Yaptığı başarılı glomus tümörü ameliyatlarıyla Türkiye ve dünyada adından söz ettiren Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, “Glomus tümöründe erken tanı hayat kurtarır” dedi.Glomus tümörünün,...
Yaptığı başarılı glomus tümörü ameliyatlarıyla Türkiye ve dünyada adından söz ettiren Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, “Glomus tümöründe erken tanı hayat kurtarır” dedi.
Glomus tümörünün, glomus cisimciklerinde kaynaklanan iyi huylu bir tümör olduğunu ifade eden Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, bu cisimciklerin vücudun birçok yerinde bulunduğunu söyledi. Glomus cisimciklerinin özellikle kandaki oksijen seviyesini ayarlamaya yarayan cisimcikler olduğunu belirten Başel, bunların hastalanıp tümörle büyümesine glomus tümörü denildiğini söyledi. Glomus tümörünün en çok karotis damarının çatal noktasında yer aldığına dikkat çeken Dr. Başel, “Glomus tümörü; parmak ucunda karında, karaciğerde, kulak zarında çıkabiliyor. Beynin tabanında yer alabiliyor ama bunlar çok daha ender. Yoğunlukla şahdamarının çatal noktasında görülür. Tabi glomus tümörü iyi huylu bir tümör ama yerleşim yeri çok kötü. Şahdamarının çatal noktasında yer aldığı ve burada damardan direk beslendiği için çok fazla kanlanıyor. Vücutta en kanlanan yer beyindir. Vücuttaki kanın dörtte birini alıyor ama glomus tümörü beynin 4 katı daha fazla kanlanıyor. Filmde baktığımız zaman tümör, damar gibi gözüküyor. Çok fazla kanlandığı için hızlı büyüyor” dedi.
“Tanı konur konmaz tedavi yoluna gitmek lazım”
Glomus tümörünün iyi huylu bir tümör olmasına rağmen yerleşim yerinden dolayı çabuk tedavi edilmesi gerektiğine vurgu yapan Başel, “Erken tanı koyup, erken tedavi etmek lazım. Tümör yeni fark edildiği zaman bir santim civarındayken ameliyatın riski neredeyse sıfıra yakındır. Sadece narkoz riski var ama tümör 8-10 santim olduğu zaman bunu çıkarmak çoğu zaman imkansız hale geliyor. Bunun yanında çıkarmanın birçok komplikasyonu oluşuyor. İyi huylu bir tümör ama yerleşim yeri kötü olduğundan dolayı tanı konur konmaz hemen tedavi yoluna gitmek lazım. Bazı hekimler 2-3 santimlik tümörleri bile ışın tedavisine gönderiyorlar. Bu yanlış bir şey. Çünkü ışın tedavisi, oradaki bütün dokulara etki ettiği için hem yan etkileri yüksek hem de hasta ameliyat şansını kaybediyor. Bu nedenle tanı konur konmaz ameliyatı düşünmek lazım. Ameliyatla çıkarılmayacak kadar büyük veya beyne ilerlediyse tümör, o zaman ışın tedavisi düşünülebilir. Işın tedavisine rağmen tümörü büyüyen birkaç hastamız var. Daha önceden tanı konmuş, ışın tedavisi almış bize ulaşan hastalar var. Fakat bizim direk ışın tedavisi önerdiğimiz hastamız şu ana kadar olmadı. Çünkü bana ulaşan bütün hastaların ameliyatını yaptık. Ama beyne ulaştıysa zaten ameliyat şansını kaybetmiş oluyor. Onları biz ışın tedavisine yönlendiriyoruz. Işın tedavisi ameliyatın bir alternatifi değil ama ameliyat şansını kaybeden hastalarda yapılacak bir tedavi yöntemidir” ifadelerini kullandı.
“Glomus tümöründe beklemek yapılabilecek en hatalı şey”
Glomus tümörünün ender görülen bir tümör olduğunu belirten Prof. Dr. Başel, “Ben 33 yıllık hekimim. Hayatımın aşağı yukarı 7-8 yılında bu tümörü hiç görmedim. Normalde yetiştiğimiz yerde de ben bu ameliyatı hiç hatırlamıyorum. 6 yıllık ihtisas süreci ve 5 yıllık uzmanlık döneminde de hatırlamıyorum. Çok ender görüldüğü için birçok hekim de aynı durumda. Hasta hekime geliyor. Hekim önceden görmediği için ne yapacağını bilmiyor. Çoğu zaman iyi huylu olduğu için de takip edelim diyor. Aslında bu yanlış bir şey. Bir hastamızda 3 ay içerisinde tümör 1,5 santim büyümüş. 7 santimden 8,5 santime gelmiş. Beklemek aslında yapılabilecek en hatalı şey. Zaten glomus tümöründe tedavisinde üç hatalı şey var. Birincisi beklemek, ikincisi biyopsi almak ve üçüncüsü ise hastayı direk ışın tedavisine göndermek. Bunlar çok rastladığımız yanlışlardır” diye konuştu.
“10 santimlik tümörü çıkardık”
Şu ana kadar 350’ye yakın glomus tümörü ameliyatı gerçekleştirdiğine dikkat çeken Dr. Başel, sözlerine şöyle devam etti:
“Rahmetli Cevat hocamız, 45 yıllık meslek hayatında sadece 9 tane görmüş. Benim şu anda 350’e yakın vakam oldu. Bunların büyük bir kısmı Van dışından ve yurt dışından gelen hastalar ki; bunların büyük bir kısmı da başka yerde ameliyatla çıkarılamaz denilen hastalar. 10 santimlik tümör çıkardık. İzmir’de, Ankara’da ameliyata alınmış çıkarılamamış, Almanya’ya götürülmüş orada da çıkarılamamış. Biz dördüncü ameliyatı yaptık ve tümörü çıkardık ve hastamızda hiçbir komplikasyon gelişmedi. Bu bizim için iyi. Bunun gibi birçok hastamız var. İki taraflı tümörü olanlar, beynin çok yukarı kısmına yerleşen tümörler, damarı tamamen saran tümörler var. Bunlar mortalitesi yüksek vakalar ama Allah’a şükür sonuçlarımız oldukça iyi.”
Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra yurt dışından da hasta kabul ettiklerini ifade eden Başel, “En son Bosna Hersekli bir hastamızı ameliyat ettik. İngiltere’den 3 tane hasta geldi. Almanya’dan, Kuzey Irak’tan, Endonezya’dan, Etiyopya’dan hasta geldi. Özellikle Avrupa ülkeleri Türkiye’ye karşı biraz ön yargılılar. Hatta İngiltereli doktor, tümörün çıkarılıp çıkarılmadığını hastaya sormuş. Doktorla görüşelim dedim. Ben video görüntülerini gönderdim ondan sonra bize bir hasta daha gönderdi. Yurt dışından doktorlar Ankara, İstanbul’u biliyoruz ama Van nasıl bir yer. Yani Van deyince biraz düşünüyorlar. Hatta hastalar bile düşünüyor. Bunu Ankara’da, İstanbul’da yapan insanlar bile çok az. ’Madem bu kadar iyi hekimseniz, Van’da ne işiniz var’ diyenler var. Ama neticede biz kararımızı Van’da kıldık. Yaklaşık 25 yıldır Van’dayız ve oldukça başarılı ameliyatlar yapıyoruz. Tabii bu sadece bir hekimle olan bir şey değil. Buradaki anestezi uzmanımız, yoğun bakımın katkısı büyük. Onlara da teşekkür ediyorum” dedi.
"Son dönemlerde batıdan gelen hastaların sayısı arttı"
Glomus tümörünün yüksek rakımlı yerlerde daha çok görüldüğü yönünde iddiaların olduğunu belirten Başel, “Bir hekim hayatında ortalama 2-3 tane gördüğü bir hastalık. Fakat bu hastalığın yüksek rakımla bir alakası olduğu iddia ediliyor. Bir de genetik yatkınlık olan hastalarda çok görülüyor. O yüzden Van, Ağrı, Hakkari ve Bitlis rakımı yüksek olan yerler. Ondan dolayı daha fazla gözüküyor. Bu kadar vakayı yapma şansımız bulunduğumuz yerden kaynaklanıyor. Tabi batıdaki hastaların mağduriyetini gördükçe, bu konuda haberlere ve sosyal medyaya ağırlık verdik. Hastalar daha kolay ulaşır hale geldi. Hastalar benim opere ettiğim hastaları bulabiliyor. onlarla görüşüyorlar, telefonlaşıyorlar. O yüzden son dönemlerde batıdan ve diğer şehirlerden gelen hastalarımızın sayıları arttı” ifadelerine yer verdi.
“Van bizim rahat yaşadığımız, insanlarına alıştığımız bir yer”
Türkiye’nin her yerinde istedikleri zaman çalışabileceklerini de sözlerine ekleyen Başel, “Bu anlamda teklifler de geliyor. Ama belli bir yaştan sonra insanlar artık kazancı çok fazla düşünmüyor. Ben şu anda biraz daha rahat edebileceğim bir şehir istiyorum. Van, bizim rahat yaşadığımız, adapte olduğumuz ve insanlarına alıştığımız bir yer. Depremde İstanbul’a gittim ancak orada insanlarla iletişimim buradaki kadar iyi olamadı. Bunun yanında cerrahların sık yer değiştirmesi doğru değil. Bu nedenle tercihimizi Van’da yaptık. Lokman Hekim Üniversitesi’nde de öğretim görevlisiyim. Bu kadar tecrübeyi birine aktarmak lazım. Özellikle glomus tümörü ile ilgili şu anda bir asistan talebimiz olmadı ama birkaç yıl içinde bir asistan yetiştirmeyi çok istiyorum. Yetişmiş bir uzmana bu tecrübeleri aktarmayı çok isterim. Çünkü neticede hepimiz belli bir yaşa geldik. Yaptığımız işler zor işler. Belli bir yaşın üzerinde bu işi yapmak çok zor. Birini yetiştirip ona el vermek en doğrusu diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Ebolanın nadir “Bundibugyo” varyantının yol açtığı salgında yüzlerce kişi izolasyon altında tedavi görüyor, henüz onaylı bir aşı veya tedavi bulunmuyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda mayıs ayında başlayan Ebola salgınında doğrulanan vaka sayı
Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, aşırı sıcakların beyin fonksiyonları, bilişsel performans, ruh hali ve nörolojik sağlık üzerindeki etkileri ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu. Aşırı sıcaklar beyne giden kan akımı ve oksijen miktarını azal
Güney Galler Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, akut psikolojik stresin vücutta serbest radikal üretimini hızla artırdığı, bunun da kan pıhtılarının oluşum biçimini değiştirerek kanı daha kolay pıhtılaşabilir hale getirdiği belir
Osmaniye Valiliği'nden yapılan açıklamada, vatandaşların rahatsızlanmasının ardından incelemelerin vakit kaybetmeden başlatıldığı belirtildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin işletmenin şubeleri ile üretim yapılan imalathanede denetim gerçekleştird
Mersin Rodent Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği'nde görev yapan Diş Hekimi Orhan Toptemiş, diş taşı temizliği ve çocuklarda ağız bakımının önemi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Diş taşlarının gün içerisinde tüketilen yiyecek ve içecek artıklarının diş yüze
Yaz ayları ve okulların kapanması ile birlikte çocukların sünnet heyecanı sararken, konuyla ilgili Klinik Psikolog Görkem Polat, ailelere önemli bir hatırlatmada bulundu. Sünnetin yalnızca cerrahi bir işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten
Gaziantep Şehir Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi, yapay zeka destekli teknolojileri ve gelişmiş laboratuvar altyapısıyla genetik tanı sürecinde ileri teknoloji kullanılıyor. Sitogenetik, moleküler sitogenetik ve mole
Sağlık Mensupları Dayanışma Toplum Sağlığı ve Çevreyi Koruma Derneği (Sağlık-Der) Yönetim Kurulu Üyesi Aile Hekimi Dr. Yavuz Selim Sılay, yaz mevsiminde artış gösteren hastalıklar ve korunma yöntemlerine ilişkin İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine değerl
Bakan Bayraktar: Anamur-Teknecik doğal gaz iletim hattının inşası için süreç başlıyor
BM: israilin Batı Şeria'daki askeri faaliyetleri yerinden edilmelerin artmasına yol açıyor
03Artan gerilimler Hürmüz'den geçen gemilerin savaş riski sigorta primlerini yükseltiyor
04Bakır: “Öğrencilerimizi Tercih Sürecinde de Yalnız Bırakmayacağız”
05Rusya, Ukrayna'daki askeri hedeflere hava saldırıları düzenlediğini açıkladı
06Kermeste gönüllü olarak çalışan kadınlar: Amacımız hiçbir maddi karşılık beklemeden Allah'ın rızasını kazanmak
07Kocaeli'de uyuşturucu operasyonunda 5 şüpheli tutuklandı
Galatasaray A.ş.
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
Göztepe A.ş.
Samsunspor A.ş.
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Tümosan Konyaspor
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Kasimpaşa A.ş.
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
İkas Eyüpspor
Hesap.com Antalyaspor
Zecorner Kayseri̇spor
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük