• BIST 96.875
  • Altın 222,892
  • Dolar 5,6388
  • Euro 6,4774
  • Malatya : 24 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Elazığ : 24 °C
  • Adıyaman : 25 °C
  • Trabzon : 21 °C

Van Depremi ve Eğitimde Yaşanan Depremler

01.11.2011 19:44
Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

Hakkı Yiğit / Malatya Güncel

VAN DEPREMİ VE EĞİTİMDE YAŞANAN DEPREMLER

Van’da meydana gelen deprem bir çok şeyle yüzleşmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Gerçeklere gözümüzü kapamak, deve kuşu gibi kafamızı kuma sokmakla gerçekler, hakikatler değişmiyor maalesef…

Mesela bu depremde bir çok okul yıkıldı ve bir çok öğretmenimiz de şehit oldu.

Neden bu kadar okul ve yurt yıkıldı.

Bu okullar, kim tarafından, ne zaman yapıldı?

Denetimini kimler yaptı, yapıyor?

Çoğu vergilerimle veya hayır adı altında bolca reklam yapılarak yaptırılan ancak çoğu vergilerinden düşürterek yaptırılan bu eğitim yuvaları eğitime ne kadar kullanışlı? Ne kadar güvenli?

Bütün bunların ortaya çıkılması, ilan edilmesi, cezalandırılması lazım.

Ben Van’da çalışan bir gazeteci olsam, üşenmem yıkılan bütün kamu binalarının kimler tarafından, ne zaman, nasıl yapıldığını araştırır haber yaparım.

Kişinin kendi işyerini, ofisini, evini yaptırılken hiçbir şeyden taviz vermezken, iş; hayra, mütehatliğe gelince geleceğimizin emanetcileri olan bu gencecik nesillerin hayatlarını tehlikeye atmak ne insani ne de hukuki bir durumdur?

Bir diğer mesele ise,

Allah’tan deprem Pazar günü gerçekleşti.

Şayet hafta içi olsaydı istenilmeyen daha kötü sonuçlarla karşı karşıya kalırdık.

Ama depremin hep hafta sonu geleceğine dair elimizde belge, güvence yok.

Azrail’in mesaisi yok ve her han depremle veya başka bir felaketle kapımızı çalabilir.

Hafta içi meydana gelen bir depremde birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar çeşitli yaş gruplarının bir arada olduğu bir okulda tahliye nasıl gerçekleşecek?

Öğrenciler depremden ölmezseler bile, ezilerek ölürler.

Maalesef kesintisiz sekiz yıllık zorunlu eğitimin marifetiyle nur topu gibi bir problem, buhran her gün kapımızda…

Kanı kaynayan, hayatının en canlı, en hareketli, en buhranlı yıllarını yaşayan 7. ve 8. Sınıftaki gençler ile kabuğunu yeni yeni kıran yeni bir dünyaya merhaba diyen cıvıl cıvıl birinci sınıftaki, ikinci sınıftaki çocuklarımız aynı okulda, aynı çatı altında, aynı bahçede, aynı koridorda koşuyor, oynuyor…

Bu başlı başına bir facia değil midir?

Ben ikinci sınıfa giden kızıma öğretmenini iyi dinlemesini, arkadaşlarıyla güzel geçinmesini değil de, kendinden yaşça büyük olan (6,7,8 sınftaki) öğrencilerin ayakları altında ezilmemesini, onların oyun alanlarına girmemesini, onlarla oynamamasını, yalnız kalmamasını öğütleyip duruyorum.

Bu çözüm mü?

Elbette değil ancak bir veli olarak başka ne yapabilirim ki?

Hafizan Allah bir de deprem veya herhangi bir felaket esansında oluşan izdiham esnasında meydana gelecek tehlikeyi siz düşünün.

Van depreminin Pazar günü olmasını bir şans bilip bu konu tez elden gözden geçilmeli bence.

Kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitimin sıkıntıları ve tehlikeleri sadece bununla mı sınırlı?

Elbette değil?

Onu başka bir yazımızda ele alırız inşallah.

Bir diğer konu ise

Neden acaba bu kadar öğretmenimiz bu depremde hayatını kaybetti?

Araştırmacı ruha sahip bir gazetecinin bu depremde şehit olanların sosyal, ekonomi, mesleki statülerini ele alan bir araştıma yapmasını yine çok isterdim.

Deprem değil, bilinçsizlik öldürüyorsa, nesillerimize eğitmek ve bilinçlendirmekle görevli öğretmenlerimizin bu kadar şehit vermesi bir tezatlık değil midir?

Acaba başka bir neden, faktör mü var?

İnternette gözüme ilişen bir haber beni düşündürdü doğrusu?

Van’da kiralık ev 500 liradan başlıyor…

Acaba öğretmenlerimiz kendi ekonomilerine göre bir ev kiralamaya çalışırken hayatlarının tehlikeye attıklarının farkındalar mı?

1500-1600 lirayla çalışan bir öğretmen, (ki o da kadrolu, ya ücretli olanları hiç sormayın) gurbet ellerden birkaç. kuruş biriktirip eşini, aşını kurmaya çalışırken, öğrencilerinin karşısında mahcup olmayacak bir kıyafetle çıkmaya çalışırken, toplumda itibarını korumaya çalışırken çoğu zaman ya ucuz konut, yahut sağlıksız beslenme, ya da kendini yenileyememe problemimi ile karşı karşıyadır.

Yine diyorum ki keşke araştırmacı bir gazeteci cumhuriyet tarihi boyunca öğretmenlerin ekonomik ve sosyal statülerini dönem dönem veya yıl yıl araştırsa da gerçekleri bir görsek ne iyi olur…

Çok öğretmen atama yapmakla iftihar etmek, çok çocuk sahip olmakla gururlanmak gibi bir şeydir.

Halbuki çok çocuk sahibi olanlara kızıp “yahu bakamayacağınız çocuğu ne diye dünyaya getirip de vebaline giriyorsunuz” dediklerini çokça işitmiştirsiniz.

Keşke bir araştırmacı gazeteci çıksa da araştırsa dediğim bu üç konuya, araştırmacı kimliği ile Malatya’mızda büyük bir boşluğu dolduran Murat ÇELİK ağabeyimiz bir el atsa ne güzel olur diye düşünmüyor da değilim yani…

Yorumlar
İhsan KALENDER
10 Kasım 2011 Perşembe 13:49
TÜRKÇEYİ İYİ KULLANIRDIM AMMA!..
Türkçeyi iyi kullandığımı sanırdım!..
Şahinbey
10 Kasım 2011 Perşembe 00:02
Vay be...!!!
ABD, İngiltere, İtalya ve Fransayı yönetenlerin bu kadar akılsız olduğunu yeni öğrendim. Hem de İslam Birliğini kuracak kadar akılsız...??? Demek ki yıllarca İslam dünyasının en acımasız düşmanı bildiğim bu ülkeler meğerse Müslümanların dostu imiş. Bu muhterem ittifaka karşı çıkan iki ülke kaldı İran ve Suriye, onlarıda bertaraf edince İslam Birliği tam tekmil tamamlanacakmış...??? İngilizlerin Anadolu da 1920 de kurduğu Hilafet Ordusunu düşündükçe... Allah Türk ve İslam toplumuna verdiği aklı kullanmayı nasip eylesin demekten kendimi alamıyorum...???
İhsan KALENDER
09 Kasım 2011 Çarşamba 11:11
YİNE OLMADI ŞAHİN BEĞ
Libyadaki TERÖRİSTLERE bavulla para götürüyoruz diyerek iddia eden sizsiniz.İşte buna dair bir belge İBRAZ edemiyorsunuz.Amma yerine BELGE diye bir **ŞER İTTİFAKI**ile fikir beyan ediyorsunuz.LİBYADA TERÖRİST yok.Ya ne var? HALK DEVRİMİ yada HAK DEVRİMİ var.LİBYALILARIN PARASINI OĞULLARINA ve YAKINLARINA PEŞKEŞ ÇEKEN bir ÖLÜ KADDAFİ VAR.HALKI ise MAĞDURİYET içindeydi.EMPERYAL GÜÇLER yada LEŞ KARGALARI,LİBYANIN ZENGİNLİKLERİNE el atmak isteseler bile,bundan sonra çok zor olacak.Libyadaki HALK,eski UYUŞUK HALK değil.ARAP DÜNYASI **YENİDEN DİRİLİŞ**içindedir.Bu DİRİLİŞ,İSLAM BİRLİĞİNİN yeniden YAPILANMASI demektir.Bu DİRİLİŞ, MÜSLÜMANLARIN,DÜNYADA yep-yeni bir GÜÇ olduklarının İŞARETİDİR.EMPERYALİSTLERİN HAYALİ VE HEVESİ KURSKLARINDA KALACAKTIR.Asıl mesele de budur.Bölgemizde en yakın ve en AZGIN emperyal İSRAİLDİR.DİĞERİ DE ABD'dir.İSLAM BİRLİĞİ bu ŞER ODAKLARIYLA SAVAŞACAKTIR.VE ALLAHIN İZNİ VE YARDIMIYLA GALİP GELECEKTİR.ÇÜNKÜ PEYGAMBER EFENDİMİZ BU ZAFERİN MÜJDESİNİ VERMİŞ İDİ.Hiç düşündüz mü ki;BUNCA DEĞİŞİMLERİN HİKMETİ nedir diye?..Bakınız kısa zamanda neler oldu neler!..Kala kala bir SURİYE kaldı.Kısa zaman içinde BEŞAR gidecek ve SURİYE de İSLAM BİRLİĞİYLE ENTEGRE olacaktır.İşte bu GÜÇ,ŞER ODAKLARINI ve EMPERYAL GÜÇLERİ ÇOK ENDİŞELENDİRİYOR vede KORKUTUYOR.Yoksa siz bu GELİŞMEYİ hafife mi alıyorsunuz?..ALLAHUEKBER NİDALARININ TEL-AVİVİ sarstığı,WASHİNTON'u TİTRETTİĞİ bir SÜRECE GİRDİK.ŞEHİTLERİMİZİN de BU AMANSIZ SAVAŞA KATKI SAĞLAYACAĞINI BİLİYORMUYDUNUZ?..DEĞİŞİM VE GELİŞİMLERDEKİ HİKMETLERİ İRDELEYEREK,BASİRETİNİZİ TOPARLARSANIZ DİYORUZ.TÜRK-ARAP İTTİFAKI dünyada bir İLK-TİR.DÜNYANIN da ENDİŞESİ bu İTTİFAKTIR.
Şahinbey
07 Kasım 2011 Pazartesi 22:35
Belge...!!!
Yıl 1918 Mondros Mütarekesini takip eden zamanda ingiltere, Fransa, İtalya ve destekçi ABD Anadolu'yu işgal ederler muhteremler bize MEDENİYET getireceklerdi. Damat Ferit ve Muhterem Zatı da yanlarına almışlardı. Sonunda SEVR Bayramını kutladılar...Yıl 2011 İngiltere, Fransa , İtalya, ABD Libya'yı bombalamaya başladılar. Hayırseverler Libyalılara DEMOKRASİ getireceklerdi. Bomba yağdırdılar yüzlerce insanı katlettiler, kendilerine yeni Damat Feritler buldular. Bize İslam Halifesinin yolundan çıkanlar kafirdir diye uçaklarla Anadolunun her yerine bildiriler attılar. Libyalılara bak size Şeriatı getirdik diye sevinmelerini tavsiye ettiler.
BUNLAR TESADÜF MÜ...??? Tabi Libyalı Damat Feritlerle imzalanan petrol anlaşmaları ortaya çıkmaya başladı...ABD nin Libya da İslamı yüceltmesini istediğini iddia edecek saf vatandaşlarımız var mı Allah aşkına...???
İhsan KALENDER
06 Kasım 2011 Pazar 21:13
HANİ BELGEN?..
Libyada ki MUHALİFLER, HAK adına HUKUK adına SAVAŞAN MÜCAHİTLERDİR.Niye mi?..Kendi OĞULLARININ zevk VE sefası için MİLYAR DOLARLARI HEBA etmekten çekinmeyen bir BABA,MİLLETİNDEN kuruşu ESİRGEYENDİR.Şayet TÜRKİYE,muhaliflere bir lira bile,göndermiş ise İSBAT ile MÜKELLEFSİNİZ.Yazıklar olsun.
İhsan KALENDER
06 Kasım 2011 Pazar 21:13
HANİ BELGEN?..
Libyada ki MUHALİFLER, HAK adına HUKUK adına SAVAŞAN MÜCAHİTLERDİR.Niye mi?..Kendi OĞULLARININ zevk VE sefası için MİLYAR DOLARLARI HEBA etmekten çekinmeyen bir BABA,MİLLETİNDEN kuruşu ESİRGEYENDİR.Şayet TÜRKİYE,muhaliflere bir lira bile,göndermiş ise İSBAT ile MÜKELLEFSİNİZ.Yazıklar olsun.
İhsan KALENDER
06 Kasım 2011 Pazar 20:56
YAPMA ŞAHİNBEĞ..!..
KORAY AYDIN'IN ZELZELE evlerini ,deprem LOJMANLARINI yapmayacağız!..AZİZ MİLLETİMİZİN VERGİLERİNİ SAVURMAYACAĞIZ.KORAY efendiyi bizlerden eyi bülürsün.EĞİTİM bir BÜTÜNDÜR.AHLAKLA BÜTÜNLEŞİR.İMANLA KÜLLİ-LEŞİR.Hepimizin OKULU birdir amma EKOLÜ farklıdır.Maksadımız anlaşılmıştır.KASETÇİLERİ de MHP li sanıyor iseniz YANDINDINIZ!..GAFLET ve DALALET içinde olanlar AHLAKSIZLARI KENDİLERİNDEN SANIR!..NAMUSSUZLARI teş-his edemez!..Köşenize avdet ediniz!..BİZLERİ YORUP ÜZMEYİNİZ.
Şahinbey
06 Kasım 2011 Pazar 09:54
Şaşı bakmak...!!!
Eğitime şaşı bakan bir zihniyet bütün insanlığa karşı suç işleyendir... Yaklaşık ikiyüzbin öğretmen açığı var. Ama Libyadaki teröristlere bavulla para götürüyoruz, eğitime gelince yok. Reklam için kitap dağıtıyoruz, her yıl milli serveti çöpe atıyoruz. Okul ve öğretmene gelince para yok. Hayır sahiplerine(vergi kaçıracak işadamları, çok azı dürüst olanlar beni bağışlasın) okul yaptırtıyoruz. Üçe yapıp, on katı masraf gösteriyorlar. 7.2 lik bir depremde yerle bir oluyorlar. Halbuki bizim müteahhitler Camiden çıkmazken Putperest Japonların yaptığı inşaatlar 8 şiddetinde dahi yıkılmıyor. Çok tuhaf değil mi...??? Erciş... 1. Derece deprem kuşağında, ama binalar kat kat yükselmiş, kanun ve ahlak dışı izin veren milletvekili olmuş. Arayan soran var mı...??? Gazze ve Somali için dünyayı ayağa kaldıran kudretli hükümetimiz, önce bir gerek yok diye şahlanmış ama Ermenistanın yardımına dahi muhtaç kalmış. Televizyonlarda izlediklerimiz utanç verici...İnsanlar perişan, yardımlar güçlü beylerin adamları vasıtasıyla yağmalanıyor, ortada DEVLET yok. Yardımsever vatandaşların gönderdiği yardımlar yerlerine ulaşmıyor. 1. dereceden deprem kuşağına giren birçok bölgemiz var,Allah göstermesin bir depremde vay halimize... Yüce Devletlu başbakanımızın öncelikli sorunu şu an asker kaçakları için çıkarılacak bedelli imiş. Deprem bir başka bahara veya seçime...???
Öğretmenlerimize gelince...Görev yaptıkları yerlerde en olumsuz koşullarda çalışıyorlar. Bir çoğunun ailesi var para gönderiyorlar, kalan para ile geçinmeye çalışıyorlar. Ev kiraları çok pahalı, geçim zor. Böyle bir felaket sonlarını getiriyor. Eskiden lojman vardı...??? Şimdi böyle ölüm evleri var. İleri Demokrasi en çok eğitimcileri ve eğitimi vurdu. Her yere para var, eğitime yok. Hala üç çocuk peşinde koşanlar bunun vebaline nasıl katlanacaklar. Bölgede çocuk çok, iki-üç-dört hanımdan yirminin üzerinde çocuk sahibi olanlar var. O çocuklar çöplerden ekmek topluyorlar, çünkü üretim yok, tarım ve hayvancılık öldü. Gelir; kaçakçılık ve uyuşturucudan...O işi de Büyük Efendiler yapıyor. Bir tarafta çok zengin beyler, diğer tarafta çöplerden geçinmek zorunda kalan halk, arada kalan ise zavallı Öğretmenler ve Devlet memurları... Başlarını sokacakları bir yer bulurlarsa kendilerini şanslı sayıyorlar. Ama ne şans değil mi...???
mehmet
03 Kasım 2011 Perşembe 14:26
dünya malı
insanlar hayat ne ile başlarsa maalesef oyle gidiyor. mütait demirde çimentoda,taviz veriyor,bir diğeri yaptığı başka bir işte . Hayat boyle devam edip gidiyor.Yani herkes kendi derdinde kendi eksiklerini nasil anlatırım derdinde.Kimseler kimselerin derdine ortak olmuyor.hakkı bey yeni öğretmenliğe başladı öncelikle hayırlı olsun diyorum .Şimdiden halinde şikayet eder gibi bir hal almış neden çok öğretmen atanıyor çok öğretmen atamak çok çocuk sahibi olmaya benzetmiş ne güzel nekadar çok çocuk okadar çok öğretmen atama demek değilmi.aldığınız maaş yetmiyorsa alt tabakada kalan asgari üçretli insanlara bir bakın hatta üniversite mezunu olup asgari üçretle iş bulamıyanlara hiç baktınızmı.bunlar ne yer ne içerler diyedevlet ne yapsın herkese lojman yapamazki .sayın hakkı bey siz bir gazeteci olarak malatyada buna benzer hiç çalişma yaptınızmı kaç tane binamız sağlam diye mütahitler ben yaptim oldu diyorlar,gazetecilerde ben yazdım yapsın diyorlar.Evet soylemekle olmuyor maalsef yapmak lazım yapmak.BİR vatandaş olarak birşeyler yapmak istiyorsanız ilk tuğlayı siz koyunki bizde arkanızda devam edip gelelim.menfatımız birinci sırada olduğu sıraca hiç birşey yapamayız.Şunu iyi bilinki çocukların rızkını ALLAH mutlaka verir,başkaları şayet rızkına mani olmazsa . Biraz geniş düşünelim lütfen selamlar saygılarımla...
mahnut
03 Kasım 2011 Perşembe 13:25
acı ama gerçek
Evet sayın hakkı bey sorunalar büyük mlesef çözüm için uğraşan ya yok ya da çok az...Allah bütün eğitim camiasına sabır versin.Öğretmenin ne itibarı kalmış ne de toplumda bir saygınlığı...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim