• BIST 107.196
  • Altın 151,513
  • Dolar 3,6807
  • Euro 4,3300
  • Malatya : 21 °C
  • Ankara : 21 °C
  • İzmir : 26 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Elazığ : 22 °C
  • Adıyaman : 25 °C
  • Trabzon : 19 °C

Yalçın: “İmani dirayet, şeytani ihaneti bitirdi”

08.10.2016 14:38
Yalçın: “İmani dirayet, şeytani ihaneti bitirdi”
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, milletten, insanlıktan, özgürlükten, adaletten, huzurdan yana sorumluluk almaya devam edeceklerini...

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, milletten, insanlıktan, özgürlükten, adaletten, huzurdan yana sorumluluk almaya devam edeceklerini belirterek, "15 Temmuz darbe teşebbüsü, paralel ihanet çetesinin ötanazisi, teolojik sapıklığın sosyolojik intiharıdır. Bizler için ise, milletimize, sendikamıza, çocuklarımıza bırakacağımız mirasın en değerli parçasıdır" dedi.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Geleneksel Türkiye Buluşmaları'nın 11'incisi için Antalya'da sendika mensuplarıyla bir araya geldi. Şube yönetimleri, ilçe temsilcileri, Kadınlar Komisyonu üyeleri ve Genç Memur-Sen temsilcilerinin katılımıyla yapılan 11. Türkiye Buluşması programının açılışında konuşan Yalçın, "15 Temmuz işgal kalkışmasına, Pensilvanyalı Lawrence'in mankurtlarına karşı durduk. Hainlere had bildirmek için sağımıza ve solumuza bakmadan caddelere, meydanlara aktık. Tanklara meydan okuduk. Kurşunlara, bombalara, dipçiklere göğüs gerdik. Bir tarafta millet ve Eğitim-Bir-Sen'i zirveye çıkaranlar, diğer tarafta Pensilvanyalı Lawrence ve haşhaşileri, bir tarafta sokak itinden değersiz, ne idüğü belirsiz müptezelin eteğine yapışan "1 dolar'lık çakalların ihaneti, diğer tarafta ülkesini darbe ve işgal teşebbüsünden kurtarmak için gemileri yakanların cesareti. Sonuç mu? İmani dirayet, şeytani ihaneti bitirdi. 15 Temmuz darbe teşebbüsü, paralel ihanet çetesinin ötanazisi, teolojik sapıklığın sosyolojik intiharıdır. Bizler için ise, milletimize, sendikamıza, çocuklarımıza bırakacağımız mirasın en değerli parçasıdır" şeklinde konuştu.

Ders kitaplarını ve müfredatı arındırmanın, FETÖ'nün kamuya yerleştirdikleri unsurları tahliye ve tasfiye kadar önemli olduğunu ifade eden Yalçın, "Kurumlardaki sızmayı bertaraf ederken, zihinlerdeki sızmayı es geçersek tarih tekerrür eder. Bunları kamudan, okullardan, sınıflardan temizlemek devletin ve milletin bekası için hukuki, siyasi zorunluluktur. Milletin, himmet diyerek cüzdanını, hizmet diyerek vicdanını gasp edenlerin zillet tohumlarını zihinlerden söküp atacak ilmi basiret de, fikri kuvvet de, örgütlü kudret de Eğitim-Bir-Sen'dir. FETÖ ise, Türkiye'deki ihanet unsurlarının şah damarı ve omurgasıdır" ifadelerini kullandı.

"Sadece korkusuzluğun değil, bilginin, umudun, onurun, direniş ve dirilişin adı da Eğitim-Bir-Sen'dir"

Yalçın, buluşmayı teşkilat zemininde "Türkiye Buluşması" olarak adlandırdıklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak, buradaki heyecanı esas aldığımızda, bu buluşma, "medeniyetin imanlı yüreklerinin; 15 Temmuz darbe görünümlü işgal girişimini püskürten çelik irademizi esas aldığımızda, "milletin cesur bileklerinin; Türkiye'nin eğitimine, geleceğe yön veren birikimimizi esas aldığımızda, çağın irfan kimliklerinin; sendikal alandaki rakipsizliğimizi baz alırsak, vaktin sendikal liderlerinin buluşmasıdır. Bu buluşma, benin bizde kaybolması, aklın ahlaka teslim olması, ehliyetin aidiyetle kaynaşması, zirvenin yeni ufuklarla buluşmasının haykırışıdır. Çağın erdemlilerinin, çağı kendi karanlıklarında boğmak isteyen zevata ait zulüm ve ihanet şatolarını yıkma çağrısıdır, Eğitim-Bir-Sen. Bu buluşma, bütün yetimlere, "biz varız, her zaman yakınınızda ve yanınızdayız" demenin adıdır. Kurucu liderimiz Mehmet Akif İnan'ın, "Bir kurşun yağmuru altında kaldık. Anıtı dikilse korkusuzluğun" mısralarında ifade ettiği "korkusuzluk anıtı" hayata geçirilseydi, simgesi Eğitim-Bir-Sen olurdu. Sadece korkusuzluğun değil, bilginin, umudun, onurun, direniş ve dirilişin adı da Eğitim-Bir-Sen'dir. Kapitalizme, emperyalizme, siyonizme ve makyavelizme karşı fikirleriyle çağa imzasını atan teşkilattır Eğitim-Bir-Sen. İmzamızı atmaya da, mührümüzü vurmaya da devam edeceğiz."

"FETÖ, Türkiye'deki ihanet unsurlarının omurgasıdır"

Türkiye'nin, özüne döndüğü, gücünü keşfettiği, yeniden büyük Türkiye idealine inandığı bir devrin içinde olduklarını dile getiren Yalçın, "Dünyanın, köhne küresel düzenden, hegemonik emperyalizmden, evrensel vesayet çetelerinden kurtulma, arınma sancıları çektiği vakitlerdeyiz. Konumunu korumak isteyenlerle muhalif kimlikler arasındaki mücadelenin seyircisi olmakla yetinemeyiz. "Süreç netleşsin, sonuç belli olsun, tarafımızı seçeriz" ezikliğini hep reddettik, yarın da reddedeceğiz. Çünkü bizim yerimiz, yolumuz ve yönümüz bellidir. Taraftar olarak değil, milletten, insanlıktan, özgürlükten, adaletten, huzurdan yana sorumluluk aldık, almaya devam edeceğiz. Özgürlük ve bağımsızlık noktasındaki kararlılığımız bütün heybetiyle, cesametiyle herkesin görüş mesafesindedir. Üye sayımızla, milletimize, ülkemize, ümmete, insanlığa hizmet kaygımızla her zaman öndeyiz. 15 Temmuz işgal kalkışmasına, Pensilvanyalı Lawrence'in mankurtlarına karşı durduk. Hainlere had bildirmek için sağımıza ve solumuza bakmadan caddelere, meydanlara aktık. Tanklara meydan okuduk. Kurşunlara, bombalara, dipçiklere göğüs gerdik. Bir tarafta millet ve Eğitim-Bir-Sen'i zirveye çıkaranlar, diğer tarafta Pensilvanyalı Lawrence ve haşhaşileri, bir tarafta sokak itinden değersiz, ne idüğü belirsiz müptezelin eteğine yapışan "1 dolar'lık çakalların ihaneti, diğer tarafta ülkesini darbe ve işgal teşebbüsünden kurtarmak için gemileri yakanların cesareti. Sonuç mu? İmani dirayet, şeytani ihaneti bitirdi. "Altın nesil" diyerek "hain nesil" yetiştirenleri iyi anlamak zorundayız. İhanetin kronolojisini bütün yönleriyle açığa çıkarmalıyız. Kimden beslendiklerini, kimleri beslediklerini, kimleri zehirlediklerini, eğitimin kaymak tabakasını nasıl mankurtlaştırdıklarını bilmek zorundayız. Emniyetten askeriyeye, adliyeden mülkiyeye, hariciyeden külliyeye her tarafa sızmış bir terör örgütünden bahsediyoruz. Bizim alanımızda da örgütlerinin unsurları vardı ve hâlâ da var. Eğitim, FETÖ için örgüte insan devşirme kompartımanıdır. Ders kitaplarını ve müfredatı arındırmak, en az kamuya yerleştirdikleri unsurları tahliye ve tasfiye kadar önemlidir. Kurumlardaki sızmayı bertaraf ederken, zihinlerdeki sızmayı es geçersek tarih tekerrür eder. Bunları kamudan, okullardan, sınıflardan temizlemek devletin ve milletin bekası için hukuki, siyasi zorunluluktur. Milletin, himmet diyerek cüzdanını, hizmet diyerek vicdanını gasp edenlerin zillet tohumlarını zihinlerden söküp atacak ilmi basiret de, fikri kuvvet de, örgütlü kudret de Eğitim-Bir-Sen'dir. FETÖ ise, Türkiye'deki ihanet unsurlarının omurgasıdır. Çaldıkları uçaklarla millete alçakça bomba yağdırdılar ama millet meydanı onlara bırakmadı, Elhamdülillah. Türkiye'nin dirilişi biiznillah sürecek, küresel emperyalizme karşı direniş her geçen gün büyüyecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye 15 Temmuz sonrası, öncesinden daha güçlüdür" diye konuştu.

"Kadrolu öğretmenlik tek seçenek olarak hayata geçirilmelidir"

Yalçın; iyiyi, doğruyu inşa yolculuklarında çağa damga vurmayı hedeflerken, sendikal gündemlerine dair gelişmeleri, değişimleri ıskalamadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eleştirel akılla, yapıcı bir üslupla yanlışlara itiraz etmeye, doğruları ifade etmeye devam ediyoruz. Eğitimin insan-insan temalı ve temaslı bir hizmet ve hikmet zemini olduğunu söyleye geldik. Öğretmenin huzurlu olmadığı, güvencesiz olduğu bir eğitim sisteminin öğrencilerin beklentilerini karşılayamayacağı tespitindeki ısrarımız sürüyor. Öğretmen ihtiyacı karşılanmadan, toplumun öğrenme ihtiyacı bihakkın karşılanamaz diyerek, öğretmen açığı giderilsin dedik. Öğretmen ihtiyacını gidermeye dair adımlar atıldı, atılıyor. Adım atma iradesinin doğruluğunu takdir etmeye hazırlanırken, adımın hatalı yöne atılmasının yanlışlığını ifade etmek zorunda kaldık. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yanlışa, mülakat uygulamasının yangına sebep olacağını defaatle dile getirdik. Uyarımıza kulak kapatılmıştı. Şimdi sözleşme ve mülakat noktasında yaşanan sorunlar sekiz sütuna manşet yapılıyor. Her konuyu kaos malzemesi yapmak isteyen fitneciler çetesinin akbabaları da bu kitlenin etrafında kanat çırpıyor. "Sözleşmeli öğretmenlik sorunlara, mülakat adaletsizliğe neden olur" uyarımızın gereği yapılsaydı, ne enerji ne de zaman kaybı yaşardık. Çözüm basit. Yol yakınken dönülmeli ve kadrolu öğretmenlik tek seçenek olarak hayata geçirilmelidir. Mülakata da gerek yok. Kadrolu istihdamda adaylık sürecinde öğretmenlik alanına yönelik bir mülakat yapılıyor zaten."

Konuşmanın ardından, plaket takdim töreni yapıldı. Daha sonra teşkilat eğitimine geçildi. Genel Başkan Yalçın, ilçe temsilcileriyle bir araya gelirken; Genel Başkan Vekili Latif Selvi, Şube Başkan vekilleriyle; Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, Teşkilattan Sorumlu Şube Başkan yardımcılarıyla; Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, Mali İşlerden Sorumlu Şube Başkan yardımcılarıyla; Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa, Basın ve İletişimden Sorumlu Şube Başkan yardımcılarıyla; Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, Mevzuattan Sorumlu Şube Başkan yardımcılarıyla; Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, Eğitim ve Sosyal İşlerden Sorumlu Şube Başkan yardımcılarıyla toplantı yaparak, yapılan ve yapılması tasarlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim