• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Malatya : 3 °C
  • Ankara : 7 °C
  • İzmir : 13 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Elazığ : 6 °C
  • Adıyaman : 10 °C

Yapabileceğin kadar ...

07.09.2010 02:22
Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Sumru Çelikcan / Malatya Güncel

Referanduma sayılı günler kala yine Tayyip Erdoğanın ağzından bal damlıyor. Hem de ne bal...
Bildiği, bilmediği her konuda yorum yapıyor. Doğru ya da yanlış. İşgüzarca sorulara bile yanıt veriyor. Çok eleştirildiği 3 çocuk yapın muhabbetini tekrardan soruyorlar Tayyip Beye, o da hiç çekinmeden, kesinlikle 3 çocuk olmalı diye yineliyor. bakabileceiniz kadar değil, yapabileceğiniz kadar çocuk yapın. Doğrusu bu diyor. Benim 4 çocuğum var en büyük zenginlik bu diyor. Zenginlere bakıyorum 2 taneden fazla çocukları yok, çocuk sahibi olmayı yük gibi görüyorlar diyor…
Bir tek kimin kaç çocuk yapması gerektiğine karar vermemişti Tayyip Bey. O da tamam oldu. Bu konuda her yorum yaptığında müthiş derecede rahatsız oluyorum.
Evet, çok doğru. Evlat sahibi olmak, dünyanın en büyük zenginliği. Fakat bakabildiğiniz sürece. Çocuğunuzun karnını doyuramıyorsanız, kitabını kalemini alamıyorsanız, ayağına giyecek bir ayakkabı alamıyorsanız; ne o çocuğa bunu yaşatmaya hakkınız var, ne de o anne babanın çekeceği üzüntüye, acıya gerek var. Bir anne baba için en önemli şey evladına iyi bir gelecek sağlamaktır. Onu mutlu etmeye çalışmaktır. İyi yetiştirmektir.
Çok kısıtlı şartlarda hayatlarını idame ettirmeye çalışan insanlar, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadıklarında ne acılar çekiyorlar, neler hissediyorlar Tayyip Bey biliyor mu acaba, ya da kendi çocukları gibi sınırsız imkânlarla yetişemeyen, her şeyde gözü kalan, imkânsızlıklar nedeniyle bir çorap dahi alamayan çocukların ne hissettiğini, ne çektiğini biliyor mu acaba. Böyle bol keseden konuşuyor. Bu yapabildiğiniz kadar çocuk yapın muhabbeti o kadar acımasızca geliyor ki bana. Her şeyi bilen Tayyip Bey, ne yazık ki sadece acıma duygusunu bilmiyor. Eğer bilseydi çok zor şartlar altında çocuklarını yetiştirmeye çalışan ana babaların, evlatlarına iyi imkânlar sağlayamadıklar için ne acı çektiğini, o çocuklarında ana babalarının çaresiz çırpınmaları karşısında neler hissettiğini düşünüp içi acır ve bu cümleleri kuramazdı…
İşin başka bir boyutu da bunu söyleyen başbakanın ülkesinde bu kadar işsizlik varken, açlık sınırı had safhadayken; düşünmesi lazım ki, bakılamayan çocukların sonu ortada. Ne yazı ki bu çocukların, suça meyilleri çok yüksek oluyor. Tayyip beyin ağzından çıkan lafları kanun gibi gören insanlar, bu lafları ciddiye alacaklar. Hiç sonunu düşünmeden, yapıp yapıp ortaya atacaklar. Gelen çocuk rızkıyla gelir diyor ya Tayyip Bey bunu derken şunu düşünmüyor. Herkes kendisi gibi şanslı değil, herkesin çocuğunun rızkı kendi çocuklarının ki kadar bol değil. Gözümüz yok Allah da ha çok versin, fakat mümkünse artık bu konu hakkında bu yersiz ve gereksiz muhabbetine bir son versin. Yetimhanelerdeki çocukları düşünsün. Çünkü o çocukların bir çoğunun anne babası var, fakat terkedilmişler. Başbakan olarak değil, bir baba gibi düşünsün o çocukları. Hatta sadece beş dakika düşünsün. Benim bir dakika bile düşünmeye içim el vermiyor. İçim acıyor. Eminim ki Tayyip Bey böyle konuşurken o yetimlerinde içi acıyor…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
SUMRU ÇELİKCAN
16 Eylül 2010 Perşembe 16:01
saygı kriterleri...
çok doğru bektaş bey,saygı beklenilmez verilir.ve saygı kriterleri farklıdır demişsiniz.size katılıyorum.bende vermem gerektiği kadarını veriyorum diye düşünüyorum.ben genel saygı kurallarını aşmadan bey diye hitap ettim kendisine.sonra kem küm etme kısmına gelince,hiç bir zaman tarzım olmadı.yazılarımdanda anlaşılması gerekir.idealistimdir ve netimdir.esirgemem,düşündüğümü söyler ve savunurum.buna rağmen asla saygı sınırlarını aşmam.tartışmaların bile saygı çerçevesi içerisinde olması gerektiğini savunan biri olarak,saygısızlıkta tarzım değildir.eleştiriniz için çok teşekkürler.aydınlatabilmişimdir umarım.
Bektaş BALCI
16 Eylül 2010 Perşembe 00:42
SAYGI KRİTERLERİ FARKLIDIR
Şayet bir siyasinin, felsefesini, inanışını,ilkelerini, kutsal değerlerini benimsemiyor ve beğenmiyorsanız, minimum saygı ölçütleriyle onu küçültmeye, değerinden daha ucuza getirmeye özen gösterirsiniz! Bilakis , bir siyasiyi beğeniyor tasvip ediyorsanız ona dair en küçük değeri, yada başka bir demeyle HABBEYİ KUBBE yaparsınız!Bilakis, kem-küm etmenin faydası olmaz! Neticeten; kimse kimseden yukarı seviyeden SAYGI beklemek durumunda kalmasın! Ammaaaa! Malatya gibi bir yerden halkın ekseriyetinin teveccühünü kazanmış bir SİYASİ kişiliği de hafife alırcasına , sıradan birisiymiş gibi ALİ BEY VELİ BEY gibi ifadelerle geçiştirmek GÜNCEL yazarının kalemine yakışmaz yaraşmaz diye düşünmüyor değilim! Ne demişler; SAYGI İSTENİLMEZ VERİLİR!
SUMRU ÇELİKCAN
15 Eylül 2010 Çarşamba 00:55
anlayamamışsınız...
öncelikle şunu belirtmeliyim,isimlerin önüne koyduğumuz "bey" bir saygı ifadesidir.tayyip beyinde diğer insanlardan hiç bir farkı yoktur.bu ülkede doktorlar hayat kurtarıyor.ki bana göre çok yüce bir iş yapıyorlar.onların isminin başındaki sıfat doktor,tayyip beyin ki başbakan.tek fark bu.bir şekilde herkes bu ülkeye hizmet ediyor.o zaman herkese sayın diye hitap etmek lazım.bu gereksiz bir teferruat.ben mecburen sayın kılıçdaroğlu diyorum demiş muzaffer bey,ben hiç öyle bir mecburiyet hissetmiyorum.sonra yazdıklarımı önemsizleştirmeye çalışmışsınız,fakat milyonlarca cahil insanın yaşadığı bu ülkede bir başbakanın bu tip konuşmalar yapması doğrumu? cahil insanların yapıp,bakamadıkları çocuklar ya hırsız,ya kötü yolda,ya yetimhanelerde.sizce bunlar önemsizmi?sizin sayın kelimesinin olup olmamasına takılmanızdan bin kat önemli emin olun.
emrah
14 Eylül 2010 Salı 10:45
EVET 4 ÇOCUĞU VAR
AMA NE kadar da servetleri var onuda açıklasın bence....
Muzafer KUTSAL
14 Eylül 2010 Salı 09:04
LÜTFEN YAZILARINIZA DİKKAT EDİN
Arkadaşlar çocuk yapın veya yapmayın o sizin kararınız sayın başbakana Tayip bey diye hitap edemezsiniz bu gün ben sayın kemal kılıçtaroğlunu sevmesemde sonuçta onu seven insanlara karşı kemal bey diyemem nede olsa bir kitleye mal olmuş bir büyüğümüz mecburen sayın kemal kılıçtaroğlu denilmeli neden kendisine saygısı olmayan başkasına saygısı olmaz sayın başbakan size şart koşmamış ilaki 3 olacak paşa gönlünüz bilir bizi yaratan bize neyi layık görürse bize neyi nasip ederse o olur ama bu gün öyle çok şeyler varki tartışılacak siz kalmış çocuktan söz ediyorsunuz lütfen öncelikle devlet büyüklerimize karşı hitap şeklimizi değiştirelimki yarın çocuklarımızda bize karşı hitap şekli saygılı olsun teşekür ederim
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim