• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Malatya : 26 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İzmir : 21 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Elazığ : 23 °C
  • Adıyaman : 26 °C
  • Trabzon : 28 °C

Ülkücü vicdanlara sesleniş

25.01.2011 00:51
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

 

Ülkücü Hareket, halledilmesi gereken birçok sorunu olsa da gün bunları sorgulama günü değil; gün birlik - beraberlik ve bütünleşme günüdür dedi ve uyanış yolunda noktayı koydu. Ülkücü Hareket, bir bildiri ile de vicdanlara seslendi.

Ani harabelerinde kılınan Cuma namazını nasıl önemsemiş, bu hareketten sonra bir bayram namazı da Diyarbakır’da kılınmasını temenni etmiştim. Özellikle son dönemlerdeki yazımda “Uyanış” dilemiştim aziz Türk milletinden... Şimdi “Uyan Türk” konulu yazımın ardından bunun meyveleri görüyor olmaktan bahtiyarım. Ve, Allah’ıma şükrediyorum. 

Sözü uzatmıyor; Türk-İslam Ülkücülerinin “Güçbirliği Çağrısı”nı aynen uyanışı için dua ettiğim aziz Türk milletinin dikkatlerine sunuyorum:

“Ülkemizde uzun yıllardır malum çevrelerin siyasi iktidarları vesayet altına alma baskısı ve Türk milletinin inanç değerlerine yönelik düşmanca tavırları, bu günkü gayri milli

AKP iktidarını doğurmuş ve güçlendirmiştir.

Hızla değişen dünyada küresel güçler uluslararası dengeleri kendi menfaatleri doğrultusunda yeniden şekillendirirken, Türkiye'de iktidarı elinde bulunduran AKP, küresel güçlerin ayrıştırma ve yıkım projelerinde taşeronluk üslenerek hayat alanı aramaktadır.

ABD ve AB dayatması gayri milli politikalar sonucu, siyasi iktidar tarafından “Kürt açılımı” diye başlatılan proje ile ülkemizde uzun zamandır süren bölücü terör, siyasallaşma sürecine sokulmuştur.

İktidar partisinin açılım politikaları terör örgütü başı ile pazarlıklar başlatmış, Kandil’den inen terör örgütü üyelerine Habur Sınır Kapısında “özel hukuk” uygulatarak gövde gösterisi yaptırılmıştır. Bunu fırsat bilen örgütün siyasi temsilcileri özerklik, ikinci dil, ikinci bayrak, öz savunma birlikleri, Türklük kavramını anayasadan çıkarma, genel af, terör örgütü başını rnuhatap alma ve anadilde eğitim gibi ihanet taleplerini dayatma cüretini göstermişlerdir.

Ülkenin bir bölümü ateşe verilmiş ayaklanma provaları yapılırken iktidar elindeki medya gücüyle bazı çevrelerin darbe senaryolarını ve inanç düşmanlıklarını sahneye sürüp kamuoyunun dikkatlerini başka yöne çekerek milletin kafasını karıştırmaktadır...

Yine iktidar partisi anayasa referandumu sürecinde, yıllardır düşmanlık yaptığı Ülkücülerin 12 Eylül’deki acılarını istismar ederek kampanya yürütmüş ne yazık ki birçok Ülkücü bu tuzağa düşerek iktidarın figüranı olmuştur.

Referandum sonucundan cesaret alan iktidar partisi, 2011 seçimlerinden daha güçlü çıkarak yeni bir anayasa ile yıkım projelerini hayata geçirme gayretine girmiştir. Bu nedenle 2011 seçimleri Ülkücü camia için büyük önem kazanmaktadır.

Siyasi alanda Milliyetçi - Ülkücü seçmene hitap eden siyasi kuruluşlar iç bünyelerindeki anlaşmazlıklardan dolayı sıkıntı yaşamakta, iktidar partisi ise Ülkücülerin iç anlaşmazlıklarını çeşitli entrikalarla daha da derinleştirerek referandum sürecindeki gibi bundan siyasi rant sağlamanın hesaplarını yapmaktadır.

Ülkücü vicdanlara sesleniyoruz...

Ülkemiz bir karışıklığa doğru sürüklenirken, Türkiye sevdalısı Ülkücülerin dağınık olmasına kayıtsız kalamayız. Bu dağınıklığa son vermek için elimizi taşın altına koymalıyız.

Elbette Ülkücü hareketin halledilmesi gereken birçok sorunu vardır. Haksızlığa, vefasızlığa maruz kalanlar olabilir. Fakat gün bunları sorgulama günü değil; gün birlik - beraberlik ve bütünleşme günüdür.

Gün, gayri milli güçlerin karşısında Ülkücü güç oluşturma günüdür.

Vicdan sahibi, sorumluluk sahibi her Ülkücü görevi ne olursa olsun, özellikle yetki ve sorumluluk üslenmiş yönetici konumunda olanlar vebal altındadır.

Ülkücü hareketin yarım asra yaklaşan mücadelesinde Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük

Birlik Partisi ve diğer Ülkücü kuruluşların değişik kademelerinde sorumluluk üslenerek hizmet vermiş, davası uğruna işkence görmüş, istikbalini heba etmiş, ağır bedeller ödemiş bir kısım Milliyetçi Ülkücü Alperenler bir araya gelerek;

-Milletin ve Devletin bekası için dağınık haldeki Milli güçleri birleşmeye, bütünleşmeye davet ediyoruz. Türkiye sathındaki bütün Ülkücülerin ve şu an sorumluluk üslenmiş parti yöneticilerinin bu samimi çağrıya kulak vermelerini bekliyoruz.         .

Ülkücü iradenin ortaya koyduğu bu bütünleşme talebi Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi'nin yetkili kurullarında değerlendirilmeli, en kısa sürede formüle edilerek Haziran 2011 Genel seçimlerinde Ülkücü hareketin tek başına iktidara gelmesi sağlanmalıdır.

Bu samimi çağrıya kulak tıkayarak nefsine esir olan, şahıslara küsüp şehitlerimizin kemiklerini sızlatan, Türk-İslam davasını terk edip şahsi ikbal ve makama yönelerek gayrı milli iktidar partisinin saflarına geçen eski yol arkadaşlarımızı da büyük Türk milletinin vicdanına havale ediyoruz. Tarih bir şekilde onları yargılayacaktır.

Ülkücülerin birliği Türkiye'nin birliğidir. Türkiye'nin birliği, İslam Dünyası’nın birliğidir.

Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır...

Allah yardımcımız olsun.”

***

Uyanışın dalga dalga Anadolu sarması, oradan da Tür ellerine ulaşması umuduyla...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Reis Salim Mersin
06 Şubat 2011 Pazar 13:57
Yetiştiğin yere çamur atma yükselt
1962 doğumluyum aklımın erdiği ülkemizin kızıl moskof militanlarının kol gezdiği günlerde yetişmiş bir eski demiyeceğim bu kelime beni sıkmaya başladı ÜLKÜCÜ olarak aşağıda aynı dönemlerde mücadele ettiğini anladığım bir arkadaşızın yorumunun sonlarına doğru bir iki cümle sarfetmiş inanın yeni yetişecek Ülkücü nesiller adına utandım kahroldum ne diyor şu eskimişler olarak yeni YETMELERin gariz hakaret ve küfürleri böyle bir düşünce olabilirmi yeni yetişen ve vatanına ve milletine faydalı olabilecek Ülkücü gençler karşılarında neyi görüyor eski denilen amma aslında Ülkücü Hareketle ve MHP ile hiç bir alakası olmayan ve başka partilerde ömürlerini geçirenlerin günlük televizyon ve gazetelerdeki geçmişlerini ve yeni yönetimleri eleştiren yazılar yorumları görüyor adam bir dönem ülkücü kimliği benimsemiş ondan sonra her ne maksatla olursa olsun ayrılmış Ülkücü kimlikle hiç bir bağı kalmamış ama bir suç işlese hemen basın eski ülkücü sıfatını karşımıza getiriyor MHP ve Ülkü Ocağı ile hiç bir bağı olmayan Ülkücü nasıl olur bunu anlamış değilim birileri çıkacak eski ülkücü efsane başkan denecek ve bu şahıs akepenin yalamalığını yapacak yeni nesilde yetme olacak asla kabul etmiyorum ben elli yaşında birisi olarak bu sevdanın eskisi yenisi olmaz sevda sevdadır adreside bellidir her ne sebeple dargınlıklar küslükler olursa olsun kol kırılır yel içinde kalır insanın ana ocağında kardeşlerin anlaşamadığı hususlar olmuyormu aynen teşkilattada oluyor ne yapalım benimde içime sindiremediğim eleştirdiğim konular hareketler oluyor en basit adam akepede veya başka partide hizmet ediyor belli bir zaman sonra yıllarca sana karşı kin kusan adam senin değer ve can verdiğin partiye katılıyor ve el üstünde tutuluyor bu bir örnek elbette yanlışlar eksikler var ama ÜLKÜ YOLUNU terketmeğe bunlar sebep olmamalı evet kardaşım ÜLKÜCÜLER olarak bazı mihrakların dolduruşuna gelip eski ve yeni ile uğraşırsak çok işimiz var demektir önçe bunu aşmamız ve kenetlenmemiz lazım yoksa akkurt olan bazı eskiler yenileride o yola sürüklerler ve açılımın bir destekçisi olduruverirler.VATAN NE TÜRKİYEDİR TÜRKLERE NEDE TÜRKİSTAN VATAN BÜYÜK VE MÜEBBETBİR ÜLKEDİR TURAN . Ülkücü olmak bir şerefdir bu şerefdende Allahıma çok şükür hiç bir zaman taviz vermedim Sevgiler ve saygılar Allaha emanet olun
Ali Osman YİĞİT
26 Ocak 2011 Çarşamba 16:08
ESKİ ÜLKÜCÜ OLMAZ ESKİMEYEN ÜLKÜCÜ OLUR
Ramazan bey yazınıza baştan sona kadar katılıyorum.Dere geçerken at değişilmez.Bazı yorumları okudum halimize ve bölünmüşlüğümüze acıyorum.Eski ülkücü olmaz.Ülkücü eskimez Eskimeyen Ülkücü vardır.Ülkücü hareketin tek partisi M.H.P. dir.Nokta kadar menfati için virgül kadar eğilen ve diğer partilerde yal arayan ülkücü olamaz selam ve dualarımla.
O ADAM VARYA TEK ŞAMİL
26 Ocak 2011 Çarşamba 07:33
LİDERDEN BAŞLAYIN
Muhterem Durmuş Hocam, Hani savaşımız vurguncu düzene idi; Hani Diyorduk ki Kanımız aksada zafer İslamın. siz kızıl kurşunlara verilen 6000 canın; Bir o kadar canın da yusufiyelerde onlarca yıl prangalarda çile dolduran; İdam sehpalarında sistemin cellatlarınca elleri arkadan bağlı asılıp ölmeyince, ikinci defa asılan Ülkü devlerini; siz sistem tarafından işkenceler kapsamında arına namusuna yeltenilen Bozkurtları; siz vatan uğruna evladını yitirip dolağını tülbentini parçalayıp delirip sokaklara düşen anaları babaları biliyormusunuz, yoksa yaşınız mı müsait değil; sanırım değil; Siz sayın durmuş şahadetinin akabinde üç gün önceden sadece bir simidi arkadaşıyla paylaşarak kursağına yarım simidin girdiği raporla sabit olan yinede nefislerini satmamış yunusca susan ser ve sır vermeyen takva numunelerini biliyormusunuz, siz hilmi sakarya nın nerede definli olduğunu biliyormusunuz? siz Mehmet Taylanla gerek lise gerek Üniversite sıralarında aynı sırada oturup yıllarca birlikte okuduktan sonrada tabuta koyup gönderen dava neferinin ruh halini bilirmisiniz? siz recep haşatlıları tanırmısınız? Siz Zeki Şirelileri tanırmısınız? isterseniz birkaç sayfa yazayım. Ne gerek anlayana bu kadarı çok, anlamayana bin katı az gelir, Siz bu kutlu savaştan geriye kalan ve bozulan kaç kişi tanıyorsunuz? hadi ben size hakkımı o kutlu ismin hatırı için helal edeyim. ya toprağın altında olup haykırışlarını duymadığınız, duymak istemediğiniz şehitlerin hakkı ne olacak sayın durmuş Milletin, Devletin, Ümmetin birliğinden dönen alçak olsun. ama o saf MHP safı olmaktan çıkmıştır. Aşağıda ki yorum notunuz da ayrı bir facia sayın durmuş biz yüreklerimizde yanan kora sönmesin diye kül döktük olaki 80 ninde de belki lazım olur. biri çıkar üçbeş çırpı birazda yelpaze... Belki yeniden diye... Ak akçe karagün içindir. Şu eskimişler olarak yeni yetmelerin gariz hakaret ve küfürlerine buruk ve acı olan gülücüklerimizle gülüp sadece halimize acıyorum. Sayın Durmuş aylar önce Malatya dışındaki bir gönül erinin şahsıma yazdığı mektubu saklıyordum bu köşe yazınızın yorum bölümünde belki paylaşırım daha ne sitemler göreceksiniz...
Allah Kerimdir Biz layık olduğumuz GÜN...
hakan
26 Ocak 2011 Çarşamba 00:07
Sayın Ramazan Bey'e
İmdi 1) 12 Eylül Defarandumunda "evet" diyet Ülkücüler tuzağa düşerek hükümetin figüranı olmuş. (Ramazan Durmuş Bey'in tespiti) İmdi 2)Gün birlik ve beraberlik günüdür. (Benim de katıldığım bir tespit) imdi 3) Bana ait olan ancak Ramazan Beyi'in katılmayacağı bir tespit:Gün birlik ve beraberlik günüdür. Çakıl taşına takılıp kalan, dikeni gören, bir bardak suda fırtına kaporan Ülkücü Ramazan Beyin'in Heron ihanetini, Gölcükte çıkan cami bombalama belgelerini, uçağımızı düşürme planlarını, Kur'ana yapılan saldırıyı,Çukurca'da terör örgütünün üzerine yıkılmaya çalışan ve 7 Mehmetçiğin şehit edildiği olayı ve daha nicelerini görmemesini, duymamasını,konuşmamasını anlamıyorum. Bahane hazır: Efendim yargı süreci devam ediyor... Devam eden yargı sürecihe bir dediğim yok. Bu belgeleri, bu ihaneti görmeyen ülkücüleri ve milliyetçileri sorguluyorum. Allah aşkını bu tarafgirlik böyle bir şey mi? Şeytanı melek, meleği şeytan gösteriyor insana. 12 Eylülde "evet" diyen ülkücüler, bu ihanetleri gördükleri için evet dediler. Ramiz Ongun'un ülkücülüğünden, milliyetçiliğinden kim şüphe eder? Şimdi Ramiz Ongun figüran mı oldu. Bırakın Allah aşkına, bırakın... Saygılarımla...
Ramazan Durmuş
25 Ocak 2011 Salı 22:39
Not:
Adresini şaşıranlar, birlikte olduklarının Türk milletine bakışını iyi analiz etmek durumunda. Atatürk'ü, İstiklal Marşımı, Ayyıldızlı bayrağımı, Ne mutlu Türküm demeyi, Türküm doğruyum çalışkanım dememi birilerine yem etmeye kalkıyorsa ben başka birşey demiyorum. Saygıyla...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim