,  “Türk'e selam ver, sen yiyeceğini düşünme” dedirtenleri, diyenleri yad etmektir.

Türk olmak; tatlı yiyip, tatlı konuşmaktır.

Türk olmak; yemeğe şükürle başlamak, yemekten şükürle kalkmaktır.

Türk olmak; “artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin. Tanrı, Bayındır Han bereketi versin” duasını yapmaktır.

Türk olmak; “az yiyen melek olur. Çok yiyen helak olur” diyebilmektir. Dünyanın kimseye kalmayacağını bilmektir. Türk olmak, Yunus gibi “Her kim bana düşman ise; Hak Tanrı yar olsun ona” diyebilmektir.

Türk olmak; değer bilmektir. Değer vermektir.

Türk olmak; ağzından çıkanı kulağı duymak demektir.

Türk olmak; Seyrani'nin “Süleymandır kuş dilini söyleyen. Her Süleyman dil kadrini ne bilsin?..” sorusuna cevap vermektir.

Türk olmak; sevmektir, sevilmektir.

Türk olmak; eşe duyulan sevgide Mümtaz Banu Begüm, sınır tanımaz sevgide Leyla ile Mecnun olmak demektir.

Türk olmak; kadınını baş tacı etmektir. Komşusunun, arkadaşının kadınını kızını bacı görmek demektir.

Türk olmak; ahi olup peştamal kuşanmak, baciyan-ı rum olup; erine, evdeşine omuz vermektir.

Türk olmak; üçler, beşler, yediler, kırklar elinden bade içerek “eline, beline, diline” sahip olmaktır.

Türk olmak; Mevlevî ayinlerini, Bektâşî “deyiş”lerini ve “semah”larını bilmektir.

Türk olmak; ilahilere “nefes” vermektir. Duvaz “deme”ktir.

Türk olmak; şiir, mani okumaktır. Tekerleme bilmektir. Taşlama yapmak, ağıt yakmaktır.

Türk olmak; semai, varsağı söylemektir.

Türk olmak; kızıl elma hedefi veren ninnilerle destan yazacak nesiller büyütmektir.

Türk olmak; şair ruhlu olmaktır.

Türk olmak; koşma bilmektir, güzelleme yapmaktır, koçaklama söylemektir.

Türk olmak; makberle efkar dağıtmak, Genç Osman'la cenge gitmektir. Şiir okumaktır. Aprınçur Tigin'i, Çuçu'yu, Kül Tarkan'ı, Çısuya Tutung'u, Asıg Tutung'u, Sungku Seli'yi, Kalım Keyşi'yi ve daha nicelerini bilmektir.

Türk olmak; Yunus Emre gibi, Pir Sultan Abdal gibi, Köroğlu gibi, Dadaloğlu gibi, Karacaoğlan gibi, Erzurumlu Emrah gibi, Dertli gibi, Aşık Veysel gibi söz üstadı olmaktır.

Türk olmak; Dadaloğlu gibi “Ferman padişahınsa, dağlar bizimdir… Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir…” diyebilmektir.

Türk olmak; Karacaoğlan gibi hayatı anlamak ve “Nice sultanları tahttan indirdi. Nicesinin gül benzini soldurdu. Nicelerin gelmez yola gönderdi. Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm” diyebilmektir.

Türk olmak; Köroğlu gibi düşmana korku salmaktır. “Kırat köpüğünden düşman kanından” çevreyi doldurup, şalvarı ıslatmaktır. “At kişnemesinden kargı sesinden”, dağlardan seda duyabilmektir.

Türk olmak; Ercişli Emrah gibi güzelin hakkını vermek, “Bugün ben bir güzel gördüm. Salındı bahçeye girdi. Çiçekler selama durdu. Mor menekşe boyun burdu. Gül kızardı hicabından…” diyebilmektir.

Türk olmak; Dertli gibi, “Havalanma telli turnam. Uçup gitme yele karşı. Zülüflerin tel tel olmuş. Döküp gitme yele karşı…” diyebilmektir. Sevgisini kıskananlara, “Güzel sever diye isnad ederler. Benim Hakk'tan özge sevdiğim mi var?” diye haykırabilmektir.

Türk olmak; Erzurumlu Emrah gibi “Birin bilir birin bilmez. Bu dünya kimseye kalmaz…” diyebilmektir.

Türk olmak; Türkçe çalmak, Türkçe söylemek, Türkçe dinlemek, Türkçe yazmaktır.

Türk olmak; Divanü Lugati't-Türk'te Kaşgarlı Mahmud olmaktır. Kutadgu Bilig'de Yusuf Has Hacip olmaktır. Ali Şir Nevai'ce Türk dilini zenginleştirmek demektir.

Türk olmak; Kaşgarlı Mahmud'tan Türkçe'yi, Hoca Ahmed Yesevi'den inancı, Karamanoğlu Mehmet Bey'den dili, Mevlana'dan hoşgörüyü, Yunus'tan doğruluğu, Fuzuli'den tasavvufu, Mehmet Akif'ten Çanakkale'yi ve istiklali, Yahya Kemal'den Süleymaniye'yi, Necip Fazıl'dan Sakarya'yı öğrenmek demektir.

Türk olmak; Ahmed-i Dâi, Kadı Burhaneddin, Şeyhi olmaktır. Ahmed Paşa'yı, Necati'yi, Mercimek Ahmed'i, Âşıkpaşazade'yi, Sinan Paşa'yı bilmektir. Türk olmak; Fuzuli, Bâkî, Bağdatlı Ruhi, Nabî, Nef'i, Nedim, Şeyh Galib, Evliya Çelebi, Kâtip Çelebi, Naima, Veysi, Nergisi olmaktır.

Türk olmak; Namık Kemal okumaktır. Ömer Seyfettin'in 'Pempe İncili Kaftanı'yla Kızıl Elma'yı aramaktır.  Mehmet Akif'le İstiklal Marşı'nı haykırmaktır.

Türk olmak; Gaspıralı'nın dilde fikirde işte birliğine tercüman olmak, Gökalp'le 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak', Ata'nın izinde yürümek, Atsız'a ad vermek, Elçibey'e söyletmek, Yazgan'a yazdırmaktır. Nasrettin Hoca olup, kah güldürüp kah düşündürmektir. Masal olup, dokuz devi yok etmektir.

Türk olmak; çocuk karşısında kukla, halk karşısında meddah; mizahta, hiciv ve taşlamada Karagöz olmaktır.

Türk olmak; bezirgan başını bilmek, birdirbire dizilmek, “ardım, önüm, yanım, yörem sobe” diyerek  saklambaç oynamaktır.

Türk olmak; ayak vererek Yakutlarda oyun,  Oğuzlarda ozan olmaktır. Kopuz çalmaktır.

Türk olmak; Karadeniz'de kemençeye, İstanbul'da kanun ve tambura, Azerbaycan'da tara, Anadolu'da bağlamaya, Türkistan'da kopuza ses vermektir. Sohbetlerde def çalmak, kudüm vurmaktır.

Türk olmak; her Kurban bayramındaki Segâh'ta, kutsal emanetlerin ziyaretinde Segâh Sal-ât-ı Ümmiye'de, Mâye'de, Dilkeşhâveran'de Itrî'yi anlamaktır.

Türk olmak; fasıl geçmektir. Taksim, peşrev ve saz semâîsinden keyif almaktır.

Türk olmak; Hamamizade İsmail Dede Efendi'yle “Zülfündedir benim baht-ı siyahım”, “Gönlümü vermişim sana almam geriye…” diyerek ağlamak; “nigâh-ı mestine canlar dayanmaz” diyerek Hacı Arif Bey'le “düm tek”lemektir. Ege'de zeybek, Anadolu bozkırlarındaki uzun ince yollarda Veysel olmaktır. Telli turnaya selam söyletmek, Haydar'a ağıt yakmaktır. Karadeniz'de kemençe olmak, başındaki yaşmağa türkü yakmaktır.

Türk olmak; telgrafın tellerine bakarak “şu gelen atlı mıdır?” diye sorarken İstanbul; Mastika'da Roman, Bre Sarikay'la Safarad, Mangiko'da Rebetika olmaktır. Sana nerden gönül verdim diye sorsa bile, tangoyla coşmaktır.

Türk olmak; Gluck'e, Mozart'a, Beethoven'e ilham veren mehterle cenge gitmektir.

Türk olmak; örf, adet, gelenek ve görenek bilmektir. Hıdırellez'de Hızır olmak, Nevruz çiçeği olup Türkeli'nde açmaktır.

Türk olmak; düğünde keşkek ve pilav, doğum evinde şerbet ve tatlı, cenaze evinde un helvası dağıtmaktır.

Türk olmak; çeşmede salma ve burma, sebil dağıtmak, selsebil vermektir.

Türk olmak; ellerini buhur suyuyla yıkamaktır. Ellerinde öd ağacı, misk, sandalağacı ve çiçek suyu kokuları taşımaktır.

Türk olmak; gelinine kına yakmak, gönül sevgisiyle takı takmaktır.

Türk olmak; Artvin'de Ardanuç, Maraş'ta kerpiç ve tandır kullanmaktır.

Türk olmak; halı, kilim dokumaktır. Çini fırınlamak, altın, bakır işlemektir.

Türk olmak; iğnede, tığda, firketede, mekikte oya örmektir.

Türk olmak; Ankara'da misket, Erzurum'da bar, Elazığ'da çayda çıra, Ege'de zeybek, Karadeniz'de horon, Kafkaslarda kartal olup Şeyh Şamil'e uçmaktır.

Türk olmak; Kastamonu'da Daday'a, Gaziantep ve Kahramanmaraş'ta Barak'a, Balıkesir'de Bindallı'ya, Çanakkale'de İlibada'ya ilmek olmak demektir.

Türk olmak; düşünmek, düşündürtmek demektir…

Türk olmak; “oku. oku.. oku…” emrine uyarak okumak, okutmak, okumaya teşvik etmek demektir..

Türk olmak otobüste, metroda, tramvayda, plajda, okuyan adam olmak demektir… Kişi başına okunan kitap sayısıyla, kişi başına okunan gazete sayısıyla övünmek demektir…

Türk olmak; sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjantta Takiyüddin'i; trigonometride Nasirüddin Tusi'yi, logaritmada Gelenbevi İsmail Efendi'yi, cebirde El-Cair'ül Türk'ü, Harizmi'yi ve Abdülhamid İbn Türk'ü hatırlamak demektir. Dünya'nın döndüğünü hatırladığında Biruni, her seyahata çıkışta Evliya Çelebi,  her uçağı görüşte Hazerfen Ahmet Çelebi, her denizaltıda İbrahim Efendi, her verem hastasında Kambur Vesim, her füzeyi görüşte Lagarî Hasan Çelebi, uzaya her bakışında Uluğ Bey olmak, Biruni olmak, Ali Kuşçu, Ahmet İbnî Kesir(Alfraganus) olmak demektir. Türk olmak;  her seste Farabi, her meyilde Fergani, her küsürde Gıyasüddin Cemşid, her hastada İbni Sina olmak demektir.

Türk olmak; her depremde Mes'ûdi; her köprüde, her hamamda, her camide Mimar Sinan olmak demektir. Her denizde Piri Reis, her korsana karşı Barbaros, her düşmana karşı Kılıç Ali olmak demektir. Her camiyi Habib-i Neccar görmek; Süleymaniye'de bayram namazı kılmak; Selimiye'de Sinan'ı, Taç-Mahal'de Şah Cihan'ı anmak demektir.

Türk olmak; her çinide İznik olmak, her minyatürde Matrakçı Nasuh'u, Baba Nakkaş'ı, Nigarî'yi, Nakşî'yi, Şah Kulu'nu, Aka Mirek'i anarak Levnî'yi aşmaya çaba göstermektir. Türk olmak; her hat'ta Yakut-ı Mustasımi'yi hatırlamak, Şeyh Hamdullah'a dua göndermek;  Hafız Osman'ı hayırla yad etmektir. Mehmed Esad Yesari'yi, Yesarizade Mustafa İzzet'i örnek almaktır.

Türk olmak; sporu sevmek, sporcuyu sevmektir.

Türk olmak; sırtı yere gelmeyen sporcu olmaktır. Cirit oynamak, güreş tutmaktır.

Türk olmak, ok atmadan yüksek atlamaya kadar her spor dalına ilgi göstermek demektir.

Türk olmak; ulusal müsabakalarda kıyasıya rekabet etmek, uluslar arası müsabakalarda düşman çatlatırcasına aynı safta olmak demektir.

Türk olmak; Fenerbahçe'yle Kanarya, Beşiktaş'la Kartal, Galatasaray'la Cimbom, Trabzon'la horon, Sivasla yiğido, Erzurum'la dadaş olmak demektir

Türk olmak; çalıştığı her sahada, sadece ülkesinin değil Dünya'nın en başarılı insanı olmak için Bilge Kağan'ın izinde, 'gece uyumadan, gündüz oturmadan' çalışmak demektir.

Türk olmak; yönetmek demektir...

Türk olmak; Türklüğünün farkında olmak, Tanrı'nın Türk'e yüklediği misyonu bilmek, o misyon için çalışmak demektir...

Türk olmak; “Türk'üm, Müslümanım, Uygarım” diyebilmektir.

Türk olmak; “Türk'üm, Türkçüyüm” diye haykırabilmektir.

Türk olmak; Türk doğmakla övünmek, Türk olarak doğmayanlara şefkat göstermektir.

Türk olmak; “ne mutlu Türk'üm” demektir.

Türk demek, Türkçe demektir. Türkçe söylemektir.

Ne mutlu “yaradılışımdaki en büyük fevkaledelik Türk olarak dünyaya gelmek” diyebilmektir.

Türk olmak, Bakü'de Hüseyinzade Ali Turan, Ahmet Ağaoğlu, Alimerdan Topçubaşı, Mehmet Emin Resulzade olmak demektir. Elçibey'le tarihin derinliklerine dalmak, Bahtiyar Vahapzade gibi söylemek demektir.

Türk olmak; Hive, Kokand ve Buhara'da Mustafa Çokayev'le “basmacı” olmak, basmacıların ruhunu şad etmek demektir.

Türk olmak; Kaşgar'da Hotan'da Muhammet Ali Tevpik(Tohtu Hacı)'le “Kurtuluş Marşı”nı söylemek, Osman Batur'la cenk meydanına inmektir.

Türk olmak; Ali Şir Nevai'ce “muhakeme” etmek ve şairiyle, alimiyle Türkçe konuşmak, Türkçe yazmak, Türkçe okumak ve Türk'çe düşünmektir.

* * *

Yani!

Yanisi yok. Türk olabilmek için daha çook çalışmak lazım... Çalışmaya da yukarıda aktardığım ilkeleri ezberleyerek başlayabilirsek o zaman TÜRK OLMAK hakkımızdır.

Saygıyla...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
RAMAZAN DURMUŞ
04 Eylül 2009 Cuma 18:02
DOĞANŞEHİRLİ'YE
AYNI YAŞTA OLAN DEĞERLİ BİR DOĞANŞEHİRLİ HEMŞEHRİM OLAN MANSUR LAÇİN'E BEN DE TEŞEKKÜR EDİYORUM.
MANSUR LAÇİN
04 Eylül 2009 Cuma 16:25
DOĞANŞEHİRLİ
ELLİALTI YAŞIMI DOLDURDUM.ÇOK AZ YAZI BENİ ETKİLEMİŞTİ.ŞU YAŞIMDA BİLE TÜYLERİM ELBİSEMDEN ÇIKTI.
VATAN İÇİN HER AN HAZIR OLDUĞUMU YENİDEN HİSSETTİRDİ.
FİKRİNE SAĞLIK.
Ali Osman YİĞİT
03 Eylül 2009 Perşembe 09:13
TEŞEKKÜR
Ramazan Bey o kadar muhteşem bir yazı ki diyecek bir şeyimiz yok.Yürüğine sağlık.Türk olmak Titremek ve kendine dönmektir.Selam ve dualarımla.
İZZET ÇELEBİ
03 Eylül 2009 Perşembe 06:00
TÜRK OLMAK
SAYIN RAMAZAN BEY! Bu tarihimizi bir filim şeridi gibi gözümüzün önünden geçiren makalenize teşekür ederim . akıldan asla çıkarılmamalıki tarihini iyi bilip ve onu iyi tahlil edmeyen ,ibret almayan uluslar yok olmaya mahkumdur. en büyük rehberdir tarihimiz .BİR TÜRK DEVLET ADAMI ULUSLAR CAMİASINDA ASLA BEN KİMİN YANINDA KİMİN GÖLGESİNDE KİMİN HİMAYESİNDE OLMALIYIM ? DİYE DÖSÜNEMEZ .BUNU AKLINA DAHİ GETİREMEZ .BENLİĞİNE ,KAREKTERİNE ,TARİHİNE AYKIRIDIR . TÜRK VATANINI ,BAYRAĞINI ,MİLLETİNİ CANINDAN AZİZ BİLİR . BAYRAĞININ GÖLGESİ HER ZAMAN MAZLUMLARIN SIĞINAĞI OLMUŞTUR . ASKERE DÜĞÜNE GİDER GİBİ GİDER .ÇÖRÜK RAPORU ALMAK İÇİN BAHANELER UYDURMAZ. BU DEĞERLER TEHLİKEDE OLDOĞUNU GÖRDÜĞÜ ANDA KOŞA KOŞA GİDER SINIR TAŞINDA BAYRAK OLUR .ÖLÜM AKLINA BİLE GELMEZ.ÇÖNKÜ BU DEĞERLER OLMADAN YAŞAMAKTANSA .ESARETİ YAŞAMAKTANSA ÖLÜMÜ BU OĞURDA AZİZ BİLİR .SADECE RABİNE EĞİLİR . KULA KUL OLMAZ . DÜŞMANIN AYAĞININ ALTINA YOL OLMAZ OLAMAZ .MİLLETİYLE GURUR DOYAR .MEVKİ MAKAMI NE OLURSA OLSUN . MİLLETİNİN ÖNÜNDE EL PENÇE DORUR HİMETÇİSİ OLUR . KENDİ SAHSINDA MİLLETİNİ KÜÇÜK DÖŞÜRECEK ŞEYLERE İZİN VERMEZ .BİRLİĞİ DİRLİK BİLİR . İKİLİĞE ASLA İZİN VERMEZ . ÜLKESİNİN SORUNLARIYLA YAKINDAN İLGİLENİR BU KONUDA DOYARSIZ KALAMAZ . Devamlı oyanıktır gaflet oykusunu sevmez .İşte büyün bu vasıfların ve bahse konu olan değerlerin kaybulması için yoğun girişimler uzun yıllardır devam ediyor . kafatası ırkçılğı . faşitlikle eş anlamda izah edilerek bir yandanda ümmetçilik anlayışının arkasına sığınılarak TÜRK'LÜĞÜN ÜSTÜNE ÖLÜ TOPRAĞI ATILMAK İSTENİYOR. Birinci dünya savaşında aynı zamanda halife olan padişah cihadı ekber ilan ederek sevgili peygamberimizin sancağı şerifini sultan ahmet meydanına astığında kaç kişinin geldiğini bilen varmı? Bu gün 52 ülkede islam ortak din değilmi ? islamda bir bütün olarak ümmeti MUHAMMET (S.A .)DEĞİLMİ ? O HALDE NEDEN BU DİDİŞME .BU SAVAŞLAR. Demkki bu tezleri doğru değil .ulus bilinci olmadan ayakta kalınamayacağını idrak edemeyenlerin art niyetli oldoğuna inanıyorum . çönkü savudukları fikirlari çürütecek o kadar güncel örnek varki . bu akla ziyan fikirlere inanmamızı isteyenlerin cehaletinide ortaya çıkarıyor. sonuçta diyorumki GAFLET OYKUSUNA DALANLARIN GÖRECEĞİ RÜYA KABUSTUR . OYANIK OLALIM .KRENDİMİZE GELELİM .OYNANAN OYUNLARI BİLELİM .BİRLİK OLALIM BU OYUNLARI BUZALIM SAYGILARIMLA .......
hasan basri
03 Eylül 2009 Perşembe 02:07
saygılarımla
lafın bittiği yer derler ya bu yazıyada yapılacak yorum bu
yüreğinize sağlık
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim