MENÜ

21 sene nakil bekleyen hasta, 45 yaşında yeni böbreğine kavuştu

Ankara’da yaşayan ve 21 senedir diyaliz tedavisi gören 45 yaşındaki hasta, gerçekleştirilen organ nakliyle sağlığına kavuştu.Yasemin Güleser (45), 21 yıldır böbrek yetmezliğinden dolayı diyaliz tedavileri görmekteydi. Haftada 3 kere diyaliz tedavisi gören

Yayınlanma: 08 Kasım 2025 09:50 Güncelleme: 08 Kasım 2025 16:15
21 sene nakil bekleyen hasta, 45 yaşında yeni böbreğine kavuştu
Ankara’da yaşayan ve 21 senedir diyaliz tedavisi gören 45 yaşındaki hasta, gerçekleştirilen organ nakliyle sağlığına kavuştu.
Yasemin Güleser (45), 21 yıldır böbrek yetmezliğinden dolayı diyaliz tedavileri görmekteydi. Haftada 3 kere diyaliz tedavisi gören Güleser, yıllarca beklediği organ nakli için sevindiren haberi Medicana Ankara hastanesinden aldı. Zonguldak’ta yaşayan ve 67 yaşında beyin kanaması sonucunda hayatını kaybeden erkek bir hastanın böbreği Yasemin Güleser’e umut oldu. Medicana Ankara hastanesinde gerçekleştirilen nakil operasyonu neticesinde 45 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu.
Yasemin Güleser’in nakil öncesinde ve sonrasında genel sağlık durumunu takip eden Medicana Ankara hastanesi Nefroloji uzmanı Doç. Dr. Mehmet Emin Demir, nakil operasyonu sonrasında İHA muhabirine şu açıklamalarda bulundu:
"Yıllardır mesleğimi daha çok organ nakli üzerine inşa ettim. Organ bekleyen hastalara umut olmaya çalışmaktayız. Aktif olarak da Ankara Medicana Hastanesi’nde organ nakli biriminde Nefroloji uzmanı olarak çalışmaktayım. Ülkemizde 30 bine yakın organ bağışı bekleyen hastamız mevcut. Bu hastalarımız uygun bir organ bulmadıkları zaman hayat kaliteleri oldukça olumsuz bir şekilde etkilenmekte. Yasemin Güleser hastamız da onlardan biriydi. Yaklaşık 20 yıldır haftada 3 kere diyalize girmekteydi ve hayat kalitesi oldukça kötüydü. Gelen mutlu bir haberle, umut dolu bir haberle hastanemize koştu. Çok başarılı bir ameliyat sonrasında şu anda hayatını yeniden inşa etme şansı buldu ve diyalizden kurtuldu. Tabi organ bağışı aslında hastanın hayat kalitesini arttırıyor. Diyaliz tedavileri veya diğer kronik hastalıkların tedavileri hastanın yaşam kalitesini kısıtlayan, günlük hayatını olumsuz etkileyen sonuçlar doğurmaktadır. Ama bir organ bağışıyla beraber tabii ki pek çok olumsuzluk daha olumlu yöne dönmekle beraber kendi içerisinde disiplinli bir takibi gerektirmektedir."
"Şu ana kadar ciddi bir problemle karşılaşmadık"
Hastanın eskiye kıyasla daha yüksek bir hayat kalitesine kavuştuğunu ve periyodik olarak gelip kontrollerinin yapıldığını ifade eden Demir, "İlaçlarını düzenli bir şekilde kullanmakta, bizimle sorunlarını paylaşmakta. Tüm organ nakilli hastaların zaten deneyimli merkezler tarafından periyodik takipleri yapılmakta. Yaklaşık 7 ay oldu Yasemin Hanım’ın nakilinin üzerinden geçeli. Basit enfeksiyonlar, ayaktan tedavi edilebilir enfeksiyonlar haricinde ciddi bir problemle şu ana kadar karşılaşmadık. Genelde de uygun ilaç tedavilerini alan, kontrollerini düzenli yapan hastalarda olumsuzluk beklemiyoruz. Hayatın olağan akışı içerisinde normal insanlar gibi hayatlarını yaşamaya devam etmektedirler" ifadelerini kullandı.
"Kronik hastalıkların tedavi süreçleri sadece hastayı değil aileleri de yıpratıyor"
Kronik hastalıkların sadece hastayı mağdur etmediğini aynı zamanda ailesini de mağdur edebildiğini dile getiren Demir, "Diyalize gittiği günler 4 saat bir merkezde diyalize giriyorlar. Bir saat öncesinde bir yol gidiyorlar, erkenden uyanıyorlar. Diyaliz sırasında tansiyonlar düşebiliyor, ateşleri çıkabiliyor, bir takım komplikasyonlar ortaya çıkabilmekte. Dolayısıyla diyaliz tedavisini alırken de aile her zaman için bir tedirginlik yaşamakta. Hastayı sağlıkla gönderdik, bu tedaviden tekrar eskisi gibi geri gelecek mi diye hep bir endişe olmaktadır. Organ bağışıyla beraber hasta fonksiyon gören bir organın kavuştuğu zaman aslında ailenin de yüzü gülmekte. Çünkü artık bu tarz riskli tedaviler yerine, hayatı tehdit eden tedaviler yerine daha kontrol edilebilir bir hayat tarzına geçmiş oluyor. Ve ailenin üzerindeki hastalık yükü de bir miktar azalmakta" dedi.
"Organ bağışında bulunan bir kişi 8 farklı insana umut olabilir"
Organ bağışının sadece hastayı değil, hasta ailesini hatta toplumu da etkilediğini dile getiren Demir şu açıklamalarda bulundu:
Organ bağışı bekleyen hasta aynı zamanda bir iş yeri sahibi olabiliyorlar ve işlerine yeniden sarılabiliyorlar. Çocuk sahibi olabiliyorlar, çocuklarına daha fazla zaman ayırabiliyorlar. Dolayısıyla fonksiyon gören bir organa sahip oldukları zaman diğer normal insanlardan farklı olmayan bir yaşam şekline dönmüş oluyorlar. Toplumun organ bağışı konusundaki farkındalığını artırmak için her sene 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası’nda çeşitli etkinlikler yapmaktayız. Burada amacımız toplumumuzun organ bağışıyla bir başka insanın hayatını nasıl değiştirebildiğinin farkında varmalarını sağlamak. Hatta daha güzeli bir kişi organlarını bağışladığı zaman sadece bir kişinin değil birden fazla hatta 8 kişiye kadar organlarını kaybetmiş insanın hayatını yeniden inşa etmesine vesile olabilmektedirler. Dolayısıyla biz öldükten sonra hiçbir işimize yaramayacak toprağa karışacak olan organlarımızı bağışladığımız zaman şunu bilmeliyiz ki 8 farklı insana yeni bir hayat, yeni bir umut vermiş oluyoruz. Onların hayata yeniden başlamasına vesile olmuş oluyoruz. Dolayısıyla organ bağışı konusunda toplumumuzun daha duyarlı olmasını beklemekteyim. Zaten toplumumuz yardımsever bir toplum. Eminim bununla ilgili bilgi eksiklikleri giderilirse organ bağışı bekleyen hasta sayısı her geçen gün azalacak ve bizim bu yardımsever toplum özelliğimiz bu şekilde organ bağışıyla da sürmüş olacaktır."
"Diyaliz sürecinde çok zorlandım, hayat kalitem kalmamıştı"
Gerçekleştirilen organ nakliyle sağlığına kavuşan Yasemin Güleser, organ bağışı için beklediği dönemi ve nakil sonrasında yaşadığı hissi İHA muhabirine anlattı.
21 yıldır diyalize giriyorum ve kadavra nakli için sıra beklediğini belirten Güleser, "Çok zorlu süreçler geçti tabii ki dediğim gibi ameliyatlar vesaire, acısı ayrı, duygusal yükleri ayrı, hastaneye gidip gelmesi ayrı, her yönden sıkıntıları çok fazla büyüktü. Hiçbir şekilde yaşam kaliteniz gerçekten kalmıyor. Ben diyaliz olmadan önce çalışan, aktif bir insandım. Yani çok sosyal, aktif bir insandım. Diyaliz hayatıma girdikten sonra birdenbire ani bir şekilde işten ayrılmak zorunda kaldım, eve bağımlı kaldım. Yani sürekli hastanelerle, doktorlarımla sürekli. Zor bir süreçti. Gerçekten çok meşakkatli. Anlatılmaz yaşanır derler. Gerçekten doğru. Artık kelimelerin bile gücü hiçbir şekilde yetmiyordu. O kadar meşakkatli. Sizi anlamıyorlar. Yani anlayanlar da oluyor tabii ki ama anlamayanlar daha çok oluyor. Siz bunu sadece kendi başınıza yaşıyorsunuz. Destekçileriniz oluyor mu? Oluyor tabii ki ama bunu bizzat kendimiz yaşadığımız için onun duygusal düşüncesi çok daha farklı oluyor" diye konuştu.
"Organ bağışçım benim isimsiz kahramanım"
Kendisine organ bağışında bulunarak sağlığına kavuşmasını sağlayan aileye teşekkür eden Güleser, "Ben buradan kadavra olarak nakil oldum. Vefat eden bir amcamızın ailesi bana bağışladı. Ben buradan kadavra bağışçıma diyorum ki onlar benim isimsiz kahramanım. Gerçekten ailesi, kendisi benim isimsiz kahramanım. Allah bin kere razı olsun organlarını bağışladığı için. Dediğim gibi 21 senedir bekliyordum. Ama artık umudum gerçekten çok tükendiği bir zamanda o kadar zor, o kadar kötü bir anda geldi. Doktorlar aradığında beni zaten çok sıkıntılı bir süreç geçiriyordum. Telefonda koordinatörümün adını gördüm. Açtım. Yani zannediyorum ki halimi hatırımı soracak ama böbrek çıktı sana Yasemin seni hastaneye bekliyoruz dedikleri zaman önce bir algılayamadım gerçekten. Sonra tamam dedim. Geliyor musun dediler. Evet geliyorum dedim. Telefonu kapattım. Yani kalktım yürümeye başladım bir sağa bir sola. Heyecanlandım. Heyecanlandığımı da bilmiyorum. Panik atağı yaptım kendi kendime. O heyecan da güzeldi. Yani unutulacak gibi bir şey değil gerçekten. İlk aradığım kişi annemdi. Ben evde değildim o zaman. Dışarıdaydım yine hastanedeydim. Hemen doktorlarıma söyledim ve böbreğin çıktığını. Sonrasında annemi aradım. Annemle paylaştım. Annem de tabii hemen ağladı, duygulandı. Göz yaşlarına bunlar hep sevinç gözyaşlarıydı. Çok iyi bir şeydi. Yani keza kardeşlerim de çok sevindiler. Mutluyum, rahatım. Hastaneye sadece belirli zamanlarda gidiyorum. Kontrollerim için gidiyorum. Mehmet Emin Hocam’a, Ulaş Hocam’a, Siran Hocam’a hepsine ayrı ayrı çok çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
ETİKETLER: sene, nakil, bekleyen, hasta,, yaşında
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal

Dr. Güneş: Emzirmede en büyük hata "Sütüm gelmiyor" deyip vazgeçmek

Dr. Güneş: Emzirmede en büyük hata "Sütüm gelmiyor" deyip vazgeçmek

Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti. "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası" dolayısıyla açıklamala

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
6
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
6
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
6
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
5
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
4
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
4
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
4
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
4
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
3
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
3
Eyüpspor Eyüpspor
3
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
1
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
1
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
1
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
0