• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • Malatya : 20 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 25 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Elazığ : 19 °C
  • Adıyaman : 25 °C
  • Trabzon : 19 °C

Var mısın BOP Eşbaşkanlığı’ndan istifaya?

21.08.2009 21:16
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

AKP iktidarının Başbakanı  “Bunlar da olacak bu da demokrasinin cilveleri bunlara da saygı duyacağız” diyor ve buyuruyor ki;

“-Alçaktırlar!”

Başbakan, yine buyuruyor ki;

“-Namussuzdur!” 

Ve, yine buyuruyor ki;

“…Bakın, ben çok açık, net bir şey söylüyorum. Bir kağıt almış dolaşıyorlar; 'Amerika'nın bir projesidir bu...' Bunu ispat ederlerse her şeye varım. Ama ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar. Bu kadar açık, bu kadar ağır konuşuyorum. Çünkü artık bu kadar iftiraların, bu kadar hakaretlerin altında bu iktidar kalmaz. Bu iktidar Türkiye Cumhuriyetinin iktidarıdır. Herhangi bir ülkenin temsilcisi değildir.”

Şimdi de ben, vatandaş Ramazan Durmuş olarak soruyorum ki;

- Sayın Başbakan, Büyük Ortadoğu Projesi kimin? 

- BOP"ta Ortadoğu ülkelerinde yeniden yapılanma arzularını bilmeyen mi kaldı?

- Ve, siz de bu projenin Eşbaşkanı değil misiniz?

Bakın; siz, “Alçaktırlar! Namussuzdurlar!” buyururken, bir vatandaşınız diyor ki;

“-Yasalarımızda başbakanı sevmemek ve konuşmalarını tasvib etmemek bir suç değil sanırım ama bu ülkede olabilir de! Ama gene de söylemeden duramayacağım: Ben beyefendinin konuşma şeklini ve kendisini sevmiyorum.”

Sayın Başbakan, hatırlar ki birçok yazımda çok çok önem verdiği, ama uygulayamadığı (!) Şeyh Edebali"nin nasihatlerini hep hatırlatıp durdum.

Ama görüyorum ki, nafile…  

Bunda darılacak kızacak bir durum yok. Ama Başbakan, hep mağdurları oynamayı o kadar çok iyi yapıyor ki!

Bu kadar açık, bu kadar ağır konuşan bir Başbakan"a, haddim olmayarak Şeyh Edebali"nin nasihatlerini bir kere daha hatırlatmak istiyorum:

“Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı  bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..

Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.

Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”

***

Bütün bunlardan sonra yazımın başlığına dönüyorum:

Sayın Başbakan, bu BOP Eşbaşkanlığı belası yüzünden bu kadar çok eleştiriliyor isen, sahi var mısın istifaya?

Bak o zaman, herkes inanacak yaptıklarının BOP işi olmadığına!

***

Bu konuya nokta koyduktan sonra şimdi de “Açılım” gündemine dönelim! Birileri muhataplarının  “Bebek katili” olmadığını söylese de DTP sözcülerinin açıklamaları bunu yalanlıyor. Tüm bunlara karşı Milliyetçi Hareket"in Lideri Devlet Bahçeli"nin peşpeşe yayınladığı manifesto gibi yazılı açıklamalar da gündeme damgasını vuruyor.

İşte MHP Lideri Devlet Bahçeli"nin son yazılı açıklamadan birkaç satır başı:

  • “…Türk devleti, 'affedersiniz, yanlış yaptık', 'özür dileriz hatalıyız' denilerek sonradan pişmanlık duyulacak kısır ve sığ zihniyetlerin deneme yanılma tahtası; tarihe, millete ve devlete karşı sorumluluklarının farkında olmayanların sığınma zemini değildir.
  • Her yanlış karar milletimizde büyük acılara ve kayıplara, kamu vicdanında telafisi mümkün olmayacak yaralara, devlete ve onların nezdinde devlet adamı zannettiklerine olan güvenin kaybına yol açmaktadır. Unutulmamalıdır ki, Osmanlı devletinin yıkılışında rol alanlar da devlet başkanı, devlet ve hükümet adamı sıfatı taşıyorlardı.
  • Başbakan Erdoğan'ın tanımıyla Türk milletini 36'ya bölerek beraberlik nasıl sağlanacaktır? Türkçe dışındaki anadillere resmiyet kazandırarak millet birliğinin devamı nasıl mümkün olacaktır?
  • Bu tarihi sapmaya onay verenler ve taşıyanlar kadar sessiz duranlar veya ses çıkmayanlar da ağır ve tarihi vebal altından asla kurtulamayacaklardır
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Şıvan ÖzTürk
22 Ağustos 2009 Cumartesi 23:51
Türküz türkü çağırırız
"Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. "
Sayın yazar, haklı olarak biraz asabi olan başbakanın bu tavrını eleştiriyor. bu cümle belki de "haklı olarak asabi olan başbakan" biçiminde de anlaşılmakla birlikte kastım bu asabiliği eleştirmede, yazarın haklılığıdır. ve şeyh edebali'nin evrensel beyannamesine müracaat ediyor. yazıyı zevkle okuyorum. ama bir cümle tüylerimi "tiken tiken" ediyor. meğer edebali ta o gün ana muhalefetin üslubunu ele veriyor: "Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana..." bizde muhalefet etmek böyle anlaşılıyor ne yazık ki. yani Edebali'nin çok önemli tespitini, halkın her zaman bözulmaya ve bölünmeye meyyal olduğunu, iktidarın bu çatlakları onarma görevini tam tersi bir açıdan ele alıyor ve buluşmaya, açılmaya, açık olmaya, kucak açmaya çalışmayı yani bir açılım yapma gayretini çözümsüzlük gibi yansıtıp konuşmaya bile yanaşmıyor. bence muhalefet duyacaklarından korkuyor.
hatta bence muhalefet iktidardan korkuyor. yani mesela böyle bir süreçte iktidar olmadığına şükrediyor. iktidar olmaktan korkuyor. sorumluluktan kaçıyor. ve bunu da memleket hayrına yaptığını söylüyor orda burda...
bize yıllarca pkk'yı dış güçlerin desteklediğini söylüyorlardı. oysa şimdi ayan beyan ortada ki iç güçler desteklemiş yıllarca. hatta liderleriyle buluşup zarf teatisinde bulunmuşlar.
Ramazan Durmuş
22 Ağustos 2009 Cumartesi 18:00
Yazarın notu
Öncelikle yazılarımı takip ettiğiniz için teşekkür ediyorum.
Alıntılarla kopyacı bir yazar (!) takibini de doğrusu ilk defa duyuyorum.
Benim yere göğe sığdıramadığım tek şey TÜRK MİLLETİ ve Türk milletine hizmet edenlerdir.
Vatan elden giderken etrafa tek pencereden bakar isek sonumuz yanılgıdır.
Ben de yazılarımda yanılmama adına en azından bir vatandaş olarak görevimi yapıyorum.
BOP bir bölünme projesi. Bu proje ve eşbaşkanlık sürdükçe de SÖZDE AÇILIMLA kanın duracağını mı sanıyorsunuz. Lütfen, TÜRKİYELİ isenin TÜRKİYE'nin bölünmesi girişimlerine izin vermeyiniz.
Saygıyla.
harun
22 Ağustos 2009 Cumartesi 08:36
var mısın bir tane olsun çözüm önerisi yapmaya
sayın yazar yazılarınızı genelde takip ediyorum da %60 ı kopyala yapıştır ile alıntılardan ibaret... genel de her şeye karşısınız ama, karşı tez hiç ama hiç önermiyorsunuz... tamam AKp ninçöüm önerisini boşverelim de, senin veya yere göğe sığdıramadığın devlet bahçelinin çözüm önerisi ne? siz nasıl yapıp da bu kanı durdurmayı düşünüyorsunuz? ben ciddi soruyorum bu konuda beni kim ikna ederse ben onu desteklerim... varsa yoksa bağırıp çağırmakla olmaz, zira hala kan akmaya devam ediyo hala analar ağlıyo... sizin ırkçılık tamtamlarınızı dinlemeye artık tahammülü kalmadı bu milletin, yoksa siz bu kanın akmasından yanamısınız? bu kan ile mi varlığınızı sürdürme endişesindesiniz? bu kan durursa sizin söylemlerinizin sonu geleceği için mi karşısıız? 1999 da idam cevazsı bu ülke de var idi, bebek katili o sene yakalanmıştı niye asamadınız? idam cezasını niye, kim kaldırdı? iş başına gelince kuzu, sorumluluk kalkınca kurt olmanın alemi yok... artık ülkeye zarar veriyorsunuz, değiştirin bu söylemleri... türkiyeli olmak bana yeterince gurur veriyor, türk veya kürt olmak umurumda bile değil, bu toprakları korumak istiyorsak aşırı uçlardan uzak durup vatanımızın parçalanmasına göz yumamayız...
izzet çelebi
21 Ağustos 2009 Cuma 22:47
KALK ŞEHİDİM NELER OLUYOR !
SAYIN RAMAZAN BEY .O MAKAMLARI İŞGAL EDEN İNSANLARIN O MAKAMA YARAŞIR EYLEM VE SÖYLEMLERDE BULUNMASI GEREKİR AMA NERDE ? ne yapsak nafile bu ülkeninin başbakanının söylemlerine ağzından çıkanlara kahrolmamak elde değil .75 000 000 kişiyi yöneten .temsil eden sayın bşbakanımıza bakıp oğluma örnek gösterebilirmiyim .bu makam sahiplerinin toplum önünde konuşurken daha dikatli olması gerektiğini hala idrak edmeyişlerine özülmemek elde değil .haksızlığa oğramış olsa ,hakaretede oğramış bile olsa o sözleri söylememesi gerekirdi .bu tarzda konuşanların topluma söyleyebilecekleri verebilecekleri hiçbir seyi olamaz .önce o makam sahiplerinin medenice tartışmayı öğrenmeleri gerekir .RAMAZAN BEY beğensekte beğenmesekte başbakanımız bari söylemlerine hitap sekline dikkat etse oda yok .biliyorsunuz malazgit savaşı bu ülkenin kapısını bize açan kilttir bir şiir yazdım ilk kıtasını bu açılım foryasının malazgirt ovasındaki şehitlerin hatırasınadır.....sesler var malazgit ovasından ..çiğlık var kartal yovasından ...sitem var şehit anasının doasından....kalk şehidim neler oluyor .....imdada çağırsam gelirmisin ..açılım var şehidim bilirmisin ...yatsam yanına izin verirmisin...hasretimi giderirmisin ...kalk şehidim neler oluyor...kalk kanlı kefeninle ..... şu memleketi bir dinle ..pazarlık var katilinle ... kalk şehidim neler oluyor...DERDİMİ NOLUR DİNLE ...RUHUM EMİN OL SENİNLE ... SENSE YÜCE RABİNLE ... RABİN AŞKINA BAK NELER OLUYOR ..YAKTILAR KÖMÜR NİYETİNE ..REVA GÖRDÜLER CEHENNEM EZİYETİNE ...BUNLAR AĞIR GELİR İZZETTİNE KALK ŞEHİDİM NELER OLUYOR .....Evet RAMAZAN BEY şehitlere bu olayları nasıl hangi yüzle anlatabiliriz ? birden bire bir döğmeye basılmış gibi açılım foryası başladı .öyleki sanki ozun söredir hazırlığı yapılmış provaları yapılmış gibi bütün cephelerden aynı anda hayda açılımda açılım RAMAZAN BEY SİZDEN RİCAM SAYIN ÖMER BUDAK YAZARIMIZIN BU KONUDAKİ MAKALESİNE YAPTIĞIM YORUMU OKUMANIZI ÖNEMLE İSTİYORUM .AYNI KONULARI TEKRAR YAZMAYA HEM SAĞLIĞIM İZİN VERMİYOR HEMDE ÇOK ETKİLENİYORUM ..BU ORTAMI GÖRMEK BU ORTAMDA YAŞAMAK BENİM İÇİN ÖLÜMDEN ÇOK AĞIRDIR .ATATÜRKÜN GENÇLİĞE HİTABESİNİ BU AKŞAM DEFALARCA OKUDUM 45 YILDIR EZBERE BİLMEME RAĞMEN BU GÜNLERİ BİRE BİR İFADE ETMİŞ . SON ELLİ YILDA ŞUNU ÖĞRENDİMKİ BİR İNSANINDA BİR MİLLETİNDE EN BÜYÜK DOSTUDA EN BÜYÜK DÖŞMANIDA KENDİSİDİR .BİZİM KENDİMİZE ETİĞİMİZ KÖTÖLÜĞÜ KİMSE ETMEMİŞTİR YARİHTEN ASLA DERS ALMAYIZ SAYGILARIMLA
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim