• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Malatya : 27 °C
  • Ankara : 21 °C
  • İzmir : 25 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Elazığ : 26 °C
  • Adıyaman : 24 °C
  • Trabzon : 23 °C

TV zehirli kutu...

21.02.2011 16:54
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

 

Basında mutfakta gizli hamal olarak 38 yıllık tempodan geriye iyi bir televizyon izleyiciliği kaldı!

Düne kadar hemen her gün spordan siyasete, haber ajanslarının tüm haberleriyle haşır neşir olunca bu boşlukta imdadıma televizyon kanalları yetişti. Şimdilerde favorim haber kanalları... Diğer kanallardan özellikle de sözde Türkiye’nin radyo televizyonu T.R.T.’den haber izlemek çok sıkıcı... Kabine resmi geçit yapıyor; o dedi ki, bu dedi ki!

Aradığım haber yalansız dolansız olanı... Sen haberi aktar yorumu izleyene bırak... 

Ekran başı günlerim elbette sadece haberle geçmiyor. Zaman zaman dizilere de takılmıyor değilim. “Sakarya-Fırat” ve “Kurtlar Vadisi” ötesinde ilgi alanım zayıf ama elimde olmayan sebeplerden dolayı diğer diziler de bazı terslikleriyle ilgi alanımda yankılanıyor!

Mesela

Sosyete “alışveriş”e pardon “terapi”ye çıkıyor, olan kapıcı kızı “Feriha”, yeni moda ile “Feri” olup çıkıyor. Senaristler günlerce uğraşsınlar adını “Feriha” koysunlar, elin şımarığı bir çırpıda “Feri” yapsın! Yok öyle şey! Bir kere Feriha “Ferah, rahat, sevinçli” demek ya Feri? Onun anlamı da “Kapsamlı, parlaklık, aydınlık, gözdeki canlılık, güç, kuvvet, nüfuz…”

Türkçemize ne yazık ki televizyon programlarında da çıkamıyoruz. Bütün yurdu baştan başa saran yabancı tabelalardan sonra Türkçemiz bu tür program ve dizilerde de kuralsızlığın kurbanı oluyor.

Mesela bir başka diziye geçelim. Gösterildiği kanalda bir yaz dizisi olarak düşünülen ama halen devam eden “Kavak Yelleri” dizisinden bir örnek vermek gerekirse “Sultan” oldu “Su”. Ve Star TV’deki bir başka dizide de “Armağan” oldu “Armi”!

“Birini sevindirmek, mutlu etmek için verilen şey, hediye” anlamına gelen “Armağan” hiç “Armi” ile uyuşuyor mu?

Ya “Sultan”ın başına gelenler!

“Google Dede”ye başvurduğumda ilginç bir bilgi çıktı karşıma. “Sultan”, Türkiye’de en çok kullanılan 358. isim. Türkiye’mizde yaklaşık her 1,550 kişiden birinin adı “Sultan...” unutmadın ifade edelim ki,“Armağan” ismi de ülkemizde en çok kullanılan 474. isim durumunda. Hiç saydam sıvı madde olan “Su” ile baştacı edilen, sevilen, beğenilen manasındaki “Sultan” birbiriyle uyuşur mu?

Daha neler neler… Anlat anlat bitmiyor.

Bitmiyor bitmesine de peki RTÜK denen kurum ne yapıyor. Cezalar, cezalar... Ama devamı gelmediği için sonuç vermeyen cezalar...

Televizyon mutlaka zehirli kutu olmaktan çıkarılmalı, RTÜK ve Hükümet, ihanete uğrayan güzel Türkçemiz konusunda harekete geçmelidir.

RTÜK’ün güzel Türkçemizi koruma konusunda bugüne kadar neler yaptığını doğrusu merak ediyorum. Bilgilendirilirsem, seve seve köşeme misafir ederim!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Bir Ford Thames Şoförü
23 Şubat 2011 Çarşamba 22:05
Hepsi yalan hepsi rüya
İnançlı insanların, gönderdiği ziynetler yardımlarıyla kurulduğu bilinen bir kanalda, gündüz kuşağında, kadın izleyicileri hedef alan bir program var. Moda deyimle, dilim varmıyor söylemeye ama, “İslami kanal” bu. Yakınını kaybedenler ellerinde fotoğraflarla bir umut için konuk olmuşlar. Müzikli eğlence de var. Curcuna eksik değil. Ve bir anne kaybolan çocuğu hakkında yardım isterken konuk sanatçı “dertli bir uzun hava” söylüyor. Stüdyo perişan , herkes ağlamaklı, ekran başındakiler de kumandayı ıslatmış haldeler. Reyting çanları kimin için çalıyor diye hesaplarken, uzun havadan sonra uzun bir reklam kuşağı giriyor. Üç ayrı kağıt mendil markası “hem yumuşak hem hesaplı” bir çözüm öneriyor. İşte bu çözüm, bu yumuşak ve hesaplı süreç, kanallarımızı ayakta tutuyor. Bu sahneler her gün tekrarlanıyor. Kayıplar daha da çoğalıyor, programlar klasikleşiyor. Televizyon hayatımızı yansıttığı gibi yönlendiriyor aynı zamanda. Yerel kanalların çoğunda on dakikalara varan bir Dr. Ömer Coşkun çılgınlığı var ki durdurabilene aşk olsun. İstanbul’da Basın Ekspres Yolu’nda devasa bir şirket olmuş. Bütün gariplerim ve kanallar kucağında. Şifalı ot doktorunu, gözünü bürüyen hesabı kanallarla paylaşıyor. Dünyada örneği yok. Eskiden bu şifalı ot ve merhemleri satan arabalı işportacılar vardı. Yılanı kavanozdan çıkamadan önce mehlemin satar, nevalesini toplar, sonra baygın yılanı eline alır küçük bir şov yaparlardı. Çok masum ve eğlenceliydi. Bu televizyon kavanozunun içinde çıkan yılan ise o kadar masum değil.
İhsan KALENDER
23 Şubat 2011 Çarşamba 13:39
Üzüldüğün şeye bak !
Bu zehirli kutular sayesinde güzel AHLAKIMIZ ve MANEVİ DEĞERLERİMİZ KATLEDİL ME Mİ? Ah üstadım ah! Hangi birine yanalım! RTÜK kuralları ne işe yarar ? RTÜK uykuda! Hemde derin bir uyku! Yazımlarınızı özlemiştik doğrusu.
vatandaş
23 Şubat 2011 Çarşamba 01:54
taraf ve bertaraf olmayan
değerli üstadım yazacak çok şey var ama bazen başbakanımız diyor ya canının çok yandığından aaaahhh ah herşey yazılmıyor sevgiler saygılar
süleyman turan
22 Şubat 2011 Salı 21:21
tuzmu
yağ kokarsa tuz tuz kokarsa ne lazım bunların hepsi kokmuş.
beklemeyin
22 Şubat 2011 Salı 11:42
boşuna
RTÜK ün güzel türkçemizle ilgili bir çalışma yapacağını beklemek boş bir bekleyiştir bence, zira TRT nin başındakiler türkçeyi doğru düzgün konuşan insanlar değil...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim